İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/521 E. 2025/919 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/521
- Karar No
- 2025/919
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/521 Esas KARAR NO : 2025/919
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/08/2023 KARAR TARİHİ : 22/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Antalya Genel İcra Dairesi : ... /... E sayılı dosyasında (Evveliyatı: Antalya ... İcra Dairesi .../... E) müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, ... tarihinde Antalya ... İcra Dairesi'nin .../... sayılı takip dosyasında başlatılan takibin yasal dayanağı olarak ... tanzim ve ... vade tarihli ...- TL miktarlı bono gösterildiğini, başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı müvekkili şirketin İİK m. 169 vd'na göre icra mahkemesine itiraz yoluna başvurduğunu, bu başvuru ile takip alacaklısı ...'a borçlu olmadıklarını iddia ettiklerini bu yolda Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve lehlerine sonuçlanan menfi tespit davasında verilen kabul kararını dayanak gösterildiğini, (Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas ve .../... Karar). Antalya ... İcra Mahkemesi bu başvuru üzerine yapılan yargılamada, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının müvekkil borçluya yönelik Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... ve .../... sayılı takip dosyaları bakımından verildiğini, söz konusu dosyalarda takibe konulan bonolar dolayısıyla menfi tespit kararı verildiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararında ve gerekçesinde ... tanzim ve ... vade tarihli ...- TL miktarlı bononun ödendiğine yönelik bir inceleme yapılmadığını, söz konusu dava dosyasında bulunan tarafların imzaladıkları ... tarihli sözleşmede açıkça takibe konulan senedin ibrasından bahsedilmediğini belirterek İİK m. 169 kapsamında yapılan takibe itiraz başvurusunun reddedildiğini, (Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli ve E. .../... ve K. .../... sayılı hükmü). Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin verdiği bu kararın istinaf edildiğini, istinaf incelemesinde Antalya BAM ... HD ... tarihli E. .../... ve K. .../... sayılı kararla "..Belirtilen nedenlerle davacılar İİK'nun 169/a maddesi anlamında belge sunamadıklarından mahkemece davanın reddine karar verilmesi hukuka uygundur" denilerek istinaf başvurusunun esastan reddedildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin bu kararı başvurulan temyizde onandığını, (Yargıtay ... HD, ..., E. .../..., K. .../...) bilindiği üzere icra hukuk mahkemelerinin yaptığı yargılamaların çoğu şekli hukuka ilişkin olup, istihkak (İİK m. 96 vd.), tazminat (İİK m. 89 f. 3), zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılması (İİK m. 33/a) gibi istisnalar dışında kesin hüküm oluşturmayacağını, bu kapsama icra mahkemesinin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe yönelik yapılan itirazları incelediği kararlar da girmediğini icra mahkemesi kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borcun ödendiğine yönelik bir itirazı ancak İİK m. 169/a kapsamında ibraz edilen belgelerin takip dayanağı senet ile bağlantısını kurarak yapacağı bir inceleme sonucunda kabul edip itirazın kabulüne ve takibin durmasına karar verebileceğini, bu sınırlı incelemesi dolayısıyla da icra hukuk mahkemesinin kararları kesin hüküm oluşturmayacağını ve sair nedenlerle davanın kabulü ile takip konusu senetten icra edilmek suretiyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... ...'da ikamet etmesi nedeniyle davacı ... ile tanışıklığı bulunduğunu, davacı ... ın vekil edenin o dönemlerde öğretmenliğini yaptığını, davacı ... ..., öğretmenliğin yanında kardeşi diğer davacı ... üzerinden ... ... Caddesi'nde bulunan ... ... adı altında ... de yaptığını, müvekkili ile aralarındaki ilişki nedeniyle ...'a elden borç para verdiğini, aralarında bunun gibi pek çok ticaret gerçekleştiğini, ... Tapu Müdürlüğü'ne, Antalya ... Noterliği'ne müzekkere yazılması halinde vekil edenin gerek ... gerek ise ... ile aralarındaki ticarete ilişkin evraklara ulaşılabileceğini, Yargıtay'ın ibraname olduğu iddia edilen belgenin İİK 169/a anlamında bir belge olarak kabul edilmesi için açıkça senede atıf yapılması gerektiğine karar verdiğini, dosya kapsamında davacılar tarafından sunulan "özel anlaşma" başlıklı ... tarihli sözleşmenin Yargıtay içtihatlerinde belirtildiği şekilde senede atıf yapılan bir ibra içerir, bu sözleşme en üst ksımında yazıldığı gibi ... tarihli anlaşmaya bağlandığını, sözleşme içerisinde ibra edilen bütün senetlerin açık açık yazıldığını, bunların; ... TL'lik, ... TL'lik ve ... TL'lik senetler olduğunu, ayrıca davacıla ile müvekkili arasında imzalanan bu sözleşme bağıl sözleşme olduğunu, yani ...'ın, ..., ..., ... ... ve ... ... arasında yapılan araç alım satımına ilişkin bir sözleşme olduğunu, davacıların sunmuş oldukları ... tarihli sözleşme içeriğinde bahsi geçen ticaretin ise hiç gerçekleşmediğini, vekil eden ismi geçen ... ...'den ne araç almış ne de ... ...'e araç sattığını, yani sözleşmede bahsi geçen araçların ne vekil eden adına ne de yönlendirdiği herhangi bir kişi adına devri gerçekleşmediğini, bununla ilgili de trafik tescilden sorgulama yapılabileceğini, sözleşmenin en üstünde yer alan "... tarihli anlaşmaya bağlanmıştır" ifadesi ile yanındaki imzanın, borçlular tarafından sonradan eklendiğini, aynı şekilde imzalardan önce yer alan "Bu vesile ile ...'ın ... ve ...'dan geçmişten gelen, başka alacağı yoktur. Senet var ise hükümsüzdür." cümlesinin de borçlular tarafından sonradan eklendiğini, sözleşmeden anlaşılacağı üzere Antalya ... İcra Müdürlüğü'nde takibe koyulan ... TL'lik bono ne bu sözleşme ne de başkaca bir protokolde geçmediğini, başkaca senetlerden açıkça zikredilmesine rağmen ... TL'lik bonodan hiçbir şekilde bahsedilmediğini, çünkü davacıların ibraname olarak bahsettikleri ifade sonradan kendileri tarafından doldurulmuş olduğu gibi sözleşme metninde de ... TL'lik bonoya dair ifade geçmediğini, ayrıca bu tarihten sonra da taraflar arasında defalarca ticari alışveriş ve senet alışverişi olduğunu, sözleşmeler yorumlanırken tarafların iradelerine de öncelik tanınması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde müvekkilinin hiçbir karşılık almaksızın, borçluları ... TL alacağından ibra etmesinin mümkün olmadığının görüleceğini, müvekkilinin ... TL'lik senet hakkında ibra sözleşmesi imzalaması için bir karşılık alması gerektiğini, Yargıtay kararları gereğince de tacirler arasında yapılan ibra nitelikli sözleşmelerde ivaz şartı bir karine olduğunu, ancak herhangi bir ivaz almadığını, sözleşmede de buna yer vermediğini, bu durum da söz konusu cümlenin, sözleşmenin en üstünde yer alan cümle ve imza ile birlikte davacılar tarafından sonradan eklendiğini kanıtladığını, sonuç olarak, haksız davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E sayılı icra dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... vekili tarafından borçlu ..., ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibe konulan kambiyo senedinin ... tanzim tarihli, ... vadeli, ... TL bedelli olduğu anlaşılmıştır. Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... esas, .../... karar sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, mahkemenin ''Davacıların dayandığı Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas ve .../... karar sayılı ilamının menfi tespit davasına ilişkin olduğu ve mahkemece Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas ve .../... Esas sayılı takip dosyaları bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, yine davacılar tarafından ibraz edilen özel anlaşma başlıklı ... tarihli belgedeki davalı-alacaklının ''geçmişten gelen başka alacağı yoktur, senet varsa hükümsüzdür'' beyanına dayanarak takip konusu senedin de ibra edildiğini ileri sürmüşlerse de, söz konusu sözleşmenin araç alım satımına dair olduğu, ibra edilen senetlerin tarih, miktar ve bedellerinin sözleşmede ayrı ayrı zikredildiği, sözleşmede takip konusu senetten bahsedilmediği ve herhangi bir atfa ve kayda rastlanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda takip konsu senede açıkca atıfta bulunulmadığından senedin ibra edildiğinden söz edilemez. '' şeklinde gerekçe ile dosyamız davacılarının borca itirazlarının reddine karar verildiği, kararın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Antalya ... ATM'nin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasının Uyap üzerinden celp edilip incelenmesinde; dosyamız davacılarının yine dosyamız davalılarına açmış olduğu menfi tespit davası olduğu, davada Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas ve .../... esas sayılı icra dosyaları nedeniyle borçlu olunmadığının tespitinin, somut davamızdaki delillere dayanılarak talep olunduğu, davanın davalı tarafın davayı kabul beyanı neticesinde davayı sona erdiren taraf işlemleri nedeniyle sonlandırıldığı, davalı tarafın kabul beyanının hile nedeniyle iptalini talep etmesi üzerine Antalya ... ATM'nin .../... esas, .../... karar sayılı ilamında yapılan yargılama sonucunda bu talebin reddine karar verildiği, neticeten ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kabul kararının doğru olduğunun Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Antalya CBS'nin .../... soruşturma sayılı dosyasının celp edildiği, soruşturmada dosyamız davacılarının müşteki olarak, davalısının şüpheli olarak yer aldığı, soruşturma konusunun senet yağması olduğu, soruşturmaya konu senetlerin somut dava takibindeki senetler olmadığı, soruşturmanın takipsizlik ile sonuçlandırıldığı görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgenin Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinde olduğunun anlaşılması üzerine belgenin getirtilerek mahkeme kasasına alındığı, dava dilekçesi ekinde sunulan örneği ile aynı olduğu görülmüştür. Davacı vekili ... ... son celse beyanlarında: ''Sözleşmenin aslını mahkeme ... İHM'den celp etmiştir, biz ... İHM'de açmış olduğumuz davanın reddedilmesi ve bu ilamın maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesi üzerine menfi tespit davamızı mahkemenizde ikame ettik, karşı taraf icra hukuk mahkemesinde yapılan yargılamada imza inkarında bulunmamıştır, belgenin sonradan doldurulduğu iddiasında bulunmamıştır, bunlar yargılamayı uzatmaya matuf beyanlardır, ayrıca davalı taraf vermiş olduğu son beyan dilekçelerinde savunmasını genişleterek dayanmış olduğumuz sözleşmeden sonra yeni protokollerin yapıldığına ve bu protokoldeki anlaşmaya riayet etmediğimiz beyan edilmiştir ancak karşı taraf protokole uymadığımız iddiasında ise bununla ilgili dava açabilirler dayandığımız sözleşme maddesi çok açıktır, mahkeme iddia ve beyanlarımızı dikkate almayıp imza incelemesi yapacak ise davalı asile HMK 211 ihtarını içerir isticvap davetiyesinin çıkarılmasını talep ediyoruz'' şeklinde; Davacı vekili ... ... son celse beyanlarında: '' Davanın esasına ilişkin dayanmış olduğumuz belge aslı dosyaya getirtilmiştir, bu belge Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen yargılama neticesinde kesin delil niteliğini kazanmıştır, karşı taraf ne icra mahkemesinde yapılan yargılamada ne de ATM'de yapılan yargılamada belgenin içeriğine ve imzaya itirazda bulunmamıştır, aksine beyanlar davayı uzatmaya matuf beyanlardır, ibrayı gösterir madde hükmü açıktır, bütün senetlerin hükümsüz kaldığı ortadadır, davamızın kabulüne karar verilsin'' şeklinde; Davacı asil son celse beyanlarında; ''Avukatımın beyanlarına katılıyorum'' şeklinde; Davalı vekili ... ... son celse beyanlarında: ''Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, davacı tarafın dayandığı sözleşmede dava konusu senede açıkça bir atıf yoktur, kaldı ki bu sözleşme sonrası yeni protokol yapılmıştır, sözleşmede geçen ticaret gerçekleşmemiştir, noterler birliğinden gelen cevabi yazıda araç devrinin olmadığı açıktır, davacı tarafla olan başka davalarda davacı tarafın ticaretin gerçekleşmediğine dair beyanları vardır, Antalya ... İHM'nin vermiş olduğu kararda dava konusu senede atıf yoktur, sözleşmede hangi senetlerin yer aldığı açık açık yazmasına rağmen ... TL'lik senedin sözleşmede yer almaması bu sözleşme nedeniyle bir anlaşmanın yapılmadığını gösterir bu nedenle davanın reddine karar verilsin'' şeklinde; Davalı vekili ... ... son celse beyanlarında: ''Karşı taraf dayanılan sözleşme içeriğine baktığımızda dayanılan madde bu vekile ile başlanarak atıf yapılmıştır, o maddede ... TL'lik senedin unsurları vadesi, tanzimine dair herhangi bir bilgi geçmemektedir, bir belgenin ibraname sayılabilmesi için sözleşme hükümlerinin ve şartlarının yerine getirilmiş olması gerekmektedir, ancak sözleşmede belirtilen ... aracın devri gerçekleşmemiştir, ticaret gerçekleşmemiştir, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilsin'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu, takip dayanağı belgenin ... tanzim tarihli, ... vadeli, ... TL bedelli kambiyo senedi ve başlatılan takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu olduğu anlaşılmıştır. ''Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denilmektedir. (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de mevcuttur; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü düzenlenmiştir. Senede karşı ileri sürülen hukukî işlemlerin senetle ispatı zorunludur (HMK m. 200). Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukukî işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.'' (Bknz. Antalya BAM 6. HD'nin 2022/1953 esas, 2025/21 karar sayılı ilamı) şeklinde menfi tespit müessesi açıklanmış itirazlar ve kabul edilenler karşısında ispat yükünün hangi tarafta olduğu ayrıntılı şekilde izah edilmiş olup, ilgili ilam ışığında somut davada ispat yükünün hangi tarafta olduğunun irdelenmesinde; 1-Davacı borçlularca takip konusu ... tanzim tarihli, ... vadeli, ... TL bedelli kambiyo senedinin taraflar arasındaki hangi ticari ilişki için verildiği beyan olunmaksızın ve imza inkarında bulunulmaksızın, bu senedin taraflar arasında imzalanan ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgedeki ''bu vesile ile geçmişten gelen senet varsa hükümsüzdür'' anlaşması nedeniyle alacaklı tarafça ibra edildiğinin iddia edildiği, 2-Davalı tarafça ise ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgedeki ''bu vesile ile geçmişten gelen senet varsa hükümsüzdür'' ibaresinin sonradan eklendiğinin, nitekim bu anlaşmada diğer kambiyo senetlerinin düzenleme bilgilerinin açıkça yer almasına karşın takip konusu senedin bilgilerinin yer almadığının, bu nedenle ibradan söz edilemeyeceğinin, bu anlaşma sonrası tarafların tekrar bir araya gelerek yeni protokol düzenlendiğinin, yeni protokolde de bu senetten bahsedilmediğinin, ivazsız ibranın mümkün olmadığının, zaten protokolde gerçekleştirilen araç satışlarının da gerçekleşmediğinin iddia olunduğu, 3-Taraflar arasında imzalanan ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgedeki ''bu vesile ile geçmişten gelen senet varsa hükümsüzdür'' ibaresinin ibra vasfında olup olmadığı, bu ibarenin sonradan davacı tarafça eklendiği ve geçersiz olduğu yönünde davalı iddiasının ne şekilde değerlendirilmesi gerektiği ve bu delilin ispat gücünün ne olduğunun, ispat yükünün hangi tarafa olduğu hususunda önem arz eden meseleler olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça delil olarak dayanılan ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgeye, yine davacı tarafça delil olarak gösterilen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasında da dayanıldığı, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan menfi tespit yargılamasının yine aynı taraflar arasında görüldüğü ve dosyamız davalısının davaya ve delillere bir itirazda bulunmaksızın davayı kabul etmesiyle yargılamanın sonlandığı ve mahkememizce bekletici mesele yapılan bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, böylece ... tarihli özel anlaşma başlıklı belgenin taraflar arasında kesin delil vasfında olduğu, belgedeki hükmün geçersizliğine ilişkin iddiaların yersiz olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgedeki ''bu vesile ile geçmişten gelen senet varsa hükümsüzdür'' ibaresinin ibra vasfında olup olmadığı hususunun incelenmesinde; davacıların dava konusu takibe karşı borca itiraz ettikleri ve Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Antalya Bam ... HD'nin .../... esas, .../... karar sayılı ''Davacıların dayandığı ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı sözleşmede takip konusu ... TL'lik senede atıf bulunmadığından bu belgede yer alan ''...'ın ... ve ...'dan "geçmişten gelen başka alacağı yoktur, senet varsa hükümsüzdür'' ibaresi takip dayanağı ... TL'lik senedi kapsamadığından, bu senede ilişkin ibradan söz edilemez. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas ve .../... esas sayılı icra dosyaları yönünden davacıların borçlu olmadıklarına ilişkin menfi tespit ilamı olup, bu ilam Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının dayanağı olan ... TL senet yönünden davacıların borçlu olmadığını ispatlamaz. '' şeklindeki gerekçesiyle uygun bulunduğu ve bu ilamın temyiz kanun yoluna taşınması sonrası Yargıtay ... HD'nin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, üst mahkeme kararında da açıkça belirtildiği üzere açıkça ... TL lik senetle bir ilişkilendirme bulunmadığından, ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgedeki ''bu vesile ile geçmişten gelen senet varsa hükümsüzdür'' ibaresinin ibra vasfında olmadığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... esas, .../... karar sayılı dosyası, Antalya ... ATM'nin .../... esas, .../... karar sayılı dosyası, ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belge bir arada değerlendirildiğinde, ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgedeki ''bu vesile ile geçmişten gelen senet varsa hükümsüzdür'' ibaresinin ibra vasfında olmadığı, ancak bu anlaşmanın geçerli ve kesin delil mahiyetinde olduğu, davaya konu takip dayanağı belgenin senet vasfında olduğu ve ... tarihinden önce düzenlenmekle, bu ibare kapsamında olduğu, bu noktada takip konusu senetteki alacağın ... tarihli ''özel anlaşma'' başlıklı belgedeki ''bu vesile ile geçmişten gelen senet varsa hükümsüzdür'' ibaresine rağmen halen varlığının ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalının bu hususu ancak kesin delil niteliğini haiz bir delille ispat edebileceği, davalının buna dair kesin bir delil gösteremediği gibi yemin deliline da dayanmadığı anlaşılmakla, davacı tarafça açılan menfi tespit davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; davacıların Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının TESPİTİNE, 2-Alınması gerekli, ... TL harçtan, peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ile ... TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dair, davacı vekilleri, davacı asil ve davalı vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.22/12/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza