İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/521 E. 2025/688 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/521
- Karar No
- 2025/688
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/521 Esas - 2025/688 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/521 KARAR NO : 2025/688
HAKİM : .... KATİP : ...
DAVACI : ... ... .. VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... Av. .... Av. .... DAVALI : ... .. VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/07/2023 KARAR TARİHİ : 03/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; 21.08.2011 günü sürücü ... ... ... seyrinin sürdürürken dikkatsizliği ve kurallara aykırı davranması sebebiyle, yaya olan müvekkilimize çarpması sonucunda araç dışı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilimiz ... ... ... ağır şekilde yaralandığını, yaya konumunda bulunan ve kaza sonucu yaralanan müvekkilinin bu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, davalının müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde meydana gelen zararı tazmin etmesi gerektiğini, tazminat hesabı yapılırken TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant hesap yöntemi uygulanması gerektiğini, 21.08.2011 tarihinde meydana gelen araç dışı yaralanmalı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin sürekli iş göremezliği dolayısıyla 50,00-TL, bakıcı gideri için 25,00-TL ve karşılanmayan tedavi giderleri için 25,00-TL olmak üzere toplamda 100,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş AVANS faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Mezkur kaza neticesi davacı yanda kalıcı araz husule gelmemiş olduğundan müvekkil şirketin dava konusu taleplerden sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın, mezkur kaza nedeniyle uğramış olduğu iddia olunan iş göremezlik zararına, bakıcı gideri ve sağlık harcamalarına yönelik taleplerinden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın maddi tazminat taleplerine karşı sunmuş oldukları itirazları bâki kalmak kaydı ile davacı yanın avans faiz talepleri usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddine; davanın esastan dahi reddine; müvekkil davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve ücret-i vekaletin dahi davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Davalı sigorta şirketinden dava konusu trafik kazası nedeniyle maddi-manevi tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmiş, incelenmiştir. Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 2011/521 Soruşturma sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir. ... SGK İl Müdürlüğü'nden dava konusu trafik kazası nedeniyle yaralanan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmiş, incelenmiştir. Polatlı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden davacının sosyal, ekonomik ve mali durum araştırması getirtilmiş, incelenmiştir. ... ....den davacının tedavi evrakları getirtilmiş, incelenmiştir. Mahkememizce Dosya Kapsamında Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nca Alınan 20/02/2025 Tarihli Adli Tıp Raporunda Özetle, 11/10/2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre mevcut bulgular değerlendirildiğinde, Sağ uylukta 3 cm atrofi için; Uyluk diafiz kırıklarından sonra oluşan, hareketsizliğe bağlı kas atrofileri ve bacak sinirlerinin felci dışındaki nedenlerden ileri gelen, kas kopma harabiyetlerinin kalıntısı uyluk bölgesi kas atrofileri veya hipertrofileri için;.... olduğu, yaşına (6) göre (E cetveli) 5,1 (yüzde beş virgül bir) olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %5,1 (yüzde beş virgül bir) olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başanmasından itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği yönünde tıbbi görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. Taraf Vekillerinin Adli Tıp Raporuna Karşı Beyan Ve İtirazları Sonrası Mahkememizce Dosya Kapsamında Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nca Alınan 09/07/2025 Tarihli Adli Tıp Raporunda Özetle; hastaların rehabilitasyon ve tedavi bitimi sonrasında maluliyet değerlendirmeleri yapıldığı, ilgili hastanın 12/09/2022 tarihli skar revizyon ameliyatı sonrasında kliniğinin stabil ve kalıcı hale geldiği, sekel halini aldığı, hastanın maluliyet değerlendirilmesinin tarafımızca 2022 tarihli skar revizyon ameliyatı sonrasında 10/02/2025 tarihinde yapıldığı, söz konusu ameliyatın hastanın maluliyetini arttıracak nitelikte olmadığı, 14/02/2025 tarihli raporlarına maluliyet oranı bağlamında eklenecek ek husus olmadığı yönünde görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Sözleşmesine Dayalı Maddi Tazminat Davasıdır. Davacı 21.08.2011 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalanmış dava dışı araç sürücüsü ... ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla, davacının sürekli iş göremezliği dolayısıyla 50,00 TL, bakıcı gideri için 25,00 TL ve karşılanmayan tedavi giderleri için 25,00-TL olmak üzere toplamda 100,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan müştereken müteselsilen tahsili, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına istemiştir. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; 21.08.2011 tarihinde, ... plakalı aracın yolda yaya olarak bulunan davacıya çarpması neticesinde davacının zararına sebep olacak şekilde yaralanıp yaralanmadığı, Davacının yaralanmasına neden olmuş ise bu yaralanma nedeniyle maddi zararının ne kadar olduğu, oluşmuş bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, Zararının ve sorumluluğun olduğunun belirlenmesi halinde, faiz uygulanıp uygulanamayacağı, uygulanacak ise hangi tarihten ve hangi oranda uygulanacağı, Davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. 6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. 2918 Sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. 2918 Sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154/1. maddesinde "(1)Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" denilmiştir. Dava konusu yaralamalı kazada, dosya arasına alınan Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/2866 Soruşturma, 2011/1638 Karar numaralı kararında şüpheli hakkında şikayetçi olunmadığından takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı'na yazılan müzekkere ile olay tarihinde ve yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak, zararın maluliyetin hangi tarihte netleştiğinin tespiti için davacının hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, tedavilerinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiğinin sorulmuş, müzekkere cevabında "ilgili hastanın 12/09/2022 tarihli skar revizyon ameliyatı sonrasında kliniğinin stabil ve kalıcı hale geldiği, sekel halini aldığı, hastanın maluliyet değerlendirilmesinin tarafımızca 2022 tarihli skar revizyon ameliyatı sonrasında 10/02/2025 tarihinde yapıldığı, söz konusu ameliyatın hastanın maluliyetini arttıracak nitelikte olmadığı," yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dava konusu kaza 21.08.2011 tarihinde meydana gelmiş, 21.09.2011 tarihinde takipsizlik kararı verilmiş, davacı sigorta şirketine 09.05.2023 tarihli dilekçe ile başvurmuş, 10.05.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunu yapmış ve 18.07.2023 tarihinde iş bu davayı açmıştır. Davacının tedavi evraklarının 2011 yılına ait olduğu, 2022 tarihli skar revizyon ameliyatının gelişen durum teşkil etmeyeceği hususu ile birlikte ceza zamanaşımı ve zamanaşımını kesen sebepler hep birlikte değerlendirildiğinde dahi talebin zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Zamanaşımı Nedeniyle Davanın Reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 269,85 TL'den mahsubu ile noksan olan 345,55 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/11/2025
Katip ... ⌞ e-imzalıdır⌝
Hakim ... ⌞ e-imzalıdır⌝
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.