İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/487 E. 2026/383 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/487
- Karar No
- 2026/383
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/487 Esas KARAR NO : 2026/383
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2023 KARAR TARİHİ : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 18/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı firma turizm sektöründe hizmet veren bunun yanında ... üyesi olarak acentelik faaliyeti ile de iştigal eden bir firma olduğunu, davacı firma ile davalı bünyesinde hizmet veren ... Hotel Taksim oteli arasında 19.05.2023-24.05.2023 tarihlerini kapsayan 22 oda 110 geceleme olacak şekilde rezervasyon yapıldığını, ülkemizde meydana gelen deprem felaketinden dolayı Güney Amerikalı Tur firması Türkiye'de olan rezervasyonlarını iptal ettiğini, bu durum 05.05.2023 tarihinde derhal davalı firmaya bildirildiğini ve davalıya deprem sonrasında iş birliği içerisinde bulunan yurtdışı acentesinin deprem sonrası satış yapamaması sebebiyle gruba ilişkin tüm tur programları ve rezervasyonlarının iptalinin gerçekleştirilmek zorunda kalındığını bildirerekten 20 Şubat ve 24 Nisan tarihlerinde 79.953,00 TL ve 84.847,00 TL olarak yapılan ön ödemelerin bir sonraki rezervasyonlarda kullanılmak üzere bakiye olarak kalmasını rica ettiğini, ancak davalı tarafından yapılan bildirime istinaden verilen cevapta "yapılan rezervasyona ilişkin geceleme sayısının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca %40'ının ücretsiz olarak iptal edileceğini, kalan %60 1 üzerinden 05.05.2023 tarihinde Mayıs ayında gönderilen münferit rezervasyonların düşülmesi ile geceleme üzerinden no show uygulanacağı bildirildiğini, bu durumun davacının iradesi dışında gerçekleştiği ve sözleşmenin ifasının davacıdan beklenemeyeceği sabit olduğundan ve söz konusu durumun mücbir sebep kabul edilerek taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshi ile davacı tarafından davalıya ödenen 164.420,00 TL davacıya iadesi edilmesi gerektiğini, ancak davalı tarafça rezervasyon yapılan 22 odaya ilişkin birer gecelik no show uygulaması olarak 22 geceleme adına no show uygulanması gerekirken hatalı olarak 60 gecelemeye no show uygulanacağı bildirdiğini ve davacı tarafından ödenen 164.420,00 TL den hesaplanacak olan 22 günlük no show uygulamasının mahsup edildikten sonra bakiye bedelinin davacıya iade edilmesi gerektiğini ve davacının iradesi dışında gerçekleşen mücbir sebepten dolayı davacı tarafından yapılan 164.420,00 TL bedelin davalıya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.05.2023 itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle tarafımıza iadesini, işbu talebinin kabul görmesi halinde taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacı tarafından ödenen ön ödemelerin 9660 1 olan 98.880,00 TL'nin davalıya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.05.2023 itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle tarafımıza iadesini yarlıma giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 13/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkili arasında 19.11.2022 tarihinde İstanbul Taksimde bulunan ... Hotel de 19.05.2023 - 24.05.2023 tarihleri arasında konaklayacak misafirler için konaklamalı toplantı grubu sözleşmesi imzalandığını, davacı taraf 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Malatya ve çevre illerde hissedilen bir deprem meydana geldiğini 05.05.2023 tarihinde sözlü olarak bir bildirim yapıldığını beyan ettiğini, 06.02.2023 tarihli depremin mücbir sebep olarak kabulü ile sözleşmenin feshi ve yapılan ödemenin iadesi talep edildiğini, davacının mücbir sebep iddiası doğru ve yerinde olmadığını, bildirim yapılma iddiası da gerçeği yansıtmadığını, 19.11.2022 tarihinde yapılan sözleşme gereği ilk ödeme 20 Şubat 2023 tarihinde ikinci ödeme ise 24 Nisan 2023 tarihinde yapıldığını, deprem tarihinin 06 Şubat 2023 olduğu göz önünde bulundurulduğunda deprem sonrası sözleşmenin devamı iradesi davacı tarafından ortaya konulduğunu ve depremin mücbir sebep olmadığı kabul edildiğini, sözleşmenin 12. Maddesi ''Otel idaresine yapılacak tüm ihbarlar yazılı, ... Hotel ... Cad. No : 6 ... /İstanbul adresine, acenteye yapılacak ihbarlar ve her türlü bildirimler ise sözleşmenin başında yazılmış olan şirket adresine veya mail adresine yazılı olarak yapılacaktır.'' hükmünü içerdiğini, müvekkili şirkete yazılı olarak yapılmamış bir fesih bildiriminin geçerliliği bulunmadığını, sözlü bir bildirim de bulunmadığını, Kaunos Travel yetkilileri yurt dışındaki acentelerine otel fiyat artışlarını belli bir noktaya kadar yansıtmadan ilerlediklerini ancak son zamanlarda bu durumu lokal acente olarak karşılayamadıkları için fiyat artışını acenteye yansıttıklarını, bu durumun sonucunda da yurtdışındaki acentenin tüm işlerini kendilerinden çektiğini, ilettiklerini, dava dilekçesinde bu durum mücbir sebep ve deprem olarak açıklanmaya çalışıldığını, davacı taraf dava dilekçesinde yurt dışı acentesinin bir iptalinden bahsettiğini, buna delil olarak sunmuş olduğu davacı tarafa muhatabı yurt dışı acentesinden geldiğini söylediği bildirim 07.05.2023 tarihli olduğunu, müvekkiline gönderdiklerini söyledikleri mail ise 08.05.2023 tarihli olduğunu, Sözleşmenin 8. Maddesi : ''08 Mayıs 2023 tarihi itibari ile grubun tamamı %100 garanti altındadır. İptal edilen her bir gece için full stay (oda+kahvaltı+kdv dahil) no show uygulanacaktır.'' hükmünü içerdiğini, sözleşmenin 12. maddesi müvekkiline yapılacak bildirimlerin ... Hotel ... Cad. No : 6 ... / İstanbul adresine yazılı olarak yapılacağını düzenlediğini, acenteye yapılacak bildirimlerin ise adresine yazılı yapılabileceği gibi mail adresine de yapılabileceğini düzenlediğini, davacı tarafından müvekkiline 17.05.2023 tarihli .... Noterliğinin ... sayılı ihtarı gönderildiğini, bu itarname ise 22.05.2023 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davacı ile 19.05.2023 - 24.05.2023 tarihinde konaklayacak misafirler için her gün 22 oda ve 5 gün süre ile toplamda 110 geceleme karşılığında belirlenen ücret mukabilinde anlaşıldığını, davacı tarafın depremin üzerinden 3,5 ay geçtikten sonra deprem sebebiyle iptal taleplerinin kabul edilebilir hukuksal bir dayanağı bulunmadığını, grubun 1. ön ödemesini depremden 14 gün sonra 20 Şubat 2023 tarihinde yaptıklarını, 2. Ön ödemeyi ise 24 Nisan 2023 tarihinde (depremden 2,5 ay sonra ve grubun girişinden 25 gün önce) yaptıkları belirterek kendi anlatımları ile de çeliştiklerini, 06.02.2023 tarihli depremden sonra grupla ilgili riskli bir durum ya da değişiklik, iptal talebi var ise ön ödemeler yapılırken bu konuda bilgilendirme yapmaları gerektiğini, davacının tüm talepleri, alacakları zamanaşımına uğradığını, bu nedenle öncelikle davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın reddine karar verilmesini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının tümden reddine karar verilerek Mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mail yazışmaları, .... Noterliği 17.05.2023 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, seyahat acentası üyelik belgesi, seyahat acentası işletme belgesi, davacı şirkete vergi levhası, davacı şirkete ait ticaret sicil tasdiknamesi, faaliyet belgesi, konaklamalı toplantı grubu sözleşmesi, 84.467,00-TL bedelli dekont, 79.953,00-TL bedelli dekont, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilen konaklama istatistikleri raporu, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. Bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Konaklamalı Toplantı Grubu Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya ödenen bedelin sözleşme konusu hizmet kapsamında iptal olan rezervasyonlar nedeniyle ödenen bedellerin iadesi talebinden ibaret olduğu, Davacının 2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıya yapılan 20.02.2023 tarihli 79.953,00 TL tutarlı ve 24.04.2023 tarihli 84.847,00 TL tutarlı ödemelerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın ekstre bitim tarihi (01.10.2023) itibariyle davalı yandan 21.757,61 TL cari hesap bakiye olarak borçlu olduğu, Davalı yan 15.01.2024 günü saat 14:20'de yapılan incelemeye gelmemiş, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Taraflar arasında 19.11.2022 tarihinde Konaklamalı Toplantı Grubu sözleşmesi akdedildiği, Taraflar arasında 30.12.2013 tarihinde ... Kullanım Sözleşmesi akdedildiği, Davalı ... Turizm A.Ş. tarafından davacı adına tanzim edilen faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturanın davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında “Hotel .../Otel Harcamaları” açıklaması ile davacı tarafından yapılan ön ödemelere istinaden düzenlendiği görülmekle taraflar arasında fatura yönünden bir ihtilafın bulunmadığı kanaati hasıl olduğu, Neticeten; Mali yönden yapılan incelemeler doğrultusunda, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında gerçekleştirilen rezervasyona istinaden davacı yan tarafından davalı hesabına 20.02.2023 tarihinde 79.953,00 TL tutarlı ve 24.04.2023 tarihinde 84.847,00 TL tutarlı olmak üzere toplamda 164.420,00 TL ön ödeme yaptığı, iş bu ödemelerin davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş olup taraflar arasında mali yönden bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmakla somut uyuşmazlık bakımından davacı yan tarafından yapılan ödemelerinin iadesinin gerekip gerekmediği hususlarında sektörel yönden yapılan incelemeler aşağıdaki gibi olduğu, Grubun İstanbul Nevşehir'i içeren paket tur olarak satışa açılarak oluşturulan bir grup olduğu ve Konaklamalı Toplantı grubu olarak değerlendirmenin doğru olmayacağı, Yurtdışındaki acentanın haksız kazanç elde etmediği, aynı şekilde davacı acentanında haksız kazanç elde etmediği, Davalının belirtilen tarihlerde satışa sunabildiği odalar olup olmadığının bilinmediği bu nedenle taraflar arasında çıkar dengesizliği olabileceği, Gruba uygulanacak tazminat miktarının sezonun ve ülkenin içinde bulunduğu durum göz önüne alınarak ... No-Show (22 geceleme sgl fiyat veya sgl oda kahvaltı hariç fiyat ile) değerlendirilmesinin uygun olacağı..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Konaklamalı Toplantı Grubu Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya ödenen bedelin sözleşme konusu hizmet kapsamında iptal olan rezervasyonlar nedeniyle ödenen bedellerin iadesi talebinden ibaret olduğu, Davacının 2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıya yapılan 20.02.2023 tarihli 79.953,00 TL tutarlı ve 24.04.2023 tarihli 84.847,00 TL tutarlı ödemelerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın ekstre bitim tarihi (01.10.2023) itibariyle davalı yandan 21.757,61 TL cari hesap bakiye olarak borçlu olduğu, Davalı yan 15.01.2024 günü saat 14:20'de yapılan incelemeye gelmemiş, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Taraflar arasında 19.11.2022 tarihinde Konaklamalı Toplantı Grubu Sözleşmesi akdedildiği, Taraflar arasında 30.12.2013 tarihinde ... Kullanım Sözleşmesi akdedildiği, Davalı ... Turizm A.Ş. tarafından davacı adına tanzim edilen faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturanın davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında “Hotel .../Otel Harcamaları” açıklaması ile davacı tarafından yapılan ön ödemelere istinaden düzenlendiği görülmekle taraflar arasında fatura yönünden bir ihtilafın bulunmadığı kanaati hasıl olduğu, Neticeten; Mali yönden yapılan incelemeler doğrultusunda, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında gerçekleştirilen rezervasyona istinaden davacı yan tarafından davalı hesabına 20.02.2023 tarihinde 79.953,00 TL tutarlı ve 24.04.2023 tarihinde 84.847,00 TL tutarlı olmak üzere toplamda 164.420,00 TL ön ödeme yaptığı, iş bu ödemelerin davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş olup taraflar arasında mali yönden bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmakla somut uyuşmazlık bakımından davacı yan tarafından yapılan ödemelerinin iadesinin gerekip gerekmediği hususlarında sektörel yönden incelemelerimize rapor içeriğinde yer verileceği, Grubun İstanbul Nevşehir'i içeren paket tur olarak satışa açılarak oluşturulan bir grup olduğu ve Konaklamalı Toplantı grubu olarak değerlendirmenin doğru olmayacağı, Yurtdışındaki acentanın haksız kazanç elde etmediği, aynı şekilde davacı acentanında haksız kazanç elde etmediği, Davalının belirtilen tarihlerde satışa sunabildiği odalar olup olmadığının bilinmediği bu nedenle taraflar arasında çıkar dengesizliği olabileceği, Gruba uygulanacak tazminat miktarının sezonun ve ülkenin içinde bulunduğu Durum göz önüne alınarak 1 gece No-Show (22 geceleme sgl fiyat veya sgl oda kahvaltı hariç fiyat ile) değerlendirilmesinin uygun olacağı..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/05/2025 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Konaklamalı Toplantı Grubu Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya ödenen bedelin sözleşme konusu hizmet kapsamında iptal olan rezervasyonlar nedeniyle ödenen bedellerin iadesi talebinden ibaret olduğu, Davacının 2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı sayın mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, 320. Satıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacı şirketin ticari defterleri incelendiğinde, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıya yapılan 20.02.2023 tarihli 79.953,00 TL tutarlı ve 24.04.2023 tarihli 84.847,00 TL tutarlı ödemelerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın ekstre bitim tarihi (01.10.2023) itibariyle davalı yandan 21.757,61 TL cari hesap bakiye olarak borçlu olduğu, Davalının 2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, 120. Alıcılar ve 340. Alınan Sipariş Avansları hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalıya yapılan 20.02.2023 tarihli 79.953,00 TL tutarlı ve 24.04.2023 tarihli 84.847,00 TL tutarlı ödemelerin 340. Kodlu hesapta kayıtlı olduğu ve bu hesaptan 120. Alıcılar hesabına aktarıldığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 24.05.2023 tarihli ... numaralı 164.420,00 TL bedelli faturanın davalının 120. hesabında kayıtlı olduğu, yapılan işlemler neticesinde, davalı yanın ekstre bitim tarihi (31.12.2023) itibariyle davacı ile borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı, Taraflar arasında 19.11.2022 tarihinde Konaklamalı Toplantı Grubu Sözleşmesi akdedilmiş olup, bu sözleşme kapsamında davacı şirketin müşterilerinin 19 mayıs ile 24 mayıs 2023 arası davalı otelde konaklama yapacağı kararlaştırıldığı, davacı tarafından ise 20.02.2023 tarihli 79.953,00 TL tutarlı ve 24.04.2023 tarihli 84.847,00 TL tutarlı olmak üzere toplamda 164.800,00 TL tutarında avans ödemesi yapıldığı, görülmüştür. Mahkemeniz ara kararı boyutunda davalı şirketin ticari defterleri ve otel kayıtları inceleme yapılmış olup sözleşme konusu tarihlerde ki otel odalarında mevcut doluluk oranları rapor içeriğindeki gibi olduğu tespit edildiği, Otel kayıtlarına göre, 6 günlük süreçte en yüksek doluluk oranı 22 Mayıs'ta (%55,76) gerçekleşmiştir. En düşük doluluk oranı ise 19 Mayıs'ta (%30,30) gözlenmiştir. Oda gelirleri açısından en yüksek gelir 22 Mayıs'ta, en düşük gelir ise 19 Mayıs'ta elde edildiği, Neticeten; Mali yönden yapılan incelemeler doğrultusunda, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında gerçekleştirilen rezervasyona istinaden davacı yan tarafından davalı hesabına 20.02.2023 tarihinde 79.953,00 TL tutarlı ve 24.04.2023 tarihinde 84.847,00 TL tutarlı olmak üzere toplamda 164.420,00 TL ön ödeme yaptığı, iş bu ödemelerin davacı ve davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş olup taraflar arasında mali yönden bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmakla somut uyuşmazlık ve davalı itirazları bakımından davacı yan tarafından yapılan ödemelerinin iadesinin gerekip gerekmediği hususlarında sektörel yönden incelemelerimize rapor içeriğinde yer verileceği, Sektörel yönden yapılan incelemelerde; Mücbir sebep hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek olağanüstü bir durum İstanbul ili bakımından sözleşme tarihleri içinde mevcut değildir. Sözleşmede mücbir sebep durumunun yalnızca İstanbul ili ile sınırlı olarak tanımlandığı dikkate alındığında, konaklama döneminde İstanbul'da olağan hayatın devam, kontrata göre mücbir sebep koşullarının somut olayda gerçekleşmediği kanaati bulunduğu, ettiği ancak ülkenin büyük kısmının gözardı edilmemesi gerektiği Otelin belirtilen tarihlerde doluluğunun %50 civarında olduğu, Ortalama oda fiyatının EURO 69,59.- olduğu tespit edildiği, Bu durum rezervasyon iptal edildikten sonra satışa açık odaların bulunduğu ancak bu odaların satılamamış olduğu, Satışacak oda konusunda satışa engel olunmadığı, Ortalama oda fiyatının da sözleşmedeki fiyatın altında gerçekleştiği, Otelin konaklaması gerçekleşmeyen 110 geceleme (22 oda x 5 gece) için tamamına yönelik bir tazminat talebi, doğrudan maliyet oluşmaması ve ortalama oda fiyatının üzerinde olması nedeniyle orantısız kazanç sonucunu doğurabileceği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan 14/10/2025 tarihli bilirkişi 3.ek raporunda; "...Davacı'nın itiraz dilekçesinde belirttiği 2.1.1- 2.1.2. 2.1.3 Maddelerinde Depremin önemi vurgulanmakta ve 2.1.4. maddesinde bu nedenlerle Mücbir sebep kapsamında değerlendirme istemektedir. Dava konusu incelenirken en çok bu konu üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Bu yadsınamayacak bir durumdur. Ancak iki taraf arasında bir sözleşme bulunmaktadır. Davalı tarafta deprem nedeniyle iş kaybına uğramış çok daha yüksek olduğu bilinen satış fiyat ortalaması düşmüş olduğu delillerdeki oda fiyatı rakamı ile görülmektedir. 2.1.5 maddesinde no- show miktarının ortalama oda fiyatı üzerinden yapılmasının istenmesinin doğru olmadığı kanaati taşımaktayız zira o tarihte otelde konaklayanların profilleri hakkında bilgi sahibi değiliz. Örneğin; Otel deprem bölgesinden gelen yerli misafirler için çok özel fiyat vermiş olabilir. Bu fiyat otelin gerçek fiyatını yansıtmayabilir. Bu nedenle sözleşmede varolan fiyattan bir gecelik no-show hesaplaması yapılmasının doğru olacağı kanaati taşımaktayız. Davalı'nın itiraz dilekçesinde belirttiği itirazlar bir önceki raporumuzda detaylı yanıtlanmıştır. Hayatın normal akışı devam ettiği bir süreçte sözleşmenin geçerliliği yadsınamayacağı ancak bu çapta bir doğal afetinde yok sayılmaması gerktiği kanati taşımaktayız. 5 gecenin tam no Show uygulamasında kahvaltı ve maliyetler konusunun değerlendirmeye alınmasının 1 gece no Show uygulamanın değerlendirmeye alınması halinde normal fiyatla uygulanmasının doğru olacağı kanaati taşımaktayız. Sözleşmeye göre 5 gece tam no-show veya 1 gecelik No-show hesaplanması aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. 1 Gecelik No Show hesaplaması 22 dbl x 120.- Euro x 1 gece : 2.640.- EURO., 5gecelik No Show hesaplaması 22 Dbl x 69,59.-Euro x 5 gece — 7.654,9.- Euro + KDV** Otel fiyat ortalaması alınırken kahvaltı ve kdv düşüldükten sonraki rakam dikkate alınmaktadır..." sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/03/2026 tarihli bilirkişi 4.ek raporunda; "...eleme neticesinde: “tarafların edimlerinin yerine getirilip getirilmediği” hususunda: Tüm dosya kapsamı, raporlara yapılan itirazlar yeniden incelendiğinde: Davacı tarafından 20.02.2023 tarihinde 79.953TL. ve 24.04.2023 tarihinde de 84.847TL. olmak üzere toplamda 164.800TL. ödeme yapıldığı; davacı yan dava dilekçesinde 164.420,00 TL olarak talep ettiği; eğer Sayın Mahkemece davacının sözleşmeyi, sözleşmede kararlaştırılan süreye-usule göre sona erdirdiği ve mücbir sebebe dayanabileceği kabul edilir ise bu halde; Davacı tarafından yapılan 164.420,00 TL lik bedelin, mücbir sebepten dolayı, davalıya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.05.2023 itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle iadesinin talep edildiği, bu yönden değerlendirme yapıldığında davacının alacağının 164.420,00 TL asıl ve 5.312,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 169.732,12 TL olduğu hesaplandığı; (Temerrüt tarihi 30.05.2023 olduğundan buna göre faiz hesabı yapılmıştır.) ¸Bu talebin kabul görmesi halinde ise sözleşme uyarınca no show bedelinin hesaplanarak mahsubu sonucunda bakiyenin, kur farkı nedeniyle otelin yazılı olarak bildirdiği 250 Euro no-show bedeli dikkate alınırsa; 5.030 Euro x 21,5293- 108.292,37 TL no-show bedelinin 164.420,00 TL'den mahsubu ile bakiye 56.127,63 TL alacağın davalıya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.05.2023 itibaren işleyecek reeskont avans faiziyleiadesinin talep edildiği, bu yönden değerlendirme yapıldığında davacının alacağının 56.127,63 TL asıl ve 1.813,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 57.941,01 TL olduğu hesaplandığı; (Temerrüt tarihi 30.05.2023 olduğundan buna göre faiz hesabı yapılmıştır.) ¸Bu talebin kabul görmesi halinde ise sözleşme uyarınca no show bedelinin hesaplanarak mahsubu sonucunda bakiyenin, 60 geceleme üzerinden no show uygulanacağının bildirildiğinin beyan edildiği durum dikkate alınırsa; 60 gece x 110 Euro = 6.600 Euro x 21,5293 =142.093,38 TL no-show bedelinin 164.420,00 TL'den mahsubu ile bakiye 22.326,62 TL alacağın davalıya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.05.2023 itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle iadesinin talep edildiği, bu yönden değerlendirme yapıldığında davacının alacağının 22.326,62 TL asıl ve 721,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 23.047,95 TL olduğu hesaplandığı; (Temerrüt tarihi 30.05.2023 olduğundan buna göre faiz hesabı yapılmıştır.) ¸Bu talebin de kabul görmesi halinde sözleşme uyarınca davacı tarafından ödenen ön ödemelerin %60'ı olan 98.880,00 TL alacağın davalıya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.05.2023 itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle iadesinin talep edildiği, bu yönden değerlendirme yapıldığında davacının alacağının 98.880,00 TL asıl ve 3.194,64TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 102.074,64 TL olduğu hesaplandığı, ¸Full no Show olması halinde (yapılan indirimler önceden verilen gecelik kullanım hakları yat ve tarih bilinmediği için dikkate alınmamıştır) grup için ödenmesi gereken rakamın 5.280 Euro x 21,5293- 113.674,70 TL. Olduğu..." sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava taraflar arasında imzalanan 19.11.2022 tarihli sizleşmeye konu tur konaklamalı oda rezervasyonlarının mücbir sebebe dayalı olarak iptali nedeniyle , öncelikle bedelin iadesi aksi halde sözleşme hükümleri gereği ödenen bedellerin no show uygulaması gereğince mahsubu ile iadesine ilişkin terditli alacak davasıdır. 6098 sayılı Kanun’un “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138. maddesinde; ''Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.'' şeklindedir. İki tarafa borç yükleyen ve özellikle sürekli edimli sözleşmelerde sözleşmenin kurulması sonrasında taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum sebebiyle bir taraf aleyhine sözleşme ifasının güçleştiği durumda anılan hüküm uyarınca sözleşme koşullarının uyarlanması gündeme gelir. Bunun için; 1) Sözleşme yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir nedenle sonradan ortaya çıkmış olmalıdır. 2) Olağanüstü durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olan olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine ağırlaştırmak suretiyle değiştirmiş olmalıdır. 3) Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır. İmkânsızlık hukukî veya fiili sebeplerden de kaynaklanabilir. Başka bir anlatımla sonraki imkânsızlık, maddi olaylar sebebiyle ortaya çıkabileceği gibi hukukî sebeplerden de doğabilir. Bu açıdan imkânsızlık, maddi imkânsızlık ve hukukî imkânsızlık olarak ikiye ayrılır (Kılıçoğlu, s. 649). Sözleşmenin ifasının maddi bir engel dolayısıyla hiç kimse tarafından yerine getirilememesi durumunda maddi imkânsızlığın varlığından söz edilebilir. Bu durum sözleşmenin hayatın olağan akışı içerisinde, piyasa koşullarında, dürüstlük kuralları çerçevesinde veya eşyanın tabiatı gereği borçlu dâhil hiçbir kimse tarafından ifasının mümkün olmamasıdır. Hukukî imkânsızlık ise; sözleşme gereği ortaya çıkacak olan borcun ifasının hukuk kurallarıyla yasaklanmış yahut bu tür bir kuralın uygulanması nedeniyle ifa edilebilirliğinin mümkün olmaması olarak tanımlanabilecek olup buradaki imkânsızlık hukukî bir nedenden kaynaklanır (Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 906). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/(19)11-58 E 2022/40 K sayılı ilamında ''... Sözleşmenin kuruluşundan sonra tarafların sözleşme ile düzenledikleri menfaatlerini etkileyen durumlarda değişiklik (“önemli değişiklik”) olabilir. Sözleşme içeriği (sözleşme muhtevası) ve önemli değişiklikler arasındaki uyumsuzluk sözleşme riski olarak adlandırılır (Antalya, Osman Gökhan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. III, İstanbul 2018, s. 359). Maddi imkânsızlık niteliğinde olan ve Türk Hukuk Lûgatı’ndaki tanıma göre öngörülemeyen ve bunun sonucu olarak önlenemeyen, giderilmesi olanağı bulunmayan ve bir dış etkiden ileri gelen mücbir sebep (zorlayıcı neden) bir yönüyle sözleşme riski sorunudur. Zira, mücbir sebep sürekli nitelikteyse borcun ifası imkânsızlaşır ve borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık (TBK m. 136) meydana gelir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop s. 1003). Bu hâlde taraflar arasında risk dağılımı yapılması gerekir. Bir başka deyişle, mücbir sebebin meydana getirdiği ifa imkânsızlığına kimin katlanacağı belirlenmelidir (Serozan, Rona: İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme (Kocayusufpaşaoğlu, N./Hatemi, H./Serozan, R./Arpacı, A.: Borçlar Hukuku Genel Bolum C.3), İstanbul 2016, §15 N.4). 19. Mücbir sebebin en önemli unsuru kaçınılmazlık unsuruna değinmek gerekirse; mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlâline sebep olmalıdır. Kaçınılmazlık, objektif ve mutlak bir kavramdır. Sözleşmeye bağlılık ilkesine göre, sözleşmenin tarafları dürüstlük kuralı (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 2/1) gereği borçlarını ifa etmek için gerekli her tür çabayı göstermelidir. Mücbir sebepte, mevcut her türlü tedbirin alınmasına ve her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçlar önlenememektedir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 539). 20. Kaçınılmazlık, borçlunun kişisel ve ekonomik durumu dikkate alınmadığı için mutlaktır. Buna karşılık, mücbir sebep olarak nitelendirilen olay mutlak değildir. Örneğin deprem bölgesinde meydana gelen bir deprem mücbir sebep sayılmayabilir. Buna karşılık, deprem bölgesi olmayan bir yerde gerçekleşen deprem mücbir sebeptir. 21. Kaçınılmazlığın mutlaklığı ile kastedilen, bilimsel ve teknolojik gelişmelere göre her türlü tedbirin alınmasına, her türlü özenin gösterilmesine rağmen; borcun ifa edilememesine neden olan olayın sadece borçlu tarafından değil, hiç kimse tarafından önlenememesidir. Bu sebeple kaçınılmazlık unsuru değerlendirilirken borçlunun kişisel veya ekonomik durumu dikkate alınmaz. 22. Mücbir sebebin varlığı için gereken diğer unsur olayın doğuracağı sonuçların öngörülemez olmasıdır. Bir olayın varlığı sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülebiliyorsa ve buna rağmen sözleşmede gerçekleşmesi muhtemel o olaya ilişkin bir hüküm yoksa bunun riskini borçlu üstlenmiş demektir. Öngörülemezlik, sözleşmenin kurulduğu sıradaki durum esas alınarak belirlenir. Borçlu, sözleşmenin kurulduğu sırada olayın doğuracağı sonuçları öngörebiliyorsa mücbir sebebe dayanarak borcun ifasından kurtulamaz.'' belirtilmektedir. Aynı zamanda, taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK'nin 18/2. maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir. Somut olayda :Taraflar arasında 19.11.2022 tarihinde “Konaklamalı Toplantı Grubu Sözleşmesi”nin kurulduğu; 19-24 Mayıs 2023 arasında 22 oda-110 gece, oda-kahvaltı konaklama bedelinin toplamda KDV dahil 13.200Buro olarak kararlaştırıldığı; taraflar arasındaki sözleşmenin karma nitelikli sözleşmelerden olduğu; davacı tarafından 20.02.2023 tarihinde 79.953TL. 79.953TL, ve 24.04.2023 tarihinde de 84.847TL. olmak üzere toplamda 164.800TL. ödeme yapıldığı , Sözleşmenin 2. ve 3. maddesinde, 19-24 Mayıs 2023 arasında konaklama yapılacağı kararlaştırılmış olsa da davacının .... Noterliği'nden 17.05.2023 tarihinde davalıya gönderdiği ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle Türkiye'de gerçekleşen deprem ve İstanbul'da beklenen deprem endişesi sebebiyle yurtdışında gelecek kişilerin rezervasyonlarının iptal edildiğinin davalıya 05.05.2023 tarihinde bildirildiği; ancak davalının ise münferit rezervasyonların düşülmesi ile 60 geceleme üzerinden no show uygulanacağının bildirildiğinin beyan edildiği ve işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yapılan ödemenin kesinti yapılmaksızın iadesinin talep edildiği; işbu ihtarnamenin davalıya 22.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşıldığı; Otelin bulunduğu İstanbul ilinden başka bir yerde yaklaşık 3,5 ay evvel gerçekleşen depremin ve de İstanbul'da gerçekleşmesi beklenen depremin gerekçe gösterilerek sözleşmenin sona erdirilmesinin, mücbir sebebe bağlanmasının mümkün olmadığı , depremin gerçekleştiği yer ile İstanbul ilinin arasının uzak olduğu ve sunulan hizmetlerin aksamadığı zira mücbir sebebin, sözleşmenin yapıldığı sırada önceden dikkate alınması ve önüne geçilmesi imkansız olan ve dış etkilerden kaynaklanan sel, yangın, deprem, salgın hastalıklar gibi olaylar olduğu söz konusu tarihlerde depremin İstanbul'da kesinlikle gerçekleşeceğinin söylenemeyeceği; sadece endişe ve korkuya dayalı olarak mücbir sebebin oluştuğunun kabul edilemeyeceği; Yargıtay içtihatlarında mücbir sebebin, sözleşmenin yapıldığı sırada önceden dikkate alınması ve önüne geçilmesi imkânsız olan ve dış etkilerden kaynaklanan olaylar olarak tarif edildiği bu haliyle davacının mücbir sebepten dolayı iade talebinin yerinde olmadığı , taraflar arasındaki sözleşmenin 12. Maddesininde ihbarların nereye yapılacağının kararlaştırıldığı fakat davacı tarafından tacirlere bağlanan ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği bu haliyle usulüne uygun şekilde sözleşmeden dönmediği , imzalanan sözleşme şartları gereği süresinde iptal edilmeyen rezervasyonlar için No Show olarak bedelin tamamen ödenmesi kararlaştırıldığı bu haliyle davacının terditli taleplerinin de yerinde olmadığı anlaşılmış davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 1.688,63-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 956,63-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7. Madde gereğince hesap olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerini yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilerek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/06/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı