İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/669 E. 2026/511 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/669
Karar No
2026/511
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/669 Esas KARAR NO : 2026/511

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2022 KARAR TARİHİ : 16/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ile davalı şirket arasında yapılan görüşmeler neticesinde numuneye uygun birtakım ürünlerin üretimi ve neticesinde müvekkile satışı hakkında anlaşmaya varıldığını, müvekkili bahse konu ürünlerin tesliminden önce kendi üzerine düşen edim yükümlülüğü gereğince taraflar arasında kararlaştırılan bedeli (avansı) yani 25.000 TL'yi davalıya gönderdiğini, müvekkili işbu sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmişse de davalı şirket üzerine düşen yükümlülüklere aykırı olarak numuneye ve taraflar arasında kararlaştırılan ürüne aykırı yani ayıplı ürün teslim ettiğini, bunun üzerine müvekkili ile davalı şirket arasında telefon görüşmeleri ve whatsapp yazışmaları gerçekleştiğini, bu görüşmelerde söz konusu ürünlerin ayıplı olduğu ve müvekkil tarafından kabul edilmediği beyan edildiğini, müvekkili bahse konu ürünleri -... fatura numaralı 30/07/2019 tarihli faturalı ürünleri- kararlaştırılan niteliklere (kumaş kalitesi, uzunluk, kilo, desen, görüntü vs.) haiz olmaması yani numuneye uygun olmaması ve ayıplı olması nedeniyle kabul etmediğini, bu nedenle bahse konu ürünler için daha önceden ödenen 25.000 TL ücretin (avansın) iadesini ... 9. Noterliğinin ... Yevmiye Numaralı 05/08/2019 tarihli ihtarnamesi ile de ayrıca davalıya bildirdiğini, davalı tarafından bahse konu ayıplı olarak teslim edilen ürünlere ilişkin daha önceden ödenen bedelin (avansın) iadesi amacıyla müvekkil tarafından davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2021/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ödeme emrine borcu bulunmadığı iddiasıyla haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, takibin durduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalı borçlunun icra takibine vaki kötü niyetli itirazının 25.000 TL asıl alacak yönünden iptaline, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firma ile de bu kapsamda ticari ilişkisi olmuş, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete çeşitli renk ve metrajlarda dantel şiparişi verilmiştir akabinde taraflar arasında satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket 30/07/2019 tarihli ... numaralı fatura ile her birini davacı şirketin siparişi üzerine özel olarak ürettiği dantellerin teslimatını gerçekleştirdikten sonra davacı şirket tarafından satın alınan ürünlerin müvekkil şirkete verilen numune ile uyuşmadığı gerekçesiyle ilgili faturaya itiraz ettiklerini ve ürünleri kabul etmediklerini ihbar eden ihtarname gönderildiğini, davacı şirketin delil olarak sunduğu whatsapp mesajlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tüm üretim aşamalarında (boyama,paketleme vb.) davacı şirketle irtibat halinde olup, sipariş edilen niteliklere uygun olarak üretilen ürünlerin görsellerini paketleme yapılmadan önce davacı şirketle paylaşmıştır ve bunun üzerine davacı şirket ürünlerin kargolanmasını talep ettiğini, teslim edilen ürünler davacı şirketin gönderdiği numuneye uygun olarak, davacı şirketin talep ve onayı üzerine üretildiğini, sipariş üzerine özel üretim olan ürünler müvekkili şirket tarafından teslime hazır hale getirilmiş ancak üretim tamamlanıp ürünlerin bir kısmı teslim edildikten sonra davacı şirketin sözleşmeden dönmek istemesi nedeniyle hazırlanan diğer ürünler teslim edilememiş, ürünlerin imalatı için maliyeti karşılayan müvekkili şirket, davacı şirketin sözleşmede belirlenen edimini ifa etmemesi sebebiyle zarara uğramış, ürünleri elinde kaldığını, satış işleminin her iki tarafının da tacir olması sebebiyle dava konusu olayda ticari satış yapıldığını, ayıplı malın ihbar süreleri tacirler bakımından Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK 23. Maddesinde, teslim sırasında açıkça belli olan aşikâr ayıplar yönünden ayıbın 2 gün içinde satıcıya bildirilmesi gerektiği düzenlendiğini, aşikâr ayıp herhangi özel bir incelemeye gerek kalmaksızın ilk bakışta tespit edilebilecek ayıplar olduğunu, aşikâr ayıp söz konusu ise ticari satışın tarafı olan alıcıya herhangi bir muayene süresi tanınmadığını, aşikâr ayıplı mal kendisine teslim edilmiş olan alıcı; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli olacağından muayeneye gerek olmaksızın iki gün içerisinde satıcıya ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, aşikâr ayıplı satılanı teslim alan ve iki gün içerisinde de durumu ihbar etmeyen alıcı ayıba karşı tekeffül hükümlerinden faydalanamayacak ve malı o haliyle kabul etmiş sayılacağını, davacı şirketin ayıp ihbarında ileri sürdüğü sebepler kumaş kalitesi, uzunluk, kilo, desen ve görüntüden ibaret olup, her biri detaylı inceleme gerektirmeksizin fark edilebilen, açıkça belli olan nitelikler olduğugnu, Davacı şirketin delil olarak sunduğu whatsapp mesajlarından, kargo teslim tutanaklarından anlaşılacağı üzere ürünlerin bir kısmının teslimatı 29/07/2022’de bir kısmının teslimatı da 01/08/2022’de gerçekleştiğini, ancak davacı şirket teslim tarihinden 7 gün sonra, delil olarak sundukları ... 9. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile 05/08/2022 tarihinde ayıp ihbarında bulunduğunu, davacı şirketin kanunda belirlenen ayıp ihbar süresini aştığını, bu durumda, davacı şirketin seçimlik haklara başvuru hakkını kaybettiğini, ürünlerin satın alındığı hali ile kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, Davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 25.000,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak tanık ... ve ... beyanlarının alınmasının istenildiği tanık ...'in 02/03/2023 tarihli duruşmasında aynen; " Ben davacının işyerinde çalışırım. Sevkiyat ve depo sorumlusu olarak çalışırım, yaklaşık 12 yıldır çalışıyorum. İşletmemizin karşı tarafla olan anlaşması gereği güpür ürünü üreteceklerdi. Öncelikle bir numune ürettiler, numeyi inceledik herhangi bir sıkıntı yoktu. Bunun üzerine karşı taraf üretime başladı. Üretimden sonra bize yaklaşık bir çuval ürün gönderdiler, çuvalı açtığımızda üretilen ve teslim edilen ürünün bizim okey verdiğimiz numune ilgisinin olmadığı, ayıplı olduğu, numuneye göre gelen ürünün buruşuk olduğu , desenlerinin anlaşılamadığını gördük, bütün çuval aynı şekilde idi. Bu nedenle ... Beye haber verdik, kendisi de karşı tarafla hemen telefon görüşmesi gerçekleşti. Fakat herhangi bir sonuç alınamadı. Karşı tarafla ne görüşüldüğünü bilmiyorum. Ürünün fotoğraflarını çekip çekmediğini hatırlamıyorum, telefonla karşı tarafla görüşüp birşeyler yazıp çizdi. Ama içeriğini bilmiyorum, dedi beyanı okundu imzası alındı." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/03/2023 tarihli duruşmasında ...'nun beyanlarının alındığı, ... beyanında aynen; " Ben davacı işyerinde konfeksiyon sorumlusu olarak yaklaşık 8-10 yıldır çalışıyorum, ara ara ara verdiğim zamanlar olmuştur. Davaya konu rose güpür ürünün karşı taraf öncelikle numunesini gönderdi, numune de herhangi bir sıkıntı yoktu, fakat daha sonra üretilen ürün bize gönderildiğinde çuvalı incelediğimizde ürünün numune ile ilgisinin olmadığını, ayıplı olduğunu anladık. Hemen ... Beyle birlikte ... beyi çağırdık, mesela üründe gül deseninin belli olması gerekirken bize gönderilen üründe belli değildi, sonra ... Bey karşı tarafla telefon yolu ile görüştü. Kendilerine ürünün neden böyle olduğunu sordu. Fakat bir sonuç alamadı. Ben ... bey telefonla görüştükten sonra işimin başına geçtim. Kendisi ürünün fotoğraflarını mutlaka çekip gerekeni yapmıştır. Dedi beyanı okundu imzası alındı. " şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 20.03.2024 tarihli raporunda özetle; "Satış sözleşmesi bakımından satıcının maldaki ayıplardan sorumlu tutulabilmesi için alıcının gözden geçirme ve bildirim külfetini yerine getirmiş olması gerekir. Satıcının ayıplardan sorumluluğuna dayanabilmek için Kanun tarafından verilen hakları kullanabilmek için maddi şartların yanında, bu külfetlerin de yerine getirilmiş olması gerekir. Külfet, yerine getirilmemesi, yerine getirmeyen üzerinde bir sorumluluğa yol açmayan, yalnızca o kişinin külfetleri yerine getirseydi elde edecek olduğu hakların kullanılması-nı ortadan kaldıran bir durumu ifade etmektedir. Bu sebeple, satım sözleşmeleri bakımından gözden geçirme ve bildirim külfeti yerine getirilmediği takdirde, alıcı malı ayıplı haliyle kabul etmiş sayılacak ve ayıp sebebiyle satıcıya karşı sahip olacağı hakları kaybedecektir. Huzurdaki davada tarafların tamamının tacir olmaları ve davaya konu sözleşmenin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması sebebiyle, buradaki satışın ticari satış olduğu açıktır. Ticari satışlarda satılanın ayıplı çıkması halinde ayıp ihbarının geçerli bir şekilde yapılabilmesi ayıbın türüne göre farklı sürelere bağlanmıştır. TTK m.23 f.1-c bendine göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla etmek zorundadır. Tacirler arasındaki ticari satışlarda açık ve adi ayıplar için bildirim süreleri düzenlenmiş, ancak gizli ayıplar için bu süre düzenlenmemiştir. Ancak TTK m.23 f.1- c bendinde diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı ifade edilmiştir. TTK m.23 f.1’e göre alıcı "açıkça belli olan ayıplar" halinde 2 (iki) gün içinde, "adi ayıplar" bakımından ise 8 (sekiz) gün içinde ayıplı malı satıcıya ihbar etme külfeti altında bulunmaktadır. Bu noktada belirtmek gerekir ki, TTK ve TBK ile getirilen bu hükümler yedek hukuk kuralı niteliğindedirler. Dolayısıyla tarafların bildirime ilişkin süreleri uzatmaları veya kısaltmaları mümkün olduğu gibi, taraflar ayıbın niteliğine göre yasal hükümlerden farklı bir düzenleme dahi öngörebilirler. Ancak dosya kapsamında taraflar arasında yasal düzenlemeden farklı bir anlaşma yapıldığına ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Açıkça belli olan ayıplardan kasıt, satılanın teslimi sırasında muayenesine gerek olmadan belli olan ayıplardır. Adi ayıplar ise satılanın teslimi sırasında açıkça belli olmayan adi yani olağan bir muayene ile meydana çıkacak olan ayıplardır. Buna karşılık ilgili maddede açıklanmamış olan gizli ayıp ise olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak olan, bir diğer deyişle olağan bir muayene ile meydana çıkmayacak olan ayıplardır. Bu ayıplar genellikle satılanın kullanılmasıyla, zaman içinde ortaya çıkacaktır. TTK’da gizli ayıp ile ilgili bir düzenleme bulunmadığından bu tip durumlarda TBK m.223 f.2 uygulama alanı bulacaktır. Söz konusu hükme göre ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa alıcı bu durumu “hemen” satıcıya bildirmek zorunda kalacak; aksi takdirde satılanı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacaktır. Sayın Mahkeme tarafından 21.09.2023 tarihli duruşmada dosyanın borçlar hukukçusu bilirkişiye tevdi edilmesine, davacının ayıplı ürün teslimi nedeniyle ödediği ücretin iadesine ilişkin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatması ve davalının bu icra takibine itirazda bulunması nedeniyle icra takibine davalı tarafın yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı, itirazının iptalinin gerekip gerekmediği, davacının icra takibine konu alacağında haklı olup olmadığının değerlendirilmesine karar verilmiş olmakla birlikte, gerek malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde bu ayıbın açık ayıp olarak mı yoksa adi ayıp olarak mı değerlendirilmesi gerektiği hususu uzmanlık alanımız dışında kalmaktadır. Bu hususların değerlendirilebilmesi ancak dava konusu dantellerin üretimi alanında uzman bir sektör bilirkişinin ürünleri incelemesiyle mümkün olacaktır. Bu noktada tarafımızca söylenebilecek olan sadece, 01.08.2019 tarihinde alıcının gönderilen pembe ürünlerin kalitesiz olduğunu satıcıya bildirdiği ve bu bildirimin geçerli olduğudur. Her ne kadar TTK m.18 f.3 hükmünde tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı belirtilmiş olsa da, bu hükümde düzenlenen şekil şartının bir geçerlilik şartı değil, ispat şartı olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla alıcı tarafından yapılan ayıp ihbarını geçerli kabul etmek gerekecektir. Ancak bu ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, sektör bilirkişisinin incelemesi neticesinde malın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ortada açık ayıp mı yoksa adi ayıp mı olduğu hususunda varacağı sonuca göre söylenebilecektir." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Mahkememizce dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 01/08/202024 tarihli raporda özetle; "- Davalıya teslim edilen kumaşların davacı tarafından meydana getirildiği, taraflar arasında eser sözleşmesinin esaslı unsuru olan "meydana getirme” işini kapsadığından somut olayda eser sözleşmesi ve ilgili hükümlerinin vuku bulması gerektiği, - Dosya kapsamında yer alan WhatsApp konuşmalarından ve dosya münderecatından ürünlerin tamamının teslim edilip edilmediğinin anlaşılamadığı; Mahkemece ihtilaf konusu ürünlerin teslim edildiği kanaatine varılması halinde teslimden söz edilebileceği, - Şayet Mahkemece, teslim ürünlerin istenilen uzunlukta, dokuda, renkte ve benzeri kalite standartlarında olmadığı kanaatine varılırsa ayıbın bulunduğundan bahsedilebileceği, - Davacının makul sürede gözden geçirme ve bildirim külfetini yerine getirdiği; bu yönü ile ayıptan sorumluğunun şekli şartlarının somut ihtilafta mevcut olduğu, - 05.08.2019 tarihli dönme beyanının TTK m.18/f.3'te öngörülen şekle uygun olduğu, - Şayet Mahkemece, malzemenin istenilene uymadığı ve istenilen standartları sağlamadığı (renk, doku vb.) sonucuna ulaşılır ise, iş sahibinin hu eseri kabule zorlanamayacağı ve bu sebeple sözleşmeden dönebileceği, -Sayın Mahkemenin, eserdeki ayıbın dönmeye yeter derecede olmadığı kanaatindeyse, TBK m.475/b.2 uyarınca bedelde indirim yapma veya b.3 uyarınca ücretsiz onarımına karar vermeye bütünüyle muhtar olduğu; ayrıca Mahkemece dönmeye yeter derece olduğu kanaatine varılır ise sona erme geriye etkili Sonuç doğuracağından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre avans İadesi talep edilebileceği, -Üretim aşamalarında kontrol gerçekleştiğinden bahisle ayıp iddiasında bulunulmasının kötü niyetli olacağına ilişkin iddiaların değerlendirimeye alınmamasına yönelik kararlarının ise davalının "üretim sürecinde İken iletişimde oldukları" İddiasına yönelik verilecek kararda aydınlatıcı rol oynayabileceği, bu iddialara dayanılmasının beklenemeyeceği," şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan ek raporda özetle; "1- Davacı tarafından sipariş edilen 2.397,50 mt dantelin davalı tarafından üretilerek 30.07.2019 tarihli ... nolu belge İle davacıya sevk edildiği, 01.08.2025 tarihinde teslim edildiği, davalı tarafından 13.937,83 TL tutarındaki 30.07.2019 tarihli ... nolu faturanın düzenlendiği, 2- Tanık ifadelerine göre; davalının davacıya teslim ettiği dantellerin istenen numuneye uygun olmaması, desenlerin anlaşılamaması, ürünün buruşuk olması ayıpları olduğunun beyan edildiği, iddia edilen ayıpların çıplak gözle dantel ürününün incelenmesiyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, ancak ürünler incelenmeden sadece tanık ifadelerine dayanarak davalının davacıya teslim ettiği dantelleri ayıplı olduğu Sonucuna varılamayacağı, 3- Davacı tarafından mahkemeye sunulan 2 adet dantel numunesine bakılarak davalının davacıya teslim ettiği 2.397,50 mt dantelin ayıplı olduğu sonucuna varılamayacağı, 4- Davacı vekilinin 28.12.2024 tarihli dilekçesinde ayıplı olduğunu iddia ettiği dantellerin 5-..." adresinde bulunduğunu beyan ettiği, usul ekonomisine aykırı olduğundan yerinde inceleme yapılamadığı, sayın mahkemenin uygun görmesi halinde ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak ayıplı olduğu iddia edilen danteller üzerinde, ... bölgesinde mesleğini icra eden bir tekstil mühendisi bilirkişi tarafından inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılmasının huzurdaki uyuşmazlığın çözümü için gerekli olduğu," şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak keşif yapılarak rapor istenilmesine karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; "-Dava konusu güpür danteller numune standardına uygun değildir. -Ürünlerde ayıp vardır ve bu ayıp açık ayıp niteliğindedir." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporları, icra dosyası, faturalar ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde davanın taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davalı tarafça bir takım tekstil ürünlerin üretimi hususunda anlaşma kapsamında davalıya gönderilen bedelin ürünlerin ayıplı olması nedeniyle gönderilen bedelin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, davacının davalıdan tektsil ürünlerinin üretimi amacıyla kendisine ait iban numarasına 25.000,00-TL para gönderdiği, davalının ayıplı ürün teslim ettiği iddiasıyla gönderilen bedelin iadesinin davalıdan talep edildiği, davalının iade etmemesi üzerine icra takibinde bulunulduğu, süresinde itiraz ve yine süresinde itirazın iptali davasının açıldığı, davalının ayıplı ürün teslim edilmediği iddiasını ileri sürdüğü, mahkememizce ürünler üzerinde mahallinde inceleme yapılmak üzere mahal mahkemesine talimat yazıldığı, talimat üzerine tekstil konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırıldığı, düzenlenen tekstil yüksek mühendisi Prof. Dr. ...'ın 09/03/2026 tarihli raporuyla sözleşmeye konu ve bedeli gönderilen güpür dantellerin numune standartına uygun olmadığı, ürünlerin ayıplı olduğunun rapor edildiği, böylece davalının davacıyla numuneye uygun üretim yapmak amacıyla anlaşılmasına ve ücreti almasına rağmen ayıplı ifada bulunduğu anlaşıldığından davacının davasının kabul edildiği, ayrıca ayıplı ifa üretimi yapmasına rağmen haksız şekilde itiraz etmesi nedeniyle icra inkar tazminatının da hüküm altına alındığı görülmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile davalının ....İcra müd. 2021/... esas sayılı icra dosyasında dava konusu yapılan asıl alacak miktarı üzerinden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü 5.000,00TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.707,75-TL karar ve ilam harcından 426,94-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 1.280,81-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 519,14-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 33.798,00-TL masraf + 5.188,00-TL keşif harcı olmak üzere toplam 38.986,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-1.360,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/06/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/669, K. 2026/511, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-669-e-2026-511-k-aa0d342a649a