Diğer ·

2024/766 E. 2026/433 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2024/766
Karar No
2026/433
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/766 Esas KARAR NO : 2026/433

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacının, 21-25 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek olan ... katılmak üzere davalı firmaya başvuru yapıldığını, 27.12.2019 tarihinde davalı firma tarafından, davacı firma yetkilisi ... ile fuara katılım konusunda mail yazışmaları ve telefon görüşmeleri sonucunda alan ve fiyat konusunda mutabakata varıldığını, davalının; "... için firmanıza 49,25 m2 lik 8. hall de bir alan ayırdık plan ve bu alana ait sözleşmeler ektedir. Onayınız dahilinde tüm sayfalara kaşe imza yapmanızı ve tarafıma mail göndermenizi rica ederim" şeklinde mail metni gönderildiğini ve bu maile fuara ilişkin yerleşim planı ile sözleşme eklendiğini, taraflar 40.759,89 TL karşılığında anlaşmaya vardığını, ve bu ödemelerin de çek ile yapılması kararlaştırıldığını, davacı tarafından sözleşme davalı tarafın talebi doğrultusunda kaşe ve imzalandıktan sonra davalı firmaya mail olarak tekrar iletildiğini, takibe dayanak yapılan keşidecisi davacı olan,... Şubesine ait ... ve ... seri numaralı 20.380,00 TL ve 20.379,89 TL (Toplam 40.759,89 TL) meblağlı 2 adet çek de anlaşma çerçevesinde davalıya gönderildiğini, bu çeklerin de hesap ekstresinden de görüleceği üzere süresinde ödendiğini, 21-25 Nisan 2020 tarihinde düzenleneceği belirtilen ...davalı tarafça önce 25-29 Ağustos tarihine ertelenmiş ardından da yine ertelenerek sırası ile Eylül 2021 ve Mayıs 2022 tarihinde düzenleneceği duyurulduğunu, davalı firma tarafından Eylül 2021 tarihinde düzenleneceği belirtilen fuar iptal edilerek bu tarihten önce ve sonrasında belirtilen alanda başkaca fuarlar düzenlendiğini, davalı firma ertelenen fuar ile ilgili tüm ödemeleri katılımcı firmalardan tahsil ettiği halde bahse konu fuarı hiçbir şekilde düzenlemediğini, organizatör firma ...A.Ş. (....) tek taraflı olarak ve gerekçesiz bir şekilde fuarı iptal ederek, düzenlemediğini, bu süreç ... tarafından takip edilmiş gerekli görüşmeler yapılmış ancak hiçbir sonuç alınamadığını, organizatör firma ... A.Ş. (CNR) tarafından iptal edilen fuara ilişkin davacı tarafından yapılan ödeme de iade edilmediğini, yapılan ödemenin iadesi için ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, davacı tarafından dosyanın yetkili ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesi talep edildiğini, yetki itirazından sonra ... 19. İcra Müdürlüğü'ne tevzi edilen icra dosyası son olarak... Esasına kaydedilerek ödeme emri gönderildiğini ancak davalı tarafça 24.01.2024 tarihinde borca itiraz edilmiş ve takip tekrar durduğunu, ... Arabuluculuk Bürosuna 12.03.2024 tarihinde başvurulduğunu, davalı tarafça bu başvurunun sürüncemede bırakılıp, imzadan imtina edildiğini, Yukarıda açıklanan sebeplerle borçlunun haksız olan itirazının iptaline, ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı İcra Dosyası ile başlatılan takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Alacağın zamanaşımına uğradığı ile arabuluculuk süreci usule aykırı olduğunu, davacının fuara ilişkin ödeme yapmadığını, fuarın mücbir sebeplere dayanarak iptal edildiğini; 2020 yılının Mart ayında ülkemizde görülen COVID-19 vakaları ile başlayan yerel/küresel pandeminin sonucunda tüm dünyada pandeminin etkilerini en aza indirmek için sıkı önlemler alındığını, bu önlemlerin başında sokağa çıkma yasakları, uluslararası seyahat yasakları ve fuar, festival, konser gibi organizasyonların yasaklanması geldiğini, 2020 yılının Mart ayında başlayan pandemi hali 2022 yılının sonlarına kadar etkisini sürdürdüğünü, bu dönem dahilinde belli periyotlarda sosyal hayatı sınırlayan tedbirler hükümet tarafından uygulandığını, Fuar Katılım Sözleşmesinde fuarın yapılacağı planlanan tarihler bu pandemi sürecine denk geldiğini, 2021 yılı son baharı itibariyle Türkiye'de Covit 19 a bağlı kısıtlamalar önemli ölçüde kaldırılmış olsa da, söz konusu fuara özellikle de ...pazarından katılacak firmaların bulunduğu ülkelerde, pandemiye bağlı seyahatler ciddi şekilde kısıtlanmış halde olduğunu, Hindistan menşeili firmalar bakımından ise Türk kamu kurumları tarafından alınan tedbirler fuara katılımı oldukça güçleştirdiğini, Bakanlık tarafından alınan tedbirler kapsamında ..'ın da dahil olduğu birçok ülke bakımından ağır seyahat tedbirleri öngörüldüğünü, buna ek olarak 2021 Eylül ayında geçerli olan tedbirlere göre kapalı alanlarda kişi başı 6m2 uygulaması bulunduğunu, ...Fuarı gibi geniş katılımcılı fuarlar için bu oran çok düşük olup fuar katılımını maksimize etmenin önünde büyük bir engel teşkil ettiğini, görüldüğü üzere pandemi tedbirleri kapsamında hem ülkemizce alınan tedbirler, hem de katılımcıların menşei olan ülkelerce alınan tedbirler 2021 yılında da fuara uluslararası katılımı imkansız kıldığını, sözleşmeye konu fuarın uluslararası fuar olması, yabancı katılımcılar olmadan fuarın yapılmasına engel teşkil ettiğini, bu açıdan ilgili tarihte fuar katılım sözleşmesindeki asli edim yükümlülüklerinin ifası mücbir sebepler doğrultusunda geçici bir süre için mümkün olmadığını, fuar katılım sözleşmesinde organizatörün üstlendiği yükümlülük sadece sözleşmenin asli edim yükümlülüklerinden ibaret olmadığını, bunun yanısıra yan edim yükümlülükleri de bulunduğunu, sözleşmesinden doğan yan edim yükümlülüğü fuar katılımını maksimize etmek, en azından katılımcıların menfaatine uygun şekilde fuar katılımını tesis etmek olduğunu, fuar katılım sözleşmesinin ruhuna uygun olan ifanın bu olduğunu, davalı şirketin yan edim yükümlülüğünün ifası da küresel konjonktür sebebiyle 2022 yılına kadar mümkün olmadığını, tüm bu veriler değerlendirildiğinde; davalının 2020 yılının Nisan ayında karşı karşıya kaldığı durumun mücbir sebebin koşullarını karşıladığı, bu halde fuar katılım sözleşmesinin asli ve yan edim yükümlülüklerinin ifasının mümkün olmadığı anlaşıldığını, birçok uluslararası ve yerli katılımcının, davalıdan fuarın ertelenmesini talep ettiğini, davacı tarafça her bir sayfası ayrıca imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. Maddesinin davacıya; ilgili değişiklikleri yapmak üzere açık bir yetki verdiğini, bu yetkilendirme tek taraflı olarak fuar tarihi ve yerini değiştirme yetkisi sağladığını, bu yetkinin kullanılması hiçbir şartta davacının onayına tabi olmadığını, Fuarın ertelendiği tarihlerde başkaca fuarların yapılması ertelemenin haksız olduğu anlamına gelmeyeceğini, davalının, davacının iddia ettiğinin aksine fuarı iptal etmemiş olup mücbir sebep nedeniyle ertelenen fuar organizasyonunu 10-14 Eylül 2022 tarihleri arasında ... Merkezinde gerçekleştirdiğini, gerçekleştirmiş olan fuarda davacıya, fuar katılım sözleşmesinde belirtilen nitelik ve hacimde yer ve stant tahsisi gerçekleştirildiğini, davalı şirket fuar organizasyonunu gerçekleştirerek sözleşmenin yüklemiş olduğu görevi ve yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşmeyi gereği gibi ifa ettiğini, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan nedenler ve Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda; davanın reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, İcra dosya sureti, tarafların BA-BS formları için ilgili vergi dairelerine ve ...'a yazılan müzekkere cevaplarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavir ve borçlar hukukunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 11/08/2025 tarihli raporda özetle; Somut uyuşmazlıkta davacı tarafın talebini, 21-25 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek olan .... (... ) katılım için davalı taraf ile yapmış olduğu Fuar Katılım Sözleşmesi için yapmış olduğu toplam 40.759,89-TL’lik ödemenin iadesi için ... 6. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi hususları oluşturmaktadır. Taraflar arasında fuar katılım sözleşmesinin düzenlendiği ve bu kapsamda davacı tarafından 20.380,00 TL ve 20.379,89 TL meblağlı iki adet çek ile toplam 40.759,89-TL’lik ödeme yapıldığı hususlarında bir ihtilaf mevcut değildir. Ancak 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenmesi öngörülen fuar, Covid-19 Pandemisi nedeniyle ertelenmiştir. ...’un 07.01.2025 ve 07.05.2025 tarihlerinde dava dosyasına sunduğu müzekkere cevaplarına göre, İTO tarafından yapılan başvurular üzerine ... tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenmesi öngörülen fuar önce 25-29 Ağustos 2020 tarihleri arasında, ikinci erteleme talebi üzerine 18-22 Mayıs 2021 tarihleri arasında ve üçüncü erteleme talebi üzerine 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında düzenlenmek üzere takvimlendirilmiş, firmanın bu defa dördüncü defa fuarı 17-21 Mayıs 2022 tarihleri arasına ertelemek üzere ...'ya başvurusu ise uygun bulunmamış ve bunun üzerine söz konusu fuar, 2021 yılı takvimiden çıkarılmış, dolayısıyla fuarın 2020, 2021 ve 2022 yıllarında düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Bu durum heyetimizce, tüm takvim birlikte değerlendirildiğinde bir erteleme olarak değil; fuarın iptali olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda, taraflar arasındaki Fuar Katılım Sözleşmesi’nin 2. maddesinde yer alan ve davacıya, fuar tarihi ve yerini değiştirme hususlarında değişiklik yapma yetkisi veren hükmün uygulanması da kanaatimizce mümkün olamayacaktır. Diğer yandan, dava konusu fuarın ifa edilebilmesi mümkün olan tarihte davacı tarafın artık bu edimden elde edeceği menfaatin ortadan kalmış olması da muhtemeldir. Bu itibarla taraflar arasındaik sözleşmenin 2. maddesi, davacı tarafın, fuarın tarihi ve yeri ne olursa olsun her halükarda bu organziasyona katılacağını taahhüt ettiği şeklinde yorumlanamayacaktır. Davacı tarafın, yaklaşık 2,5 yıl (Eylül 2022 kastedilmektedir) sonrasındaki fuara katılımı beklenmez; sözleşmenin feshi ile edimin iadesi mümkün olmalıdır. Diğer yandan belirtmek gerekir ki, somut uyuşmazlık Covid-19 nedeni ile TBK m. 136 uyarınca ifa imkansızlığı hükümleri çerçevesinde ele alındığında dahi, borcu sona erdiren bir durum olarak bu hükmün gereği karşılıklı edimlerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi yoluyla sözleşme ilişkisinin tasfiyesinin lazım geldiği açıktır. Özellikle ifade etmek gerekir ki bu tasfiye, kusura bağlı bir sonuç değildir. Dolayısıyla, davalı tarafın kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, fuar katılım bedelinin davacıya iadesinin lazım geldiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kuşkusuz nihai takdir sayın mahkemeye aittir. Davacının itirazın iptali talebinin yanısıra bir diğer talebi, icra inkar tazminatı yönüyledir. Ancak bu husustaki değerlendirmenin münhasıran muhterem mahkemeye ait olduğu kanaatiyle, heyetimizce bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacının talebi; davalı ile arasında 27.12.2019 tarihinde akdedilen “Fuar Katılım Sözleşmesi”ne konu 2125 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek ..., davalı şirketin pandemiyi bahane ederek keyfi olarak ertelendiği, kendisi ile aynı sektördeki diğer katılımcılar ile ... (...) vasıtası ile de yapılan başvurulardan sonuç çıkmadığı, (...)’ın da yönlendirmesi ile husumete konu fuar ile aynı türdeki... Fuarına katılması sebebiyle; husumete konu fuar için davalıya ödediği 40.759,89 TL’nın iadesini talep ettiği, bu hususta; 24.11.2021 tarihinde icra takibi yaptığı, ... 19.İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyası (İcra takibi ... 6.İcra Müd. ...E. icra dosyası) ile davalı aleyhine husumete konu fuar için ödediği ana para 40,759,89 TL’nın tahsil talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. İşbu bilirkişi raporunun 4.maddesinde; davacının, davalıya husumete konu fuara ilişkin ödediği 40.759,89 TL ödemeyi iade alabileceği değerlendirildiğinden; nihayetinde ... 19.İcra Müdürlüğü ... Esas nolu icra dosyası ile işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, 40,759,89 TL. ana para talebinin yerinde olduğu, 24.11.2021 icra takip tarihinden itibaren 40.759,89 TL için adi kanuni faiz talebinin yerinde olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak taraflar arasındaki husumete ilişkin dava dosyasının genelinin incelenmesi neticesinde; davalı ile davalı arasında 27.12.2019 tarihinde akdedilen “Fuar Katılım Sözleşmesi”ne konu 21-25 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek İstanbul ..., davalı şirketin pandemiyi bahane ederek ertelendiği, davacının kendisi ile aynı sektördeki diğer katılımcılar ile ...(...) vasıtası ile de yapılan başvurlardan sonuç çıkmadığı, (...)’ın da yönlendirmesi ile husumete konu fuar ile aynı türdeki 17-21 Mayıs 2022 Hometex Fuarına katıldığı hususu ile birlikte İşbu bilirkişi raporunun 4.maddesinde; davacının, davalıya husumete konu fuara ilişkin ödediği 40.759,89 TL. ödemeyi iade alabileceği değerlendirildiğinden; İstanbul 19.İcra Müdürlüğü 2024/1661 E. nolu icra dosyası ile işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, 40,759,89 TL. ana para talebinin yerinde olduğu 24.11.2021 icra takip tarihinden itibaren 40.759,89 TL. için adi kanuni faiz talebinin yerinde olduğu, İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama etkisine dair bir husus olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, davacının davalı aleyhine, fuar katılım bedeli olarak ödemiş olduğu bedelin, fuar sözleşmesinin yerine getirilmemesi nedeni ile iadesine yönelik olarak ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... 19.İcra Müdürlüğü ...E. nolu icra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun ise davalı... A.Ş olduğu, davacı alacaklı tarafça 40.759,89 TL TL ana para için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından davacı ile davalı arasında 27.12.2019 tarihili “Fuar Katılım Sözleşmesi” akdedildiği, anılan sözleşme incelendiğinde; 21-25 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek ... Fuarına ilişkin düzenlendiği, Fuar için davalıya 40.759,89 TL. Ödeme yapılacağı, Taraflar arasındaki husumete ilişkin sözleşmenin 2. Maddesindeki hükümlerin olduğu, sözleşmenin 2.Maddesinde; Fuar Katılım Sözlesmesi'ni imzalayarak, is bu Form'da belirtilen düzenleyıcı'nin ...Merkezi'nde (kısaca ...) organize ettigi sergi veya fuara (kısaca fuar) katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi katılımcı'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. katılımcı,fuar katılım kosulları, sergi veya fuarın yeri, katılımcı'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. hususlarda, düzenleyıcı'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı degisikliklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) pesinen kabul eder. bu durum sözlesmenin fesih sebebi olmayacağı, katılımcı'nın ücret ödeme yükümlülüğünün devam edeceği, katılımcı, ancak düzenleyici'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. düzenleyıcı, fuardan 3 gün öncesine kadar, hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözlesmeyi iptali bildiriminden itibaren 30(otuz) gün içinde katılımcı'ya iade eder, sözlesmenin bu sekilde feshi, fuardan çıkarma ve fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda katılımcı, fuar katılım bedelinden baska, masraf gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder” hususlarının olduğu, sözleşmeye ilişkin davacının, davalı şirkete toplam tutarı 40.759,89 TL. olan çekleri keşideki sıfatıyla teslim ettiği, çeklerin vadelerinde davacı şirketin banka hesabından ödendiği tespit edilmiştir. Yine tüm dosya kapsamından 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenmesi öngörülen fuar, Covid-19 Pandemisi nedeniyle ertelenmiştir. ...’un 07.01.2025 ve 07.05.2025 tarihlerinde dava dosyasına sunduğu müzekkere cevaplarına göre, İTO tarafından yapılan başvurular üzerine ... tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenmesi öngörülen fuar önce 25-29 Ağustos 2020 tarihleri arasında, ikinci erteleme talebi üzerine 18-22 Mayıs 2021 tarihleri arasında ve üçüncü erteleme talebi üzerine 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında düzenlenmek üzere takvimlendirilmiş, firmanın bu defa dördüncü defa fuarı 17-21 Mayıs 2022 tarihleri arasına ertelemek üzere İTO'ya başvurusu ise uygun bulunmamış ve bunun üzerine söz konusu fuar, 2021 yılı takviminden çıkarılmış, dolayısıyla fuarın 2020 ve 2021 yıllarında düzenlenmediği, ancak daha sonra 10/09/2022-14/09/2022 tarihleri arasında ilgili fuarın gerçekleştiği anlaşılmıştır. Aynı mahiyette açılmış olan fuar katılım bedelinin iadesine ilişkin davada, İstanbul BAM 17. HD'nin 29/01/2026 tarih ve ... E ...K sayılı ilamı ile özetle; ''...taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında gerçekleşecek ...Fuarına katılım amacıyla 26.04.2019 tarihli fuar katılım sözleşmesi imzalandığı ve davacı tarafından davalıya dava konusu edilen 52.128,56 TL'nin ve stant temizlik ve elektrik gideri için 4.838,00 TL'nin ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıya ödenen fuar katılım ücretinin iadesinin gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (...) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Davacı, 25.10.2021 tarihli ihtarname ile 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek ... Fuarının fuarın açılmasına 10 gün kala 02.09.2021 tarihinde fuarın Mayıs 2022 tarihine ertelendiğinin bildirildiğini, aynı tarihlerde davalı tarafından diğer fuarların düzenlendiğini, dolaysıyla pandemi nedeniyle erteleme gerekçesinin yerinde olmadığını, bu konuda ... tarafından alınmış bir karar olmadığını, fuarın ertelenmesinin kabul edilmediğini, ertelenen fuar nedeniyle maddi zararlarının ve kar kayıplarının olduğunu, 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek ...sözleşmeye aykırı olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle sözleşmeden döndüklerini belirterek fuar katılım bedeli olarak ödedikleri 8.609,00 USD bedelin ve stant temizlik ve elektrik gideri için ödenen 4.838,00 TL nin 3 iş günü içerisinde iadesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, fuarın pandemi nedeniyle katılımcı firmaların ve STK ların talepleriyle 23-27 Mart 2022 tarihine ertelendiğini, düzenleneceğini, söz konusu fuarın sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak mücbir sebeple bu tarihe ertelendiğini savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. Maddesinde: " Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak iş bu formda belirtilen düzenleyicinin ...(kısaca ...) organize ettiği sergi veya fuara (kısaca Fuar) katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra fuara katılmayı reddetse dahi katılımcının maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. Katılımcı fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri Katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda, düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih nedeni değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. Düzenleyici fuardan 3 gün öncesine kadar hiç bir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve Katılımcıyı fuardan çıkarabilir. Düzenleyici fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildiriminden itibaren 30 gün içinde katılımcıya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi fuardan çıkarma veya fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda Katılımcı fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunmak hakkına sahip olmadığını önceden beyan kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere davalı, pandemi nedeniyle fuarı iptal etmemiş ancak ertelemiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı tacir ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasa da, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Somut olayda, 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında gerçekleşecek fuar önce 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasına ertelenmiş, daha sonra da 23-27 Mart 2022 tarihleri arasına ertelenmiştir. Dava tarihi 16.12.2021 itibari ile dava konusu fuar 23-27 Mart 2022 tarihleri arasına ertelenmiş ancak dava ertelenen tarihten önce açılmıştır. Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden, ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile TBK 136. maddesinin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin ... Esas, ... karar sayılı kararı da bu doğrultudadır. Davacı, her ne kadar ... ile davalı arasındaki sözleşme ve ek protokoller gereğince davalının ödenen bedeli iade etmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de bu sözleşme taraflar arasındaki sözleşmeyi bertaraf edecek nitelikte olmadığından bu yöndeki iddiaya itibar edilmemiştir. Diğer taraftan davacı taraf, feshe ilişkin sözleşme şartının genel işlem şartı olduğunu ve geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Fuar katılım sözleşmelerinin niteliği dikkate alındığında davalıya sözleşmenin 2. Maddesi gereğince fuar erteleme, fesih ve iptal gibi geniş haklar verilmesi sözleşmenin niteliğine aykırı olmadığı gibi tacir olan davacı da düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahip olduğundan ve davacı tacir yönünden bu hüküm ekonomik yıkım yaratacak düzeyde de olmadığından, ortada genel işlem koşullarına aykırılık teşkil edecek bir hususun bulunmadığının kabulü gerekir. Yine, tacirler arasında imzalanan sözleşmede davalıya fuar erteleme yetkisi verildiğinden somut olayda dürüstlük kuralına aykırılıktan da bahsedilemeyecektir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile...'' şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar veren ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına karar vermiştir. İlgili Bam kararında da ifade edildiği üzere, hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (...) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. Maddesinde: " Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak iş bu formda belirtilen düzenleyicinin ... Fuar Merkezinde(kısaca ...) organize ettiği sergi veya fuara (kısaca Fuar) katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra fuara katılmayı reddetse dahi katılımcının maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. Katılımcı fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri Katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda, düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih nedeni değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. Düzenleyici fuardan 3 gün öncesine kadar hiç bir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve Katılımcıyı fuardan çıkarabilir. Düzenleyici fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildiriminden itibaren 30 gün içinde katılımcıya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi fuardan çıkarma veya fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda Katılımcı fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunmak hakkına sahip olmadığını önceden beyan kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere davalı, pandemi nedeniyle fuarı iptal etmemiş ancak ertelemiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı tacir ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasada, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile TBK 136. maddesinin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin ... Esas,... karar sayılı kararı da bu doğrultudadır. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın basiretli bir tacir olarak davalı tarafla akdettiği fuar katılım sözleşmesinin 2. Maddesinde de belirtildiği üzere, " Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak iş bu formda belirtilen düzenleyicinin ... Merkezinde(kısaca...) organize ettiği sergi veya fuara (kısaca Fuar) katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra fuara katılmayı reddetse dahi katılımcının maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. Katılımcı fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri Katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda, düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder...'' şeklindeki hükmü peşinen kabul ettiği, bu durumda taraflar arasında akdedilmiş bulunan sözleşme hükümlerine öncelik tanınacağı, davalı tarafça sözleşmenin ifasının ertelemeli de olsa 10/09/2022-14/09/2022 tarihleri arasında gerçekleştirildiği, davacı tarafça fuar tarihi beklenmeden 01/12/2021 tarihi itibari ile bedelin iadesine yönelik olarak icra takibi başlatıldığı, her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden, ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, zira yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile TBK 136. maddesinin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırıldığı, bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümlerinin gözetileceği ve davacı tarafın sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu ve ödediği bedeli iade talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 696,08 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 35,92 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 40.759,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.16/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2024/766, K. 2026/433, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2024-766-e-2026-433-k-f353690fb55e