İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/794 E. 2026/467 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/794
- Karar No
- 2026/467
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/794 Esas KARAR NO : 2026/467
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ''...Müvekkkili nezdinde 31/05/2023 - 31/05/2024 vade tarihli, ... poliçe numaralı ... Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ...plakalı aracın 10.02.2024 tarihi günü saat 14:45 te seyir halinde iken davalının sorumluluğunda bulunan otoyolda önüne hayvan (köpek) çıkması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasının meydana gelmesinde hayvanların yola girmesi için gerekli önlemlerin alınmaması, tedbir levhalarının bulunmaması, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 13. Maddesi "Karayolu Trafik Güvenliği, Trafik İşaretleri, Yapı ve Tesisler Karayolu trafik güvenliği: Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür. " Karayolları Traifk Yönetmeliği 19. Maddesi "İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; a) Karayolu yapısını, b) Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler." maddesi gereğince davalı ... işletmesi %100 asli, tam kusurlu olup kazanın meydana gelmesinden sorumlu olduğunu, sigortalının aracında meydana gelen maddi hasarın karşılanması için ekspertiz raporu doğrultusunda ...Şirketine 119.231,93.- TL ana para, 23.846,38 TL KDV ödemesi olmak üzere toplamda 143.078,31 TL ödeme yaptığını ayrıca, ... Şirketine hasarın tazmini için 1.750,00.- TL ve 350,00.- TL ödendiğini, yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 1. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile 145.178,23 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, 3465 sayılı kanunun 9. Maddesi "Kamulaştırılmış arsa veya arazi ile üzerinde yapılacak tesislerin mülkiyeti Genel Müdürlüğe aittir ve Devlet malı hükmündedir. Ancak, otoyol ve tesislerin yapımı sırasında ve işletme süresinde her türlü hukuki, cezai ve mali sorumluluk, görevli şirkete aittir. " şeklinde düzenlendiğini ayrıca, Türk Borçlar Kanunun 71. Maddesi tehlike sorumluluğunu düzenlemiş olup "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumlu olacakları, bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edileceği, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılacağının belirtildiğini, otoyol işletmesi tarafından gerekli önlemler alınmamış ve kazanın oluşmasına neden olunduğunu, TBK'nun 49. Maddesi gereğince davalının kaza neticesinde meydana gelen hasar neticesinde ödenen tazminattan sorumlu olduğunu beyanla, davanın kabulü ile davalıların takibe, borca, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptali ile... 1. İcra Dairesi ... E. dosyasının devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin, ilgili mevzuat hükümleri gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, otoyolun işletmesini azami dikkat ve özeni göstererek yürüttüğünü, yol çevresinin dayanıklı ve mukavemetli çitlerle çevrildiğini, otoyol gerek 7 gün 24 saat esası ile çalışan devriye ekipleri gerek kameralar aracılığı ile düzenli olarak izlendiğini, önlemler kapsamında herhangi bir sorun tespit edilmesi halinde ilgili devriye ekiplerince derhal müdahale edildiğini, davacının davalı şirketin kusuruna ilişkin somut açıklamalar yapmadığını, hangi yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirtilmediğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesinde de ispat yükü zarar görenin üzerinde bırakıldığını, kimi durumlarda yükümlülükler tam ve eksiksiz olarak yerine getirilse dahi zararın meydana gelmesi kaçınılmaz olduğunu, dava konusu kazanın meydana geldiği otoyolda hayvanların toprağı kazmak suretiyle çitleri aşarak otoyola çıkmaları, şehir içinden toplanılan başı boş köpeklerin otoyol kenarlarına bırakılmaları gibi durumlarda, ani kazaların meydana gelmesi kaçınılmaz olduğunu, 28.03.2023 tarihinde düzenlenen Kaza Tespit Tutanağının ‘’Kazanın Özeti’’ başlıklı bölümünde “…Sürücülüğünü ...’ün yaptığı,... plakalı araç ile en sol şeritte seyir halinde iken belirtilen mevkiye geldiğinde, önüne çıkan köpeğe aracın ön kısmı ile çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonrasında araçta meydana gelen maddi hasar fotoğraflarda görüldüğü gibidir. Kazadan sonra, ... plakalı araç sürücüsü ...’ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun da belirtilen kusurlardan herhangi birini işlemediği,... İşletmelerinin aynı Kanun ve Yönetmeliğin (Madde 19) "İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; Karayolu yapısını, Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler." kuralını ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.” şeklinde tespitte bulunulduğunu, tutanak düzenlenirken davalı tarafından alınan önlemlerin incelenmediğini, araç sürücüsünün kusuru bulunup bulunmadığına ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığı ve matbu şekilde sürücünün kusursuz olduğu ibaresine yer verildiğini, meydana gelen kazaya ilişkin araç sürücüsünün hızının olaya etkisi, hayvanın sürücünün görüş alanı içinde bulunup bulunmadığı, fren izi bulunup bulunmadığı, sürücünün uymakla yükümlü olduğu kurallara riayet edip etmediği, kazayı engellemek veya zararı azaltmak adına gerekli manevraları yapıp yapmadığı gibi hususların tespit edilmediğini, kusurun eksiksiz ve objektif tespiti, maddi gerçeğin ortaya çıkması açısından büyük önem taşıdığını, talep edilen hasarın fahiş olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmişlerdir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 1.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. ... 1.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ...Sigorta Şirketi, borçlunun ise davalı ... Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça toplam 145.178,31 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere makine mühendisi, sigorta uzmanı ve borçlar hukukunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 02/11/2025 tarihli raporda özetle; Somut olay bakımından yukarıda açıklanan halefiyet şartlarının oluştuğu görülmektedir. Şöyle ki; Davacının sigortalısı ile davalı şirket arasında otoyol kullanım sözleşmesi akdedildiği görülmektedir. 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu'nun 1. maddesinde; "Erişme kontrollü karayolu, özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıt ve araçların giremediği ancak izin verilen motorlu taşıtların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur. Erişme kontrollü karayolu belediye hudutları içinde de olabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesi; otoyol, özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayolu olarak tanımlanmıştır. Otoyol kullanım sözleşmesi kapsamında davalı şirketin, sürücünün güvenli bir karayolu seyahatini sağlamakla yükümlü olduğu mevzuat ile tanımlanmıştır. Dava konusu olayda; kazanın oluşumunda tek etkili olan sebebin otoyola giren köpek olduğu, otoyolda köpek veya taşıt trafiğine etki edebilecek başkaca bir hayvanın bulunmaması gerektiği, otoyolun bakım, onarım, trafik güvenliği hususların sağlanması konusunda davalı şirketin görevli ve sorumluluğunun bulunduğu, Otoyol üzerine başıboş köpeğin ani ve kontrolsüz şekilde çıkmaması için alınan önlemlerin ve yapılan kontrollerin, çalışmaların yetersiz kaldığı değerlendirilerek hizmet kusuru nedeniyle otoyolun yapım, bakım, onarım, işletim, denetim, trafik güvenliğinden sorumlu davalı ...A.Ş.’nin %100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu ve sorumlu olduğu, ...plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’e atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında başkaca etkili faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, davacı ... Sigorta Şirketi’ne kasko poliçesi ile sigortalı, ...’e ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin olay tarihinde marka yetkili servis ortamında, tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilen onarım bedeli için yapılan iskontolu KDV dahil 145.178,31 TL tutarındaki ödemenin yeterli ve uygun olduğu, kusur durumuna göre davalı tarafın tamamından sorumlu olduğu, durdurulmasına karar verilen dava konusu icra takibinin de 145.178,31 TL asıl alacak bedeli üzerinden başlatıldığı ve uygun olduğu, davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek TTK 1472. Maddesi kapsamında dava ve talep hakkı bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın; davacının sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu hasar bedeli ödemesinin rücuu amacıyla, davalı aleyhine ...1.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından ... vade tarihli, ... poliçe numaralı ... Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 10.02.2024 tarihi günü saat 14:45 te seyir halinde iken davalının sorumluluğunda bulunan otoyolda önüne hayvan (köpek) çıkması sonucu trafik kazası meydana geldiği, davacı şirketin, sigortalının aracında meydana gelen maddi hasarın karşılanması için ekspertiz raporu doğrultusunda ...Şirketine 119.231,93.- TL ana para, 23.846,38 TL Kdv ödemesi olmak üzere toplamda 143.078,31 TL ödeme yaptığı, ...Şirketine hasarın tazmini için 1.750,00 TL ve 350,00 TL ödediği, yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 1. İcra Dairesi... E. Sayılı dosyası ile 145.178,23 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır. Uyuşmazlık temelde; halefiyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, meydana gelen hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Dosyamızdan alınan dosya kapsamında uygun, denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; 10.02.2024 tarihi günü saat 14:45 te seyir halinde iken davalının sorumluluğunda bulunan otoyolda önüne hayvan (köpek) çıkması sonucu trafik kazası meydana geldiği, 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu'nun 1. maddesinde; "Erişme kontrollü karayolu, özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıt ve araçların giremediği ancak izin verilen motorlu taşıtların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur. Erişme kontrollü karayolu belediye hudutları içinde de olabilir." şeklinde düzenlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesi; otoyol, özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayolu olarak tanımlandığı, otoyol kullanım sözleşmesi kapsamında davalı şirketin, sürücünün güvenli bir karayolu seyahatini sağlamakla yükümlü olduğu, dava konusu olayda; kazanın oluşumunda tek etkili olan sebebin otoyola giren köpek olduğu, otoyolda köpek veya taşıt trafiğine etki edebilecek başkaca bir hayvanın bulunmaması gerektiği, otoyolun bakım, onarım, trafik güvenliği hususların sağlanması konusunda davalı şirketin görevli ve sorumluluğunun bulunduğu, otoyol üzerine başıboş köpeğin ani ve kontrolsüz şekilde çıkmaması için alınan önlemlerin ve yapılan kontrollerin, çalışmaların yetersiz kaldığı değerlendirilerek hizmet kusuru nedeniyle otoyolun yapım, bakım, onarım, işletim, denetim, trafik güvenliğinden sorumlu davalı ...A.Ş.’nin %100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu ve sorumlu olduğunun tespit edildiği, davacının, sigortalının aracında meydana gelen maddi hasarın karşılanması için ekspertiz raporu doğrultusunda ... Şirketine 119.231,93.- TL ana para, 23.846,38 TL Kdv ödemesi olmak üzere toplamda 143.078,31 TL ödeme yaptığı, yine ... Şirketine hasarın tazmini için 1.750,00 TL ve 350,00 TL ödediği ve toplamda 145.178,23 TL ödeme yaptığı, yapılan ödemelerin itirazın iptali talep edilen icra dosyasında talep edilen tutarla örtüştüğü, dolayısı ile davalı tarafın davacı şirkete takipte talep edilen miktar kadar borçlu olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.917,13 TL harçtan peşin alınan 1.753,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.163,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.753,40 TL peşin/nisbi harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 82,50 TL tebligat+posta+diğer masraflar olmak üzere toplam 17.263,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 23/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır