İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/395 E. 2024/642 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/395
Karar No
2024/642
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... -{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}- T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : KARAR NO:

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : 2- VEKİLİ : DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : {}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- {}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; 18/03/2023 günü ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ile D330 Devlet Yolu kavşağından ... nolu sokak üzerinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, müvekkillerinin desteği olan... doğumlu ...' nin bu kazada hayatını kaybettiğini, müteveffanın 17 yaşında olup meslek lisesi öğrencisi olduğunu, müteveffanın staj eğitimi devam ettiği sırada meydana gelen kazada vefat ettiğini, ailede kimsenin çalışmaması nedeniyle müteveffanın hayat boyu ailesine bakmakla yükümlü olduğunun tartışmasız olduğunu, müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan ...' nın ölümü nedeniyle maddi ve manevi zarar gördüklerini, müteveffanın anne ve babasının 17 yaşında evlatlarını kaybetmeleri nedeniyle hayatı boyu acı yaşayacaklarını, davalı sürücünün kullandığı araç davalı sigorta şirketince sigorta örtüsü altına alındığını, poliçe limitleri dahilinde sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle haklı davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kayıt ve şartıyla davalı sürücü adına kayıtlı araç ile davalı sürücü ve araç sahibi üzerindeki tüm taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine verilecek kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. kişilere devri engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, kabul edilmemesi halinde dava harca esas değerleri olan 610.000,00 TL tutarında teminatsız olarak ihtiyati haciz şerhi konulmasına, destekten yoksun kalan anne ve baba için şimdilik 5.000,00 er TL maddi tazminatın araç sahibinin ve sürücüsü yönünden olay tarihinden itibaren sigorta şirketi yönünden olay tarihindeki sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme müteselsilen davalılardan tahsiline, davacı baba, anne ve kız kardeş için 200.000,00 er TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte işleten ve sürücüden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, davacıların hiçbir geliri olmaması sebebiyle davalarının adli yardımlı olarak açılmasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN MAHKEMEMİZE SUNULAN 11/03/2024 HAVALE TARİHLİ TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; dava dilekçesi ile müvekkilleri ... ve ... için 5.000,00 er TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduklarını, dosyada temin edilen bilirkişi raporu ile müvekkillerinin davalılardan talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 1.200.000,00 TL olduğunun kanaatine varıldığını, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatını 1.190.000,00 TL artırarak müvekkilleri ... ve ... için toplamda 1.200.000,00 TL nin kaza tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi yönünden sigorta klozları ile sınırlı kalmak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. {}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVALI SİGORTA VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davayı kabul anlamına gelmemek üzere davanın sigorta şirketinin adresinden hareketle İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetkisiz mahkemede açılan davanın yetkisizlik nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, öncelikle araç sürücüsünün kusurunun tespitinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün işbu dava konusu kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün tüm dikkat ve tedbirine rağmen kazanın gerçekleştiğini, kazaya ilişkin tanzim edilen kaza tespit tutanağında atfedilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, trafik sigortası genel şartları gereğince hesaplanacak tazminat yönteminde %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, yıllar boyunca elde edilecek iratların toplamı ile tek ödeme karşılığı hesaplanana peşin değerin birbirine eşit olması ve bununla birlikte hak sahibine yapılan tek ödemenin tarafa gelecekte getireceği muhtemel getirileri ile birlikte düşünüldüğünde sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, bu nedenle reel iskontonun sıfırdan büyük bir değer alınmasının aktüryal açıdan gerçekçi olacağını, teknik faizin hesaplamalarda kullanılmasına ilişkin hususun alıntılanan kanun maddesi ile yasalaştığından prograsif rant yönteminin kabulünün mümkün olmadığını, trafik kazası sonucu hak edildiği iddia edilen tazminatın ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacının araç içerisinde herhangi bir ücret karşılığı olmaksızın seyahat ettiğini, araç sürücüsü ile müteveffa arasında akrabalık bağının da bulunmadığını, hatır taşımasının söz konusu olduğundan belli ölçüde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca zarar gören bilerek kusura dahil oluyor ve meydana gelen zararın artışına sebep oluyorsa müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına poliçe teminatı limitleri ile sınırlı olduğunu, başvurana ait nüfus kayıt örneğinin temini ile hala hayatta olup olmadığının teyidi gerektiğini, sunulan nüfus kayıt örneğinin yetersiz olup müteveffanın kaza tarihinde çocuklarının bulunup bulunmadığı veya başkaca desteğinin olup olmadığının tespiti gerektiğini, davaya konu kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespitinin gerektiğinden bahisle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI ... VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; olaya ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu ve itibar edilmemesi gerektiğini, iddia edilen vakıaların somut delille ispattan yoksun olduğunu, davacı taraf iddia ettiği hususları ispatlamak zorunda olduğunu, bu nedenle davacının iddialarının ve davanın reddedilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin iyiniyetli olarak vefat edeni aracına alarak gideceği yere kadar götürdüğü sırada kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kötü niyeti veya kazanın oluşumunu istemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müteveffa müvekkilinin aracına kendi rızası ile bindiğini, müteveffanın kazanın oluşumunda müvekkili ile eşdeğer kusurlu olduğunu, bu nedenle tazminatın kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığından bahisle davacının soyut iddialarının ve taleplerinin reddine, tazminatın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi destek ve manevi zararların tazminine yönelik maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkememizce; taraf vekillerinin bildirdikleri deliller toplanmış, trafik kazası tespit tutanağı örneği, trafik sigortası poliçesi örneği, tarafların aile nüfus kayıtları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hakkında zabıtaca düzenlenmiş tutanaklar, kazaya karışan taşıtın trafik sicil kayıtları, taraf vekillerinin verdikleri dilekçeler, ... (Konya) . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası örneği, kurum ve kuruluşlardan gelen cevabi yazı ve ekleri, davacılar vekilince sunulan talep artırım dilekçesi ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. ... (Konya) . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yer alan dosyanın incelenmesinde; Davalımız ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dava açıldığı, davanın derdest olup halen devam ettiği, dosya içerisinde bulunan ve soruşturma dosyasında temin edilen raporda sürücü ...' in kazanın meydana gelmesinde KTK nun 52/1-b maddesini ihlal ettiği, yolcuların ise emniyet kemerlerini takmadıklarının belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce temin edilen 06/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...' in KTK nun 52/1-b kuralını ihlal etmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, kazada başkaca yolcu yada herhangi bir kimsenin kusurunun olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Aktürya bilirkişisinden temin edilen bilirkişi raporunun incelenmesinde; "P.M.F. Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamada; Sigorta poliçesi limiti dahilinde davacı ... ...' nin; 615.424,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... ... için 584.575,37 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL, poliçe limiti dışında kalan davacı ... ...' nin; 163.248,03 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... ... için 155.064,94 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 318.312,97 TL olduğu, TRH2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamada ise; Sigorta poliçesi limiti dahilinde davacı ... ...' nin; 548.726,43 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... ... için 651.273,57 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL, poliçe limiti dışında kalan davacı ... ...' nin; 328.072,23 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... ... için 389.383,04 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 717.455,27 TL olduğu," şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. {}HUKUKİ DELİLLER{} HMK nun haksız fiilden doğan davalarda yetki başlıklı 16. maddesi; " (1)Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmünü amirdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun indirilmesi başlıklı 52. maddesi; “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükmünü amirdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ölüm başlıklı 53. maddesi; “Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” hükmünü amirdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun belirlenmesi başlıklı 55. maddesi; “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.” hükmünü amirdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun manevi tazminat başlıklı 56. maddesi; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmünü amirdir. {}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{} Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacılar vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada 18/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sevk idaresinde bulunan ... plakalı aracın tek taraflı karıştığı kazada araç içerisinde bulunan davacı ... ve ...' in oğlu, diğer davacı ...' in kardeşi olan ...' nin ölümüne neden olmasından dolayı, davalılardan destekten yoksun kalma (maddi) tazminat ve davalı ...'ten manevi tazminat talep edilmiş olup, davalı sigorta şirketi vekilince öncelikli olarak yetki itirazında bulunulmuştur. Davalı Koru Sigorta şirketi vekilince yetkisizlik itirazında bulunulmuş ise de; trafik kazası Konya ili sınırları içerisinde gerçekleşmiş olduğundan HMK 16. maddesi nazara alınarak bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Esastan yapılan değerlendirmede; Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; 18/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı karaştığı kaza nedeniyle sürücünün %100 asli derecede kusurlu olduğu, müteveffanın kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte; davalı ..."e ait aracının kanunen yasak olan bagajında yolculuk yapmayı kabul etmekle müterafik kusuru olduğu , ayrıca sürücü ...' in müteveffayı aracına hatır taşıması sebebiyle aldığı kanaatine varıldığından hükmedilen maddi tazminattan TBK 52. Maddesi gereğince müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar Yargıtay . Hukuk Dairesinin güncel içtihatları ve Konya BAM . Hukuk Dairesinin güncel kararları nazara alınarak aktüerya bilirkişisinden PMF 1931 yaşam tablosu/prograsif rant yöntemi ve TRH 2010 yaşam tablosu/prograsif rant yöntemlerine göre alternatifli rapor alınmış ise de; trafik kazalarında bakiye ömür süresinin tespitinde kullanılan "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla hazırlanmış ülkemize özgü güncel verileri içerdiğinden mahkememizce hükme esas alınmış ve davacı vekilinin talep artırım dilekçeleri de nazara alınarak davacılar ... ... ve ... ...' nin davalılar yönünden açtığı destekten yoksun kalma tazminat davasının kısmen kabulü ile; ... için 548.726,43 TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 müterafik kusur ve %20 hatır taşıması indirimi yapılarak 351.184,91 TL, ... için 651.273,57 TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 müterafik kusur ve %20 hatır taşıması indirimi yapılarak 416.815,08 TL olmak üzere toplam 767.999,99 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak kayıt ve şartıyla davalılardan tahsiline (Mahkeme hakimi ... muhalefetiyle) oy çokluğu ile karar vermek gerekmiştir. TBK'nın 56/2 maddesinde; hakimin ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir hükmü mevcut olup; tüm dosya kapsamı ile davacılardan ... ve ...'in oğlu, diğer davacı ...'in kardeşinin ölümü nedeniyle davacıların elem ve üzüntü duyup manevi olarak yıprandıkları kanaatine varıldığından, bu manevi yıkımın bir nebze olsun giderilmesi amacıyla somut olayın özellikleri, tarafların mali durumu, kusur oranları, paranın satın alma gücü gibi kriterler nazara alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile, davacı ... ... yönünden 200.000,00 TL, davacı ... ... yönünden 200.000,00 TL ve diğer davacı ... ... yönünden 200.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine dair (Mahkeme hakimi Sabri TEKŞAN'ın muhalefetiyle) oy çokluğu ile karar verilerek aşağıdaki hükmün kurulmuştur. -{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-DAVACILARIN MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİ DE NAZARA ALINARAK KISMEN KABULÜ İLE; Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak kayıt ve şartıyla; -Davacı ... ... yönünden hükmedilen 548.726,43 TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 müterafik kusur ve %20 hatır taşıması indirimi yapılarak hesaplanan 351.184,91 TL, -Davacı ... ... yönünden hükmedilen 651.273,57 TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 müterafik kusur ve %20 hatır taşıması indirimi yapılarak hesaplanan 416.815,08 TL olmak üzere toplam 767.999,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi 18/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı davacılara verilmesine. 2-Davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile; Davacı ... ... yönünden 200.000,00 TL Davacı ... yönünden 200.000,00 TL Davacı ... ... yönünden 200.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/03/2023 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ...'ten tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine. 3-Alınması gereken 93.448,08 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin ve sonradan alınan 6.147,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 87.300,18 TL harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına. 4-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince müterafik indirim nedeniyle davanın kısmen kabul çıkması da nazara alınarak DAVALI SİGORTA ŞİRKETİNDEN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına. 5-Yargılama giderinden ayrı olarak davacıların peşinen ve sonradan karşıladığı 6.147,90 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine. 6-Davacıların yaptığı 3.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri ve 344,00 TL taraf davetiye gideri olmak üzere toplam 3.344,00 TL yargılama giderinin müterafik indirim ve hatır taşıması indirimi nedeniyle davanın kısmen kabul çıktığı nazara alınarak davalılardan alınarak davacıya verilmesine. 7-Davalıların yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına. 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1. maddesi gereğince kabul edilen destekten yoksun kalma tazminatı nedeniyle hesaplanan; a-56.189,59 TL davacı ... ...'ye, B-66.522.26 TL davacı ... ...'ye, verilmek üzere takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, 9-Müterafik indirim ve hatır taşıması indirimi nedeniyle davanın kısmen kabul çıktığı nazara alınarak reddedilen destekten yoksun kalma tazminatı nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına. 10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1. ve 13/1. maddeleri gereğince kabul edilen manevi tazminat nedeniyle; a-32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' ten alınarak davacı ... ...'ye verilmesine. b-32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' ten alınarak davacı ... ...'ye verilmesine. c-32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' ten alınarak davacı ... ...'ye verilmesine. 11-İşbu hükümden sonra gerekli olan 30,00 TL karar tebliğ giderinin müterafik indirim ve hatır taşıması indirimi nedeniyle davanın kısmen kabul çıktığı nazara alınarak davacılar tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davalılardan alınarak davacıya verilmesine. 12-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine. Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda maddi tazminat yönünden hakim ... muhalefetiyle oy çokluğu ile manevi tazminat yönünden hakim muhalefetiyle oy çokluğu verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı mazereti kabul edilen davalı ... vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024

Başkan Üye Üye Katip

MUHALEFET ŞERHİ: Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Konya BAM . Hukuk Dairesinin kararları nazara alınarak PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun maddi tazminat davasına ilişkin kararına muhalefet ediyorum. ... Üye Hakim-... ¸e-imzalıdır

MUHALEFET ŞERHİ: Dosyada toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'in mütevaffayı taşıması hususunda hatır taşımacılığı yapması ve davalının bu eylemi ile kaza öncesindeki iyi niyeti birlikte nazara alınarak manevi tazminat hususunda ve davalının gelirine göre daha makul olacak düzeyde davacı ... için 120.000,00 TL davalı ... için 120.000,00 TL davacı ... için 70.000,00 TL manevi tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun değerli görüşüne katılmıyorum. ... Üye Hakim-... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/395, K. 2024/642, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-395-e-2024-642-k-4825b88fff90