İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/367 E. 2026/8 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/367
- Karar No
- 2026/8
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/367 Esas KARAR NO : 2026/8
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/06/2023 KARAR TARİHİ : 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı 18/02/2023 tarihinde ... plaka sayılı motoksikleti ile ... Mahallesi, ... alanı istikametine doğru seyir halinde iken ... Piknik alanı girişine yaklaşık 100-200 metre kala bir anda davalı ... ... plaka sayılı aracı ile aniden, tam kusurlu olarak çıkması üzerine her iki araç kafa kafaya çarpışmış olup kaza neticesinde davacı motorsikletinden yere savrulduğunu ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, olay sebebiyle davacının ... ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, davacının kendisine ait şeritte hız kurallarına uyarak seyir halinde iken davalı ... tarafından trafik kuralları hiçe sayılarak ve tam kusurlu olarak davacının ağır yaralanmasına ve maddi -manevi zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davacının olay sebebiyle ... ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, olay sebebiyle ameliyat olduğunu ve sonucunda her iki koluna platin takıldığını, olay sebebi ile davacının işine gidemediğini, rutin kontrolleri için cebinden para ödemek sureti ile düzenli olarak hastaneye gidip geldiğini, davacının kaza sebebiyle vücut fonksiyonlarını tam kullanamadığı için manen yıprandığını, davacıya ait ... plaka sayılı motorsiklet büyük hasar gördüğünü ve günümüz piyasa koşulları da nazara alındığında değer kaybına uğradığını, maddi ve manevi olarak davacının zarar görmesine rağmen meselenin halli için arabuluculuk süreci işletilmiş ancak sorumlu sigorta şirketi tarafından zararın karşılanmadığını, kazaya sebebiyet veren davalı ...'nun sevk ve idaresi altındaki ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ... poliçe nolu, 340017 sigorta acente numaralı trafik (ZMMS) sigortası ... tarafından yapıldığını, davacının maruz kaldığı bedensel iş gücü kaybı, hastane masrafları, aracının değer kaybı ve olayın etkisi ile yaşamış olduğu maddi ve manevi zararların davalı sigorta şirketi tarafından hiçbirinin karşılanmadığını, davacının yaşamış olduğu kaza ve geçirdiği ameliyatlar neticesinde kollarını kullanamadığını ve başkalarının yardımıyla işlerini görebilecek hale geldiğini, ayrıca ekonomik geleceği ciddi anlamda kayba uğradığını, yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bu kaybın sigorta poliçelerinde teminat altına alınan tutarları dahi aşan bir tazminatı ortaya çıkaracağının, davacının İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde silahlı güvenlik olarak çalışmakta olduğunu ve yaşamış olduğu kaza sebebiyle her iki koluna platin takılması sebebiyle mesleğini gereği gibi ifa edemeyeceğini, davacının iş gücü kaybına bağlı maddi tazminat oranının Mahkemece araştırılması neticesinde çok yüksek çıkacağının, maddi tazminatın haricinde, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri söz konusu olduğunu, SGK tarafından karşılanmayan sağlık giderlerinin sigorta poliçesinde belirlenen tedaviye ilişkin teminat kapsamında kaldığı ve davalı tarafından karşılanması gerektiği hususunda tereddütte bulunmadığını, davacının tedavisinin devam ediyor oluşu, hastanede görmüş olduğu süre içerisinde işine gidememesi ve söz konusu maddi bedelin tam olarak belirlenmemiş olup mahkemenizce 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca toplanacak delillere ve tazminat hukuku alanında uzmanlığı bilinen hesap bilirkişisinden alınacak rapora göre maddi tazminat tutarı belirlenerek, davacı lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL geçici işgöremezlik, 5.000 TL beden gücü kaybı zararı, 5.000 TL tedavi ve bakım giderleri olmak üzere toplam 15.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve maddi tazminat bedeli sayın Mahkemece tespit edildikten sonra eksik kalan tutar yönünden harcın yatırılmak üzere tarafımıza süre verilmesini, davacının sevk ve idaresi altındaki ... plaka sayılı araç olay sebebiyle değer kaybına ve araç kaza sebebiyle hasar kaybına uğradığını ve değer kaybı bedelinin ve araç hasar bedelinin Mahkemenizce tam tespiti yapılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve ileride belirlenecek tutara göre kalan bedel yönünden harcın yatırılmak üzere davacıya süre verilmesini ile şimdilik araç değer kaybı bedeli 10.000 TL, araç hasar onarım bedeli 10.000 TL olmak üzere 20.000 TL'nin kaza tarihi itibariyle en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini davacının olay sebebiyle hastaneye kaldırıldığını ve her iki koluna platin takıldığını, düzenli olarak hastaneye gitmek zorunda kaldığını, mesleğinin silahlı güvenlik olması ve kollarının platinli olması durumları sebebiyle manen yıprandığını söz konusu mağduriyetin bir nebze olsun davacının teskin etmesi adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ileride belirlenen tutara göre kalan bedel yönünden harcın yatırılmak üzere tarafımıza süre verilmesi ile şimdilik 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı araç davalı şirket tarafından 19/02/2022-2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davacının davalı şirketten talep etmiş olduğu manevi tazminat talebi yönünden davanın, sigortalıya ait ve manevi tazminat teminatını kapsar bir imm poliçesi bulunmaması sebebiyle reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin Sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesinin gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket, ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabilineceğini, bunun için öncelikle kazada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, ancak her halükarda davacının müterafik kusurunun ve hatır taşımasının dikkate alınmasını davacının toplam zararından hatır ve müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra dava öncesi ödemeyle karşılaştırma yapılmasını talep ettiğini, aracın, kaza tarihi itibariyle kilolmetresinin yüksek olduğunu, üstelik aynı aracın daha önce kazası bulunup bulunmadığı dikkate alındığını, aracın, daha önce başka kazasının bulunduğu durumda; araç hasarsızlık vasfını dava konusu kazadan önce kaybetmiş olacağını, değer kaybı iddialarının kabulü mümkün olmayacağını, dava konusu olayın iş kazası olup olmadığının tespiti ile, sosyal güvenlik kurumundan davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin sorulmasını talep ettiğini, ayrıca ilk peşin sermaye değerinin yarısı, üçüncü kişiler yönünden rücuya tabi olduğunu, fakat işveren ve işverenin sigorta şirketi açısından tümü rücuya tabi olduğunu, dolayısıyla 5510 sayılı kanun 21. maddeye göre, peşin sermaye değerinin TBK md.55 kapsamında tazminattan indirilmesinin gerektiğini, dava konusu olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerektiğini, ceza dosyası ve varsa Kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın bu konuda uzman öğretim görevlilerinden oluşacak bir bilirkişi heyetine; yahut Adli Tıp Kurum Trafik İhtisas Kurulu’na sevk edilmesini talep ettiğini, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumu hakkında rapor alınmasını talep ettiğini, davacının sosyal ve ekonomik durumlarının ve hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduğunun sayın mahkemenizce tespit edilmesinin gerektiğini, davacı yan tarafından huzurdaki dava öncesinde başvuru yapılmadığından faiz taleplerinin de reddinin gerektiğini, dava öncesi başvuru yapılmadığından KTK md.97 gereği dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, kusur oranı ile davacının müterafik kusurunun tespitine, ayrıca müterafik kusur ve varsa hatır taşıması nedeniyle uygun oranda indirim yapılmasını, yalnız kaza ile illiyeti bulunan fiziki ve sürekli maluliyet oranının tespiti için kazazede Adli Tıp'a sevkedilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi nezdinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, maluliyet kesinleşmediğinden, faiz taleplerinin reddini sigortalı araç hususi olduğundan ticari faiz taleplerinin reddini, davacının SGK Hizmet dökümünün celbini resmi kayıtların aksinin ancak menfi tespit davasıyla iddia edilebileceği gözetildiğinde davacı yana hizmet tespiti davası açmak üzere süre verilmesinei aksi halde hesaplamada iddia edilen gelir yerine SGK Hizmet dökümünün bulunmuyor ise asgari ücretin dikkate alınmasını SGK tarafından bağlanacak iş kazası gelirinin 5510 s.k. md.21 gereği rücuya tabi olduğu gözetilerek TBK md.55 gereği peşin sermaye değerinin tümünün tazminattan indirilmesini aktüerya hesabı yapılırken belirtilen hususların dikkate alınarak hesap yapılmak üzere Aktüer Siciline kayıtlı aktüerya uzmanına hesap yaptırılmasını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Arabuluculuk tutanağı, Sgk kayıtları, Hastane kayıtları, İfade tutanağı, Kaza tespit tutanağı, İstanbul CBS 2023/... soruşturma sayılı dosyası, Poliçe, Adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine ait adli tıp raporu, Adli tıp kurumu 2. İhtisas dairesine ait adli tıp raporu, Bilirkişi raporu, Bilirkişi ek raporu, Islah dilekçesi ve tüm dosya kapsamı. Adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporuna göre; Davalı ...’nun %100 oranında kusurlu, davacı ...’nın kusursuz olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır. Adli tıp kurumu ikinci ihtisas dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporuna göre; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 18/12/1985 doğumlu, ...’nın 18/02/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6, Şekil 2.7’ye göre sağ el bileği engel oranı %1, sol el bileği engel oranı %1 olup balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (YÜZDEİKİ) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (BİR) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun adli tıbbi bir konu olmadığı ve Kurumumuz görev kapsamına girmediğinin görüş ve kanaatine varılmıştır. Aktüerya alanında uzman bilirkişi ... ve adli tıp uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 'nin2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılıve benzerkararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosukullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacının hesaplamalar esas alınan gelir durumuna dair açıklamanın iş bu raporun 9. Sayfasında sayın Mahkemenin takdirine sunduğu, dava dışı sgk tarafından davacıya 26.952,64 TL geçici iş göremezlik, ödemesi yapıldığı tespit edilmiş olup, yapılan ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi olan kısmının davacının hesaplanan geçici iş göremezlik zararlarından tenzil edildiği, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere örnek teşkil etmesi açısından pasif dönem hesabında vergi istisnası dahil asgari ücret ve vergi istisnası hariç asgari ücret dikkate alınarak alternatifi hesaplama yapıldığı, davacının tedavilerinin şişli hamidiye etfal eğitim ve araştırma hastanesinde takip ve tedavilerinin yapıldığı ve bu kapsamda oluşan tedavi giderlerinin sgk tarafından karşılandığı, davacı Behlül Karanın hesaplanan bakiye geçici iş göremezlik zararının 48.427,61 TL geçici bakıcı gideri zararının 10.008,00-TL, sgk sorumluluğu dışında kalan ve belgelendirilmeyen (ulaşım özel diyet pansuman hastane muayene farkı gibi vb.) paramedikal tedavi giderlerinin toplam 15.000,00-TL olduğu, giderleri zararlarının karşılanacağı zmms kişi başı tedavi ve sağlık giderlerinin teminatın limitinin 1.200.000,00-TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan toplam zararın olmadığı, davacı Behlül Karanın hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının, pasif dönemde eski adıyla agiye karşılık gelen ve istisnası hariç asgari ücrete göre 355.764,69 TL olduğu, yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari sürekli iş göremezlik zararının karşılanacağı, zmms kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı limitinin 1.200.000,00-TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararın olmadığının görüş ve kanaatine varılmıştır. Aktüerya alanında uzman bilirkişi ... ve adli tıp uzmanı bilirkişi Ahmet Naziroğlu tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporuna göre; T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 'nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresit Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Davacının hesaplamalara esas alınan gelir durumuna dair açıklamanın iş bu raporun 9. Sayfasında Sayın Mahkeme 'nin takdirine sunulduğu, Dava dışı SGK tarafından davacıya 26.952,64 TL Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı tespit edilmiş olup, yapılan ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi olan kısmının davacının hesaplanan Geçi İş Göremezlik zararlarından tenzil edildiği, Takdir Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere örnek teşkil etmesi açısından; Pasif Dönem hesabında Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücret ve Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücret dikkate alınarak alternatifli hesaplama yapıldığı, davacının tedavilerinin Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde takip ve tedavilerinin vapıldığı ve bu kapsamda olusan tedavi piderlerinin SGK tarafından karşılandığı, davacı Behlül Karanın hesaplanan bakiye geçici iş göremezlik zararının 28.486,96-TL geçici bakıcı gideri Gideri zararının 10.008,00 TL, SGK sorumluluğu dışında kalan ve belgelendirilemeyen (ulaşım, özel diyet, pansuman, hastane muayene farkı gibi vb.) paramedikal tedavi giderlerinin toplam 15.000,00 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Geçici Bakıcı Gideri, Geçici İş Göremezlik ve Tedavi Giderleri zararlarının karşılanacağı ZMMS Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan toplam zararının olmadığı, davacı ... 'nun hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının, Pasif Dönemde eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete Göre 374.472,18 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı 1.200.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini asan zararının olmadığı, Pasif Dönemde eski adıvla AGİ 've karşılık gelen Vergi İstisnası Asgari Ücrete Göre TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığının görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde 5.000 TL olarak talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik yönündeki taleplerini 23.486,96 TL arttırarak 28.486,96 TL'ye ıslah ettiklerini, Dava dilekçesinde 5.000 TL olarak talep ettiği sürekli iş göremezlik yönündeki talebini 381.936,61 TL arttırarak 386.936,61 TL'ye ıslah ettiğini, dava dilekçesinde 5.000 TL olarak talep ettiği tedavi ve bakıcı giderlerinden (3.000 TL tedavi ve 2.000 TL bakıcı gideri) 3.000 TL tedavi gideri talebini 12.000 TL arttırarak 15.000 TL'ye ve 2.000 TL talep ettiğini bakıcı gideri talebini 8.008 TL arttırarak 10.008 TL'ye ıslah ettiğini, ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde toplam 15.000 TL olarak belirtilen ( 5.000 TL geçici iş göremezlik, 5.000 TL sürekli iş göremezlik,3000 TL tedavi gideri ve 2.000 TL bakıcı gideri olmak üzere) maddi tazminat talebine ilişkin bilirkişi ek raporu doğrultusunda toplam 440.431,57 TL'ye ıslah edildiğini, ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan trafik kazası neticesinde uğranılan geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderleri iddiasına dayalı tazminat isteminden ibarettir. Davacı taraf ; 18/02/2023 tarihinde ... plaka sayılı motoksikleti ile ... Mahallesi, ... alanı istikametine doğru seyir halinde iken ... Piknik alanı girişine yaklaşık 100-200 metre kala bir anda davalı ... ... plaka sayılı aracı ile aniden, önüne çıkması nedeniyle çarptığını ve müvekkilinin kaza nedeniyle yaralandığından bahisle davalı araç maliki ile davalı ZMM sigortacısına maddi -manevi tazminat davası açmıştır . Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Diğer Davalı ... şirketi ; zamanaşımı , hatır taşıması ve mütürafik kusur indirimi savunmalarında bulunmuş , tedavi gideri ve geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını savunmuştur . Kazaya ilişkin davacının müterafik kusuruna ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik savunmaya ştşbar edilmemiştir. Davacı taraf olay günü kendi kullandığı araç ile kaza geçirmiş olduğundan hatır taşıması söz konusu değildir. Davacı taraf dava dilekçesinde tedavi ve bakıcı giderini kalemleştirmeksizin birlikte talep etmişse de bedel arttırık dilekçesinde ayrı ayrı talepte bulunmuş olup bu eksiklik giderilerek HMK 119/1-g maddesine uygun olarak talepte bulunduğuna kanaat getirilmiştir. Eldeki davada davalılardan Türk sigorta zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketidir. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmektedir. Bu durumda dava TTK'da düzelenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından açılan dava TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşılmıştır . (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2017 gün ve 2014/19001E. - 2017/3223K. sayılı; 30/03/2017 gün ve 2015/5763E. - 2017/3414K. sayılı; yine 21/03/2017 gün 2014/20096 E. - 2017/3049K. sayılı kararları). KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 18.02.2023 tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Zamanaşımına yönelik davalı sigorta savunmasına itibar edilmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapıldığından davalı itirazlarına itibar edilmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). Mahkemizce SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta peşin sermaye değerli ödeme yapıldığı belirtilmediğinden ve geçici ödemenin de hesaplamada dikkate alındığı görüldüğünden bu yönüyle de raporun olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Somut uyuşmazlıkta, davalı Kadir 'in sürücü diğer davalının ZMM sigortası olduğu olayda maddi tazminat yönünden müteselsil sorumluluğu bulunmakta olduğundan pasif husumetleri bulunmaktadır. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumluğunun sona erdiğine ilişkin savunması yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Bu minvalde davacıya ait 07.08.204 tarihli maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve hükme esas alınmıştır Davacı taraf yargılama devam ederken davalı sigorta şirketine 11.01.2024 tarihinde maddi tazminatlar yönünden başvuru yapmış olup dava tarihinde 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı Sigorta Şirketine başvuru yapmadığı , KTK 97. Maddedeki dava şartının tamamlanabilir dava şartı olduğu ve yargılama sırasında eksikliğin giderildiği davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmasa da davalı ZMM'nin dava tarihi itibariyle temerrüte düştüğü mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm oluş ve dosya kapsamına göre: 18.02.2023 günü saat 21:15 sıralarında davalı sürücü ...'nun sev ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... Yolu Caddesi üzerinde seyir halindeyken önündeki aracı geçmek için karşı yön bölümünü kullandığı sırada, karşı yönden gelen davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu davacının yaralandığı, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının ise kusuru bulunmadığı, kaza neticesinde meydana gelen davacı maluliyetinin %2 olup 4 ay iyileşme sürecinin olduğu ve 1 ay bakıcıya ihtiyaç duyduğu kazada kusurlu olan ... plakalı aracın ZMMS ploliçesinin davalı ... Şirketi tarafından düzenlenmiş olduğu, aldırılan raporlar ve tüm dosya kapsamı itibariyle 28.486,96 TL geçici iş göremezlik, 386.936,61 TL sürekli iş göremezlik, 15.000 TL tedavi gideri ve 10.008 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 440.431,57 TL tazminatın; davalı ... açısından olay tarihi olan 18.02.2023 tarihinden, davalı ... A.Ş. açısından dava tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı Sigorta yönünden 1.200.000,00 TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olacak şekilde) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Talep edilen faiz türü yönünden; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/3827 E., 2015/10179 Karar sayılı ilamı doğrultusunda dava konusu sigortalanan ... plaka sayılı aracın ticari araç olması sebebiyle istemin yerinde olduğu kanaatine varılarak avans faizine hükmedilmiştir. Manevi tazminat yönünden ise, TBK'nın 56/1 maddesinde, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü bulunmaktadır. Manevi tazminata hükmedilmesi için kusur şart değilse de manevi tazminat miktarının tespitinde kusur göz önünde tutulur. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; zarar ve eylem arasında illiyet bağının bulunduğu tespit edildiğinden hakkaniyet gereği manevi tazminat verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiş, davalı ... plakalı aracın tam kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle nitelikli yaralandığı anlaşılmakla, aracın sürücüsünden tahsil edilmek üzere, manevi tazminat talebinin 50.000 TL olarak kabulüne , davalı sigorta şirketi yönünden poliçede hüküm bulunmaması nedeniyle bu davalı yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminata ilişkin davanın KABULÜ ile; 28.486,96 TL geçici iş göremezlik, 386.936,61 TL sürekli iş göremezlik, 15.000 TL tedavi gideri ve 10.008 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 440.431,57 TL tazminatın; davalı ... açısından olay tarihi olan 18.02.2023 tarihinden, davalı ... A.Ş. açısından dava tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı Sigorta yönünden 1.200.000,00 TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olacak şekilde) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Manevi tazminata ilişkin davanın KABULÜ ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 18.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davalı sigorta şirketine yönelik açılmış olan manevi tazminatın poliçede manevi tazminatı kloz olmaması nedeniyle reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken maddi tazminat davası yönünden 30.085,88 TL, manevi tazminat davası yönünden 3.415,50 TL olmak üzere toplam 33.501,38-TL karar ve ilam harcından daha önceden ödenen alınan 7.555,63-TL karar ve ilam harcından düşüldükten sonra eksik kalan 25.945,75-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat davasında yönünden hesaplanan 70.469,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat davası yönünden hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı Kadir Yumurtacıoğlundan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 290,32-TL peşin harç ve 7.265,31-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.735,53-TL harcın davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 1.686,50-TL posta giderinden ibaret toplam 11.686,50-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine, 10-Davalı ... Şirketi aleyhine açılan manevi tazminatın red edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat davası yönünden hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı davalı ... Şrketi vekilinin yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/02/2026
Katip ... e-imza*
Hakim ... e-imza*