İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/389 E. 2026/150 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/389
- Karar No
- 2026/150
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2023/ KARAR NO :2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/09/2020 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 21/01/2017 tarihinde ...'e plakası ve cinsi tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucunda yaralandığını, kaza ve zarara yol açan aracın tespit edilememesi veya zorunlu sigortası yaptırılmaksızın trafiğe çıkarılması veyahut da aracın zorunlu sigortasını yapan sigortacının iflas etmesi gibi durumlarda ..., zarar görenlerin bedensel zararları (ölüm ve yaralanma) için sorumluluğu doğduğunu, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile ve HMK 107. madde de düzenlenen belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere; 10.000 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 14.09.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 60.398,35 TL’ye artırmıştır. CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafın iddia ve taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyetine dayanak olarak gösterdiği 24.10.2019 tarihli ... Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu raporuna göre davacının %36 oranında engelinin mevcut olduğunu, yine rapora göre bu engeli meydana getiren iki unsur bulunmakta olup ilki obezite ikincisi ise hafif derece solunum bozukluğu olduğunu, hal böyle iken obezite ve hafif solunum bozukluğu raharsızlıklarının iddia ohunan trafik kazası sebebiyle meydana geldiklerinden söz etmenin mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği trafik kazası ile ortaya çıkan rahatsızlıklar arasında hiçbir nedensellik bağı bulunmadığını, bahse konu kazanın 21.01.2017 tarihinde gerçekleştiğini ancak engelli raporunun 24.10.2019 tarihinde düzenlendiğini, aradan geçen 2 sene 9 ay zarfında davacının hangi tedavileri gördüğü, hangi rahatsızlıkları geçirdiği ve tespit olunan rahatsızlıklara sebep olacak eylemlerde bulunup bulunmadığı hususları tamamen belirsiz olduğunu, davacının maluliyete dayanak teşkil eden rahatsızlıkları ile trafik kazası arasında bir illiyet bağının bulunmaması sebebiyle 29/01/2020 tarihli yazısıyla davacının tazminat talebini reddettiğini, öte yandan davacı tarafın da beyan ettiği gibi söz konusu trafik kazası hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/ Soruşturma nolu ceza soruşturması devam etmekte olduğunu, kazaya neden olan aracın tespit edilmesi ve keza bu aracın zorunlu trafik sigortasının var olması ihtimalinin kesin olarak ortadan kalkmadığını, dolayısıyla bu hali ile müvekkil kurumun tazminat ödeme yükümlülüğünün mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin 15.11.2021 tarih ve 2020/ E-2021/ K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne 60.398,35 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından ... başvurusunda bulunulmuş ve ... BAM 13 HD’nin 02.03.2023 tarih ve 2022/ E-2023/ K. sayılı kararıyla; “…davacının 2918 sayılı KTK 68 maddesine aykırı hareket ederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olup, firari sürücünün de tali kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği, kazanın oluşumunda davacının, bilirkişi raporunda belirtilenin aksine daha yüksek oranda kusurunun bulunduğu (%75 oranında) anlaşılmakla,.. ATK 3 İhtisas Kurulu veya Üniversite Hastaneleri Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında, davacının maluliyeti bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile davacının maluliyetine neden olan arazların meydana kazayla arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmalıdır… davacının gelir durumuna ilişkin yeterince araştırma yapılmamış, bilirkişi raporunda davacının geliri asgari ücretin 2,01124 katına düzeyinde olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış olup, raporun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur. Davacının kaza tarihi itibarıyla sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılması, bordrolu çalışan olması halinde de kaza tarihinden geriye doğru 3 aylık maaş bordroları celbedilmeli, asgari ücreti üzerinde gelir elde edildiğinin ispatlanamaması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmalı ve ... tarafından geçici iş görmezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı da araştırılmalıdır…davacı vekilinin 05/08/2019 tarihli dilekçesinin davalıya ulaşma tarihi araştırılarak temerrüt tarihi belirlenmelidir…” denilerek mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; 21.01.2017 tarihinde saat 17.50 sıralarında ..., İsaören mahallesinde davacıya yaya olarak yolda ilerlerken plakası ve cinsi tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucunda yaralandığı, ... ilamında belirtildiği üzere davacı yayanın %75, araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu dosya kapsamından sabittir. Maluliyet konusunda dosya içinde bulunan ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 1.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan ... ... Sağlık Uygulama Merkezi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından 13.11.2025 tarih ve ... sayılı raporuna göre, davacının maluliyet oranının %3 olduğu, iş görmezlik süresinin 4 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş olup yönetmeliğe uygun gerekçeli ve denetime elverişli rapordaki maluliyet oranı kabul edilmiştir. Yine ... kararı doğrultusunda, davacının olay tarihindeki gelir durum araştırması yapılmış, dosya kapsamına alınan ... hizmet dökümü evraklarında davacının kaza tarihi itibarı ile sigortalı olarak bir işte çalışmadığı tespit edilmiş olup, davacının geliri asgari ücret olarak kabul edilerek hesaplamada bu ücret esas alınmıştır. Bu doğrultuda dosyaya sunulan aktüerya bilirkişi raporunda, hesaplama da TRH-2010 (E) yaşam tablosu ile 2021 ve 2026 yılı verilerinin kullanılmak suretiyle seçenekli hesaplama yapıldığı, buna göre davacının gelirinin dosya kapsamındaki evraklara göre asgari ücret olduğu, dava öncesi ve dava devam ettiği dönemde davalı tarafından bir ödeme yapılmadığının bu yönde mahsup işlemi yapılmadığı, davacının, geçici iş göremezlik zararı (tedavi gideri kapsamında) ve sürekli iş göremezlik zarar yönünden ayrı ayrı 330.000,00TL yönünden teminat kapsamında bulunduğu, davalının limit dahilinde geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik zararından sorumlu olduğu, davacının 2021 verilerine göre, toplam zararının 5.815,76 TL; 2026 yılı verilerine göre 1.404,00 TL geçici iş göremezlik ve 34.826,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 36.230,67 TL olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce verilen önceki kararın sadece davalı tarafından ... edilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ... içtihatlarına, usul ve yasaya uygun olmadığından dolayı ... tarafından mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verildiğindan rapordaki tespit ve değerlendirmeler bakımında karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmadığı, kaldı ki, ... kararında usuli kazanılmış hak hususunda bir hüküm bulunmadığı gözetildiğinde bilirkişi raporunda 2026 yılı verilerine göre belirlenen 36.230,67 TL’ye hükmetmek gerekmiştir. Davacının davalıya gönderdiği 05/08/2019 tarihli dilekçesinin davalıya 07.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrası 15.08.2019 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğundan bu tarihten itibaren faiz işletilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne 36.230,67 TL’nin 15.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; (1.404,00 TL geçici iş göremezlik ve 34.826,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam) 36.230,67 TL’nin temerrüt tarihi olan 15/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 2.474,92.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40.-TL harç ile 172,50.-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.248,02.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 36.230,67.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.13/3 uyarınca, 24.167,68.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti gideri tahsil edildiğinden yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 6-Davacı tarafından yapılan 281,30.-TL harç, 6.500,00.-TL bilirkişi ücreti ve 950,00.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 7.731,30.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre (%59,99 kabul % 40,01 ret) 4.638,00.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/01/2026
Katip e-imza
Hakim e-imza