İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/295 E. 2026/52 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/295
Karar No
2026/52
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/295 Esas KARAR NO : 2026/52

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 03/05/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Dosya kapsamına göre; 10.03.2016 tarihinde davacının yaya geçidinden geçmekte olduğu sırada plakası tespit edilemeyen bir minibüsün çarpması sonucu savrulduğu, ardından sırasıyla ... plakalı ticari taksi ile ... plakalı aracın çarpması neticesinde çok ağır şekilde yaralandığı, beyin kanaması geçirdiği, beyin ve ortopedik ameliyatlar olduğu, uzun süre yoğun bakımda kaldığı, her iki bacağında ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiği, kalıcı maluliyet oluştuğu, epilepsi nöbetleri geçirmeye başladığı, hafıza ve konuşma yetisinin ciddi ölçüde etkilendiği anlaşılmaktadır. Davacının kazada kusurunun bulunmadığı, kazaya karışan araç sürücüleri ile işletenlerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, sigorta şirketlerinin ise poliçe limitleri dahilinde sorumluluklarının bulunduğu, plakası tespit edilemeyen araç yönünden ... Hesabı’nın sorumluluğunun doğduğu belirlenmiştir. Davacının kaza öncesinde beden işçisi olarak asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği, kaza sonrası çalışma gücünü kaybettiği, sosyal güvencesinin bulunmadığı, tedavi ve bakım giderlerini karşılamakta güçlük çektiği, evli ve iki çocuk sahibi olduğu anlaşılmıştır. Bu çerçevede, HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş; manevi tazminat yönünden talep ve dava haklarının saklı tutulduğu, davacının ekonomik ve sağlık durumu gözetilerek adli yardım talebinde bulunulduğu, ayrıca davalıların mal kaçırma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan savunmada; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek öncelikle husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve derdestlik itirazlarında bulunulmuş; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, bu dava türünde ek dava açılamayacağı, davacının aynı talepleri daha önce ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğü, bu nedenle HMK’nın 114/1-ı maddesi uyarınca derdestlik bulunduğu savunulmuştur. Davacı tarafından kaza tespit tutanağı ve kazanın davalı sigorta şirketince sigortalanan araçla meydana geldiğine dair somut delil sunulmadığı, poliçe tespitinin yapılamadığı, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğunun kabul edilemeyeceği belirtilmiş; kusur durumunun ancak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınacak raporla belirlenebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca davacının müterafik kusurunun bulunabileceği, zararın artmasını önleyici tedbirleri alıp almadığının araştırılması gerektiği, zarar ve kusurun ispat yükünün davacıda olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadan dava açıldığı, bu durumun davanın usulden reddini gerektirdiği ileri sürülmüştür. Davacının kalıcı iş göremezlik iddiasının, 03.09.2020 tarihli Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporunda maluliyet oranının %0 olarak tespit edilmiş olması karşısında dayanaksız olduğu, kalıcı maluliyetin ancak iyileşme süreci tamamlandıktan sonra ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından belirlenebileceği savunulmuştur. Faiz başlangıcının kaza tarihi olamayacağı, davalı sigorta şirketi yönünden ancak dava veya talep artırım tarihi itibarıyla ve yasal faiz uygulanabileceği belirtilmiş; tazminat hesabının lisanslı aktüerlerce yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Davacının adli yardım talebinin yoksulluk ve haklılık koşulları ispatlanmadığından reddi gerektiği, ticari avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğu, bakıcı gideri, tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin taleplerin ise poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı ve bu kalemlerden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğu ileri sürülerek davanın tümden reddi talep edilmiştir. Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı ... Hesabı tarafından ileri sürülen savunmada; davacı ...’ın 10.03.2016 tarihli aynı trafik kazasına dayalı olarak daha önce ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında ... Hesabı ve ... Sigorta aleyhine dava açtığı, bu davada Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 12.08.2018 tarihli raporu uyarınca davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, ayrıca aynı kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvurunun da kesin olarak esastan reddedildiği belirtilerek eldeki dava yönünden kesin hüküm itirazında bulunulmuştur. Bunun yanında, davacının aynı kazadan kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkin olarak ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında ... Hesabı aleyhine açılmış derdest bir dava bulunduğu ileri sürülerek derdestlik itirazı ileri sürülmüştür. Davanın açılmasından önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca sigorta kuruluşuna zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediği, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Esasa ilişkin olarak ise, ... Hesabı’nın sorumluluğunun Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile sınırlı olduğu, maluliyet bulunmadığı, tazminat hesabı yapılması hâlinde 01.06.2015 tarihli yeni Trafik Sigortası Genel Şartları ile 6704 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, hesaplamanın Hazine aktüer siciline kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılmasının zorunlu olduğu ileri sürülmüştür. Geçici iş göremezlik, kazanç kaybı, tedavi ve bakıcı giderlerinin sağlık gideri teminatı kapsamında olup Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda bulunduğu, bu kalemlerden ... Hesabı’nın sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiği, dosya kapsamındaki savcılık tutanakları ve tanık beyanlarına göre kazaya sebebiyet veren araçların tespitli olduğu, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen bir aracın kazaya neden olduğunun somut delillerle ispatlanamadığı, ispat yükünün davacıda olduğu vurgulanarak, bu nedenlerle davanın kesin hüküm, derdestlik ve dava şartı yokluğu başta olmak üzere tüm yönlerden reddi talep edilmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan savunmada; davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle herhangi bir sürekli maluliyetinin bulunmadığı, bu hususun aynı kazaya ilişkin olarak ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ve davacının maluliyet oranını %0 olarak belirleyen raporla kesin şekilde tespit edildiği belirtilmiştir. Davanın açılmasından önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca zorunlu olan sigorta şirketine başvuru şartının, genel şartlara uygun ve geçerli sağlık kurulu raporu sunulmadan yerine getirilmediği, ibraz edilen 20.09.2017 tarihli raporun ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik’te öngörülen şekil ve içerik şartlarını taşımadığı, yetkili kurulca düzenlenmediği, denetime elverişli olmadığı ve bilirkişi mütalaası niteliğinde bulunduğu ifade edilerek dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince teminat kapsamında olmadığı, bu kalemlerden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğu, sigorta şirketinin ve ... Hesabı’nın sorumluluğunun sona erdiği, davacının taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği, kusur durumunun uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiği, tek taraflı alınan rapor ve bilirkişi mütalaalarına dayanılarak hüküm kurulamayacağı savunulmuştur. Ayrıca, tazminat hesabı yapılması hâlinde güncel ZMMS Genel Şartları, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının esas alınması, hesabın aktüer bilirkişiler tarafından yapılması, SGK tarafından davacıya yapılan ödemelerin mükerrerliğe yol açmaması için dosyaya celbi gerektiği, usulüne uygun başvuru bulunmadığından davalı şirketin temerrüde düşmediği ve faiz talebinin de reddi gerektiği belirtilerek, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden, aksi hâlde esastan reddi talep edilmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle;Davalı araç maliki tarafından ileri sürülen savunmada; davacının 10.03.2016 tarihinde Fatih ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaya olarak yaralandığını, ancak aynı kazaya ve aynı taraflara ilişkin olarak daha önce ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davanın 2021/585 Karar sayılı ilamla açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu karar nedeniyle kaza tarihinden itibaren iki yılı aşkın süre geçtiğinden eldeki davanın zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Ayrıca, davacının kazanın oluş şekline ilişkin anlatımının gerçeği yansıtmadığı, gerek önceki yargılamada toplanan deliller, gerek kaza tespit tutanakları ve gerekse ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ...sayılı hazırlık dosyasında yer alan 04.04.2016 tarihli bilirkişi raporu uyarınca kazanın, davacının trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu meydana geldiği, davacının asli kusurlu bulunduğu, davalıya ait ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının minibüsün çarpması sonucu savrularak söz konusu aracın aynasına çarptığının sabit olduğu ileri sürülmüştür. Bu nedenle davalı araç malikinin, sürücünün kusuru bulunmadığından dolayı hukuki sorumluluğunun da bulunmadığı savunulmuştur. Öte yandan, dava konusu araç kaza tarihinde... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğundan, ileride doğabilecek hak kayıplarının önlenmesi ve rücu haklarının korunması amacıyla davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi talep edilmiş; açıklanan tüm nedenlerle öncelikle zamanaşımı nedeniyle, aksi hâlde davacının tam kusurlu olması ve davalıya ait araç ve sürücüsüne atfedilebilecek bir kusur bulunmaması sebebiyle davanın davalı yönünden reddine karar verilmesi istenmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;10/03/2016 tarihinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın davacıya çarpması sonrası davalıların sürücüsü/işleteni/zmms sigorta şirketi olduğu araçların da çarptığı iddiasıyla davalıların, davacının yaralanmasına sebep olup olmadığı, kazadaki kusur durumu, davacının maluliyetinin olup olmadığı maddi tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceğinden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden celp edilmiştir. Türkiye Noterliği'ne müzekkere yazılarak ..., ... plaka sayılı araçların tescil bilgileri celp edilmiştir. ... Devlet Hastanesi'ne müzekkere yazılarak ...'a ait hastane gördüğü tüm tedavilere ait belgeler celp edilmiştir. ... İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... ve ..., ... arasında ... defter numaralı 10/03/2016 tarihinde aralarında gerçekleşmiş olan ölümlü/yaralanmalı trafik kazasına ait 4 sayfa trafik kazası tespit tutanağı kaydı ve 1 adet alkol tespit tutanağı çıktısı celp edilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Esas ve Karar Bürosu'na müzekkere yazılarak ... soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ...1. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas Sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 20/02/2024 tarihli ATK raporunda özetle; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (DOKUZ) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 30/12/2024 tarihli ATK raporunda özetle; Davacı ...'ın, %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Plakası tespit edilemeyen sürücünün %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Davalı ...'in kusursuz olduğu, Davalı ...'un kusursuz olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 29/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 20.02.2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden, sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı, bu nedenle davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 1.962,50 TL olduğu, bakıcı gideri maddi zararının 1.235,25 TL olduğu, geçici iş göremezlik maddi zararının 2.927,23 TL olduğu; temerrüt başlangıcının 03.04.2023 tarihi olup faiz nev’inin yasal faiz olduğu; her ne kadar davacı tarafından ekonomik geleceğinin sarsıldığı gerekçesiyle ekonomik geleceğin sarsılması maddi zararı talep edilmiş ise de, asgari ücret ile çalışan davacının ekonomik geleceğinin sarsılması maddi zarar şartlarının oluşmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabına yer olmadığı; davalı ... A.Ş. ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olan araçların davalı sürücülerinin somut olayda kusursuz oldukları, bu nedenle her ne kadar davacı maddi zararını müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep etmiş olsa da, davalı ... A.Ş., davalı ... Sigorta A.Ş., davalı ... ve davalı ...’un sorumluluğuna gidilemeyeceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14’üncü maddesine ve ... Hesabı Yönetmeliği hükümlerine göre açılmış 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve 54’e göre haksız fiile dayalı bedensel zarar sebebi ile maddi tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline 10.03.2016 tarihinde saat 23:00 sularında ...üzerinde yaya geçidinden karşıya geçmek isterken plakası belirlenemeyen siyah renkli bir minibüsün çarptığını, müvekkilinin çarpmanın etkisiyle yola savrulduğunu, yine yolda seyretmekte olan ... plakalı ticari taksinin çarptığını, ikinci çarpmanın ardından yolda baygın vaziyette yatmakta olan müvekkiline bu kez de ... plakalı bir başka aracın çarptığını, kaza sebebiyle müvekkilinin yaralandığı ve bu sebeple ... plakalı araç sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigorta şirketinden, ... plakalı araç sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigorta şirketinden ve ... Hesabından, sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı gideri masraflarını talep etmiştir. Davacı 6098 sayılı TBK m. 54'e göre çalışma gücünün geçici ve kalıcı kaybından doğan zararlarını, bakıcı giderini ve tedavi giderlerini talep etmektedir. ... Hesabı Yönetmeliği m. 9'a göre; "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için," teminat sağlamaktadır. Dava konusu olayda da davacıya çarpan ilk aracın zorunlu sigorta kaydı yoktur ve davacı da bu kaza nedeniyle bedensel zararlarını talep etmektedir. Dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmakta; davalı ... Hesabının da ... Hesabı limitleri dahilinde davacının eğer varsa bedensel zararlarını, tedavi ve bakıcı giderlerini tazmin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Somut olay incelendiğinde; 10.03.2016 günü, saat 22.57 sıralarında sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın ...üzerinde seyir halindeyken 1180 numaralı ışıklara geldiği sırada istikamete göre sol taraftan orta refüj üzerinden kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...'a orta şerit üzerinde çarptığı ve olay yerinden kaçtığı akabinde bu aracın gerisinden gelen davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ ayna kısmı ile orta şeritte çarpması akabinde yere düşen davacıya yine orta şeritte ... plaka sayılı otomobilin gerisinden gelen davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol ön kısımlarıyla çarptığı, davacının bu şekilde yaralandığı, mahkememizce tarafların kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu aldırıldığı, 30/12/2024 tarihli ATK raporunda; davacı ...'ın karşıdan karşıya geçişini yakınında bulunan trafik ışık kontrollü yaya geçidini kullanarak yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, seyir halinde olan araçların hız ile mesafesini dikkate almadan kendi can güvenliği tehlikeye atacak şekilde, sağ tarafından gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermeden kontrolsüzce karşıdan karşıya geçmeye çalışması neticesi bu araçların çarpmasına maruz kaldığı olayda asli kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile mahal şartlarını dikkate alarak kontrollü bir şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, karşıdan karşıya geçen yayaya karşı etkin tedbir almadan çarpması neticesi meydana gelen olayda tali kusurlu olduğu, davalı ...'in sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken ön ilerisindeki plakası tespit edilemeyen araç şoförünün karşıdan karşıya geçen yayaya çarpması akabinde bu yayanın kaplama üzerinde önüne çıkması ve çarpması neticesi meydana gelen olayda alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, davalı ...'un sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken ön ilerisindeki plakası tespit edilemeyen araç şoförünün ve ... plaka sayılı otomobilin çarpması neticesi yola düşen yayaya çarpması neticesi meydana gelen olayda alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, davacı ...'ın, %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen sürücünün %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu görüşünün bildirildiği, kusura ilişkin raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce itibar edilmiştir. Dosya arasında bulunan 20/02/2024 tarihli ATK raporunda; davacının kaza sebebi ile % 0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir. 30/12/2024 tarihli ATK kusur raporu ve 20/02/2024 tarihli ATK maluliyet raporu mahkememiz denetimine elverişli ve hüküm kurmaya uygun bulunması sebebiyle hükme esas alınmış, raporda kazanın gerçekleşmesinde ... plaka araç sürücüsü ...'in ve ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusursuz olduğu tespit edildiğinden, hem bu sürücüler, hem de araçların işletenleri ve ZMMS sigortaları yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kazadaki tüm kusurun plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünde olduğu anlaşılmakla tazminat sorumluluğunun ... Hesabı'nda olduğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce dosyanın maddi tazminat hesaplamasına ilişkin rapor düzenlenmesi için aktüerya ve SUT uzmanına tevdi edilerek rapor aldırıldığı, 29/07/2025 tarihli raporda; ATK 2. İhtisas Kurulunun 20.02.2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 1.962,50 -TL olduğu, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 1.235,25 -TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.927,23 -TL olduğu, temerrüt başlangıcının 03.04.2023 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu tespit edilmiş olup bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeni ile mahkememizce itibar edilerek hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı taraf, 06/10/2025 havale tarihli dilekçesiyle dava dilekçesinde belirttiği tedavi masrafları zararından doğan alacağını 12,50 TL' den, 1.950,00 TL daha artırılarak 1.962,50 TL olarak kabulünü, bakım masrafları zararından doğan alacağını, 12,50 TL' den, 1.222,75 TL daha artırılarak 1.235,25 TL olarak kabulünü, tedavi sürecinde uğramış olduğu kazanç kaybından doğan alacağını, 25,00 TL' den, 2.902,23 TL daha artırılarak 2.927,23 TL olarak kabulünü talep etmiş, bu talebini yalnızca ... Hesabı yönünden sunduğunu beyan etmiş, diğer davalılar yönünden dava dilekçesindeki talep ile sınırlı olmak üzere talepte bulunduğunu beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK m. 107’ye göre arttırmış oluğu dava değeri üzerinden eksik kalan harcı da tamamlamıştır. Tüm bu bilgiler ışığında; dava konusu trafik kazasında kusuru ve sorumluluğu bulunmayan davalılar ... A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ..., ..., ... yönünden davanın reddine, davacının maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 1.962,50 TL tedavi gideri, 1.235,25 TL bakıcı gideri, 2.927,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.124,98 TL'nin 03/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın davalılar ... A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ..., ..., ... yönünden reddine, 2-Davacının davasının davalı ... Hesabı yönünden KISMEN KABULÜ ile, A-)Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, B-)1.962,50 TL tedavi gideri, 1.235,25 TL bakıcı gider, 2.927,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.124,98 TL'nin 03/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 418,39 TL nispi karar harcının, davalılardan ... Hesabından alınarak tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 6.124,98 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ... Hesabı'ndan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 75,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ..., ... Sigorta Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, 6-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 25,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hesabı'na verilmesine, 7-Davalı ... tarafından yapılan 75,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya verilmesine, 8-Davacıların adli yardım talebinin kabulü nedeniyle suç ödeneğinden karşılanan toplam 22.575,00 TL (9.575,00 TL Adli tıp gideri, 13.000,00 TL bilirkişi Ücreti)'nin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak 22.483,23TL'sının davalılardan ... Hesabından alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Arabuluculuk ücreti olan 3.280,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 13,33TL'sının davacıdan, 3.266,67 TL'sının davalılardan ... Hesabın'dan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/295, K. 2026/52, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-295-e-2026-52-k-0a24b9cb371c