İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/183 E. 2026/29 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/183
Karar No
2026/29
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/183 KARAR NO : 2026/29

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/03/2023 KARAR TARİHİ : 15/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili----- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; 30/07/2021 tarihinde davalı---sevk ve idaresinde bulunan, ---- adına kayıtlı ------plakalı otobüsün, kavşağa yaklaşırken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, hızını düşürmemesi ve trafik kurallarını ihlal etmesi nedeniyle müvekkile çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve hayati tehlike geçirdiğini, Meydana gelen kazada davalı sürücünün asli kusurlu olduğu hem kaza tespit tutanağı hem de Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporu ile açıkça ortaya konulduğunu, ayrıca araç maliki ile sürücünün meydana gelen zararlardan müteselsilen sorumlu olduğunu, Kaza sonrasında müvekkilinin derhal hastaneye kaldırıldığını, kafa travması nedeniyle bilincinin kapandığını, entübe edilerek yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığını ve uzun süre yaşam mücadelesi verdiğini, Akciğerlerinde meydana gelen ciddi komplikasyonlar nedeniyle solunum problemi yaşayan müvekkilinin tekrar yoğun bakıma alındığını, akciğerlerin açılmasına yönelik müdahaleler yapıldığını ve bu süreçte günlerce, hatta haftalarca yoğun bakımda kaldığını, Akabinde beyin ve sinir cerrahisi servisinde tedavisi devam etmiş, taburcu olduktan sonra da ---- Hastanesinde ameliyatlar geçirdiğini ve uzun süreli tedavi süreci kesintisiz şekilde sürdüğünü, Tüm bu tedavi süreci sonunda müvekkilin sağlık durumu kalıcı olarak ağır şekilde etkilendiğini, ----- Hastanesi tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporlarında önce %99, rapor süresinin dolması sonrasında yapılan yeni değerlendirmede ise %98 oranında sürekli engellilik hali tespit edildiğini, Bu durum nedeniyle müvekkili artık bağımsız şekilde yaşamını sürdürememekte, sürekli oksijen maskesi kullanmak zorunda kalmakta, tekerlekli sandalye desteğiyle hareket edebilmekte ve günlük yaşamsal ihtiyaçlarını dahi başkalarının yardımı olmaksızın karşılayamadığını, Öte yandan müvekkilin kaza nedeniyle maruz kaldığı bu ağır sağlık sorunları sebebiyle uzun süre çalışamaz durumda kaldığı, geçici iş göremezlik sürecinin ardından da çalışma gücünü neredeyse tamamen kaybettiği, bu nedenle sürekli iş göremezlik zararının oluştuğu, ayrıca ekonomik geleceğinin ciddi biçimde sarsıldığı açıkça anlaşıldığını, Bununla birlikte müvekkilin tedavi sürecinde yaptığı hastane, ameliyat, ilaç, tıbbi malzeme, tetkik ve bakım giderleri belgelerle ortaya konulduğu, ancak davalı sigorta şirketine yapılan başvurulara ve gönderilen ihtarnamelere rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bu süreçte arabuluculuğa başvurulmuş olmasına rağmen taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, ayrıca davalı sürücü hakkında taksirle yaralama suçundan ceza soruşturması başlatıldığını ve soruşturma halen devam ettiğini, Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, kazanın oluşumunda müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, kazanın tamamen davalı sürücünün trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu meydana geldiği ve davalıların oluşan tüm maddi, bedeni ve manevi zararlardan birlikte ve müteselsilen sorumlu olduğunu, arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemenin takdir edeceği sair nedenler ile; 30/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan zararların, davalı -----poliçe limitleriyle sınırlı (davalı sigorta şirketine karşı manevi tazminat talebimiz bulunmamaktadır) olmak üzere davalılardan manevi tazminat talebi hariç HMK 107. maddesi kapsamında, tedavi masrafları için HMK 109. maddesi kapsamında talepleri için şimdilik;100,00TL tedavi masrafının,100,00TL sürekli iş görmezlik zararının, 100,00TL geçici iş görmezlik zararının100,00TL bakıcı giderinin,50.000,00TL manevi tazminatın (sigorta şirketi hariç) müteselsilen davalılardan tazminine, Kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücreti karşı tarafın uhdesinde bırakılmak üzere karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

CEVAP : Davalı -----vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacı tarafın ileri sürdüğü tüm iddialar kabul edilmemekte olup, öncelikle davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın bu sebeple reddi gerektiğini, bununla birlikte iddialar esas yönünden de incelendiğinde meydana gelen olayda müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı açıkça görüldüğünü, Davacının iddialarının mesnetsiz olduğu, müvekkilin ya da araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, ayrıca söz konusu kaza nedeniyle davacının iddia ettiği %99 oranındaki maluliyetin oluşmasının mümkün olmadığı gibi, bu maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının da bulunmadığını, Davacı tarafından dosyaya sunulan 30.11.2021 tarihli ----- Engellilik Sağlık Kurulu Raporu’nun ilk başvuruya dayalı olmayıp daha önce mevcut olan maluliyet oranlarının güncellenmesine yönelik olduğu, kazadan sonra yeni bir sağlık durumunun ortaya çıkmadığı ve raporun kronik rahatsızlıklar ile ruhsal sorunlara ilişkin olduğu, bu nedenle kaza ile maluliyet arasında bağ kurulamayacağı , Ayrıca 31.01.2023 tarihli yeni raporda Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ile Beyin ve Sinir Cerrahisi branşlarında daha önce mevcut olan maluliyet oranlarının %0 olarak güncellendiği, dolayısıyla kazaya bağlı herhangi bir maluliyetin saptanmadığı, diğer branşlardaki bulguların ise davacının önceki hastalıklarına ilişkin olduğu, Bu kapsamda, davacının sağlık durumuna ilişkin tüm önceki raporların ve hastane kayıtlarının ilgili hastanelerden ve Sağlık Bakanlığı’ndan istenmesi gerektiğini, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ----- sayılı soruşturma dosyasında yer alan bilirkişi raporunda, kazanın davacının kontrolsüz şekilde yaya geçidi kullanmadan ada kavşağı içerisinde karşıya geçmeye çalışması sonucu meydana geldiği, bu nedenle kazada asli kusurlu olan tarafın davacı olduğu, buna karşılık araç sürücüsüne herhangi bir kusur atfedilmediğini, MOBESE görüntüleri ve yolun fiziki yapısı dikkate alındığında, sürücünün kavşağa hız kesmeden girmesinin mümkün olmadığı, kavşağın yarım daire şeklinde olması nedeniyle aracın zaten yavaşlamak zorunda kaldığı ve aracın hızının 18,23 km/saat olarak tespit edildiği, Ayrıca kazanın meydana geldiği kavşağın çok sayıda yolun birleştiği yoğun bir trafik alanı olduğu, yaya geçitleri bulunmasına rağmen davacının ısrarla yaya geçidini kullanmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca da davacının tüm kusura sahip olduğu, Tanık beyanları ve --- hız kayıtlarının da bu hususları doğrulayacağını, Soruşturma dosyasında her ne kadar ATK tarafından davacıyı tali kusurlu gösteren bir rapor bulunuyorsa da bu raporun yüzeysel olduğu ve denetime elverişli olmadığı için hükme esas alınamayacağını, bunun yanı sıra, davacı tarafından talep edilen iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı masraflarının kabulünün mümkün olmadığı, bu giderlerin kazaya bağlı olarak doğup doğmadığının dahi şüpheli olduğu, davacının kazadan önce de benzer rahatsızlıklara ve bakıma muhtaç bir duruma sahip olduğu, dolayısıyla bu taleplerin müvekkile yöneltilmesinin hatalı olduğu, Maddi ve manevi tazminat talepleri kabul edilmemekle birlikte, müvekkilin aracının kaza tarihinde kasko sigortasının bulunduğu ve manevi tazminat teminatının da mevcut olduğu belirtilerek, davanın ----- ihbar edilmesi ve dava dilekçesinin sigorta şirketine tebliğ edilmesini talep ettikleri, Ayrıca müvekkilin araçlarının hız ve konum takibinin ----- sistemi ile yapıldığı, kazaya ilişkin tüm hız ve konum kayıtlarının mevcut olduğu ve bu kayıtların ilgili şirketten müzekkere ile istenmesi gerektiğini, Sonuç olarak, tüm bu açıklamalar, deliller ve hukuki nedenler birlikte değerlendirildiğinde, davacının açmış olduğu davanın haksız ve dayanaksız olduğu, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, 30.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaya konumunda iken bedensel zarara uğradığını ileri sürerek, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında çeşitli tazminat kalemleri için dava açmış ise de, davalı sigorta şirketi bu taleplerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Öncelikle, dava dilekçesi ekinde bulunması gereken belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle HMK 121. madde uyarınca delillerin ibrazı sağlanmadan esaslı savunma yapılamayacağını ve deliller sunulana kadar cevap ve itiraz haklarının saklı tutulması talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereğince davacı tarafından sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartının eksik olduğu ve davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığının belirtiltiği, bu itirazın alacakları kabul anlamına gelmediği, Esasa ilişkin olarak ise, kaza tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu, tutanakta sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun açıkça belirtildiği, dolayısıyla davanın ispatlanamadığı, kazanın davacı yayanın taşıt yoluna dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde girmesi sonucu meydana geldiğini, bu sebeple davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, Davacının maluliyet iddiasına ilişkin olarak, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağını ortaya koyan, mevzuata uygun şekilde alınmış bir sağlık kurulu raporunun bulunmadığı, bu nedenle gerekirse Adli Tıp Kurumu veya yetkili hastanelerden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi giderlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında olmadığını, bu giderlerin sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde SGK tarafından karşılanması gerektiğini, Faiz yönünden ise, davanın haksız fiile dayalı olması ve ticari bir ilişki bulunmaması nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceği, ancak yasal faize hükmedilebileceği, Ayrıca davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediği, bu sebeple dava tarihinden önce faiz işletilemeyeceği, Sonuç olarak, dava şartlarının eksikliği ve zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddi, aksi kanaatte olunması halinde ise kusur, teminat kapsamı ve illiyet bağı bulunmadığından davanın esastan reddi, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil sigorta şirketine davanın ihbar edilmesi talep edilmiş olsa da, dava konusu kazaya karışan araçların müvekkil sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığından, müvekkil şirketin bu davada taraf sıfatına sahip olmadığı ve dolayısıyla davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını, Zira bir davada taraf sıfatının bulunması, maddi hukuka göre belirlenmekte olup, gerçek anlamda davacı veya davalı sıfatına sahip olmayan kişiler hakkında davanın esasına girilerek karar verilmesi mümkün olmadığını, Bu nedenle, borçlu sıfatı bulunmayan ve taleplerden dolayı herhangi bir sorumluluğu olmayan müvekkil sigorta şirketi yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, Nitekim Yargıtay-----Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarında da, kazaya karışan araçların ilgili sigorta şirketi nezdinde zorunlu trafik sigortasının bulunmaması halinde, sigorta şirketi aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, Ayrıca husumetin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği, taraf sıfatı bulunmayan kişiler yönünden davanın esastan incelenemeyeceğini, Bu gerekçelerle, müvekkil sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE ; Dava ; 30/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı müteveffa----- için davacı vefat etmekle, davaya dahil olan mirasçılarının davalılardan maddi manevi tazminat talebine ilişkin alacak davasıdır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ATK raporları, bilirkişi heyet raporu, tanık beyanları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Tanık ----- Dilekçesi 28/03/2024 tarihli 2 nolu celsede ;” ... vefat eden ---- benim eniştem olurdu, aynı mahallede otururduk, kazadan sonra uzun bir süre hastanede yattı, solunum sıkıntısı çekti, kazada beyninde sıkıntı olduğu için uzun süre uyutmak zorunda kaldı, nefes borusu daraldı, taburcu olup eve geldiğinde yürüyecek durumda değildi, eve geldikten 15 gün sonra tekrar fenalaştı, nefes alamadı, hastaneye götürdüler, sonrasında trakeostomi işlemi yapıldı, sonra eve geldi, konuşması sıkıntılıydı, ablam ve yeğenim işten çıkıp enişteme bakmak zorunda kaldılar, kendi öz bakımını yapamıyordu yürüyemiyordu, fizik tedavi aldı, birinin mutlaka kendisine refakat etmesi gerekiyordu, evde de kendisi cihaz kullanıyordu, en sonunda yine ----Hastanesi'nde ciğerlerinden kaynaklı nefes sıkıntısı nedeniyle vefat etti," şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ----- 28/03/2024 tarihli 2 nolu celsede ;” ... ben müteveffayı ve mirasçılarını kızları olan ---- iş arkadaşım olması sebebiyle tanırım, ben belediyede sosyal işler Müdürlüğü'nde ---- ile çalışıyorum, pandemi zamanında ----- ile çalıştık, biz tanıştıktan bir kaç ay sonra kaza oldu, babası yaralandı, kazadan önce babasını hiç görmedim, kazadan sonra rahmetli konuşamadığı için sesini duyamadım, davacılar babalarının yanından ayrılamıyorlardı, devamlı bakıma muhtaçtı, konuşması yoktu, biraz da hiperaktif bir yapası vardı, zorlu bir süreç atlattılar, maddi olarak da sıkıntıya düşünce annesi ve abisi işten çıkmak zorunda kaldı," şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ----- talimat ile alınan beyanında ; "... Ben bana okuduğunuz taraflardan yalnızca ----- oturduğumuz mahalleden servis şoförü olarak tanırım, diğer tarafları tanımıyorum, kazanın olduğu gün davacı ile parkın önünde kaldırımda karşılaşmıştık kendisi benden para istemişti, üzerimde olmadığını beklerse ATM'den çektiğimde verebileceğimi söyledim, ancak kendisi bana bir el hareketi yaptı, bunun üzerine ben bankamatiğe doğru yoluma devam ettim, arkamı döndükten bir süre sonra gürültü nedeni ile baktığımda kaza olmuştu, söz konusu kazanın gerçekleştiği yer döner kavşak içindeydi, kazaya karışan yarı otobüs şeklindeki araç halen kavşak içindeydi, yaya ise araçtan bir miktar uzakta yerdeydi, kavşaktan sonra ki yol tek yönlüydü. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya öncelikle ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne sevk edilerek %li kusur raporu düzenlenmesi istenilmiş olup; 17/12/2024 tarihli ATK raporunda özetle; Sürücü ---- %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Yaya ----- %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu şeklinde sonuç bildirilmiştir.Daha sonra dosya ATK'ya sevk edilerek müteveffa davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin dosya üzerinden tespit edilerek sürekli-geçici maluliyet ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığı var ise süresi hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmiş olup, 01/09/2025 tarihli ATK raporunda özetle; 30.07.2021 tarihinde araç dışı trafik kazası geçirdiği, 01.06.2023 tarihinde tedavi gördüğü hastanede öldüğü bildirilen ---- oğlu, 20.08.1964 doğumlu----- hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde, 1. Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulguları tanımlanmadığı dikkate alındığında; Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, 2. Adli dosyada kayıtlı bilgilerde, kişinin bipolar bozukluk, diabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, kalp damar hastalığı ve stenti bulunduğu, 31.07.2021 tarihinde araç dışı trafik kazası geçirme ifadesiyle kaldırıldığı hastanede yapılan muayene ve tetkiklerinde kafa içi kanama ve beyin kanaması tespit edilerek yoğun bakımda takiplerinin yapıldığı, entübe edilmesi nedeniyle soluk borusunda darlık geliştiği, soluk borusuna delik açılarak solunumunun sağlandığı, 03.05.2023 tarihinde tekrardan soluk borusunda darlık gelişmesi nedeniyle tekrardan ameliyat edildiği, 12.05.2023 tarihinde taburcu edildiği, 17.05.2023 tarihinde solunum güçlüğü nedeniyle hastaneye götürüldüğü, solunumu sağlayan tüpte kaçak olduğu tespit edildiği, solunum ve dolaşımının durduğu, yeniden canlandırma işlemi yapılarak yoğun bakımda takiplerinin yapıldığı, 01.06.2023 tarihinde genel durumunda düzelme olmaksızın hastanede öldüğünün kayıtlı olduğu ve ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde; Kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama, beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar (uzun süreli yoğun bakımda entübe kalma ile oluşan soluk borusunda hasara bağlı daralma) sonucu meydana gelmiş olduğu,3. Kişinin 31.07.2021 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile 01.06.2023 tarihinde gerçekleşen ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, 31.07.2021 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanma ile 01.06.2023 tarihinde meydana gelen ölümü arasındaki süreç içerisinde %100 malül olduğu ve bakıcı ihtiyacı bulunduğu şeklinde sonuç bildirilmiştir.ATK raporları alındıktan sonra dosya bu kez davacı mütevaffa için oluşacak ve davalılardan talep edilebilecek tazminat tutarlarının hesap edilmesi için bir aktüer bilirkişi, bir doktor bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya kapsamına ilişkin olarak davacıların talep edebilecekleri tazminat miktarı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ve niteliği hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmiş olup, 27/10/2025 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; 30.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu cismanin olarak cismani olarak zarar gördüğü bildirilen davacı ----- tarafından davalılar aleyhine olarak açılan iş bu davada: Dava dosyasında mevcut ---- Noterliği’nin 06.06.2023 tarih ve ---- numaralı Mirasçılık Belgesine göre ----- 01.065.2023 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, Davacı---- talep edebileceği maddi zararlarının, miras pay oranlarına göre, mirasçıların talep edebileceği alacak miktarları 1)Mirasçı Eşi ---=56.124,39 TL 2) Mirasçı Oğlu ----- -=84.186,59 TL 3)Mirasçı Kızı ---- -=84.186,59 TL Toplam maddi zarar=224.497,56 TL Davalı -----. bakımından temerrüt tarihi 14.12.2021 tarihi olduğu, şeklinde sonuç bildirilmiştir. BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 16/12/2025 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 224.497,56- TL'ye artırmış, bakiye harcını yatırmış ve dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın 30/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı müteveffa tarafından---- plakalı otobüsün sürücüsü ----, maliki ---- ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ----- aleyhine açılan maddi- manevi tazminat istemli olduğu, mahkememizce tarafların kusur durumunun yüzdeli olarak tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı ve meydana gelen kazada davacının %20, davalı şöför ----- ise %80 kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkememizce aldırılan kusur raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, davacının meydana gelen kaza sebebiyle maluliyetinin hesaplanması için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiği, 27/08/2025 tarihli maluliyet raporunda davacı müteveffanın ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama, beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar (uzun süreli yoğun bakımda entübe kalma ile oluşan soluk borusunda hasara bağlı daralma) sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin 31.07.2021 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile 01.06.2023 tarihinde gerçekleşen ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, 31.07.2021 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanma ile 01.06.2023 tarihinde meydana gelen ölümü arasındaki süreç içerisinde %100 malül olduğu ve bakıcı ihtiyacı bulunduğu şeklinde mütalaa verildiği, mahkememizce kusur durumu ve maluliyet oranı dikkate alınarak bu kez müteveffanın oluşan zararının tespiti için dosyanın bir aktüer ve bir sut uzmanı doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edildiği, alınan 27/10/2025 tarihli aktüer raporda hesaplamanın da güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda yapıldığı ve davacı müteveffanın kusuru göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacı müteveffanın %100 oranındaki iş göremezliği sebebi ile 91.075,56-TL, bakıcı ihtiyacı sebebi ile 109.422,00-TL ve tedavi gideri olarak 24.000,00-TL olmak üzere toplam 224.497,56-TL zararının bulunduğunun bildirildiği, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün 14/12/2021tarihinde oluşacağı ve zarar veren sigortalı araç ticari olmakla maddi tazminat kalemine ilişkin faizin nevisinin de avans olması gerektiği, bu haliyle dosyaya kazandırılan tüm raporların gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olduğu anlaşılmakla mahkememizce de hükme esas alındığı ve davacılar vekilinin ıslahı doğrultusunda maddi tazminat istemlerinin tümden kabulüne karar verildiği, manevi tazminat talebi yönünden ise tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, davacı müteveffanın meydana gelen kaza sebebiyle hissedeceği acı ve elem, davacının yaya olması, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ancak caydırıcı da olması gerektiği anlaşılmakla tarafların kusur durumu ve talep edilen manevi tazminat miktarı dikkate alınarak talep tam kabul edilmiş ve takdiren davacı müteveffa için 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, malvarlığı haklarından olan manevi tazminat alacağı hakkının mirasbırakan tarafından sağlığında ileri sürüldüğü bu sebeple mirasçılarına geçeceği mahkememizce kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın KABULÜ ile; A-Maddi tazminat istemi yönünden 224.497,56 TL maddi tazminatın davalı ---- Şirketi için 14/12/2021 tarihinden itibaren, diğer davalılar ---- ve ------- için ise kaza tarihi olan 30/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müteveffanın mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, b-Manevi tazminat istemi yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müteveffanın mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 18.750,92 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 179,90 TL peşin harç ile 765,75 TL tamamlama harcı olmak üzere 945,65 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 17.805,27 TL'nin ( davalı -----14.589,67 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ a-Maddi tazminat davası yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı mirasçılar vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, b-Manevi tazminat davası yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı mirasçılar vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ---- alınarak davacı mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.200,00 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı ve 765,75 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.125,55 TL'nin davalılardan alınarak davacı mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 8.550,00 TL ATK fatura ücreti, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.104,75 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 30.654,75 TL'nin ( davalı--- 25.070,95 TL'sinden sorumlu olacak şekilde ) davalılardan alınarak davacı mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, c-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/183, K. 2026/29, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-183-e-2026-29-k-b2560e474f3d