İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/143 E. 2026/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/143
Karar No
2026/50
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/143 Esas KARAR NO: 2026/50 DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/02/2024 KARAR TARİHİ: 22/01/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı olan davacıya ait----- plakalı otomobilin; ----tarihinde davalı ---- sayılı poliçede---- taminatı altına almış olduğu ---- plakalı otomobilin ------ kusurlu olarak çarpması neticesinde hasarlandığını; onarımı için davalı yanın trafik sigortacısı tarafından atanan eksper incelemesi sonucu araçta ------ tutarında hasar tespit edildiğinden trafik sigortası poliçe teminat limitlerinin dolmuş olduğunu; kendileri tarafından özel olarak alınan eksper raporunda ise müvekkili davacının aracındaki hasarın --- olarak tespit edilmiş olduğunu, bu hasarın ----trafik sigortası kapsamında tazmin edilmiş olduğundan, bakiye kalan ---- tutarındaki hasardan karşı aracın ---- sigortacısı olan davalının sorumlu olduğunu, araçtaki hasarın KDV dahil olarak ve iskontosuz olarak tespit edilmesinin gerektiğini; yine davacının aracınında ------ değer kaybı oluştuğunu, değer kaybı zararının aracın kaza öncesi ve sonrası rayiç değeri üzerinden belirlenmesinin gerektiğini, hasar bakiyesi ve değer kaybı zaranın tazmini için davalı sigortacıya başvuruda bulunulmuş ise de zararın davalı sigortası tarafından karşılanmadığını, arabuluculuk girişiminin sonuçsuz kaldığını beyan ederek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik ---- hasar bakiyesi ve ---- değer kaybı zararının poliçe limitleri dahilinde, temerrüt tarihinden işleyecek avans faizinden aşağı olmamak kaydıyla enflasyon faizi ile birlikte davalı sigortacıdan tahsiline yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerine neden olan kazaya karışan --- plakalı aracın; davalı sigorta şirketince------ sayılı poliçede ----teminatı altına alınmış olup teminat limitlerinin maddi ve bedeni zararlar ayrımı yapılmaksızın---- olduğunu; aracın yine ---- sayılı poliçede----- temitnatına alınmış olduğunu teminat limitlerinin maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla ---- olduğunu; ------- “Sigorta Teminatının Kapsamı” başlıklı 1.maddesi nin "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla---- üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin edeceğini, işbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceğini, " Mevcut poliçede de -----Başkalarına verilecek zararlarda; trafik poliçesinin karşılayacağı limiti aşan kısım teminat altındadır...” ifadelerine yer verilerek trafik sigortası teminat limitlerini aşan kısımdan sorumlu olduğunu; davacı yanın başvurusu üzerine -----hasar dosyaları açılarak davacının aracının maddi hasarına ilişkin ---- nolu trafik hasar dosyasından ----- ödeme yapılarak davacının hasarının tazmin edilmiş olduğunu; davacının bakiye bir zararının olmadığını; değer kaybına ilişkin maddi tazminat talebi ile ilgili olarak -----numaralı trafik hasar dosyası açılmış ise de kaza tarihi itibariyle teminat limitinin tükenmiş olması nedeni ile değer kaybı zararının tazmin edilmediğini; taleple ile ilgili olarak ---- hasar dosyası açılmış ise de değer kaybı zararın -------- teminatı kapsamında olmadığından değer kaybı taleplerinin reddedilmiş olduğunu; davacının aracında oluşan hasarın daha sonra bakiye bir bedel ödenerek giderildiğinin faturalandırılmamış olduğunu, ---------- ödendiğine dair bir belge sunulmamış olduğunu, davacı tarafından sonradan özel olarak alınan eksper raporunun afaki olup daha yüksek belirlenen hasar tutarı nedeniyle aradaki farkın davacı tarafından talep edilemeyeceğini, davalı sigortacının meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kusur durumunun belirlenmesinin gerektiğini, değer kaybı hesabında aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) daha önce kazaya karışıp karışmadığı hususları dikkate alınardak aracın kaza tarihindeki hasarsız hali piyasa rayiç değerinin tespiti ile davaya konu kaza sonucu hasarları onarıldıktan sonraki piyasa rayiç değeri tespit edilerek, aradaki farkın değer kaybı zararı olarak belirlenmesinin gerektiğini, davacının aracı hususi araç olduğundan avans faizi talep edilemeyeceğini, davalı sigortacı temerrüde düşmemiş olduğundan dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceği belirterek; davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, -------- Araç Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı, ----- Kayıtları, Hasar dosyası ve Poliçeler, Faturalar, Banka Dekontları, Bilirkişi Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi otomobilinde meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan bakiye hasar onarım ve değer kaybı zararlarının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483.maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince ZMMS limiti tükendiği için İMMS poliçesi teminatına bağlı olarak İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre sıralı sorumluluk ilkesi gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkin olarak HMK'nin 109.maddesince açılmış kısmi alacak/ tazminat davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS-İMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve sigorta yönünden ihtiyari olarak gidildiği anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla sebep, süreç ve sonuçları açıklarak tercihen taraflara uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeleri konusunda teşvik ve teklif yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre ----poliçesi yönünden dava şartı kapsamında sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre ise sigorta yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk sürecinin tamamlandığı ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1.maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere işletenin sorumluluğunu zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı hadlere kadar teminat altına alan sigorta türüdür. Zorunlu mali trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından sıralı bir sorumluluk benimsenmiştir. ------Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk değil, sıralı bir sorumluluk öngörmüştür. ------ Bu nedenle, aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının, olay tarihi itibariyle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği ---- poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır.Hasar onarım bedeli yönünden;-------istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.-------Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; --- tarihinde saat 18.45 sularında---- sokak üzerinde davacının malik-işleteni ve sürücüsü olduğu ---- plaka sayılı hususi otomobil ile dava dışı ---- malik- işleteni, yine dava dışı---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı kamyonetin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Kazaya ve dava konusu zarara sebep olduğu ileri sürülen --- plakalı kamyonetin kaza tarihini kasar şekilde davalı sigorta şirketine ------- başlanğıç - bitiş tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda 2918 sayılı KTK'nin 83. maddesi gereğince kazaya ilişkin olarak trafik zabıtası tarafından tutulan tutanak dosyada mukimdir. Bu tutanağa göre kazada kusurun tamamen davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu görülmüştün. Davacı şirket tarafın KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celbedilmiş olup davalı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle hasar onarımı için bir miktar ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar onarım ve değer kaybı bedelleri üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespitine bağlı olarak bakiye hasar onarım ve değer kaybı bedelinin aydınlatılması ile uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Mahkememizce, haksız fiil sorumluluğu kusurun ispatına bağlı olması, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun da kusura dayalı olması, kusurun ve zararın ispatı da davacıya ait olmasına göre HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince teknik bilgi gerektiğinden dosya alanında uzman bir bilirkişiye verilerek kazaya karışan sürücülerin kusur durum ve oranı, hasar ve değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi istenmiştir.----- listesinden resen seçilen Adli Trafik Bilirkişi --- tarafından hazırlanan ---- tarihli raporda özetle; davacı; -----plakalı otomobil malik sürücüsü ----asli kusurlu olarak % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu; davalıya imss sigortalı;------ plakalı panelvanın dava dışı sürücüsü gökhan bahçepınar’ ın: tali kusurlu olarak % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu; dava dışı; park halindeki ---- plakalı kamyon işleteni ---------- atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ancak taraf vekillerince somut ve gerekçeli bir itiraz öne sürülmemiştir. Mahkememizce bilirkişi kusur raporunun olaya uygun olduğu, gerekçeli şekilde açıklanmak suretiyle kural ihlallerinin gösterildiği, kaza yerinin harita üzerinde verildiği ve açıkça sergilendiği ve sonuçta kazada kusur dağılımının yerinde olduğu tespit, tayin ve takdir edilmiştir. ------------ Buna göre kusur dağılımı ve oranı bu şekilde ispatlandığı için maddi tazminat taleplerinin tespiti gerekmiştir. Bu minvalde HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince zararların belirlenmesi teknik bilgi gerektiğinden dosya alanında uzman bir bilirkişiye verilerek kazaya karışan sürücülerin kusur durum ve oranı nazarında hasar ve değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi istenmiştir.---- listesinden resen seçilen Makine Mühendisi----- tarafından hazırlanan --- tarihli raporda ise özetle-------model araçta oluşan Hasar, Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının hasar bedeli ------- Davalı SİGORTA tarafından davacı tarafa ---- tarihinde poliçe limiti kapsamında ---- hasar ödemesi yapılmış olduğu, bakiye hasar bedeli = 368.974,44 TL – 120.000,00 TL = 248.974,44 TL değer kaybı bedeli =100.000,00 TL olarak hesap edildiği yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporları taraf vekillerine tebliğ edilmiş; vaki beyanlar değerlendirilmiştir. Dosyada hasara ilişkin ekspertiz raporu bulunduğu ve buna bağlı olarak aynı zamanda ---- sigorta şirketi olan davalı tarafından hasar onarımı için ödeme yapıldığı vazıhtır. Bu dava sıralı sorumluluk ilkesi gereği-----sigortacısına karşı açılmış durumdadır. Öncelikle ------poliçesinde değer kaybı taleplerinin teminat dışında bırakılmasının zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği sıralı sorumluluk ilkesinin bir gereği ve sonucu olduğu gibi gerek yasal düzenlemeler gerekse ------ genel şartlarının bir gereği ve sonucu olduğu belirtilmelidir. Bu kapsamda hasar onarım bedelinin tam olarak karşılandığı ancak değer kaybı zararının ödenmediği tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 109.maddesi kapsamında kısmi alacak davası olarak açıldığından ve bilirkişi raporlarına göre ıslah yoluyla talebin artırıldığı ve harcın tamamlandığı görülmüştür. Binaenaleyh, davacının davasını, dosyada mukim gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporlarına ve tüm delillere göre kusur ve bakiye hasar onarım alacağı yönünden TBK- 49, 50/1,51, KTK- 85/1-son, 91/1, 86/1 , 88/1 ve, Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat edemediği, bir başka anlatımla davalının hasar onarım bedelini ZMMS kapsamında kusur oranına göre ödemiş olduğu ancak aynı esaslara göre değer kaybı yönünden davasını esastan ispat ettiği ve değer kaybı alacağı yönünden esastan haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle, taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden KTK'nin 97 ve 99. maddesi gereğince başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, zarar veren sigortalı aracın tescil kaydına göre hususi nitelikte olması nedeniyle ----- uygulaması gereğince yasal faiz uygulanmasının gerekmesi ve davalı ----- sigorta şirketi tarafından yapılan önceki hasar ödemelerine göre ödemenin yallınca hasara ilişkin olduğu ayrı bir kalem olarak değer kaybına ilişkin bir açıklama yapılarak ödeme yapılmadığı anlaşıldığından ortaya çıkan değer kaybı zararı ve sıralı sorumluluk ve ------- poliçe teminat limiti gibi tüm hususlar gözetilmek suretiyle sonuçta davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile; a-Davacının hasar onarım tazminatına ilişkin olarak 100.00, TL olarak açtığı davasının reddine, b-Davacının değer kaybı tazminatına yönelik davasının kabulü ile, --- tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden ------ poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. ------6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 ve 327/1 maddeleri gereğince reddedilen kısmın miktarı ve hukuki muhakemeye göre belirlenmesi ve özellikle davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından karşı vekalet ücreti hesabı dışında esasen kısmen kabule göre de genel ve ortak yapılan diğer tüm giderler davalı üzerinde bırakılmıştır. Ancak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretine gelince; işbu dava ------ yönünden 2918 sayılı KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve sürücü yönünden 6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. Fıkrasındaki düzenleme gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. -----Bu kapsamda somut olayda taraflar yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk giderinden ise davacı sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)DAVANIN KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE, 2-) a-Davacının hasar onarım tazminatına ilişkin olarak ------ olarak açtığı davasının reddine, b-Davacının değer kaybı tazminatına yönelik davasının kabulü ile, ----- tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen ---tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden ---- poliçe limiti olan ----- poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine. 3-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 515,00 TL harçtan mahsubuyla kalan 1.106,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç 465,50 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 515,00 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davacı tarafından yapılan 143,90 TL posta ücreti, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.143,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)Davalı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre anılan davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle--------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/143, K. 2026/50, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-143-e-2026-50-k-f3c72d1617e7