İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/322 E. 2023/247 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/322
Karar No
2023/247
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ K A R A R

ESAS NO : 2023/322 Esas KARAR NO : 2023/247

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... ... VEKİLİ : ... ... DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 19/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ...

Davacı tarafından sunulan 12/06/2023 tarihli dilekçenin incelenmesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tespit davasının konusunun hak veya hukuki ilişki olması ve davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararının bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-h). Açılan tespit davasında, bu iki şartın birlikte bulunup bulunmadığı, diğer dava şartlarında olduğu gibi, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekmekte olup, bu şartların bulunmaması hâlinde mahkemece esas hakkında incelemeye girmeden, davayı usulden (dava şartı yokluğundan) reddetmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nin 106. ve devamı maddelerinde tespit davaları düzenlenmiştir. Tespit davasının dinlenilebilmesi için, genel dava şartlarının yanında iki ek şartın da bulunması gerekir: 1-HMK'nin 106/1-3. maddesi uyarınca, tespit davasının konusu, yalnız hukuki ilişkiler ve bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi olabilir. Maddi vakıalar yalnız başına tespit davasına konu yapılamazlar. 2- HMK'nin 106/2. maddesi uyarınca davacının, hukuki yararı bulunmalıdır. Dava hakkı da, hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacı, ihlal edildiğini ileri sürdüğü hakkını elde edebilmek için mahkeme kararına muhtaç bulunmalıdır. Bu bağlamda, hukuki korunmada, (davada) zorunluluk olmalıdır. İdeal veya geleceğe dönük bir yarar yeterli değildir. Kural olarak, eda davalarında hukuki yararın varlığı asıldır ve ayrıca bu yönde bir ispat yükümlülüğü yoktur. Tespit davalarında ise; hukuki ilişkinin varlığının, ‘hemen’ tespit edilmesinde davacının korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Bu da, üç şartın birlikte varlığına bağlıdır: 1-Davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı; 2-Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; 3-Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Davaya konu talep "Adana ili, Seyhan ilçesi, Yeşilyurt Mah., Ahmet Sapmaz Bul., ... ada ve ... parselde yer alan, ... Sitesi'nin (Özellikle ... Blok girişi Blok No:8) 1975 yılı Deprem Yönetmeliği'ne, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun yapıldığının, bina yapımında yönetmeliğe uygun malzemelerin kullanıldığının, 36 yaşında olan binanın ekonomik ömrünü doldurduğunun, binanın yaşı ve binanın geçirdiği 3 büyük deprem dikkate alınarak binada meydana gelen yıpranmaların olağan olduğunun tespitine," şeklindedir. Bu itibarla, maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı, güncel bir tehlikenin bulunmadığı ve hasımsız olarak eldeki davanın açılması yönünden de davacının hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Zira binanın 1975 yılı Deprem Yönetmeliği'ne, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun yapıldığının tespiti yargılama gerektirdiğinden, hasımsız olarak dava sonunda alacağı kararın davacıya bir faydası bulunmamakta ve talep ettiği tespit hükmü, davacı bakımından herhangi bir tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli değildir. Davacının talep ettiği hususların delil tespiti niteliğinde de değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir. Zira HMK'nin 400/1.maddesi hükmü "Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir." şeklinde olup, ortada açılmış bir dava olmadığı gibi, davacı tarafından ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespitinden de bahsedilmediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın usulden reddine, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 19/06/2023

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/322, K. 2023/247, T. 19.06.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-322-e-2023-247-k-2d0f20d84364