İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/249 E. 2024/636 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/249
Karar No
2024/636
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/249 Esas KARAR NO : 2024/636

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : "Müvekkil tarafından 11.07.2022 tarihinde satışı yapılan ... marka ve model robot süpürge cihazı satın alınmıştır. Ürünün esaslı özellikleri hakkında bu modelin toz haznesini otomatik boşalttığı söylenmiştir. Ancak ürün, toz haznesini otomatik olarak boşaltmamaktadır. Müvekkilin hiçbir kusuru, hatası veya ihmali olmaksızın cihaz arızalanarak çalışmamaya başlamıştır. Robot süpürge cihazındaki arıza esaslı ve gizli ayıp niteliğindedir. Satıcı tarafında başlangıçta bildirilmeyen, fatura ve belgelere yansıtılmayan, daha sonra ortaya çıkan ve ürünün kullanımını engelleyen durum ve arızalar yasa ve Yargıtay içtihatları gereği gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Üründeki arıza meydana geldiği anda derhal ürün satın alınılan mağazaya bildirimde bulunulmuş ve davalı şirket adına ...tarihli ... form numaralı kayıt ile yetkili serviste inceleme yapılması gerektiği belirtildiğinden ürün müvekkil tarafından teslim edilmiştir. Ancak arıza olmadığı belirtilerek ürün aynen iade edilmiştir. Robot süpürgenin Kayıtlı haritalarından; serviste sadece 4 m2'lik alan haritalandırılarak denendiğini dolayısıyla ürünün incelenmediği tespit edilmiştir. Toz haznesi sorununun bu şekilde fark edilmesi mümkün olmadığı gibi bu arızaya hiç bakılmadığı tarafımızca anlaşılmıştır. Servis dönüşü tekrar ürün çalıştırıldığında yine toz haznesi sorunu devam etmektedir. Servise göndermeden önce ve servis dönüşü yaşanılan bu sorunun video kayıtları mevcuttur. İşbu görüntüler davalı firma ile paylaşılmıştır. Fakat arıza ve ayıp devam ettiği için yine ... tarihli ... form numarasıyla davalıya bırakılmıştır. garantisi olan ve iade veya değişim şeklindeki müvekkilin talebimi arıza yok denilerek geçiştirilmiştir. herhnagi bir gerekçe gösterilmeden ücret iade talebi de reddedilmiştir.Halihazırda arızası yok denilen ürünün su haznesinin içinde toz ve kir parçaları olduğu fark edilmiştir. İncelediğinde hiçbir şekilde içinin temizlenemediği ve o tozların oraya nasıl girdiği anlaşılamamaktadır. Bu yeni sorunun da video kaydı mevcuttur. Ayrıca robot süpürge temizlik yaparken temizlediği odalara dönüp odayı tekrar tümünü veya bir kısmını temizleyip sonra kaldığı yerden temizlenmeyen odaları temizlemeye devam etmektedir. Üretim hatası da olabilecek olan gizli ve esaslı ayıplı cihazın bu şekilde kabul edilme olanağı yoktur. Söz konusu ayıp, cihaza duyulan güvenin sarsılmasına, beklenilen ve özgülendiği yararı sağlanamamasına neden olmaktadır. Söz konusu gizli ve esaslı ayıptan davalı sorumlu olması nedeniyle davalıya ... 18. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtar çekilmiş ve sözleşmeden dönülerek robot süpürge için ödenen bedelin iadesi talep edilmiştir. fakat davalı taraf işbu ihtara cevap vermemiştir. ürünün müvekkil şirket adına faturalandırılması her iki tarafından tüzel kişi olması ve satış sözleşmesi bulunması nedeniyle dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. — ... numaralı arabuluculuk dosyasındaki müzakerelerde davalı taraf, toplantıyı ertelemiş; süreci uzatmış ancak hiçbir sebep ve gerekçe gösterilmeden anlaşma sağlanamayacağı beyan edilmiştir. Ayrıca belirtmek isteriz ki müvekkil mağdur edilmiş; davalı ise sebepsiz zenginleşmiştir. Tarafımızca yapılan araştırmada ...*... marka ve model robot süpürge cihazı hakkında bir çok şikâyet olduğu; benzer ve aynı arızalardan sebep ayıplı ürün satıldığı tespit edilmiştir. Müvekkil tarafından satın alınan cihazda bulunan gizli ayıp olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak olan, bir diğer deyişle olağan bir muayene ile meydana çıkmayacak olan ayıplardandır. Bu durum 6098 sayılı TBK'nın 223. madde hükmünde düzenlenmiştir. Gizli ayıplı olarak müvekkile satılan cihazın bu haliyle müvekkil tarafından kabul edilmesi mümkün değildir. İşbu nedenle sözleşmeden dönerek, robot süpürgenin müvekkildeki mevcut haliyle davalı satıcıya iadesine hazır olduğumuzu beyan eder; cihaz için ödenen bedelin ticari avans faiz ile birlikte müvekkile geri ödenmesini ve müvekkilin zararının tazmin edilmesinİ" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: İhbar edilen davalı vekili ... Ltd. Şti vekilinin dilekçesinde özetle: "Davacı taraf, satışa konu üründe gizli ve esaslı ayıp olduğu iddiaları ile ürünün iadesini sağlayarak sözleşmeden dönme talepli dava ikame etmiştir. Ancak söz konusu talepler haksız ve hukuka aykırıdır. Öncelikle husumet itirazımız vardır. Davalı taraf tüketici taleplerine karşılık satıcı, üretici, ithalatçı firmalarının müteselsilden sorumlu olduğundan bahisle davayı tarafımıza ihbar etmiştir. Ancak dava konusu olay ile ilgili bugüne kadar tarafımıza herhangi bir bildirim, başvuru vs. yapılmamıştır. Bu nedenle ilgili haksız taleplerde de sorumluluğumuz mevcut değildir. Davacı taraf üründe meydana gelen ayıpların esaslı ve gizli ayıp olduğunu beyan etmiştir. Ancak bu iddia tek taraflı olup davacı tarafça ispat edilememiştir. Dosyada mübrez teknik servis formlarından anlaşılmaktadır ki ilgili üründe herhangi bir ayıp mevcut değildir. İlk olarak 31/08/2022 tarihinde ürünün çalışmadığından bahisle ürün teknik servise gönderilmiştir. Teknik servis ise üründe bir hata olmadığını beyan ederek dönüş yapmıştır. Ancak davacı sadece yorum yapmak suretiyle ürünün incelenmediğini belirterek mahkemeyi önlendirmeye çalışmaktadır. Teknik servisler bağımsız olup son teknolojik ürünlerle laboratuvar ortamında inceleme yapmaktadır. İkinci kez ise; ürün 11/10/2022 tarihinde toz haznesinin otomatik boşaltmadığı gerekçesiyle teknik servise verilmiştir. Ancak; teknik servis tekrar arıza olmadığı gerekçesiyle ürünü geri göndermiştir. Sonuç olarak davacının en başından beri ürün iade talebi reddedilmiştir. Bunun dışında davacının taleplerinin hukuki olarak bir karşılığı yoktur, Ürünü 11/07/2022' de satın alan davacının derhal bildirimde bulunması gerekirken önce çalışmadığından bahisle, sonra ise toz haznesinin boşaltmadığı iddiası ileri sürülmüştür. Oluşan zaman aralığında ise ürün davacı tarafından kullanmaya devam etmiştir. Davacı tarafın iddia ettiği gibi ürünün halen arızalı olduğuyla ilgili herhangi bir delil sunulmamıştır. Diğer yandan davacı taraf ürünün toz haznesini otomatik boşalttığı hususunun kendisine söylendiğini beyan etmiştir. Ancak ürün satılırken bu yönde bir bilgi tüketicilere verilmemektedir. Üründe toz haznesinin bulunması otomatik temizliğin yapıldığı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla davacı taraf, ürün kullanım kılavuzunda dahi bu yönde bir bilgi bulunmamasına rağmen söz konusu iddiasını ispat edememiştir. Bu nedenle ortada gizli bir ayıp da yoktur. Aynı zamanda gizli ayıbın öğrenilmesi halinde derhal bildirimde bulunulması da gerekmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi ...- E. ...-K sayılı kararı ile “Gizli ayıba vakıf olunduğu tarihten itibaren 13 gün sonra yapılan ihbar süresinde değildir." şeklinde karar verilmiştir. Somut olaya bakıldığında ise davacı süresinde ihbar etmemiştir. Bu nedenle sözleşmeden dönme hakkını kullanması talebinin yasal şartları da oluşmamıştır. Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, Yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini" talep etmiştir. Davalı ... Şti vekilinin dilekçesinde özetle: "Davacı dava dilekçesi ile ürünün ... tarihli .... form numarası ile yetkili servis tarafından inceleme yapılmak üzere teslim alındığı, arıza olmadığı belirtilerek ürünün aynen iade edildiği, arıza devam ettiği için... tarihli ... form numarası ile yeniden servise bırakıldığı, iddiaları ile davaya konu ürünün bedelinin ticari faizi ile birlikte iade edilmesini talep etmiştir. Ancak söz konusu dava hukuka ve hakkaniyete aykırı olup işbu dilekçemiz ile cevaplarımızı sunma gerekliliğimiz hasıl olmuştur, dava konusu ürün yetkili servis tarafından incelenmiş olup üründe herhangi bir ayıp bulunmamaktadır. Davacı, 11.07.2022 tarihinde Müvekkil Şirket'in Mersin Forum mağazasından 13.799,00TL tutarında robot süpürge satın almıştır. (EK-1: Fatura) Satın alınan ürün Davacı 'ya sorunsuz bir şekilde teslim edilmiş, ürün Davacı tarafından sorunsuz bir şekilde kullanılmıştır. Davacı, ürünün sensör sorunu ve toz haznesinde hata bulunduğu şikâyeti ile Müvekkil Şirket'e başvuruda bulunmustur. Başvuruya istinaden üründe gerekli incelemelerin yapılması için ürün yetkili servise teslim edilmiştir. Yetkili servis tarafından gerekli testler ve incelemeler yapılmıştır. Yapılan incelemeler neticesinde üründe genel bakım yapılmış ve ürün sorunsuz bir şekilde Davacı “ya teslim edilmiştir. (EK- 2 : ... Numaralı Servis Formu) Davacı, tekrar Müvekkil Şirket'e başvuruda bulunmuş ve üründe sensör sorunu ve toz haznesi hatası bulunduğunu bildirmiştir. Yapılan başvuruya istinaden yetkili servis tarafından gerekli test ve incelemeler yapılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda üründe donanımsal bir arıza bulunmadığı tespit edilmiştir. Üründe herhangi bir arızaya rastlanmaması sebebi ile ürün onarımsız bir şekilde Davacı 'ya iade edilmiştir. (EK-3 : ... Numaralı Servis Formu) Dava konusu üründe herhangi bir üretim hatası bulunmamaktadır. Belirtmek isteriz ki, Davacı'nın Müvekkil Şirket'e başvurusuna istinaden gerekli tüm inceleme ve testler yapılmış ve üründe herhangi bir arızaya rastlanmamıştır. dava konusu üründe herhangi bir arıza bulunmamaktadır. davacı'nın gizli ayıp iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Dava konusu ürün Davacı 'ya sorunsuz bir şekilde teslim edilmiş olup Davacı'nın ayıba ilişkin iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Bir malın ayıplı sayılabilmesi için belirli koşulların bir arada gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Buna göre; Hasarın geçtiği anda, yani malın tüketiciye teslimi anında satılan ayıplı olmalıdır. Burada önemli olan ayıbın ortaya çıkma anı değildir; ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile, teslim tarihinde söz konusu ayıbın malda var olması gerekmektedir. Ayıp önemli olmalıdır. Alıcı, satın alma esnasında ayıbın varlığını bilmemelidir. Sorumluluk kaldırılmamış olmalıdır. Yukarıda bahsedilen dört koşulun varlığı halinde dava konusu cihazın ayıplı olduğundan bahsedilebilecektir. 6502 Sayılı Kanun'un 8. maddesine göre de ayıplı mal; tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. 6502 sayılı Kanun, bir malın ayıplı sayılabilmesi için, söz konusu ayıbın teslim anında malda var olması gerektiği esasını kabul etmiştir. Bu itibarla, cihazda teslim anında var olmayan ve ayıp niteliğinde bulunmayan, sonradan ortaya çıkan arızalar "ayıp" kavramı kapsamında değerlendirilmemelidir. Bilindiği üzere 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 8. maddesinde ayıplı mal; ".. tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşmaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerden biri veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir." İfadeleriyle tanımlanmış olup, dava konusu ürünün işbu tanımlamada belirtilen eksiklik yahut aksaklıklardan hiçbirini ihtiva etmediği açıktır. Gizli ayıp kavramı üründe hile veya ağır kusur ile gizlenen, tüketicinin bu kusuru bilmesi halinde ürünü satın almayacağı ayıp anlamına gelmektedir. Ancak somut olay incelendiğinde üründe böyle bir ayıbın olmadığı açıkça anlaşılacaktır. Somut olay nezdinde üründe meydana gelen ekran kararması davaya konu ürünün kullanımından kaynaklanmaktadır. Anılan nedenlerle dava konusu ürünün ayıplı olduğunun kabulü mümkün değildir. Kaldı ki üründe herhangi bir arızanın mevcut olmadığı servis formları ile de kayıt altına alınmıştır. Bu nedenle Davacı tarafından üründe ayıp olduğuna ilişkin iddialar gerçeği yansıtmamakta olup üründe herhangi bir ayıp bulunmamaktadır.Gelinen noktada davaya konu ürüne ilişkin olarak gerekli inceleme ve testlerin yapıldığı, dava konusu üründe herhangi bir arıza bulunmadığı ortadadır. Huzurunuzda ikame edilen haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ederiz. Denmektedir. Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. Maddesinde; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. Maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 207 inci maddesine göre; Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. 2. Anılan Kanunun “Ayıptan Sorumluluk”a ilişkin 219 uncu maddesinde: “ Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur .” hükmü yer almaktadır. 3. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur. 4. Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226 ncı maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir. 5. Alıcı, satılan malın ayıbının bulunması halinde TBK’nun 227 nci maddesine göre satılanı redde hazır olduğunu beyanla sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakları mevcuttur. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satım sözleşmesinden dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, satıcıya vardığı anda hükümlerini doğurur ve sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır. Dönme üzerine sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal bir sonucu olarak, tarafların edimlerinin karşılıklı olarak aynı anda ifası gerekir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 229 uncu maddesi 1. bendi gereği, satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür." şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizin 11/07/2023 tarih 1 numaralı celse 3 numaralı ara kararı gereği ... Nöbetçi Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Talimat sayılı dosyasına makine mühendisi tarafından sunulan raporda özetle: "Dosya kapsamında belirtilen robot süpürge cihazı nın11.07.2022 tarihinde satın alındığı, Cihazın ...*... Marka Ve Model haiz olduğu görülmüştür. Cihazın tespit esnasında çalışılabilir halde olduğu, motor ve ekipmanlarının yerinde olduğu Fakat dosyada yer alan bilgi ve belgeler ve yazışmalar incelendiğinde Cihazın toz haznesini otomatik olarak boşaltmadığı, Ürünün su haznesinin içinde toz ve kir parçalarının video kayıtlarında yer aldığı görülmüştür. ... Marka Ve Model cihazın garantisinin devam ettiğinin, cihazda belirtilen cihazın garantisinin hali hazırda devam ettiğinin anlaşıldığı, Davacının cihazı aldıktan sonra verim alamadığı ve yetkili yerlere başvuru yaptığı ve nihayetinde herhangi bir gözle görülür sonuç alamadığı, dosyada yer alan bilgi ve belgeler referans alındığında; cihazın toz haznesini otomatik olarak boşaltmadığı, Ürünün su haznesinin içinde toz ve kir parçalarının video kayıtlarında yer aldığı görüldüğü, teknik olarak yapılan değerlendirmede bu hatanın belirtilen marka ve modele haiz cihaz için bir ayıp olarak değerlendirilebileceği, bu hususta tüketicinin talebinin uygun olarak değerlendirilebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Yine mahkememizin 27/02/2024 tarih 3 numaralı celse 1 numaralı ara karar gereği ek rapor alınması için dosyanın yeniden aynı bilirkişiye tevdi edilmiş olduğu ve bilirkişi ek raporunda özetle: "... marka cihazın toz haznesini otomatik olarak boşaltmadığı, Ürünün su haznesinin içinde toz ve kir parçalarını topladığı, cihazın uğradığı zararın güncel tutar itibariyle yaklaşık 8.500 TL civarında olabileceği, bu tutarın TÜİK verileri göz önüne alındığında 11.07.2022 tarihinde cihazın uğradığı zararın civarında olabileceği görüş ve kanaat edilmektedir. Eksiklik ile ürün satış bedelinin yaklaşık ortalama 9.945 TL civarında olabileceği görüş ve kanaat edilmektedir. Yapılan araştırmada elektrikli süpürge faydalı ömrünün 8 yıl olduğu (yıllık %12.5), cihazın 11.07.2022 tarihinde alındığı, arıza tarihinin ilk olarak 31.08.2022 tarihi olduğu, cihazın 31.08.2022 tarihinden dava tarihinin 07.04.2023 olduğu, aradaki sürenin yaklaşık 7 ay, 7 gün olduğu, cihazın yıllık amortismanın % 12.5 olduğu, 7 ay 7 gün için bu yüzdenin oran ve orantı ile % 7.43 olduğu,cihazın arızası sebebiyle olunulabilecek tazminat miktarının güncel olarak 13.799 TL %7.43 51.025,26 TL civarında olabileceği " şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; inceleme yapan bilirkişi tarafından cihazın toz haznesinin otomatik olarak boşaltılmadığı ve cihazın su haznesinde toz ve kir parçalarının bulunduğu dikkate alınarak cihazın ayıplı olduğu, güncel tutar itibariyle cihazdaki eksiklik bedelinin 8.500,00 TL olduğu , cihazın satın alındığı tarih itibariyle eksiklik bedelinin ise 3.854,00 TL olduğu, cihazın arızası sebebiyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının ise 1.025,26 TL olduğu bildirilmiş olup, cihazdaki ayıbın TBK 219 ve 227 kapsamında olduğu kanaati mahkememizde hasıl olduğundan davacının TBK 227/1 uyarınca sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu ve genel hükümlere göre tazminat talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davacı tarafından davalıya davaya konu ... marka model ... seri numaralı cihazın İADESİNE, *Davalı tarafından cihaz bedeli olan 13.799,00 TL'nin 10/11/2022 tarihinden itibaren ve 1.025,26 TL zararın ise dava tarihinden itibaren başlayacak ticari avans faizi ile birlikte davacıya VERİLMESİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.012,64 TL karar harcından, 179,90 TL peşin harç ve 237,25 TL ıslah harcından oluşan toplam 417,15 TL'den mahsubu ile eksik kalan 595,49 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 14.824,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 417,15 TL peşin harcı ve ıslah harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 367,50 TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 3.990,15 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2024

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/249, K. 2024/636, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-249-e-2024-636-k-6572089c6bf9