İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/284 E. 2025/75 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/284
Karar No
2025/75
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/284 Esas KARAR NO : 2025/75

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/03/2024 KARAR TARİHİ : 23/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2025 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; Davalılardan, ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'nin, davaya konu taşınmazın da bulunduğu 889 ... ... projesinin arsa sahibi olduğunu, diğer davalı ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş.'nin ise, bu projenin inşaatını yapıp taşınmazların satışını gerçekleştiren yüklenici şirket olduğunu, davalılardan, ... ... Gayrimenkul şirketinin, 889 ... ... projesinin yapımını tamamladığını, arsa sahibi ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'nin , kısım kısım bazı taşınmazları ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş.'ye kat karşılığı temlik olarak devrettiğini, müvekkil şirketin, davalılardan ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. arasında, 889 ... ... projesinde bulunan, İstanbul ili ... ilçesi, ... ada 70 pafta 35 parsel C2 Blok 2. Kat bodrum bağımsız bölüm 23 taşınmaza ilişkin olarak, 22.03.2017 tarihli Beyoğlu ..... Noterliği ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi sözleşmesini düzenlediğini, müvekkil şirketin yetkilisi .... tarafından da yine davalılardan ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. Arasında aynı taşınmazda bulunan B1 Blok bağımsız bölüm no 51'e ilişkin olarak Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlendiğini, bu taşınmazın da öncelikle 07.07.2021 tarihinde fiilen teslim edildiğini ardından, ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. Tarafından tapuda devri gerçekleştiğini, bu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde, belirttikleri sistemin uygulanmış olduğunun görüleceğini, yani, arsa sahibi ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş., 19.10.2021 tarihinde kat karşılığı temlik yoluyla taşınmazı önce ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. Devredilmiş ardından da, ....'a devrettiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, hukukta alacağın temliki olarak kabul edildiğinden, davalılardan yüklenici şirket ... ... Gayrimenkul'ün, diğer davalı ... Gayrimenkul'den olan alacağını, davacı şirkete temlik etmeyi taahhüt ettiğinin açık olduğunu, alacağın temlikinin geçerlilik koşulunun yazılılık şartı olduğunu, bu hususta davacı şirketin ve yüklenici şirket arasında noter onaylı bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bulunması nedeniyle , geçerli bir alacağın temliki sözleşmesinin bulunduğunun açık olduğunu, buna yönelik emsal kararlar bulunduğunu, ek olarak davacı şirket yetkilisine taşınmazın tapuda devrediliş şekli incelendiğinde, taraflar arasında organik bir bağ olduğu, arsa sahiibinin taşınmazları önce ... ... şirketine, kat karşılığı temlik yoluyla devrettiği ardından da müşterilere tapuda devrinin gerçekleştiği dikkate alındığında davalıların ikisine de husumet yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki kurulan satış vaadi sözleşmesi gereği, bundan doğan borçlarını eksiksiz olarak yerine getirmiş olduklarına, davalılardan ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. İle müvekkili şirket arasında 22/03/2017 tarihli Beyoğlu ..... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, 1.686.700,00 TL bedel karşılığında İstanbul İli, ... İlçesi, ... Ada, 70 Pafta, 35 Parselde Bulunan 889 ... ... Projesinden C2 Blok, 2. Kat bodrum bağımsız bölüm 23 taşınmazı, daha sonra yapılan anlaşma ile bağımsız bölüm 21'i 30/04/2019 tarihinde müvekkiline teslim etmeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin borcunu eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına ve çeşitli yollarla birçok kez talep etmesine rağmen davalı şirketin taşınmazı taahhüt edilen tarihte teslim etmediğini, taşınmazın geç teslimine ilişkin cezai şart ve aşkın zarar talepli İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, iş bu davada haklı olduklarının açıkça ortaya çıktığını, Bornova .... Noterliği'nin 28/03/2022 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yüklenici ... ... Gayrimenkul'den taşınmazın tapuda devrinin talep edildiğini, buna cevap verilmediğini, bir süre sonra İzmir ..... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 01/03/2024 tarihli ihtarnamesi ile tapu devrine ilişkin arsa sahibi ... Gayrimenkul'den talep edildiğini, ancak dava tarihine kadar tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, beyanla İstanbul ili ... ilçesi, .... ada 70 pafta 35 parselde bulunan 889 ... ... projesinden, C2 Blok 2. Kat bodrum 21 nolu bağımsız bölümün davalılardan ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. üzerinde bulunan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı ... Gayrimenkul A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu Beyoğlu .... Noterliğinin 22.03.2017 tarih, yevmiye numarası belli olmayan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin davacı ile diğer davalı ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. arasında imzalandığını, işbu sözleşme gereği yükümlülüklerden ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş.'nin sorumluluğu olduğunun açık olduğunu, bu noktada müvekkili şirketin ise arsa sahibi olarak, diğer davalı ile arasında, yalnızca Hasılat Paylaşım Sözleşmesi bulunduğunu, yine ilgili Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi'nin 06.05.2016 tarih ve .... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklindeki Devir Sözleşmesi ile tüm hakları devir alan ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş.'ye devredildiğini, ilgili devir sözleşmesinin ekte sunulduğunu, hukukun en temel prensibinin, herkesin, ancak kendi akidinden talepte bulunma hakkı olduğu gerçeğinden hareketle dava dosyasında gerek davacı gerekse diğer davalı ile müvekkili arasında bulunan sözleşmelerde açıkça görüleceği üzere davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir hukuki ilişki ve bağ olmadığını, dava konusu dairenin satışına ilişkin sözleşme ise, Beyoğlu ..... Noterliği'nin 12.10.2016 tarih, ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmede, satıcı olarak gözüken tarafın; diğer davalı ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. olduğunu, yani marka ismi ... olduğunu, davacıya satış yapılan Sözleşmenin 4.2. maddesinin, "başta tüketicinin korunması hakkında Kanun ve her türlü mevzuattan dolayı, Arsa Sahibinin hiç bir sorumluluğu yoktur. Tüm sorumluluk, ...'e aittir. alıcı, bu hususları bildiğini, bu hususlara hiç bir itirazının olmadığını beyan kabul ve ikrar etmiştir. " şeklinde düzenlendiğini, dava konusu talebin müvekkili şirket yönünden hukuki sorumluluk doğuracak bir niteliği olmadığını, bu nedenle müvekkili yönünden pasif husumet eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalılar arasında düzenlenen 11/03/2016 tarih, .... yevmiye numaralı hasılat paylaşım sözleşmesi'nin 13 maddesinde arsa payının devir zamanının düzenlendiğini, bu hükme göre ancak yüklenicinin, iş bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, müvekkili şirkete karşı tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesi halinde, tapu devri yapılabileceğini, bu nedenle müvekkilinin yükümlülüğünün henüz doğmadığını, tapunun henüz devredilmemiş olmasında müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu ve yükümlülüğü olmadığı gibi doğrudan yüklenicinin muhatap alınması gereken ve onun edimi olduğunu, müvekkili adına kayıtlı taşınmaz üzerine tedbir konulması veya davalıdır şerhi konulması talebinin yerinde olmadığını, öncelikle davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacı ile aralarında bir sözleşme bulunmamaları nedeniyle, davaya konu satış vaadi sözleşmesindeki tarafın diğer davalı olan yüklenici olması nedeniyle müvekkilinin hukuki yükümlülüğü bulunmadığından davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Gayrimenkul ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Harca esas değerin eksik gösterildiğini, harç tamamlama için davacı tarafa süre verilmesi gerektiğini, müvekkilinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile yüklendiği edimlerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, taraflar arasındaki ek protokole göre davacı tarafından ... 889 ... Projesi'ndeki C2 Blok -2.Kat 23-K4 no.lu bağımsız bölüm sözleşmeye uygun olarak 07.04.2021 tarihinde teslim alındığını, satış vaadi sözleşmesinin tapu devri için herhangi bir süre belirtmediğini, sadece zilyetliğin teslimi için süre belirlendiğini, sözleşmenin 4. Maddesinde teslim ve teslim tarihinin düzenlendiğini, bu düzenlemenin yalnızca zilyetliğin teslimine ilişkin olduğunu, 4.2 maddede tapu devrine ilişkin düzenlemede herhangi bir süre öngörülmediğini, bu hususun davacı tarafından da kabul edilmesi nedeniyle tapu iptali ve tescili yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, kabul manasına gelmemek kaydı ile müvekkilinden en fazla makul süre içerisinde taşınmaz tapusunu devretmesinin bekleneceğini, makul sürenin de henüz geçmediğini, pandemi süreci nedeniyle müvekkili şirket ve tapu müdürlüklerinin çalışma hayatına ara vermek zorunda kaldığını, ifaya engel teşkil eden bu tür durumların, belirli bir süre borçlunun ifa zorunluluğunu ortadan kaldırdığını, davalılar arasında organik bağ bulunduğu iddiasının somut bir delile dayanmadığını, yerleşik içtihatlar uyarınca bunun çok açık olduğunu, beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava İstanbul ili, ... ilçesi, .... ada 70 pafta 35 parselde bulunan 889 ... ... projesinden, C2 Blok 2. Kat bodrum 21 nolu bağımsız bölümün davalılardan ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. üzerinde bulunan tapu kaydının iptal ve tescil şartlarının oluşup oluşmadığının tespitinden ibarettir. Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-c) 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. 6502 sayılı Kanunun 8. maddesinde ayıplı mal tanımlanmış olup 11. maddesinde ayıplı mal halinde tüketicinin hakları ve ayıplı maldan sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre tüketici aldığı malın ayıplı olduğu iddiasında ise ayıbın giderilmesini ve giderilmemesi halinde de sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Diğer taraftan, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3.maddesinde 4822 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle "konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar" da açıkça mal kavramı içine alınarak Kanunun koruma kapsamına dahil edilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1.maddesinde; bu kanunun amacının, kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmek olduğu, açıklanmış; " Kapsam" başlıklı 2. maddesinde de aynen; "Bu Kanun, 1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı Kanunun 'Tanımlar" başlıklı 4822 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinin (e i bendinde tüketicinin, "bir mal veya hizmeti ticari ve mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan ve yararlanan gerçek ve tüzel kişiyi" ; (h) bendinde Tüketici işleminin, "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi", (f) bendinde satıcının, "kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek ve tüzel kişileri"; (c) bendinde ise malın, "Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallan ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi mallar" ifade edeceği belirtilmiştir. Görülmektedir ki, 4077 sayılı Kanun, ticari dağıtım zincirinin nihai halkasını oluşturan ve ekonominin nihai hedefi olan tüketicinin, satıcı karşısında daha etkin olarak korunması gereğinden hareketle düzenlenmiş ve bu koruma anlayışı tüketici hukukunun temelini oluşturmuştur. Tüketici, üretilip piyasaya sürülen ve üretim sürecinin hiçbir aşamasında bilgi sahibi olmadığı ürün veya sunulan hizmeti satın aldığı bir ilişkide zayıf olan taraf olarak kabul edilmiş; yasa koyucu, bu kabulden yola çıkarak iradesini tüketiciyi korumak şeklinde ortaya koymuştur. Giderek 4077 sayılı Kanun ile de bu koruma olgusunu yasal düzenleme altına alıp; üretim aşamasında bilgi sahibi olmadığı malları veya sunulan hizmetleri satın alan ve sözleşmede satıcıya karşı zayıf durumda olduğu kabul edilen tüketicinin, sonradan bu mal veya hizmetlerin ayıplı çıkması sonucu uğradığı zararın tazminini sağlama yoluna gitmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere 4077 sayılı Kanunun 3.maddesinin ilk şeklinde "mal" kavramı "ticaret konusu taşınır eşya" olarak tanımlanmışken 4822 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bu tanım genişletilmiş; diğer unsurlar yanında " alış-verişe konu olan konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar" da mal kavramına dahil edilerek, bunlar da tüketici hukukunun kapsam ve koruması altına alınmıştır. Eş söyleyişle, 4822 sayılı Kanunla, tüketicinin korunacağı alanlar genişletilerek; konut ve tatil amaçlı taşınmazlar da bu Kanun uygulamasında mal olarak kabul edilmiştir. Kanunun uygulanabilmesi için bu taşınmazların satıcısının ticari veya mesleki faaliyeti kapsamında bu malı sunuyor olması ve alıcının da bunları konut amacıyla satın alması gerekli ve yeterlidir. Kanunda konutun tamamlanmış olup olmadığı yönünden bir ayırıma gidilmemiş; konut amaçlı taşınmaz mal ifadesiyle kullanım amacının konut olması yeterli bulunmuştur. O halde, 4822 sayılı Kanunla konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/c maddesinin kapsamına alındığından, tüketici hukuku hükümleri kapsamında ve onun koruması altında olduğu kabul edilmelidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Tapu kaydı aleni olup iyi niyetli 3. Kişileri bağlar. Tüketici gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişide olabilir. Taşınmazın kullanım amacı koşu ve iradeye göre değişebilir ve dava miktar itibarı ile yazılı yargılama gerektirmekte olup, tapu kaydı yazılı ve resmi bir delildir. Taşınmazın alış amacının değişmesi her zaman mümkün olup tapu kaydı itibariyle kat mülkiyeti hükümleri uygulanması gerekir. (İstanbul 7. BAM. 2020/2070 esas 2020/1870 karar-Tüzel kişinin tüketici niteliği hakkında emsal karar) Tapu sicili, diğer resmi kayıt ve belgeler söz konusu taşınmaza ilişkin saha çalışma ve araştırmaları delil olarak kullanılır. Taşınmazın mülkiyetinin gerçek durumu ile tapu sicilindeki uyuşmazlık tüm bu ve benzeri deliller vasıtasıyla öne sürülebilir. Tapu müdürlüğünce düzenlenen resmi senet ise, gayrimenkul mülkiyetinin ve mülkiyetten başka aynı hakların kullanılması ve devri için tapu sicil müdürlüğündeki bir memur tarafından düzenlenmiş olup taraflar ve gerekirse tanıklar tarafından imzalanan müdürlükçe imza ve mühür ile edinilen resmi bir oluştur. Tapu senedi bir taşınmaz varlığının sahibini gösteren resmi bir belgedir. Tapu sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen bu resmi belge sadece taşınmaz sahibine verilir. Taşınmaz üzerinde mülkiyet dışında başka bir hakkı olan kişilere verilmez. TMK. 998 maddesi kapsamında taşınmazın niteliği bölümünde ise mülkiyet cinsinin ve olduğu ifade edilir. İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça tapu memuru tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararı ile düzeltebilir. ( TMK. 1027. Md. ) TMK. 1025. maddesinde de hatalı tescil düzenlenmiştir. (Yargıtay 1. HD. 2016/17583 ESAS 2018/9102 Karar-) Tapu kaydında düzeltim davası da mevcut değildir. (vasfının değişmesi bakımından) tapuda cins değişikliğinin düzeltilmesi işlemleri idari bir görevdir. Tapu Sicili Tüzüğü'nün 72 ve 74. maddelerine göre tapu kütüğündeki kaydın değiştirilmesi ve kütük üzerindeki düzeltmelerin, bir başka ifade ile tapuda cins ve vasıf düzeltilmesi işlemlerinin tapu idaresince yapılacağı ve idari bir görev olduğu tartışmasızdır. Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller ve dosya kapsamına binaen somut olayda; davacı ile davalı arasında ... ... Gayrimenkul ve Ticaret A.Ş. arasında Beyoğlu .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşmenin 4.2 maddesininin son paragrafında "...Başka Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve her türlü mevzuattan dolayı, Arsa Sahibi'nn hiçbir sorumluluğu yoktur. Tüm sorumluluk, ...'e aittir. Alıcı, bu hususları bildiğini, bu hususlara hiçbir itirazının olmadığını beyan, kabul ve ikrar etmiştir..." şeklinde düzenleme olduğu, davacıdan tüketici olarak bahsedildiğinin açık olduğu, iş bu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden sonra, İstanbul ili ... ilçesi, ... ada 70 pafta 35 parselde bulunan 889 ... ... projesinden, C2 Blok 2. Kat bodrum 21 nolu bağımsız bölüm olarak ek protokol imza edildiği, tapu iptali ve tescil talebi olan dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak mahkememizin 23/01/2025 tarihli celsesinde davacı vekiline HMK 31 maddesi gereğince taşınmazın ne amaçla kullanıldığının sorulduğu ve "...dava konusu taşınmaz konut olarak kullanılmaktadır, şirket yatırım amaçlı olarak alınmıştır, ancak şu an boş vaziyettedir, kiraya da verilmemiştir... " şeklindeki beyanı da nazara alınarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... esas ... Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliğine, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle iki hafta içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne tevdiine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 2-HMK'nun 20. ve 331/2. maddeleri uyarınca iş bu kararın kesinleşmesine müteakip yasal süresi içerisinde talep üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/284, K. 2025/75, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-284-e-2025-75-k-850110f8ff5c