İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1220 E. 2025/616 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1220
Karar No
2025/616
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1220 Esas - 2025/616

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/1220 Esas KARAR NO : 2025/616

HAKİM : KATİP :

DAVACI : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ :

DAVA : Tespit DAVA TARİH İ: 25/10/2024 KARAR TARİHİ: 29/05/2025 K. YAZIM TARİHİ: 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma tarafından yazılım geliştirme faaliyetlerinde kullanılmak amacıyla bir “...” marka ve özelliklere sahip bilgisayarın satın alınmak istendiği, ...'ın bilindik bir marka olması ve sattığı ürünün ....Türkiye garantisi ile satışa sunulması hususlarının tespitine müteakip 29.07.2024 tarihinde online satış mağazasından “...” numaralı sipariş kodu ile dava konusu ürünün 119,999,00 TL'ye satın alındığı, dava konusu ürünün 31.07.2024 tarihinde müvekkili şirket adresine kargo firmasınca teslim edildiği, şirket çalışanı ... tarafından kargo kutusu açılarak fiziksel muayene yapıldığı, kontrol ve muayene külfetinin müvekkilince yerine getirildiğine ilişkin görselin dilekçenin ekinde olduğu, fiziki muayenenin yapılmasına müteakip cihaz, cihazın içeriği ve çalışıp çalışmadığının kontrol edildiği, dava konusu ürünün çalıştığının ve gözle görülür bir ayıbın bulunmadığının tespit edildiği, eski bilgisayardan yeni bilgisayara geçiş işleminin vakit almasından dolayı aktarılacak evraklar ve yüklenecek programlar hazırlanarak geçişe hazır hale getirildiği, ancak evraklar yüklenecekken bilgisayarın açılmadığı, müvekkili şirket tarafından cihazın kutusuna konularak ve ...'ın yönlendirmesi ile ...Yetkili Servisine müracaat edildiği, yetkili servis tarafından yapılan sorgulamada ....marka ürünlerde bulunan “beni bul” özelliğinin aktif olduğu, beni bul kaydının kaldırılması gerektiği aksi halde destek verilmeyeceğinin müvekkili şirket çalışanına iletildiği, müvekkili şirket çalışanının ise dava konusu cihaza henüz hiçbir evrakın yüklenmediğini ve beni bul özelliğinin aktif edilmediğini belirttiği, yetkili servis çalışanı tarafından “ben cihazı teknisyenime götürüyorum o sökmeye başlasın, siz de ....desteğini arayarak cihazın beni bul kaydını sildiriniz” dediği, birkaç dakika sonra yetkili servis çalışanının gelerek “cihazın anakart vidaları ile oynanmış, yetkisiz müdahale var, destek veremeyeceğiz” diyerek müvekkiline cihazı teslim ettiği, dava konusu cihazın yetkili servise götürülmeden yaklaşık 1,5 ay önce satın alındığı, cihaza herhangi bir müdahalede bulunulmadığı, beni bul kaydı oluşturulmadığı ve hatta evrak dahi yüklenmedi kaldı ki dava konusu cihazın garanti kapsamında olduğu ve karşılaşılacak sorunlara karşı yetkili servisten destek alınabileceği, müvekkili açısından böyle bir imkân bulunurken cihaza yetkisiz müdahale yapılmasını gerekli kılan bir durumun bulunmamakta olduğu, garantili ve oldukça pahalı bir cihaza yetkisiz kişilerin müdahalesine müsaade edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu cihazda “beni bul” kaydının bulunmasının müvekkiline satılan cihazın ikinci el olduğu düşüncesini oluşturmakta olduğu, ...kayıtlarında dava konusu ürüne kimin ne zaman erişim sağladığı ve “beni bul” kaydı oluşturduğunun sorulması gerektiği, özetle; müvekkili şirketçe ticari işlerde kullanılmak amacıyla dava konusu cihazın ...'a ait online satış mağazasından satın alındığı, ürünün veri girişi yapılacağı esnada açılamadığı, yetkili servise arıza başvurusunda bulunulduğunda, cihazda “beni bul” kaydının mevcut olduğu ve yetkisiz müdahale yapıldığı sebepleriyle teknik destek sağlanamayacağının söylendiği, müvekkili şirkete satışı yapılan ürünün kullanılmış veya teşhir ürün olabileceği kanısında oldukları, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde öncelikle dava konusu ürünün gizli ayıplı olduğunun tespitinin, akabinde ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının uyuşmazlık konusu cihazı müvekkili şirketten satın aldığı, cihazın tam ve eksiksiz çalışır halde davacıya teslim edildiği, davacının iddia ettiği servis süreçlerine ilişkin olarak müvekkili şirket uhdesinde herhangi bir bilgi bulunmamakta olduğu, tüketiciye olağanüstü bir şey vadedilmemiş olmasına rağmen ileri sürdüğü sebeplerle haksız kazanç elde etme gayesiyle hareket etmekte olduğu, işbu ürüne ait ne ayıp ne de başka bir kusur bulunmadığı, kullanıcı hatası olarak adlandırılan; darbe, yetkisiz servis müdahalesi, kullanım hatası, sıvı teması gibi durumların garanti kapsamında işlem göremediği, davaya konu üründe bir ayıp bulunmamakta olup söz konusu hatanın tek sebebinin cihazın kullanım kılavuzuna aykırı olarak kullanılmaya çalışılması olduğu, somut olayda cihazın sepet kısmında müşteri tarafından ekstra delik açıldığı için cihazın garanti dışı kalmış olduğu, bilindiği üzere tüketicilerin, Kanun'dan doğan seçimlik haklarını ancak ürün ayıplı ise kullanabilmekte olduğu, dava konusu üründe herhangi bir ayıp bulunmaz iken, Kanun uyarınca seçimlik hak olan bedel iadesinin talep edilmeyeceğinin aşikâr olduğu, teslim tarihinde var olmayan arızalar bakımından ayıba karşı sorumluluğun bulunmayacağı, bir malın ayıplı sayılabilmesi için belirli koşulların bir arada gerçekleşmiş olması gerektiği, buna göre;1. Hasarın geçtiği anda, yani malın tüketiciye teslimi anında satılan ayıplı olmalıdır. Burada önemli olan ayıbın ortaya çıkma anı değildir; ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile, teslim tarihinde söz konusu ayıbın malda var olması gerekmektedir.2. Ayıp önemli olmalıdır. 3. Alıcı, satın alma esnasında ayıbın varlığını bilmemelidir.4. Sorumluluk kaldırılmamış olmalıdır. Tek tek sayılan dört koşulun birlikte varlığı halinde dava konusu cihazın ayıplı olduğundan bahsedilebileceği, 6502 Sayılı Kanun'un 8. Maddesi uyarınca, ayıplı mal; “tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.” Maddesine göre, cihazda teslim anında var olmayan, ayıp niteliğinde bulunmayan ve sonradan ortaya çıkan arızaların ayıp kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, bir malın ayıplı sayılabilmesi için, söz konusu ayıbın teslim anında var olması gerektiği esasının kabul edildiği, bu itibarla, üründe teslim anında var olmayan ve ayıp niteliğinde bulunmayan, sonradan ortaya çıkan arızaların “ayıp” kavramı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, bu doğrultuda dava konusu ürünün işbu tanımlamada belirtilen eksiklik yahut aksaklıklardan hiçbirini ihtiva etmediği, dolayısıyla dava konusu ürün ayıplı olmadığından davacının ürünün ayıpsız misli ile değişimini talep etme hakkının bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde, uyuşmazlık konusu cihazın *beni bul özelliği'nin esasen cihaz müvekkili şirketin deposundan çıktıktan sonra ve diğer davalı uhdesinde iken aktive edildiğinin tespit edildiği, bu bağlamda cihazda herhangi bir gizli ayıp bulunmadığı hususunun açık olup işbu uyuşmazlık bakımından sadece ithalatçı sıfatını haiz olan müvekkili şirket bakımından huzurdaki davanın reddi gerekmekte olduğu, “Bul Özelliği” ile ilgili olarak; kullanıcıların kişisel verilerinin korunması ve cihaz güvenliğinin tesis edilebilmesi bakımından müvekkili şirket tarafından uygulanan standart servis politikasının gereği olarak cihazların *Bul Özelliği” kapatılmadan servise alınamadığı, uyuşmazlık konusu cihaz bakımından müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde; oavacı tarafından 29 Temmuz 2024 tarihinde diğer davalıdan satın alınan cihazın 5 Haziran 2024 tarihinde satıcı firmaya gönderilmek üzere müvekkili şirket deposundan çıkarıldığı, fakat aktivasyon tarihinin 14 Haziran 2024 olduğu hususlarının tespit edildiği, sen cihazın müvekkili şirket uhdesinde bulunduğu süre içerisinde aktivasyonunun bulunmadığı, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkili şirket tarafından kullanılmış cihaz satışının söz konusu olmadığı, uyuşmazlık konusu cihazın, müvekkili şirket tarafından diğer davalıya gönderildiği tarihten sonra -fakat davacının satın aldığı tarihten önce -, yani diğer davalıda bulunduğu esnada aktive edilmiş olduğu anlaşıldığından, cihazın herhangi bir gizli ayıp ihtiva etmediği ve ithalatçı sıfatını haiz müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceği, yetkili teknik servis uzman teknisyenleri tarafından yapılan incelemeler neticesinde uyuşmazlık konusu cihazın yetkisiz değişikliğe uğradığı tespit edilmiş olup, bu nedenle davacıya teknik servis desteği sağlanamadığı, bu noktada, “yetkisiz değişiklik” kavramı ile alakalı olarak birtakım hususların Sayın Mahkemenin bilgisine sunulduğu; tüm iç ve dış donanımları ile birlikte entegre bir yapıya sahip olan ....markalı ürünlere müvekkili şirketin ya da yetkili servis sağlayıcılarının teknisyenleri dışında, başka kişilerce yapılacak ufak ya da büyük çaplı her türlü müdahalenin yetkisiz değişiklik olarak adlandırılmakta olduğu, söz konusu değişikliklerin cihazların kalıcı hasar görmesine, bozulmasına ve hatta değişiklik anında ya da sonrasında ilgili tüketicinin (ya da teknisyenin) ve çevresindekilerin can güvenliğini tehdit edebilecek nitelikte kazalara sebep olabilmekte olduğu, ayrıca müvekkili şirket tarafından yetkilendirilmemiş kişilerce içi açılan bir cihaza hangi değişikliklerin yapıldığı, bu değişikliklerin teknik anlamda ne gibi sonuçlar/tehlikeler doğurabileceğinin de müvekkili şirket tarafından bilinebilecek bir durum olmadığı, bu nedenlerle müvekkili şirket tarafından yetkilendirilmemiş kişilerce ...markalı ürünler üzerinde yapılmış bir yetkisiz değişikliğin tespiti halinde müvekkili şirketin (ve yetkili teknik servis sağlayıcılarının) onarım hizmeti vermeme hakkının saklı tutulduğu, bu hususun resmi internet sitesinde “...” adresinde:“Servis ihtiyacı, üründeki orijinal olmayan parçalar, yanlış ya da hatalı kullanım ya da dış sebeplerden dolayı oluştuysa, ....ürünü servise almadan size geri iade etme hakkını saklı tutar ve sizi ilgili tanılama ücretinden sorumlu tutabilir...., yetkisiz değişikliklerden veya ...ya da bir ... tarafından gerçekleştirilmemiş onarımlardan veya değişimlerden dolayı onarım sırasında üründe meydana gelen hasardan sorumlu tutulamaz.” şeklinde ifade edilmek suretiyle tüketicilerin bilgisine sunulmakta olduğu, mevcut olayda, yetkili teknik serviste görevli teknisyenler tarafından yapılan inceleme neticesinde cihazın anakart vidalarına önceden müdahale yapıldığı dolayısıyla cihazın yetkisiz değişikliğe maruz kaldığının tespit edildiği, buna istinaden de söz konusu değişikliklerin yarattığı güvenlik riskleri ve teknik gerekçeler sebebiyle uyuşmazlık konusu cihaz üzerinde herhangi bir servis işleminin sağlanamayacağının değerlendirilmiş olduğu, tüm bu nedenlerle müvekkili açısından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... kayıtları, ... kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi 06/05/2025 tarihli raporu ile özetle; * “Bul” özelliğinin aktif hale getirilebilmesi için öncelikle “Bul” özelliğinin açılacağı cihaz (...) üzerinde bir “.....Hesabı” ile oturum açılması gerekmesi, “.....Hesabı” ile oturum açılabilmesi için öncelikle cihazın kurulumunun (ayarlama) yapılması gerekmesi ve “Bul” özelliğinin aktivasyon tarihinin (14.06.2024) dava konusu cihazın davacı yanca satın alındığı 31.07.2024 tarihinden önce olması sebebiyle dava konusu bilgisayarın teşhir ya da ikinci el bir ürün olduğunun anlaşılmakta olduğu, *Dava konusu cihazın “Bul” özelliğinin aktivasyon tarihinin (14.06.2024) dava konusu cihazın davacı yanca satın alındığı 31.07.2024 tarihinden önce olması sebebiyle, dava konusu cihazın “Teşhir” ya da “İkinci El” bir cihaz olması ve bu hususa Davalı Satıcı ... firması tarafından düzenlenen faturada yer verilmemesi sebepleriyle, dava konusu bilgisayarın “Ayıplı Bir Cihaz” olduğunun değerlendirilmekte olduğu, tüm dosya kapsamından dava konusu cihazın ayıbının, cihazın davacıya tesliminden sonra tespit edildiğinin anlaşılmakta olduğu, dolayısıyla dava konusu cihazın ayıbının “Gizli Ayıp” inde olduğunun değerlendirilmekte olduğu, elektronik ticaret firmaları üzerinden yapılan fiyat araştırmaları sonucunda, davaya konu ... model bilgisayarın güncel değerinin 114.899,00 TL - 129.999,00 TL arasında olduğunun tespit edildiği, dava konusu bilgisayarın davacı yanca satın alındığı 29.07.2024 tarihindeki değeri ile güncel (06.05.2025 tarihindeki) değerinin yaklaşık olarak aynı olması sebebiyle, davaya konu bilgisayarın dava tarihindeki değerinin 114.899,00 TL ile 129.999,00 TL arasında olduğunun değerlendirilmekte olduğu bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, ayıp iddiasına dayalı misli ile değişim istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, satıma konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, misli ile değişim şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK 23’de malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer alıcı iğfal edilmiş ise yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gibi 231. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinden de yararlanamayacaktır. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde ise alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Davalı .... firmasının 07.04.2025 tarihli müzekkere cevabında; Şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde, davacı tarafından 29 Temmuz 2024 tarihinde diğer davalıdan satın alınan cihazın; 5 Haziran 2024 tarihinde satıcı firmaya (...) gönderilmek üzere müvekkili şirket deposundan çıkarıldığı, Aktivasyon tarihinin 14 Haziran 2024 olduğu, Cihazın *Bul Özelliği'nin esasen cihazın müvekkili şirketin deposundan çıktıktan sonra ve diğer davalı ( ... ) uhdesinde iken aktive edildiğinin anlaşılmakta olduğu, ifade edilmiştir. Davalı satıcı ... firması tarafından dava konusu ürünün siparişine ilişkin olarak davacı yana gönderilen elektronik postaya ait ekran görüntüsü incelendiğinde; dava konusu cihazın;Davacı yanın ifadelerinden dava konusu cihazın 31.07.2024 tarihinde davacıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme ile; “Bul” özelliğinin aktif hale getirilebilmesi için öncelikle “Bul” Özelliğinin açılacağı cihaz (...) üzerinde bir “....Hesabı” ile oturum açılması gerekmesi, “.....Hesabı” ile oturum açılabilmesi için öncelikle cihazın kurulumunun (ayarlama) yapılması gerekmesi ve “Bul” özelliğinin aktivasyon tarihinin (14.06.2024) dava konusu cihazın davacı yanca satın alındığı 31.07.2024 tarihinden önce olması sebebiyle dava konusu ürünün ikinci el bir ürün olduğu anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamından dava konusu cihazın ayıbının, cihazın davacıya tesliminden sonra tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu cihazın ayıbının “Gizli Ayıp” niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. Davalı ... uhdesinden çıktıktan sonra davalı.tarafından(14.06.2024) aktivasyon yapıldığı gözetilerek ürünün teşhir ürün haline gelmesinde davalı ... sorumluluğu bulunduğundan davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne Davacının misliyle değişim talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen KABUL Kısmen REDDİNE, davalı ... yönünden davanın REDDİNE, davalı... yönünden davanın KABULÜNE, 2-Davacının misliyle değişim talebinin KABULÜ ile; 29/07/2024 tarihli ... numaralı 119.999,00-TL tutarlı faturaya konu ... seri numaralı ... Marka bilgisayarın davalı .... Tarafından AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE, davacı elindeki bilgisayarın ...'ne İADESİNE, 3-Alınması gereken 8.197,13 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.769,53 TL karar ve ilam harcının davalı ...'nden alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.800,00 TL'nin davalı...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harcın davalı...'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 448,50 TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.448,50 TL yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya ödenmesine, 6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/05/2025

Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1220, K. 2025/616, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1220-e-2025-616-k-b197153eea50