İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/223 E. 2024/498 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/223
- Karar No
- 2024/498
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/223 Esas - 2024/498 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/223 KARAR NO : 2024/498
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı tarafın ... başvuru numaralı markası ile taraflarına ait “...” ibareli markanın, SMK 6/1 kapsamında belirtilen koşullarda benzer olduklarını, benzer emtialara sahip olmalarından dolayı iltibas ihtimalinin olduğunu, taraflarına ait markanın eskiye dayalı kullanım hakkına sahip olduğunu, tanınmış bir marka olduğunu ve bu tanınmışlıktan kötü niyetle haksız yarar sağlanacağı iddiasıyla ... başvuru numaralı markanın tesciline itiraz etmiş ancak ... tarafından reddedilmiştir. Bunun üzerine; davalı taraf markası ile benzer olduklarını, benzer emtialara sahip olduklarını, davacı taraf olarak markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalı tarafın bu tanınmışlıktan faydalanarak haksız şekilde kazanç elde etmek istediğini ve bu gerekçe ile kötü niyetli olduğunu iddia ederek, ...’ nin 12.05.2023 tarih ve ... sayılı kararın iptaline karar verilmesi, ... başvuru numaralı markanın tescil işlemlerinin tamamlanması durumunda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacı tarafın belirttiği gibi markalar arasında bir benzerlik bulunmadığını, ...’nin 12.05.2023 tarih ve ... sayılı kararının yerinde ve doğru olduğunu, ... tarafından belirtilen gerekçelere katıldıklarını, markaların hitap ettikleri tüketiciler tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı taraf markasında geçen “...” ibaresinin “...” ile çağrışım yapmak üzere özellikle tercih edildiğini, tüketiciler ve halk nezdinde kavramsal olarak bir anlam ifade etmeyen “...” ile bir benzerliğinin bulunmadığını, davacı taraf markalarında herhangi bir işaretin kullanılmadığını ancak kendilerine ait markanın bir ... unsuru ile birlikte kullanılmasından dolayı görsel olarak da birbirlerinden ayrıldığını ifade etmiş, SMK 6/9 maddesinde belirtilen kötü niyetli olarak markasını tescil ettirme şekillerinden hiç birinin geçerli olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 11.10.2023 tarih ... sayılı ... Kararının iptaline ve ... başvuru numaralı ve "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına 07.07.2021 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 09., 16., 35., ve 37. sınıftaki mallar ve hizmetler bulunan, ... sayılı, “ ” ... ve ibareli marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/1, m.6/3, m.6/4, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraz ... ... (...) tarafından reddedilmiş, ret kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz ise ...’nin 11.10.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile; ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın (6/1), (6/3),(6/4), (6/5), (6/6) ve (6/9) uncu maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından, başvuru sahibi tarafından yapılan kullanım ispatı talebinin de ulaşılan bu sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmiştir. Son olarak 6769 s. SMK'nın (6/3),(6/4), (6/5), (6/6) ve (6/9) maddelerine dayalı itirazın kabulüne yönelik yeterli kanaat oluşmadığından belirtilen maddelere dayalı itirazlar kabul edilmemiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: -Dava konusu başvurunun SMK m.6/1, 3, 4, 5, 6 hükümleri kapsamında reddi koşullarının oluşmadığı, bu tespitin iptali talep edilen ... sayılı ... kararıyla uyumlu olduğu, -Dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, -Kötü niyetin tespitinin salt hukuki bir nitelendirme olması sebebiyle bu konuda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Sektör uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: - Davacı taraf markaları ile davalı tarafa ait marka arasında görsel veya kavramsal bir benzerlik olmadığı, sadece işitsel açıdan düşük düzeyli bir benzerlik olduğu, -Emtia sınıflarının aynı/benzer hizmetleri içerdiğini, -Davalı tarafın “...” ibaresini kullanmasından dolayı doğrudan “...” çağrışımının olmadığı ve “...” ibaresinin başlı başına ayrı bir anlam ifade etmesinden dolayı 5/1 hükmünde belirtilen şartların oluşmadığı, -SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 maddelerinde belirtilen şartların oluşmadığı, -Davalı tarafın kötü niyetli olduğunun ispatının olmadığı, -...’ nin 12.05.2023 tarih ve ... sayılı kararın doğru ve yerinde olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde mutlak ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 5. maddesi ise; (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler. f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler. g) ... Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler. ğ) ... Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler. h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler. ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler. i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: -Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır. - Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Kullanımın İspatı: Mevzuatın 19/2. Maddesi; “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise; “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmü düzenlenmiştir. Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır. Dava konusu başvurunun, başvuru tarihi 07.07.2021’dir. İddialara mesnet markalar bu tarihten beş yıl önceki 07.07.2016 tarihinden daha eski tarihte tescil edilmiş olduğu için kullanımın ispatı zorunluluğuna tabidir. Kullanımın ispatı için esas alınacak zaman dilimi 07.07.2016 ila 07.07.2021’dir. Dosya içerisinde yer alan ve itiraz aşamasında sunulan kullanımın ispatına ilişkin deliller incelendiğinde 12.02.2018 ila 14.04.2022 tarihleri arasında düzenlenen 50 adet faturada davacı markalarının kullanıldığı bu fatura bedellerinin toplamının yüz binlerce Avro ve Amerikan doları bedelli olduğu, yine 2018 ila 2020 yıllarına ait 14 adet yüz binlerce Avro ve Amerikan dolar bedelli gümrük muamele evrakının bulunduğu, beş ayrı fuar katılım sözleşmesinin bulunduğu tespit edilmiştir. Anılan delillerin davacının markalarının, kapsamında yer alan mallar ve hizmetlerde ciddi şekilde kullanıldığını ispatlamaya elverişli olduğu değerlendirilmektedir. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
...+... ... (09, 16, 35, 37. sınıf) ... (04, 06, 09, 11, 19, 35, 37, 39, 40, 42. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka başvuru kapsamında bulunan; 09. SINIF: Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. 35. SINIF: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. 37. SINIF: İnşaat hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetler'' EMTİALARININ davacının mesnet markaları kapsamındaki 09. SINIF: Bilimsel, denizcilik, ölçme, fotoğraf, sinema, optik, tartım, sinyalizasyon, kontrol (denetim), hayat kurtarma ve eğitim cihaz ve aletleri; ölçüm aparatları ve aletleri (gaz ölçümü için değil); elektriği iletmek, değiştirmek, dönüştürmek, biriktirmek, düzenlemek veya kontrol etmek için cihaz ve aletler; fotovoltaik sistemler, yani enerji üretimi için güneş modülleri, invertörler, kontrol, düzenleme, biriktirme ve izlemeye yönelik elektronik aparat ve cihazlardan oluşan; güneş enerjisi modülleri, güneş kollektörleri ve enerji üretimi için invertörlerden oluşan güneş paneli sistemleri; enerji üretiminin kontrolü, düzenlenmesi, biriktirilmesi ve izlenmesi için elektronik cihaz ve aletler; manyetik veri taşıyıcıları, veri işleme aparatları ve bilgisayarlar (gaz ölçümlerinin ölçüm sonuçlarını yakalamak için değil); yukarıda adı geçen tüm ürünler yalnızca fotovoltaik sistemlerin ve bunların bileşenlerinin montajına yöneliktir. 35. SINIF: Reklam; şirket yönetimi; iş idaresi; ofis fonksiyonları; yenilenebilir enerji üretimine yönelik sistem ve tesislerin profesyonel iş ve organizasyon planlaması; yenilenebilir enerji üretimine yönelik sistem ve tesisler için profesyonel iş ve organizasyon danışmanlığı; özellikle yenilenebilir enerji alanındaki sistemler ve tesisler için iş projesi yönetimi; Güç kaynaklarının alım satımı için başkaları adına sözleşmeler düzenlemek. 37. SINIF: Yapı; onarım, yani fotovoltaik ve güneş termal enerjisi alanındaki münferit bileşenlerin onarım hizmetleri; kurulum hizmetleri; yenilenebilir enerji alanındaki sistem ve tesislerin inşaatı, temizliği, onarımı ve bakımı; iskele; çatı kaplama hizmetleri'' kapsamında aynı ve benzer olarak yer aldığı, görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu ...+... ibareli başvuruda; markanın beyaz fon üzerine, mavi renkle üçgen şeklinde kıvrılmış, kıvrım yerleri gölgeli bir şerit ile simgesel olarak “A” işaretinin altına büyük harflerle ve yine mavi renkle gölgesiz olarak “...” ibaresinin olduğu, yazı stili olarak baş aşağı yazılmış “v” harfini “A” harfi yerine kullanıldığı ve üst üste yatay üç adet çizgiyi “E” harfi yerine kullanıldığı, bunun altında daha küçük bir yazı yüksekliği ile aynı mavi renk kullanılarak “...” ibaresinin yer aldığı, marka işareti incelendiğinde simgesel olarak oluşturulmuş “A” harfi ile “...” ibaresinin bu markanın esas unsuru olduğu, “...” ibaresi ise çok daha küçük bir yazı yüksekliği seçilerek yazılmasından dolayı ikincil olarak dikkat çektiği, anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacı tarafa ait davaya mesnet gösterilen 2 adet marka bulunduğu, bunlardan ilkinin; beyaz fon üzerine siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresi bulunduğu, ibarenin “A” harfinin baş aşağı yazılmış “v” harfi ile oluşturulduğunu, “E” harfinin ise köşeli “c” harfi ile yazıldığı, “...” ibaresinin arkasından sol tarafta geniş sağ tarafa doğru daralan kırmızı bir şerit bulunduğu, kırmızı şeridin geçtiği yer bakımından “A” ve “E” harfleri tamamlanmış olduğu, davacı tarafa ait ikinci marka ise; beyaz fon üzerine siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresinin olduğu; ilk marka işareti incelendiğinde sadece “...” ibaresinden oluştuğu ve tamamlayıcı olarak kırmızı renkli bir şerit tercih edildiği için bir bütün olarak algılanmakta ve markanın esas unsuru olduğu, ikinci marka işareti incelendiğinde “...” ibaresinin tek ve esas unsuru olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli ".../ ..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; davacı taraf markaları ile davalı tarafa ait marka arasında görsel veya kavramsal bir benzerlik olmadığı, sadece işitsel açıdan düşük düzeyli bir benzerlik olduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, SMK 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, Davacının tescilli markasını da oluşturan “...” ibaresinin davacı tarafından fiilen kullanıldığı, ancak başvuruya konu işaret ile iddialar mesnet markaların benzer olmadığından SMK m.6/3 hükmü kapsamında başvurunun reddi koşullarının oluşmadığı; Davacı tarafından sunulan deliller kapsamında davacı markalarının SMK m.6/4 hükmü bağlamında tanınmışlığının ispat edilemediği, bunun yanında davacı adına tescilli markaların, başvuruya konu işaretin tesciline engel oluşturacak düzeyde benzer olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde SMK m.6/4 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı; İltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı; Davacının ticaret unvanında da yer alan “...” ibaresinin, başvuruya konu işaretin tesciline engel oluşturacak düzeyde benzer olmaması nedeniyle SMK m.6/6 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı; Öte yandan davacı yan tarafından, davalının "... işaretini kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava dosyasında herhangi bir delil sunulmamış olduğundan kötü niyetin tespiti için yeterli olmadığı, bu durumda dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı, SMK 6/9 şartlarının somut olayda oluşmadığı; Yerleşik yargı kararlarına göre; SMK m.5/1-h hükmünün uygulanabilmesi için tarafların işarete yüklediği anlam değil, ortalama tüketicinin o işarete yükleyeceği anlam esas alınması gerektiği, her ne kadar davalı tarafından ...’ya atıf yapılsa da ortalama tüketicinin başvuruya konu işareti anılan dini değer veya sembolle ilişkilendirmeyeceği ve dolayısıyla SMK m.5/1-h hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır