İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/220 E. 2024/509 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/220
Karar No
2024/509
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/220 Esas - 2024/509 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/220

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davaya konu “...” ibareli marka başvurusu ile müvekkili şirketin itirazına konu “...” ibareli markaların halk nezdinde karışıklığa neden olacak derecede benzediğini, ... ibaresinin hemen başında ‘...’ ibaresinin, ‘...’ ibaresinin markasal olarak algılanışına da herhangi bir katkı sunmadığını, tam tersine, bahse konu marka başvurusunda yer alan ... ibaresi, ... ibaresinin önünde ve ilgili yabancı dilde kullanılan bir ek olduğu için başvurunun esaslı unsuru konumunda bulunan ... ibaresini tamamlamakta; ... ibaresine atıf yapmakta olduğunu, davaya konu marka başvurusunun işbu davaya konu edilen 21.sınıfta tesciline karar verilen emtia ile hükümsüzlük talepleri kapsamında ileri sürdükleri ... no’lu ... international ibareli marka arasında da sınıfsal benzerlik bulunduğunu, davaya konu ... no’lu “... ...” ibareli marka başvurusunun davaya konu sınıflarda tescili halinde, müvekkiline ait ... markasının, 6769 sayılı SMK md.6/5’te düzenlenen toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi ve markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi ihtimalinin son derece yüksek olduğunu iddia ederek ... ... no’lu kararın, 21. Sınıf: “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” emtiası yönünden kısmen iptaline, dava konusu ... ... ibareli ... no’lu marka, işbu davanın açılması ve/veya sonuçlandırılması beklenilmeksizin, her ne şekilde ve zamanda olursa olsun, diğer davalı şahıs adına tescil edilir ve/veya edilmiş ise ilgili marka tescilinin, 21. Sınıf: “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” emtiası yönünden kısmen iptali/hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asıl vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili tarafından başvurusu yapılarak tescil edilen "..." markasının davacıya ait "..." veya türevi markalarla benzerlik göstermediği gibi müvekkili şirketin farklı mal ve hizmet gruplarında faaliyet göstermesi sebebiyle davacı tarafından yapılan yayıma itirazın da reddedilmiş olduğunu, davacının sahip olduğu marka ile müvekkili şirketin tescil ettirdiği marka arasında ilişkilendirme yapılması ihtimalinin bulunmadığını, zira tescil ettirilen markada benzer olduğu iddia edilen kısım "..." ibaresi olup bu ibarenin gündelik ve ticari hayatta geniş kullanım alanının bulunmadığını, ayrıca "..." ibaresinin ayırt edicilik vasfının da bulunmadığını, davacıya ait "..." markası ile müvekkiline ait "..." markası fonetik, görsel veya kavramsal olarak da karşılaştırıldığında karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimalinin olmadığını, davacı ile müvekkiline ait markaların benzerliğindense farklılığının daha belirgin, ön planda ve açık olduğu, görsel, işitsel, ve kavramsal yönden bütüne yönelik inceleme yapıldığında ortalama tüketicide bıraktığı izlenimin farklı olduğunu, benzer markalar olmadıklarını, birbirleri ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını dolayısıyla tanınırlıktan yararlanma saikini gerektiren sebeplerin bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ...’nun 15.11.2023 tarih ve ... sayılı kararının 21.SINIF: “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” emtiası yönünden KISMEN İPTALİNE ve Dava konusu ... ... ibareli ... no’lu marka, işbu davanın açılması ve/veya sonuçlandırılması beklenilmeksizin, her ne şekilde ve zamanda olursa olsun, diğer davalı şahıs adına tescil edilir ve/veya edilmiş ise İLGİLİ MARKA TESCİLİNİN, 21.SINIF: “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” Emtiası yönünden KISMEN İPTALİ/HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile SİCİLDEN TERKİNİNE karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şahıs tarafından 18.08.2021 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 04 / 20 / 21 / 35. sınıflarda marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... tarafından kabul edilerek 12.11.2021 tarih ve 384 sayılı ...'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından 20. ve 35. sınıflardaki mallar/hizmetler bakımından kısmen kabul edilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu kısmi ret kararına ... ... nezdinde yapılan itiraz, ... tarafından incelenmiş ve ...’nun 15.11.2023 Tarihli ... Sayılı ... ... Kararıyla; ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. … Yapılan inceleme sonucunda başvuru ile itiraza mesnet olan marka benzer görülmekle birlikte, başvurunun "... ... ..." ibaresi ile şekilsel unsurların bütünleşmesinden oluşması, muteriz markaları kapsamında yer alan mallar/hizmetler ile aynı ya da benzer sınıfların yayına ilk itiraz aşamasında başvuru kapsamından çıkartılmış olması gibi somut olaya özgü tüm hususlar birlikte göz önüne alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi marka arasında, başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. …Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.'' gerekçesiyle ''İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 1-Dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” mallarının davacının markasının kapsamında benzer olarak yer aldığı, 2-Dava konusu marka başvurusu ile davacı markası arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olduğu, 3-Dava konusu marka ile davacı markası arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu, 4-Davalı başvurusunun dava konusu mallar bakımından davacıya ait “...” markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı ihtimalinin bulunduğu, 5-... ... sayılı ... Kararı’nın yerinde olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 4.1 Davalı taraf markasıyla, davacı taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik olduğu, emtialar bakımından aynı hizmet sınıfını içermedikleri; ancak dava konusu mal/hizmetler bakımından benzer/ilişkili oldukları, 4.2 Dava konusu mal/hizmetler bakımından ortalama seviyedeki tüketici kitlesine hitap ettikleri ve aralarındaki benzerliklerden dolayı karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali olduğundan dolayı SMK 6/1 koşullarının oluştuğu, 4.3 Taraf markalar arasında SMK 6/1 maddesi koşullarının oluşmasından dolayı, davalı tarafın tanınmış marka olarak tescilli davacı taraf markasından SMK 6/5 maddesi kapsamında haksız yarar sağlama, davacı taraf itibarına zarar verme ve ayırt edici özelliğini zedeleme ihtimallerinin oluşabileceği, 4.4 ...’ nin 15.11.2023 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olmadığı takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: -Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır. - Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

...+... ... (04, 21. sınıf) (11, 20, 22, 24, 26, 27, 35, 37, 42. sınıf)

... (...) Tanınmış marka

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” mallarının davacının redde gerekçe ... sayılı markasının kapsamındaki 20. sınıftaki “Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” ile benzer olarak yer aldığı görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu marka beyaz fon üzerine siyah renkli çember içinde ... ... ibaresinin ve yanında daha küçük yazı yüksekliği ile yazılmış ... ibaresinin yazılı olduğu, çemberin sağ üst iç kısmında siyah-gri tonlamalı 3 şerit yer aldığı, davalı taraf markası olan “...” tüketiciler tarafından “... kasa ...” olarak telaffuz edileceği, marka işaretine bütüncül olarak bakıldığında en büyük yazı yüksekliğiyle yazılmasından dolayı ... ... ibaresinin esas unsur olduğu, anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacı taraf markalarının beyaz fon üzerine siyah renk ve bej renkle küçük harflerle yazılmış ... ibaresinden oluştuğu, herhangi bir ... unsuru içermediği, davacı taraf markası “...” ise “...” olarak telaffuz edileceği, ... ibaresinin esas unsur olduğu, anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, taraf markalarının ... ibaresini içerdikleri için görsel benzerlik barındırdığı; ancak esas unsurların bire bir aynı olmaması ve davalı taraf markasında kullanılan ... unsurunun varlığından dolayı bu benzerliğin orta düzeyli olduğu, her iki taraf markasının da ... ibaresinin içerdikleri ve bu kelimenin aynı şekilde hecelenerek telaffuz edildiği, davalı taraf markasında geçen ... ve ... ibarelerinin bu benzerliği bozmaya yetmediği; markalar arasında işitsel benzerlik bulunduğu, taraf markalarda ortak olarak kullanılan ... ibaresi hem ... hem de ... dillerinde aynı şekilde yazılıp aynı şekilde telaffuz edilmekte ve her iki dilde de “...” anlamına geldiği, davalı taraf markasında geçen “...” kelimesinin pek çok ... dilinde aynı şekilde yazılmakta, “..., ...” anlamlarına gelmekte ve aynı şekilde telaffuz edildiği, ancak ... dilinde “..., ...” anlamına gelen kelime “...” olarak yazıldığı, bu nedenle davalı taraf markasının kavramsal açıdan tutarlı olması için kullanılan ... kelimesini ... olarak kullanmayı tercih ettiği, marka adında geçen ... ibaresi ...’ da kullanılan bir belirtme eki olduğu, belirli bir nesneyi işaret etmek için kullanılan ve ... olarak kabul edilen bir ön ek olduğu, davalı taraf markasının “...” anlamına geldiği; davacı taraf markası ise “...” anlamına geldiği, kavramsal açıdan taraf markalar karşılaştırıldığında aynı anlama gelen bir ibareyi içermelerinden dolayı benzer oldukları ancak anlamsal açıdan kullanılan “...” kelimesinden dolayı bu benzerliğin orta düzeyli olduğu; taraf markalarının bütünsel olarak incelenmesi neticesinde, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik olduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, SMK 6/1 maddesi şartlarının somut olayda oluştuğu, Davacıya ait “...” ibareli markanın mobilyacılık sektörüne dahil mallar bakımından yaygın bilinen tanınmış markalardan olduğu, bu tanınmışlığın ... tarafından da kabul gördüğü ve “...” markasının ... sayı ile tanınmış marka olarak Kurum sicilinde kayıt altına alındığı, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, aynı zamanda dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait “...” markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığı veya böyle bir ihtimalin bulunduğu, davalıya ait “...” ibareli markanın tescilinin dava konusu mallar bakımından SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluştuğu; anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; ... sayılı ... Kararı’nın 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar." emtiaları bakımından iptaline, davaya konu ... sayılı markanın 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-... sayılı ... Kararı’nın 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar." emtiaları bakımından iptaline, Davaya konu ... sayılı markanın 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne sicilden terkinine, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 7.015,6‬0-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/11/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 578,10-TL GİDER AVANSI :6.437,50-TL TOPLAM :7.015,6‬0-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/220, K. 2024/509, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-220-e-2024-509-k-b6c59e4c3b3f