İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1102 E. 2026/700 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1102
- Karar No
- 2026/700
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1102 Esas KARAR NO : 2026/700
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/07/2021 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 YAZIM TARİHİ : 10/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... ve ....nin müteaahit ortaklığı ile arsa sahipleri olan ... ve ... arasında Büyükçekmece .... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı, Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin %50 arsa payı karşılığında olduğunu, inşaat devam ederken müvekkilinin öz amcası ... ‘ın, inşaatı üstlenen müteahhit ortaklığının müvekkiline isabet eden kısmının yarısına ortak olmak istediğini, bunun üzerine .... tarihinde müvekkilinin .... işyerinde şahitler huzurunda inşaat adi ortaklığı imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre davalı ... 500.000,00-TL sermaye ödeyeceğini, bu şekilde ..., ...'ın inşaat hissesinin %50 ortağı olacağını, kararlaştırılan ödemenin 300.000,00-TL'sinin müvekkilinin banka hesabına ödendiğini, geri kalan 50.000,00-TL'sinin 15 gün sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, geri kalan bakiyenin 110.000,00-TL'si de ...'ın 3. bir şahıstan alacaklı olduğu 15/04/2020 vadeli 60.000,00-TL bedelli senedinin tahsilinden sonra 110.000,00-TL'sine tamamlanarak müvekkile ödeneceği ve son olarak inşaatta ihtiyaç duyulduğunda 50.000,00-TL'sinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalı ... 300.000,00-TL ödeme haricinde diğer ödemelerini sözleşmeye rağmen yapmadığını, davalı ...'ın hem sözleşmede kararlaştırılan bakiye ödemeleri yapmadığı gibi hem de müvekkile ortaklığı tasfiye etmek istediğini bildirdiğini, ortaklığın tasfiyesi görüşmeleri ve davaya konu 360.000,00-TL bedelli senedin verilmesi ile bedelinin ödenmesi hususu; davaya konu senedin tanzimi ile davalıya verildiği gün olan .... tarihinde davalı ... adi ortaklığın tasfiye şartlarını kararlaştırmak üzere ; ... ve ... ile müvekkilinin ....'taki işyerine geldiğini, İş yerinde aynı zamanda müvekkilinin iş ortağı ...'ın da hazır olduğunu, davalı, ...'ı da telefonla arayarak adi ortaklığın tasfiyesi görüşmesi için çağırdığını, ...'in de toplantıya geldiğini, tüm şahitler huzurunda yapılan şifahi tasfiye anlaşmasına göre müvekkilinin davalıya ana para ve kar hissesi dahil toplam 541.000,00-TL ödeyeceğini, bu bedelin 131.000,00-TL'si zaten bu şifahi tasfiye sözleşmesinden önce ödenmiş olup ayrıca 360.000,00-TL bedelli davaya konu 15/01/2021 tanzim ve 28/02/2021 vadeli borçlusu ..., lehtarı ... olan senedin davalıya verildiğini, ayrıca tasfiye bedelinin kalan 50.000,00-TL'si için ... tarihinde .... vadeli 50.000,00-TL bedelli ... çekini davalıya verdiğini, dava konusu senet bedelinin de gerek çek gerek hesaba EFT ile ödendiğini beyanla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının saptanmasını ve dava konusu senedin müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında imzalanan Adi Ortaklık sözleşmesi uyarınca müvekkilinin toplam 500.000,00-TL ödeyerek, .... ... bulunan ... ada ... parselde bulunan inşaat projesine, sermayesiyle davacı ... ...'ın kar payına %50 ortak olduğunu, müvekkilinin ortaklık sözleşmesinin konusu olan 500.000,00-TL sermaye ödeme borcunu ifa etmiş olmasına rağmen diğer ortak ... kar payını dağıtmadığını ve kendi uhdesinde tuttuğunu, bu sebeplerle tarafların arasındaki adi ortaklığın sona erdirilerek tasfiye edilmesi; bu dairelerin satışlarından elde edilen ve müvekkiline verilmeyen alacağı için .... tarihinde Büyükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı davayı açtıklarını, müvekkili ... ve müvekkilinin kardeşleri ..., ... ve ...'ın babası ...'ın yıllarca ortaklık yaptıklarını, bu ortaklığa dair defter tutup gelir giderin hesabını tuttuklarını, ... Ada ... Parsel, ... Ada .... Parsel, ... Ada .... Parsel, ... Ada .... Parsel'de ortak inşaat yaptıklarını, bu inşaatlar yapılırken ...’ın müvekkiil ...'a 190.000,00-TL borçlandığını, ayrıca ...'ın amcası ...'a da 40.000,00-TL borçluyken ve ödeyemiyorken müvekkili ...'dan kendi borcunu ...'a ödemesini rica ettiğini, müvekkili ...'ın da yeğeni ... adına kardeşi ...'a 40.000,00-TL ödediğini, bu şekilde davacı ...'ın müvekkili ...'a toplam borcunun 230.000,00-TL olduğunu, ilk ortaklığın ortakları olan ... ve ... bu borçların tanığı olduğunu, ayrıca müvekkilinin 300.000,00-TL ...'ın hesabına yatırdığını, davacı taraf dava dilekçesinde 24/10/2020 tarihinde ... adına 5.000,00-TL borç iade açıklaması ve 03/11/2021 tarihinde yine ... adına EFT yaptığını belirttiğini, davacı tarafın ...'a yapmış olduğu ödemenin davacı ... ile dava dışı ... arasındaki ayrıca bir borç olup bu ödemenin müvekkili ... ile herhangi bir alakası bulunmadığını, dava dışı ... davacı ...'a ortaklığın devam ettiği dönem elden 17.000,00-TL borç verdiğini, nitekim davacı ... dekontta "borç iade" açıklamasını da yazarak ...'a olan bu borcu ikrar ettiğini, davacı ... köydeki 40.000,00-TL'ye satılan traktörün 1/4 payı olan 10.000,00-TL'nin mahsup edilmesini istemişse de bahse konu traktör müvekkilinin olmayıp müvekkilinin babası yani davacı ...'ın dedesinin traktörü olduğunu ve 10 yıl önce devredildiğini, bu devirden sonra tüm kardeşler kendi payını aldıklarını, ayrıca ...'ın babasının halen sağ olduğu için ...’nın mirasçı olmadığını, davacı dava dilekçesinde ayrıca müvekkil ...'ın çocuğunun dersane parasını ödeyerek 536,00-TL'lik küsuratı öğrenciye hediye olarak verdiğini belirtmekteyse de böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davacı ... dava dışı ...'dan elden almış olduğu 17.000,00-TL'nin ödemesini 5.000,00-TL borç iadesi açıklaması ile ve 11.000,00-TL dersane ödemesi ile dava dışı ...'a olan borcunu ödediğini, beyan ederek haksız davanın reddini talep etmiştir. ARAŞTIRMA; 1- Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya Uyap üzerinden getirtilmiştir. 2-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya Uyap üzerinden getirtilmiştir. 3-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosyanın akıbeti hakkında bilgi getirilmiştir. 4-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya Uyap üzerinden getirtilmiştir. 5-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya safahat bilgisi sorulmuş olup, dosya Uyap üzerinden getirtilmiştir. 6-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya akıbeti hakkında bilgi getirilmiştir. 7-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya Uyap üzerinden getirtilmiştir. 8-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya Uyap üzerinden getirtilmiştir. 9-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya Uyap üzerinden getirtilmiştir. 10-Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosyanın istinafta olduğu ve gerekçeli karar evrakı ve istinaf formu Uyap üzerinden getirtilmiştir. 11-Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Tarih, ... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya Uyap üzerinden getirtilmiştir. 12-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün .... Tarih, E-... Sayılı yazısı ile; davacının sistem kayıtlarının ve tarh dosyasının tetkiki yapılmış olup, bilgi ve belgeler getirtilmiştir. 13-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalının tacir araştırılması yaptırılmıştır. 14-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalının tacir araştırılması yaptırılmıştır. 15-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... Tarih, ... Sayılı yazısı. 16-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının tacir araştırılması yaptırılmıştır. 17-Muş Defterdarlığı'nın ... Tarih, E-... Sayılı yazısı ile; davalının tacir araştırılması yaptırılmıştır. 18-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin ... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının tacir araştırılması yaptırılmıştır. 19-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin ... Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalının tacir araştırılması yaptırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesi için verildiği ve karşılığının ödendiği iddia olunan .... tarihli, 360.000,00-TL bedelli bono kapsamında davalının davacıya borçlu olmadının tespiti talebine ilişkin menfi tespit davasıdır. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların, ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli, 360.000,00-TL bedelli, düzenleyeni ..., lehtarı ... olan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile bu bononun davacıya geri verilmesi istemleri noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Daha önce mahkememizce verilen ... Esas - ... Karar sayılı karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararı ile "İş bu dosyaya konu tasfiye anlaşmasının, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine konu davanın da sonucunu etkileyip etkilemeyeceği, aralarındaki bağlantı nedeniyle davaların birleştirilip birleştirilmeyeceği, davacı tarafça yapılan ödemelerin dava konusu senet veya davalının istinaf dilekçesinde belirtilen Büyükçekmece .... Asliye Hukuk mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılmış ödemeler olup olmadığının değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." gerekçesi ile kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizce taraflar arasında adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin halen derdest olduğu anlaşılan Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas (yeni esası) dosyamız arasına alınmış, tarafların tacir olup olmadıkları yönünden araştırma yapılmıştır. Tarafların tacir olup olmadıkları hususunda gelen yazı cevapları incelendiğinde, davacı ...'ın bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu, davalı ...'ın ise, gerçek usulde vergi mükellefi olduğu, .... tarihinde işletmesi terki verdiği, vergi kayıtlarına göre tacir olmadığı anlaşılmıştır. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4. maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre, "her iki tarafın tacir olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davaya konu bononun taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesi kapsamında tasfiye nedeniyle borcun ödenmesi için verildiği, davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda, davaya konu bononun, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesi kapsamında verildikten sonra bedelinin ödendiği iddia edilmektedir. Bu durumda, senedin verilmesine esas uyuşmazlık, adi ortaklık ilişkisine dayanmakta ve bu haliyle temel ilişkinin mutlak ticari davaya vücut verecek nitelikte olmadığı, davalı tacir olmadığından, nisbi bir ticari davanın da söz konusu olmadığı, bu haliyle, meselenin esasının, TTK kapsamında değil, genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kaldı ki, taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi hususunda Büyükçemece .... Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest davanın bulunduğu, daha önce mahkememiz dosyasının istinaf incelemesine tabi tutulduğu ve söz konusu istinaf ilamında da "iş bu dosyaya konu tasfiye anlaşmasının, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine konu davanın da sonucunu etkileyip etkilemeyeceği, aralarındaki bağlantı nedeniyle davaların birleştirilip birleştirilmeyeceği" hususunun değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmış olup, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davaların mutlak ticari dava olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği, somut olayda davalının tacir sıfatı bulunmadığından, davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, nitekim taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin Büyükçemece .... Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın halen derdest olduğu, davamıza konu bononun düzenlenmesine esas temel ilişkinin de adi ortaklığın tasfiyesi olduğu, tüm bu nedenlerle netice itibariyle açılan davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olaması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Açılan davada görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin BÜYÜKÇEKMECE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BÜYÜKÇEKMECE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır