İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1077 E. 2026/217 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1077
- Karar No
- 2026/217
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1077 Esas KARAR NO : 2026/217
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2023 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin takip alacaklısı ticari satımdan kaynaklı bakiye fatura alacağı için İstanbul Büyükçekmece ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı sayılı dosya tahtında davalı takip borçlusu aleyhine takibe geçildiğini, davalı takip borçlusunun herhangi bir borcu olmadığı iddiasını ileri sürerek uyuşmazlık konusu takibe ve yetkiye itiraz ettiğini, haksız itirazın iptaline takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın yetki ve görev itirazlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin, icra takibine dayanak edilen şekilde bir borcunun bulunmadığını, müvekkil ile davacı tarafın, müteakip zaman dilimlerinde birçok kez ticari alışverişte bulunduklarını, ancak, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, bu alışverişlerinde müvekkili, davacıdan kumaş nevinde mal alımında bulunduğunu, alınan tüm malların bedellerinin davacının kesmiş olduğu faturaların akabinde ödendiğini, dosya içerisinde mevcut faturaların bedellerinin müvekkili tarafından ödenmesine karşın davacının dolar cinsi üzerinden TL'ye çevrilmek suretiyle kesmiş olduğu faturanın bedelini müvekkilinden almasına karşın kurunu hesaplayarak bu kur üzerinden bedel talep etmekte olduğunu, Bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından TL'ye çevrilmek suretiyle fatura kesildiğini, bedelinin de müvekkil tarafından ödendiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 8.218,84 USD asıl alacak üzerinden bakiye fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 21/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 19/07/2023 tarihinde icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Kırıkkale ...... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat gereği bilirkişi ...... tarafından düzenlenen raporda; Davalın mali müşaviri ofisinde ve dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Davalının 2021/2022 Yılları bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılmış; 2021-2022 Yıllarında 4.731.827,78 TL tutarlı faturaların kayıtlarına işlendiği; davalının 4.731.827,78 TL karşılık 2.609.541,15 TL ödemesinin göründüğü, davalının davacıya (4.713.827,78-2.609.541,15) =2.122.286,63 TL cari hesaptan kaynaklanan borcunun göründüğü hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi ...... tarafından dosyaya sunulan 09/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafın takip ve dava konusu faturasının usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemiş, açık e- Arşiv Fatura olduğu, davalı tarafın itirazının borca ve ferilerine olduğu, ancak, dava dosyasına davalı tarafından mal/hizmet veya ürünlerin teslim edilmediğine, hatalı, ayıplı, eksik vb. yönelik “somut bir belge sunmadığı, tarafların Ba/Bs formlarının dosyaya sunulmadığı, ancak, faturaları defterlerine itirazsız kayıt eden davalı tarafın fatura bedellerinden sorumlu olacağı, Takip ve dava konusu faturanın davacı şirketin ticari defterlerine kayıtlı olduğu, fatura ve muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığı, T.T.K 23/3 mad. göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağı, ( Faturaların miktarının Merkez Bankası USD döviz satış kurundan değerlendirilerek TI ye çevrildiği, davalı tarafın 3 yıl süresinde ödemelerini aksatmadan yaptığı, Basiretli tacir sıfatı ile yıl sonlarında mutabakat yapmış olması gerekeceği, Her ne kadar kanunlarımızda vade farkına ilişkin düzenleme bulunmamakla birlikte, uygulamada gerek sözleşme , gerekse faturalarda alacağın belli bir süre ödenmemesi durumunda belli oranda vade farkı talep edileceğinin belirtildiği, Ancak; Taraflar arasındaki akdi ilişkinin yabancı para üzerinde kurulduğu, faturaların TL olarak düzenlendiği, vadeli ödemelerde veya ödemelerin gecikmelerinde kur farkı nın talep edilebileceği, taraflar arasında bu yönde bir sözleşmenin dava dosyasına sunulmamış olmasının karşısında davalı tarafın fatura ve muhteviyatına herhangi bir itirazının bulunmadığı değerlendirildiğinde ise bu hususta taraflar arasında teamül oluştuğu değerlendirilmiş ise de takdiri ve değerlemesinin Sayın Mahkemenizde olduğu) Davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davalı taraftan, takip tarihi olan 01.11.2022 İcra Dairesi .... E. sayılı dosyası): davalı tarafın Büyükçekmece ..... İcra D: .... E. sayılı icra dosyası gözetildiğinde, davacı tarafın, davalı van dan; 17.07.2023- takip tarihi itibarı ile, 27.156,89 TI (8.218,84 USD ) alacaklı bulunduğu, dava dosyasına davalı tarafça, bakiyenin kapatıldığı yönünde somut bir belge sunulmadığından dava tarihi (17.11.2023) itibarı ile de 27.156,89 TL (8.218,84 USD alacaklı bulunduğu, Davalı taraf defterleri incelemeye ibraz edilmediğinden, davacı taraf defter ve kayıtları ile faturasına itibar edilmesi gerektiği, bu duruma göre; Davalı tarafın incelemeye defter ve belgelerini ibraz etmemiş olması hususunda HMK.222 Maddesi hükmünün takdir ve değerlemesinin Sayın Mahkemede olduğu, Taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalı tarafa gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesinin dava dosyasında mevcut olmadığı, Davacı tarafın takip talebinde İşlemiş faiz talebinin bulunmadığı, Temerrüdün takip tarihi (17.07.2023) itibarıyla oluşacağı, takip talebinde alacaklının, asıl alacağa işleyecek %9 avans faizinin yerinde ve değişen oranlarda uygulanabileceği, Davacı tarafın İcra Takip tarihi olan 17.07.2023 tarihinden itibaren dava (17.11.2023) tarihine kadar geçen 120 günlük süre için 803,52 TL faizi ile birlikte (27.156,894+803,52) - 27.960,41 TL talep edebileceği, Sayın Mahkemece yargılama sonucunda, (Alacağın itiraza uğramayan faturaya dayalı likit alacak olduğu, icra takibine rağmen hem takip dosyası hem de dava dosyasına geçerli bir itiraz nedeni ileri sürülmediği kabul edildiğinde, 9620 icra inkar tazminatı şartlarının gözetilerek, )davacının % 20 icra inkar tazminatı talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi ..... tarafından dosyaya sunulan 26/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı tarafın 2022 hesap yılı defter, kayıt ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, bu nedenle karşılaştırmalı incelemenin, dava dosyasında bulunan bila tarihli bilirkişi raporunda ki cari hesap ekstresi ile, davacı kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda yapıldığı, davalı kayıtlarının eksik ve hatalı olduğu, bu nedenle davacı kayıtlarındaki davalı ödemelerinin TCMB efektif satış kuru üzerinden değerlendirildiği, TCMB Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden davalı ödemelerinin değerlemesinde, İcra Takip Tarihi itibarı ile (17.07.2023) davacı tarafın davalı taraftan 19.568,59 USD alacaklı bulunduğu, (Temerrütün takip tarihi ile başladığı, Ancak Takip talebinde davacı tarafın 8.128,84USD talep ettiği) Dava tarihi (17.11.2023) itibarı ile (davalının toplam 235.000,00 TL daha ödeme yaptığı) davacı tarafın davalı yandan 6.935,88 USD alacaklı bulunduğunun tespit edildiğini, Davalı tarafın, incelemeye 2021 hesap yılı defter ve belgelerini ibraz ettiği, 2022 hesap yılı defter, kayıt ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği, bu hususun takdiri ve değerlemesinin Sayın Mahkemede olduğu, (kök rapor f Mad. bu şekilde değişeceği) Kök Rapor Sonuç bölümündeki Mad.e “nin yukarıda 3,4 maddelerde zikredildiği üzere düzeltilmesi gerektiği, Kök rapor h maddesinin iptali gerektiği, Tarafların sair taleplerinin takdiri ve değerlemesinin Sayın Mahkemede olduğu, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi Seyit Cındık tarafından dosyaya sunulan 22/09/2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; Sayın Mahkemenin 01.07.2025 tarihli Duruşmasında alınan 1 no'lu kararı kapsamında yapılan inceleme tespit ve değerlemeler sonucunda Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Yeniden incelenen dava dosyası ve münderecatı ile, tarafların dava dosyasına sundukları itiraz dilekçeleri, sair müzekkere cevap yazıları birlikte değerlendirildiğinde, 26.12.2024 tarihli 1. Ek Raporumdaki görüşümü değiştirecek herhangi bir somut belge bulunmadığı, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi ...... tarafından dosyaya sunulan 13/01/2026 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda; Davalı tarafın 10.05.2022 tarihli 200.000,00 TI çekinin aynı tarihte davacı kayıtlarına işlendiğinde (davalı tarafa alacak kaydı yapıldığında) T.C İstanbul ..... İcra Dairesi 01.11.2022 tarih ve ...... E sayılı takip talebi gözetildiğinde, 01.11.2022 tarihi itibarı ile davacı tarafın davalı taraftan alacaklı bulunmadığı, (Davalının 30.284,88 USD alacaklı olduğu) T.C Büyükçekmece ..... İcra Dairesi 17.07.2023 tarih ve ..... E sayılı takip talebi gözetildiğinde, 17.07.2023 tarihi itibarı ile davacı tarafın davalı taraftan 7.843,11 TI, ve 6.404,29 USD alacaklı bulunduğu, Dava tarihi olan 17.11.2023 tarihi itibarı ile davacı tarafın defter ve belgelerine göre; Davalı tarafın davacı taraftan (-)27.156,89 TI alacaklı durumda olmasın rağmen, döviz bazında yapılan yeniden hesaplama sonucunda davacı tarafın davalı taraftan 4.523,69 USD alacaklı bulunduğu, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının bakiye fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında ticari mal alım satıma ilişkin ticari ilişki olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Kırıkkale Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır. Talimat mahkemesi aracılığıyla görevlendirilen bilirkişi tarafından, ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davalının bilgisayar kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, söz konusu kayıtlara göre davalının davacıya 2.122.286,63 TL tutarında borçlu göründüğü raporda belirtilmiştir. Mahkememiz aracılığıyla davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında, davacının ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan döviz bazında yapılan yeniden hesaplama sonucunda icra takip tarihi itibariyle 6.404,29 USD alacaklı bulunduğu, dava tarihinde ise 4.523,69 USD alacaklı olduğu hususları tespit edilmiştir. Mahkememizce 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmiş olup davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 6.404,29 USD alacaklı bulunduğu, dava tarihinde ise 4.523,69 USD alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından icra takibinden sonra herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edilmiş ise de davacının ticari defter ve kayıtlarında 01/10/2023 tarihinde 35.000,00 TL'lik ödeme kayıtlandığından söz konusu ödeme kaydına mahkememizce itibar edilerek bu tutara ilişkin alacak talebinin (1.880,60 USD) hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davacının bakiye alacak talebinin ise ispatlanamadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 118.369,13 TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan 23.673,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile reddedilen asıl alacak tutarının icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 96.689,14 TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan 19.337,82 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile davalının Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 4.523,69 USD asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Açılan davanın 1.880,60 USD'lik kısmının HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİ ile bakiye 1.814,55 USD'lik kısmının ise ESASTAN REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 118.369,13 TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan 23.673,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜ ile reddedilen asıl alacak tutarının icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 96.689,14 TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan 19.337,82 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 8.085,80-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.672,66-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.413,14-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 3.672,66-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 3.942,51-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 257,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 14.257,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.847,40-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.402,75 TL'sinin davacıdan, bakiye 1.717,25 TL'nin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 12- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı