İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/163 E. 2026/226 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/163
- Karar No
- 2026/226
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/163 Esas KARAR NO : 2026/226
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2021 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu senet üzerindeki imzanın yetkisiz temsil ile imzalanmış olması, ayrıca alacaklıya da müvekkilinin herhangi bir borcunun olmaması, davalılar arasında müvekkilini borçlandırmak maksadıyla muvazaalı işlem yapılması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile tedbiren öncelikli olarak icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, akabinde takibin iptali, ve %20 oranında davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, müvekkili aleyhine davalı şahısların işbirliği neticesinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya üzerinden takip başlatılmış olduğun, takibe dayanak bono incelendiğinde davalı ... tarafından düzenlendiği ve müvekkili şirketin kaşesinin basılarak çift imza ile müvekkilinin borçlandırılmaya çalışıldığı görüleceğini, söz konusu bono da lehtar olarak ... gösterilmiş olduğunu, ... ise sözde takibe konu senedi cirolayarak üçüncü şahıs olan davalı ...'a teslim etmiş olduğunu, davalılar işbirliği içerisinde hukuka aykırı olarak müvekkili şirketi borçlandırmaya çalışıp kendi lehlerine olmak üzere haksız kazanç peşine düşmüş olduğunu, davalılardan ... adına müvekkili şirket tarafından, şirketin işlemlerinin yapılabilmesi için kendisine vekaletname verilmiş olduğunu, işbu vekaletnamede açıkça kambiyo taahhüdünde bulunabilmeye ilişkin yetki bulunmadığından yetkisiz temsil söz konusu olduğunu, bu sebeple bononun ön yüzüne atılan çift imza yalnızca ...'i bağladığını, davalıların haksız ve kötüniyetli oldukları açık olduğundan dolayı davalıların fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarının saklı kalmak kaydıyla bono miktarının %20sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini talep ettiklerini, davalarının kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarının saklı kalmak kaydıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından başlatılan takipte müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, haklı çıkmaları halinde davalıların %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı(borçlu) şirketin, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyasından başlatılan takipte borçlu olmadığının tespitine dair ikame etmiş olduğu dava haksız ve usulsüz olduğunu, derdestlik itirazlarının olduğunu, derdestlik taleplerinin nazara alınmaması halinde bekletici mesele yapılması gerektiğini, imza itirazı ile takibin iptaline karar verilmesi halinde davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı olmayacağını, kambiyo takibinde kambiyo üzerinde bulunan tek kişiye ait imzaya borçlu itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu ve neticeten davacı iddiasında haklı çıkar ve imzanın davacı şirkete (vekaleten) ait olmadığı tespit olunursa davacı amacına ulaşmış olacağını, müvekkili iyi niyetli 3. kişi olduğunu, davacı ile diğer davalılar arasındaki borç ve sair ilişkiyi bilemez ve bilmesi de beklenemeyeceğini, bono, sebepten mücerret soyut borç ikrarını içeren kıymetli evrak olduğunu, diğer davalılar ile davacı şirket yetkilisinin şahsi ilişkileri, birbirlerine karşı açtıkları davalar huzurdaki davanın konusu olmadığını, davacı şirketin kuruluşundan diğer yetkiliye verilen yetkiye kadar bir dizi muvazaaya rağmen bu muvazaaya dayanan davacının hak iddiası haksız ve usulsüz olduğunu, senet nakten kaydı ile düzenlenmiş olduğundan ispat külfeti davacı borçluda olduğunu, senede karşı senetle ispat külfeti var olduğunu, takibe konu bonodaki imza, yetkili vekil tarafından atılmış olduğunu bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu davacı tarafın itirazlarının hukuken hiçbir geçerliliği bulunmadığını, takibe konu senetteki imzanın davacı şirket yetkilisi tarafından atılmadığı iddiası kötüniyetli olduğunu, davacı taraf açıkça kötüniyetli olduğundan tazminat taleplerinin olduklarını, davacı tarafın tazminat istemi hukuka aykırı olduğunu belirterek yukarıda açıklanan nedenlerle davacının haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davasının reddini davacının haksız çıkması durumunda % 20’ den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Diğer davalılar ... ile ... davaya cevap vermemişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Davacı vekilinin 27/02/2026 tarihli dilekçesinde, davadan görülen lüzum üzerine feragat ettiklerini, feragatlerine ilişkin işbu beyanlarının kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiklerini, bu sebeple feragat beyanları doğrultusunda işlem yapılmasını, kullanılmayan harç ve gider avansının bakiye kısımlarının taraflarına iadesini talep etmişlerdir. Davalı ... vekilinin 19/02/2026 tarihli dilekçesinde, davacı tarafından davadan feragat edilmesi halinde, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadıklarını beyan etmişlerdir.
Davacı vekilinin vekaletnamelerinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre, feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatın davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan/istemden feragatın yöntemine uygun, süresinde ve üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek hususta olduğu anlaşılmış olup, bu doğrultuda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken 488,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 3.073,95-TL peşin harcın indirilmesi ile fazlaca alınan 2.585,95-TL harcın davacıya geri verilmesine, 3-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜTT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluklarında karar verildi. 27/02/2026
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪