İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/946 E. 2025/1078 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/946
- Karar No
- 2025/1078
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/946 Esas KARAR NO : 2025/1078
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2022 KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firma, 1967'den beri muhtelif alanlarda faaliyet gösteren ve saygın bir tacir olduğunu, davalıların açmış olduğu ve kesinleşen Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile cebri icra tehdidi altında kaldığını, ancak, davacının hiçbir sorumluluğu olmadığı halde ilgisi bulunmadığı bir borç ile isnat edilmekte olduğunu, davacı firma ile hiçbir ilgi ve alakası olmamasına karşın icra takibine dayanak olan asılsız ve geçerliliği olmayan faturaları tanzim ettiklerini, akabinde yine icra takibine dayanak olarak gösterilen ihtarnameyi tanzim ederek faturalar ile birlikte davacıya tebliğ ettiklerini, bunun üzerine, Beyoğlu ... Noterliği nezdinde 12.09.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile söz konusu faturalara karşılık olarak 19.08.2022 tarih ... numaralı 1.310 EU bedelli ve 19.08.2022 tarih ... numaralı 292,64 EU bedelli iade fatura düzenlediğini, zira davalı yanca sunulan faturaların asılsız olduğu ve taraflar arasında hiçbir sözleşme bulunmadığı cevabı verildiğini, davalılar Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı icra dosyası ile takibe geçerek takibi kesinleştirdiğini, davacı firma cebri icra tehditi ile karşı karşıya olduğunu, davalının asılsız fatura ile takibe geçerek kötü niyetli davrandığını belirterek davacı vekili Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile kesinleşen takibin tedbiren durdurulmasını, davacı şirketin, davalı tarafından başlatılan Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... e. Sayılı takip dahil olmak üzere hiçbir surette borçlu olmadığının tespit edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, TTK 856 maddesi gereğince eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karine olarak kabul edildiğini, davalı, İtalya'dan taşınması gereken malların Türkiye'ye getirilmesini sağlamış ve Türkiye içerisinde de iç nakliyesini yaptığını, buna ilişkin tüm mail yazışmalarının sunulduğunu, davacı yan hiç bir ilgilerinin olmadığını herhangi bir hukuki ilişki kurulmadığını aralarında sözleşme bulunmadığını beyan etmiş ise de bu konuda Tük Ticaret Kanununda yer alan taşımacılık hükümleri çok açık ve net bir şekilde durumu açıklandığını, TTK 856 maddesinde de görüleceği üzere eşyanın teslimi, sözleşme varlığına karine olduğunu, davaya konu olayda mallar İtalya'dan Türkiye'ye getirilmiş ve mallar 20.05.2022 tarihinde hasarsız, eksiksiz ve tam olarak teslim edildiğini, tanzim edilen faturalar, navlun ve yurtiçi nakliye işlemlerine ilişkin olduğunu, taşıma yapılmış ve mallar teslim edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin ücretleri ödenmemekte faturalara ve icra takibine haksız olarak itiraz edilerek müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkili uluslararası taşıma hizmetini organize ettiğini, firmanın fatura bilgilerini talep ettiğinde cevap olarak gelen mailde davacının bilgilerinin yer aldığını malların davacı yanın adresine 20.05.2022 Tarihinde .... isimli kişiye imzası karşılığı hasarsız tam ve eksiksiz teslim edildiğini, teslim yapılmasına rağmen ve tüm süreç hakkında mail yazışmaları bulunmasına rağmen tanzim edilen faturalara haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiklerini, davacı yan, tanzim edilen faturalara karşı 19/08/2022 tarihli iade fatura tanzim etmiş olup davalı tarafça iade faturaların kabul edilmediğini malların hazarsız ve eksiksiz teslim edilmesi nedeni ile tutarların ödenmesi gerektiğine dair Kilimli/Zonguldak Noterliği 26/08/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini ve akabinden borcun ödenmemesi nedeni ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takip açıldığını belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP aracılığıyla çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davalı ... tarafından, davacı ... aleyhine başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 1.602,64-EUR asıl alacak, 29,05-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.631,69-EUR alacak olduğu, davalı (borçlunun) 31/10/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve süresi içerisinde itiraz dilekçesi sunulmadığından dolayı takibin durdurulması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 2-Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 28/03/2023 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2022 yılı Mayıs ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. 3-Beykoz Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 28/03/2023 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2022 yılı Mayıs ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. 4-Beykoz Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 04/04/2023 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın işyeri dosyasının çalışan sayısı getirtilmiştir. Mahkememizce karayolu taşımacılığı uzmanı ve mali müşavir bilirkişisinden raporlar aldırılmıştır. 18/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1) Davacı Şirketin Ticari Defterlerinden 2022 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerinin Açılış-Kapanış Noter Tasdiklerinin eksiksiz ve süresinde yapıldığı görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu görülmüş olup defterlerin Davalı lehine delil teşkil etmesi kararı Mahkemenin kararıdır.
2) Davacı Şirket, Davalı ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarını .... Cari Hesap Kodu ve ... NAKLİYAT LTD ŞTİ. Cari Hesabı 31/12/2022 tarihi itibari ile Borç/Alacak Bakiyesi vermediği görülmektedir. Takdir Mahkemenin takdirindedir.
3) Davalı Şirketin Ticari Defterlerinden 2022 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerinin Açılış-Kapanış Noter Tasdiklerinin eksiksiz ve süresinde yapıldığı görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu görülmüş olup defterlerin Davalı lehine delil teşkil etmesi kararı Mahkemenin kararıdır.
4) Davalı Şirket, Davacı ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarını ... Müşteri/ Cari Hesap Kodu ve ... TİC.AŞ. Cari Hesap adı ile EURO olarak Cari Hesabı 31/12/2022 tarihi itibari ile 1.673,44 Euro Borçlu olduğu görülmektedir. Mahkemenin takdirindedir.
5) Dosyada bulunan taşıma ile ilgili evraklar incelendiğinde, dava konusu taşımaların yapıldığı anlaşılmaktadır.
6) Gümrük işlemlerinin davacının yetkilendirdiği gümrük müşavirliği tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Aksi takdirde gümrük işlemlerinin yapılması, ürünlerin gümrükten çekilmesi mümkün değildir.
7) Davacının taleplerine ilişkin kararın Mahkemenin Takdirlerine ait olduğuna dair raporumuz Sayın Mahkemenizin takdirine arz olunur. 04/03/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; 1) Dosyada bulunan taşıma ile ilgili evraklar incelendiğinde, dava konusu taşımaların yapıldığı anlaşılmaktadır.
2) Gümrük işlemlerinin davacının yetkilendirdiği gümrük müşavirliği tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Aksi takdirde gümrük işlemlerinin yapılması, ürünlerin gümrükten çekilmesi mümkün değildir. Konu ile ilgili daha detaylı bilgiler, Sayın Mahkeme tarafından uygun görülürse, dosyaya atanacak gümrük müşaviri tarafından verilebilecektir.
3) Davacının taleplerine ilişkin kararın Sayın Mahkemenin Takdirlerine ait olduğuna dair raporumuz Sayın Mahkemenizin takdirine arz olunur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacının Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu faturalardan dolayı borçlu olmadığının saptanması istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olup olmadığı, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunup bulunmadığı, bu kapsamda taşıma işinin yapılıp yapılmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde, davalının, davacı ile hiç ilgisi olmayan icra takibine konu iki adet fatura tanzim ettiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, faturaların asılsız olduğunu, düzenlenen faturalara ilişkin hizmet almadıklarını, faturalara itiraz ettiklerini ileri sürerek söz konusu faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, malların İtalya'dan Türrkiye'ye taşınmasını ve Türkiye içinde de nakliyesini gerçekleştirdiğini, buna ilişkin mail yazışmalarını sunduklarını, malların 20/05/2022 tarihinde hasarsız ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, bu kapsamda davacıya takip konusu faturaların düzenlendiğini, malın uluslararası dolaşım belgesinde davacı şirketin adının geçtiğini, davalının malların İtalya'dan Türkiye'ye taşınmasını sağladığını, ... Gümrük Müdürlüğü ... Antrepodan malların çıkışını sağladığını, malların iç nakliye işini de gerçekleştirdiğini ve malların 20/05/2022 tarihinde alıcısına eksiksiz ve hasarsız teslim edildiğini, davacının düzenlemiş olduğu iade faturalarını kabul etmediklerini, buna dair Zonguldak Kilimli Noterliğinin 26/08/2022 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarname gönderdiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalının cevap dilekçesinden söz konusu taşımaya ilişkin delil ve belgeleri sunduğu görülmüştür. Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP aracılığıyla çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davalı ... tarafından, davacı ... aleyhine başlatılan cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 1.602,64-EUR asıl alacak, 29,05-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.631,69-EUR alacak olduğu, davalı (borçlunun) 31/10/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve süresi içerisinde itiraz dilekçesi sunulmadığından dolayı takibin durdurulması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, vergi kayıtları BA-BS bildirimleri dosyamız arasına alınmıştır. Tarafların ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Yapılan açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlığın çözümü için mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın SMMM bilirkişisine ve taşıma uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defterleri de incelenmek suretiyle uyuşmazlık kapsamında rapor düzenlenmesi istenilmiştir. 18/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı Şirketin Ticari Defterlerinden 2022 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerinin Açılış-Kapanış Noter Tasdiklerinin eksiksiz ve süresinde yapıldığı görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu görülmüş olup defterlerin Davalı lehine delil teşkil etmesi kararı Mahkemenin kararıdır. Davacı Şirket, Davalı ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarını ... Cari Hesap Kodu ve ... NAKLİYAT LTD ŞTİ. Cari Hesabı 31/12/2022 tarihi itibari ile Borç/Alacak Bakiyesi vermediği görülmektedir. Takdir Mahkemenin takdirindedir. Davalı Şirketin Ticari Defterlerinden 2022 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerinin Açılış-Kapanış Noter Tasdiklerinin eksiksiz ve süresinde yapıldığı görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu görülmüş olup defterlerin Davalı lehine delil teşkil etmesi kararı Mahkemenin kararıdır. Davalı Şirket, Davacı ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarını ... Müşteri/ Cari Hesap Kodu ve ... TİC.AŞ. Cari Hesap adı ile EURO olarak Cari Hesabı 31/12/2022 tarihi itibari ile 1.673,44 Euro Borçlu olduğu görülmektedir. Mahkemenin takdirindedir. Dosyada bulunan taşıma ile ilgili evraklar incelendiğinde, dava konusu taşımaların yapıldığı anlaşılmaktadır. Gümrük işlemlerinin davacının yetkilendirdiği gümrük müşavirliği tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Aksi takdirde gümrük işlemlerinin yapılması, ürünlerin gümrükten çekilmesi mümkün değildir. Davacının taleplerine ilişkin kararın Mahkemenin Takdirlerine ait Olduğu" bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflar beyan ve itirazlarını sunmuşlardır. Mahkememizce taşımaya ilişkin olarak ... Gümrük Müşavirliği Limited Şirketine müzekkere yazılarak ... seri nolu 20/05/2022 tarihli, ... Gümrük Müdürlüğüne bildirilen beyannamenin neye ilişkin olduğu, hangi şirkete verilen hizmetin karşılığı düzenlendiği, bu hususta davacı şirket ile yapılan bir iş varsa buna ilişkin kayıtların ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş, söz konusu yazımıza verilen cevap ve ekinde gönderilen belgeler incelediğinde, gümrük beyannamesinin davacı şirket adına olduğu, taşıma işinin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği, gümrük işlemlerinin ... Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi tarafından, davacı şirketin söz konusu .... Gümrük Müşavirliği Limited Şirketine verdiği Beykoz .... Noterliğinin 13/05/2022 tarih, 06907 yevmiye sayılı vekaletnamesiyle gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilerek ek rapor düzenlemesi için dosya aynı bilirkişi heyetine verilmiş, 04/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dosyada bulunan taşıma ile ilgili evraklar incelendiğinde, dava konusu taşımaların yapıldığı anlaşılmaktadır. Gümrük işlemlerinin davacının yetkilendirdiği gümrük müşavirliği tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Aksi takdirde gümrük işlemlerinin yapılması, ürünlerin gümrükten çekilmesi mümkün değildir. Konu ile ilgili daha detaylı bilgiler, Sayın Mahkeme tarafından uygun görülürse, dosyaya atanacak gümrük müşaviri tarafından verilebilecektir. Davacının taleplerine ilişkin kararın Sayın Mahkemenin Takdirlerine ait Olduğu" bildirilmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller de dikkate alındığında bilirkişi raporları yeterli ve kanaat verici bulunmuştur. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, takibe dayanak faturalar kapsamında müvekkiline herhangi bir hizmet verilmediğini, faturalarla müvekkili şirketin ilgisi olmadığını ileri sürmesine rağmen, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde, iddialarını değiştirerek bu defa taşıma bedelinin peşin olarak ödenmiş olmasına rağmen mükerrer tahsilat yapıldığına dair iddialar ileri sürmüş, ancak iddia ettiği ödemeye dair bir delil sunulmadığı gibi, davalı tarafın, davacı tarafın iddiasını genişletmesine açıkça muvafakat ettiğini beyan eden bir beyanı olmadığından, davacı tarafından iddianın genişletilmesi kapsamında sonradan ileri sürdüğü iddiaların dikkate alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı tarafından, davacı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, tarafların incelenen defter kayıtlarına göre, davalının davacıya 27/07/2022 tarihinde 1.310 Euro ve 292,64 Euro bedelli iki adet fatura düzenlediği, davacının söz konusu faturalara iade faturası düzenlediği, davalının ise iade faturalarına noter kanalıyla çektiği ihtarname ile itiraz ettiği, söz konusu faturaların, davalı tarafından davacıya verildiği iddia olunan taşıma hizmeti kapsamında düzenlediği, söz konusu faturalar kapsamında davacıya taşıma hizmeti verdiğini davalının ispat etmesi gerekiği, dosya kapsamında taşımaya ilişkin sunulan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları ve dava dışı ... Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi tarafından gönderilen belgeler incelendiğinde, taşıma işinin davalı tarafından gerçekleştirildiğinin ve hizmetin davacıya verilmiş olduğunun sabit olduğu, buna göre davalının hizmeti verdiğini ve alacağını ispatladığı, davacının sonradan yargılama aşamasında iddialarını değiştirerek mükerrer ödeme iddiasında bulunduğu, ancak iddia ettiği ödemeye dair bir delil sunulmadığı gibi, davalı tarafın, davacı tarafın iddiasını genişletmesine/değiştirmesine açıkça muvafakat ettiğini beyan eden bir beyanı olmadığından, davacı tarafından iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında sonradan ileri sürdüğü iddiaların dikkate alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 520,71-TL peşin harç, 11,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 531,71-TL mahsubu ile fazla kalan 83,69-TL eksik harcın davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 4.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.134,05-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır