İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/603 E. 2025/1046 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/603
- Karar No
- 2025/1046
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/603 Esas KARAR NO : 2025/1046
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/07/2024 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında süregelen ticari ilişki kapsamında 23.05.2022 tarihinde müvekkili şirket'in "....." ürününden 3,15 USD/kg olarak sipariş verildiğini, sipariş formuna verilen nihai onay doğrultusunda 17.952 kg miktarında ürünün davalı'ya teslim edildiğini, teslim edilen ürüne ilişkin ise 27.05.2022 tarih ve ..... no'lu 66.727,58 USD tutarında fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından onaylanan sipariş formunda da açıkça belirtildiği üzere faturaların ödeme vadesinin 75 gün olarak belirlendiğini, bu kapsamda faturanın vade dolum tarihinin 10.08.2022 olmasına karşın bu tarihte müvekkili şirket'e yalnızca 16.041,85 USD tutarında ödeme yapıldığını, vade tarihinin dolmasını takiben ise 01.03.2023 tarihinde kısmi olarak 39.756,79 USD tutarında ödeme yapıldığını, buna karşın bakiye tutar olan 10.928,94 USD tutarındaki borcun hala müvekkili şirket'e ödenmediğini, müvekkilinin taraflar arasındaki ilişki kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalının nihai olarak anılan fatura bedelinin tamamını ödeme yükümlülüğünü hiçbir haklı gerekçesi olmamasına karşın yerine getirmediğini, nitekim, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalar, cari hesap ekstresi, e-mail yazışmaları, ve sair işyeri kayıtlarının incelenmesi ile sübuta ereceğini, bunun üzerine davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasıyla yasal takibe geçilmiş olduğunu, davalı tarafından bu takibe mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz haksız ve kötüniyetli olduğundan davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve İcra İflas Kanunu uyarınca %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça tahsis edilen huzurdaki dava dosyası ve itirazın iptali talep edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı takip dosyası, Bakırköy İcra Müdürlükleri ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde tahsis edildiğini, buna karşılık borcun varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iddia edilen borcun talebi için yetkili İcra Müdürlükleri ile mahkemeler borcun doğduğu yer olması gerektiği, dolayısıyla huzurdaki itirazın iptaline konu ilamsız icra takibi ile dava dosyası, yetkili yerde tahsis edilmemiş olup huzurdaki davanın öncelikle usulden reddini, davacı tarafın, huzurdaki dava dosyasında cari hesap alacağına dayanmışsa da yalnızca söz konusu cari hesap tablolarının esas alınarak müvekkili şirketin davacı tarafa borcu olduğuna hükmedilmesinin mümkün olmayacağının açık olduğunu, taraflar arasında süregelen bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia olunan borcun varlığına ilişkin belgenin varlığı borcun mevcut olduğu anlamına gelmemekte olduğunu, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi de kurulmadığını, dolayısıyla yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin, borcun varlığını tek başına kanıtladığı iddiasının yerinde olmadığının açık olduğunu, huzurdaki dava dosyası kapsamında delil olarak, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı takip dosyasına dayanak olarak sunulan belgeler dışında belgelere de dayanılmamış olduğunu, açıklanan nedenlerle, davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine başlatmış olduğu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını, ayrıca davacı şirketin başlattığı huzurdaki davaya konu ilamsız takip dosyasının açıkça haksız kazanç elde etme niyetiyle başlatıldığının açık olduğunu, icra inkâr tazminatı talebinin reddi ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
DELİLLER : Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası, Üsküdar ...... Noterliğinin 05/02/2024 tarih .... yevmiye nolu ihtarnamesi, İstanbul Vergi Dairesi cevabi yazısı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, başlatılan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün .....esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarına ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy ...... İcra Dairesi’nün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 10.928,94-USD asıl alacak ile 38,33-USD faiz ile birlikte toplam 10.967,27-USD'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi ..... Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Talimat sayılı dosyası ile alınan 05/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; ..... Yapışkanlı Bant Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Manisa Şubesi’ne ticari defterlerin incelemesi için 22.04.2025 tarihinde gidildiğini, ..... Yapışkanlı Bant Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Manisa Şubesi’nin yaklaşık 40 gündür faaliyetinin olmadığını, fabrikada çalışan kimsenin bulunmadığını, fabrikadaki bir çok makinanın haczedildiğini, bilgisayar ve benzeri bir çok demirbaşın İstanbul’a taşındığını, güvenlik olarak fabrikada bulunan kişinin ifadesinden anlaşıldığını, ziyaret sırasında adreste bulunan binadan alınan fotoğrafların rapor içinde sunulduğunu, dosya üzerinden incelemelerin yapıldığını, davalının yasal defter ve evraklarının davalının mahkemeye belirttiği adresde bulundurulmamış olması nedeniyle incelenemediğini, şirketin faal olmadığını, birçok makinasının haczedilmiş olduğunun tespit edildiğini beyan ederek; görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi ..... 07/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğunu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 338.827,23 TL karşılığı 10.928,94 USD alacağının kayıtlı olduğunu, davacının davalıdan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... E Sayılı Dosyası ile 10.928,94 USD asıl alacak, 38,33 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.967,27 USD (338.827,23 USD ) talep ettiğini, yapılan incelemede davacının davalıdan 10.928,94 USD asıl alacak, 19,46 USD takip öncesi işlemiş faiz 10.948,40 USD (337.626,36 TL) talep edebileceğinin hesaplandığını, davacının 18.87 USD ( 582,98 TL) takip öncesi işlemiş faiz talebinin fazla ve yersiz talep olduğunu, davacının 10.928,94 USD karşılığı ( 337.643,04 TL) asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereği Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceğini beyan ederek görüş ve kanaatini bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalının yasal defter ve evraklarını davalının mahkemeye belirttiği adresde bulundurmayarak ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 10.928,94 USD alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 10.928,94 USD asıl alacak ve ihtarnameye dayalı temerrüt tarihi dikkate alınarak 19,46 USD işlemiş faiz talebinin kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; 1-Asıl alacak ve 19,46 USD işlemiş faizi yönünden davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptali ile asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca USD cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 67.765,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Alınması gerekli 24.673,83-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 4.114,20-TL harcın mahsubuyla bakiye 20.559,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 4.114,20-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.541,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 12.181,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 74.567,96-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/12/2025
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır