İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/84 E. 2025/963 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/84
Karar No
2025/963
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/84 Esas KARAR NO : 2025/963 Karar

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından fatura alacağının; 13.02.2024 tarih, 135.200,00 TL bedelli fatura ve 13.02.2024 tarih, 63.943,20 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 199.143,20 TL fatura alacağı bulunduğunu, davalı tarafından müvekkilince düzenlenen faturalara herhangi bir itirazın yapılmamış, davalının ticari defterlerini işlenmiş olduğunu, bu hususun mahkemece yapılacak olan ticari defterlerin incelemesinde açıkça ortaya çıkacağını, TTK 21.maddesi uyarınca davalı borçlu tarafından içeriği kabul edilen ve ticari defterlere işlenerek gider gösterilen faturalara ilişkin olarak hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin, davalı borçlu aleyhine yukarıda detaylıca izah edilmiş olan açık faturalara ilişkin alacağı nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatmış olup, davalı borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu, işbu itiraz üzerine arabuluculuk görüşmesi yapılmış olup, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olup iptalinin gerektiğini beyan ederek, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptal edilerek takibin devamına, itirazında kötü niyetli olan davalının asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça dosyaya sunulmuş bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen 2 adet faturaya dayalı başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 18/12/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 135.200,00-TL 13/02/2024 tarihli fatura (İstenen Yıllık Reeskont Faiz) ve 13/02/2024 tarihli, 63.943,20-TL bedelli fatura (İstenen Yıllık Reeskont Faiz) alacağı olmak üzere toplam 199.143,20-TL alacak için 15/11/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturaların gösterildiği, davalı tarafından 25/11/2024 tarihinde borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının 13.02.2024 tarihli 2 adet faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, fatura alacağa ilişkin alacağının olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 25/03/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacı tarafın yerinde inceleme talep ederek ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Dosya, icra dosyası, davacının TTK hükümleri uyarınca usulüne uygun tutulan kayıtları, vergi dairesi gelen yazı cevapları ve dosya mevcudu incelemeleri neticesinde ; Davacının kayıtlarında, takibe konu ettiği iki adet; 199.143,20 TL tutarındaki faturanın kayıtlı olduğu, ticari ilişki kapsamında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 198.832,59 TL alacağının kayıtlı olduğu, Vergi Dairesinden gelen yazı cevapları kapsamında her iki tarafın da 1.sınıf tacir olduğu, davalı tarafından ticari ilişkinin devam ettiğinin bildirildiği, borç tutarına itiraz edildiği, buna mukabil davacıda tespit edilenlerin aksini gösterir Herhangi bir kayıt belge sunulmadığı, davacının kayıtlarında belirlenen davalıdan takip tarihinde 198.832,59 TL alacağı ile ilgili nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaate varılmıştır. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir., Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, .... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 2 adet e-faturanın defterlerinde kayıtlı olması nedeni ile 198.832,59-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri ve faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 1-Bakırköy .... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 198.832,59-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, -Fazlaya ilişkin 310,61-TL nin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 39.766,92- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.582,25-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.405,15-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 11.177,10-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 2.405,15-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 3.108,05-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.055,00-TL toplam yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 8.042,11-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/84, K. 2025/963, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-84-e-2025-963-k-b70a90179fce