İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/674 E. 2025/983 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/674
- Karar No
- 2025/983
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/674 Esas KARAR NO : 2025/983 DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/09/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı aleyhine ------- İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas Sayılı dosyası fatura alacaklarından oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiği, davacının davalı şirkete personel taşımacılık hizmeti verdiğini, takibin durdurulduğu, arabuluculuk kurumuna başvurularak anlaşma yapılması talep edilmişse de sonuçsuz kaldığı ve anlaşmama şeklinde toplantı sona erdiğini, bu nedenle işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davanın kabulü ile, davalı borçlunun haksız olan --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamını, kötü niyetli davalı borçlu hakkında alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile menkul ve gayrimenkul ve ayrıca 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dava dilekçesinde taşımacılık hizmeti verdiğini ileri sürmüşse de buna ilişkin bir hizmet sözleşmesi sunulmadığını, davacı tarafça bu hizmetin tam ve eksiksiz olarak verilmediğini, davacı tarafın müvekkil şirkete tek taraflı olarak fatura düzenlemesi ve bu faturaların gönderilmesi, hizmetin tam olarak verildiğini ispatlamaya yetmeyeceğini, davacı tarafın fatura konusu hizmeti tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispat yükü de kendilerine ait olduğundan bu konuda sadece faturaya dayanarak açılan davanın reddi gerektiğini, öncelikle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddini, davanın reddine, icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, yargılama harçları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki hizmet ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 08/08/2024 tarihinde asıl alacak 24.524,64 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 14/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 12/08/2024 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacının elektronik ortamda tutulan ticari defterlerinin yapılan tespitlere göre davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiğini, dosya kapsamında taraflar arasında ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının ticari defter ve kayıtları ile davalının mal ve hizmet alımlarına ait BA Form beyanları dikkate alındığında; davacının 09/08/2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 552.559,00 TL faturaya dayalı cari hesap bakiye alacağının bulunduğunu, davalı tarafın veya vekilinin incelemeye iştirak etmemesi ve ayrıca yerinde inceleme yönünde herhangi bir talepte bulunulmaması nedeniyle, davalıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılamadığını, davalının mal ve hizmet satış ve alışlarına ait faturalarına ait BA Formları ile beyanları dikkat alındığında davacının icra takibinde konu ettiği cari hesabın dayanağı mal veya hizmetin davalı tarafından alındığına delil oluşturacağı kanaatine varıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı ve TBK'nun temerrütte ilişkin hükümlerine göre davalının icra takibinden önce temerrütte düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacının icra takibindeki işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, ayrıca davalının davaya cevap dilekçesinde, davacının hizmeti tam ve eksiksiz olarak verilmediğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığını beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 552.559,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinin incelenmediği, davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde davalı şirketin -------- esas sayılı dosyasında görülen dava sonucu 27/06/2025 tarihinde iflas kararı verildiğini, bilirkişi incelemesinin usulsüz olduğunu bildirmiş ise de, defter inceleme gününün iflas kararından sonra ki bir gün olup davalı taraftan gelen olmadığı, davalının iflasına dair karar ve defterlerin bulunduğu yer hakkında beyan dilekçesi sunulmadığı, itiraz dilekçesi sunan vekilin iflas dosyasında da davalı şirketin vekili olarak göründüğü, Türk Medeni Kanunu m:2 gereği davalı vekilinin raporun düzenlenme biçiminin usulsüz olduğuna dair itirazının yerinde olmadığı, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği , davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği , davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği , davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının alacağını ispatlamış olduğu, bu itibarla 552.559,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, takip öncesi davalının temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; Davalının -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, Takibin 552.559,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 37.745,30 TL’den peşin olarak yatırılan 9.492,17 TL'nin mahsubu ile 28.253,13 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 9.492,17 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 151,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.639,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%99 kabul) 7.563,00 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına, 6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 88.409,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.269,94 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99 kabul) 3.564,00 TL' sinin davalı taraftan, (%1 Ret) 36,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025