İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/4 E. 2025/1069 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/4
Karar No
2025/1069
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/4 KARAR NO : 2025/1069

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/01/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- sektöründe yurt içi ve uluslararası karayolu taşımacalığı faaliyetinde bulunan alanında öncü bir şirket olduğunu, bu meyanda, müvekkili şirket ile davalı----arasında bir takım ticari malların kara yollarıyla taşınması hususunda anlaşılmış olup taraflar arasında cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından söz konusu nakliyatların eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmiş ve buna istinaden taraflar arasındaki anlaşmaya da uygun bir şekilde, davalı borçlu şirkete bir takım faturalar düzenlenmiş ve söz konusu faturlar davalı borçlu şirkete gönderilerek müvekkil şirket ticari kayıtlarına kaydedilmiş olduğunu, davalı borçlu şirket tarafından bahse konu faturalara itiraz edilmediği gibi ödeme hususunda müvekkil şirketi sürekli oyladığını ve müvekkil şirket tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen bakiye cari hesap alacağını tahsil edemediğini, müvekkili şirketin söz konusu bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün -----Sayılı icra dosyasından icra takibi başlatmışsa da davalı borçlu tarafça haksız olarak icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu açıklayarak neticeten huzurdaki davanın kabulü ile; davalı borçlu şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak --- İcra Müdürlüğü'nün ---- Sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete fatura içeriğinde belirtilen hizmetlerin verildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalının akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfetinin faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, alacaklının düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, davacı taraf, sunduğu faturalara dayanarak talep edilen alacağın tutarının likit ve muayyen olduğunu iddia etmiş ise de alacağın likit ve muayyen olmadığını, bu sebeple alacağın yargılamayı gerektirmesi ve belirlenebilir olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesaba dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibari ile davalıdan muaccel cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından alacağın tahsili için başlatılan ---. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.----- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, 06/09/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 11/12/2024 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 4.000,00 Euro asıl alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 22/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/12/2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 13.12.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 4.000,00 Euro alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle alınan bilirkişi raporu ile özetle; Davacı tarafından ibraz edilen 2024-2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, davalı tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı, tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı-----. tarafından davalı ----- adına toplam 6.485 EUR tutarında fatura düzenlendiği, karşılığında davalı tarafından 28.06.2024 tarihinde 465 EUR ve 20.09.2024 tarihinde 1.915 EUR olmak üzere toplam 2.380 EUR ödeme yapıldığı, ayrıca davalı tarafından 01.08.2024 tarihinde 105 EUR tutarında iade faturası düzenlendiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 4.000,00- EUR alacaklı olduğu bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Eldeki dosyada davacı taraf kendi ticari defter ve belgeleri ile alacaklı olduğunu ispat etmiş davalı ise yapılan usulüne uygun ihbara rağmen defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Bu nedenle davacının defter ve kayıtlarından çıkan sonuca katlanmak zorundadır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak cari hesaptan kaynaklandırğından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 4.000 EURO'nun takip tarihindeki TL karşılığı olan 146.702,40-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile; 1-Davalının ----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 4.000 EURO'nun takip tarihindeki TL karşılığı olan 146.702,40-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 10.021,24-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.771,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.250,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.771,16-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 166,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.868,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/4, K. 2025/1069, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-4-e-2025-1069-k-11edf81952ce