İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/544 E. 2025/903 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/544
Karar No
2025/903
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/544 Esas KARAR NO : 2025/903

DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2024 KARAR TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların Talepleri Davacı vekilinin 16/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: taraflar arasındaki ilişkinin kaynağı ... Köyü, 153 Ada, 4 Parseldeki taşınmaz üzerinde bina yapımı için imzalanan 15.11.2016 tarihli "İnşaat Yapım Sözleşmesi" ve sözleşmenin belli hükümleri revize edilerek imzalanan 05.09.2020 tarihli "Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" olduğunu, İmzalanan sözleşme ve akabinde yapılan protokoller gereği, sözleşme kapsamında yapılacak binanın tamamlanmasının ardından, taşınmazın 2/3 hissesi inşaat maliyet bedeli olarak davalıya devredilecek, 1/3 hissesi de davacı müvekkiline ait kalacağını, 15.11.2016 tarihli sözleşme kapsamında yapılacak binanın teslim tarihi, ruhsat alımından itibaren 18 ay olarak belirlendiğini, inşaatı süresinde bitiremeyen davalı şirketin yetkilisi ve ortağı olan ... ..., Ağustos 2020 tarihinde davacıya gelerek mali olarak zor durumda olduğunu, inşaatın bir an evvel tamamlanması için bankadan kredi kullanması gerektiğini belirtmesi üzerine, davacı şirket, ... Bankası ile arasında devam eden ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen tazminat talepli davadan vazgeçmek karşılığında, banka tarafından davalıya 400.000.000,00-TL kredi verilmesini sağladığını, davalının, banka ile yaptığı görüşmelerde, kredinin hızlı bir şekilde onaylanması için ipotek tesis etmek amacıyla sözleşme kapsamında kendisine devredilecek 2/3 hissenin avans olarak sözleşme bitiminden önce kendisine devri ve davacıya kalacak 1/3 hissenin de inanç sözleşmesi kapsamında geçici süreliğine kendisine devri gerektiğini, alacağı kredi ile inşaatı hızlıca bitirebileceğini belirttiğini, inşaatın sürüncemede kalması sebebiyle her gün kira kaybına uğrayan davacının taşınmazın tamamı üzerine ipotek tesisi için taşınmazın 2/3 hissesini avans olarak inşaat bitiminde önce devrini, 1/3 hissenin bir hafta içinde iadesi, inşaatın 28.02.2021 tarihine kadar tamamlanması ve kendi hissesine konan ipoteğin de inşaatın bitim tarihinden sonra 30 gün içinde kaldırılması şartı ile kabul ettiğini, tarafların devir tarihinden bir hafta sonra taşınmazın iade edilmesi, her hangi bir sebeple taşınmazın zamanında iade edilmemesi halinde uygulanacak cezai şartlarla ilgili 14.09.2020 tarihli sözleşmeyi ve eki olan teminat senedini imzaladığını, bedelsiz olarak taşınmazın tamamı davalıya geçici olarak devredildiğini, Davalı ... ...; işlemlerin hızlı bir şekilde halledilmesi gerektiğini vurgulayarak kendisine satış yetkisi içeren vekaletname çıkartılmasını istediğini ve bunun üzerine kendisine tüm bu işlemleri yapmak için 14.09.2020 tarihli vekaletname çıkartıldığını, Davalı ... ... adına çıkartılan işbu vekaletle ile taşınmazın tamamı 14.09.2020 tarihinde davalı şirket üzerine geçirildiğini ve 15.09.2020 tarihinde taşınmaza konan ipotek karşılığında, davalı adına banka kredisi temin edildiğini, Devirden bir gün sonra ... A.Ş.'nin sağladığı ipotek karşılığında kredi, davalı tarafça kullanıldığını, davalı yanın krediyi alıp kullanmasına rağmen taşınmazın davacıya ait olan 1/3 hisseyi sözleşmede belirlenen sürede iade etmediğini, üzerinde bulunan ipoteği de belirlenen sürede kaldırmadığını, Avukatlık Kanunu 35. madde kapsamında hazırlanan ve ilam hükmünde olan 14.09.2020 tarihli sözleşme ve eki olan senet üzerinde yargı yerinin İstanbul olarak belirlenmesi sebebiyle, 14.09.2020 tarihli sözleşmeyi ve eki olan teminat senedi dayanak yapılarak davalı/borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile takip açıldığını, takibe haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde itiraz edildiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin ferileri ile birlikte devamını, İİK md. 67/II uyarınca likit ve talep edilebilir nitelikteki sözleşmeye dayalı alacağa yapılmış haksız itiraz sebebiyle, davalının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; takip ve huzurdaki dava yetkisiz mercilerde başlatıldığını, yetkili merciler müvekkillerinin yerleşim yeri olan bakırköy icra daireleri ve mahkemeleri olduğunu, müvekkili ... ...'in huzurdaki dosyada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, 14.09.2020 tarihli protokolde yer alan hükümler bozucu şarta bağlanmış hükümler olmadığını, aksine protokol hükümleri tbk md. 179 uyarınca seçimlik cezai şart kapsamında düzenlenmiş ve davacı taraf ikame etmiş olduğu gebze asliye ticaret mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile seçim hakkını ifadan yana kullandığını, davacı tarafın müvekkillerinden herhangi bir alacak talep etme hak ve yetkisi bulunmadığını, dava bakımından davacının müvekkili şirketten alacaklı olabilmesi için öncelikle kendi edimlerini yerine getirmiş olması gerektiğini, bu şekilde edimini yerine getirmemiş olan davacının talebine karşı ödemezlik def'i sebebiyle davanın tbk md. 97 uyarınca reddi zorunlu olduğunu, talep konusu yapılan alacağın kaynağı olarak gösterilen 14.09.2020 tarihli protokolün müvekkili şirket ile davacı arasındaki yegane ilişki olan inşaat yapımı süreci kapsamında imzalandığının sabit olduğunu, davacının bu protokolün münhasır bir inanç sözleşmesi olduğu iddiası isabetli olmadığını, bu protokolün akıbeti asıl ilişkinin akıbetine bağlı olduğunu, davacı tarafça 14.09.2020 tarihli protokol uyarınca devir alacak kişiye dair bilgi ve belgeleri müvekkiline protokolde yazılı tarihlere kadar paylaşmamış olması sebebiyle müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, taraflarca akdedilen 14.09.2020 tarihli protokol, avukatlık kanunu m.35/a kapsamında bulunması gereken şartları taşımadığından iik m.38 gereğince ilam niteliğinde değildir. dolayısıyla yerel mahkemenin yaklaşık ispat koşulunun yerine gelmediğine ilişkin tespitlerinin yerinde olduğunu, davacı tarafın ikrar niteliği olduğunu iddia ettiği hususları kabul etmediklerini belirterek müvekkili ... ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini, usul ve esas bakımından haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddini,takipte haksız ve kötü niyetli olan davacı tarafın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava, cezai şart alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmak suretiyle sonuca gidilmiştir. İşbu itirazın iptali davasının konusunu oluşturan takibe yönelik davalı borçlunun yetki itirazın bulunduğu ve yetkili icra dairesinin Bakırköy icra daireleri olduğunu belirttiği, yetki itirazının usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla kaldırma ilamı doğrultusunda öncelikle ilgili itirazın haklı olup olmadığı irdelenmiş, takibe konu alacağın taraflar arasında akdedilen protokolden kaynaklandığı, ilgili protokolde yetki sözleşmesi bulunduğu ve yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Bakırköy Adliyesi veicra daireleri Olarak kararlaştırıldığı görülmekle davalı borçlunun yetki itirazının yernde olduğu, davacı yanca usulüne uygun olarak başlatılmış bir takip bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Usulüne uygun olarak başlatılan icra takibi olmadığından Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 427,60TL peşin harçtan düşümü ile artan 187,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 32.600,20TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/544, K. 2025/903, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-544-e-2025-903-k-37e8d1feb71b