İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/854 E. 2025/986 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/854
Karar No
2025/986
Karar Tarihi

TC İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/854 Esas KARAR NO : 2025/986

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2018 KARAR TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl davada davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı şirket arasında "... " adresinde ve "... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Mevkii, 3170 ada 10 parselde kayıtlı" gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işletmeciliği hususunda 18/01/2016 tarihli ve 5 yıl geçerli bayilik sözleşmesi ve yine aynı tarihli çerçeve protokol akdedildiği, Davalı taraf bayilik sözleşmesi ve çerçeve protokole ilave olarak düzenlenmiş olduğu ürün alım taahhütnamesi ile yıllık asgari 2.000 ton beyaz ürünü ...’den almayı, eksik kalan ton üzerinden 90-USD tutarında kar mahrumiyetini ödemeyi, söz konusu kar mahrumiyeti tutarını ... tarafından her bir anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde, anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edileceğini veya anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebepten olursa olsun sona ermesine müteakip ... tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın talep edileceğini, kar mahrumiyeti miktarının ... tarafından her bir anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifası ile birlikte talep edilebileceğini, ... anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalının ... 63. Noterliğinde keşide ettiği...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeleri tek taraflı olarak feshettiğini, davalı tarafın imzalamış olduğu taahhütnameye aykırı davrandığını, davacı şirketten 10.000 ton ürün alması gerekirken sadece 2.552,594 ton ürün aldığını, söz konusu taahhüt çerçevesinde müvekkilinin kar kaybının 672.966,54 USD olduğunu ve Protokolün 13. Maddesi uyarınca 125.000,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD temerrüt temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faiz ile birlikte davalıdan tahsili talebiyle işbu dava ikame edilmek zorunda kaldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Asıl davada davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, çerçeve protokolün 13. Maddesi uyarınca haklı nedenle fesih halinde “kendi sözleşmeye aykırı eylemine dayalı olarak” davacı lehine cezai şart talebinde hakkı doğmadığını, defter incelemesi sonucunda karlılık oranlarının doğru uygulanmadığını, fahiş miktarlarda uygulanan zorunlu gider kesintileri de zaten kar marjı düşük olan davalı şirketin ne denli büyük bir zarar uğramış olduğu bir başka ifade ile sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığını, Sözleşme uyarınca kar payı ürün edinme bedeli ve tavan fiyat oranlaması ile ödenen yasal ve zorunlu giderlerin çıkarılması ile hesaplandığını, davacı hem yukarıda belirtildiği üzere kar payını sözleşmeye aykırı uygulamış hem de buna ek olarak zorunlu giderleri tek yanlı olarak fazla göstererek müvekkilini sözleşmenin devamı boyunca zarara uğrattığını, Sözleşmede hangi giderlerin zorunlu sayıldığına ilişkin bir açıklık olmaması davacının bu kesintileri keyfi şekilde ve tek yanlı uygulamasına imkan verdiğini, davacının teminat mektubu bedelinden mahsup ettiğini ileri sürdüğü kar mahrumiyeti talebi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 19. Hukuk Dairesinin akaryakıt istasyonlarındaki asgari alım taahhütlerine ilişkin kararlarına ve yaratılan güvene aykırı ve çelişkili davranış yasağına aykırı olduğunu, yıllık Asgari Alım Taahhütleri ve cezai şart Borçlar Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında da önceki sözleşmenin bayiinin ceza tehdidi ile bağıtlanması ile sözleşmenin dolaylı olarak uzatılması bakımından da hükümsüz olduğu, Sözleşmenin imza edildiği Ocak 2016 tarihinden 2018 yılına dek davalı şirketten hiçbir kar mahrumiyeti talebinde bulunmadığını ve ihtiraza kayıt konulmadan faaliyete devam edildiğini, somut olayda önceki sözleşmeler ve bu sözleşmelerde devam eden uzun yıllar boyunca uygulanmayan kar mahrumiyeti hükümleri konusunda haklı bir güvene sahip davalı şirketin ilişkinin sona ermesi süresince cezalandırma amacı ile bu taleple karşılaşmış olması dağıtım şirketinin TMK md.2de düzenlenen objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranışının en açık ispat olduğunu, taraflar arasındaki protokolün 7.maddesi uyarınca USD/TL kuru taraflar arasında 2,72 olarak sınırlandırıldığını, yatırım bedelini düşük kur üzerinden tahsil etmiş olan davalı şirketten tahsilat güncel kur üzerinden talep edildiğini, davalı şirketin ekonomik olarak çöküşüne neden olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddi ile yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Birleşen ... 14 ATM ...E sayılı dosyasında davacı vekili özetle; Müvekkili ... ve davalı şirket arasında "..."adresinde ve "..." gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işletmeciliği hususunda 18/01/2016 tarihli ve 5 yıl geçerli bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafın bayilik sözleşmesi'ne ilave olarak düzenlediği ürün alım taahhütnamesi ile yıllık 500 ton otogaz ürününü davacı şirketten almayı, eksik kalan ton üzerinden 30-USD tutarınca kar mahrumiyetini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafından keşide edilen ... 63. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı, ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesi ve ekleri tek taraflı olarak ve haksız biçimde feshedildiğini, davalı taraf, imzalamış olduğu ürün alım taahhütnamesine aykırı davranarak sözleşme süresi boyunca müvekkil şirketten 2.500 ton ürün alması gerekirken, sadece 569,712 ton ürün aldığını, söz konusu taahhüt çerçevesinde 57.908,64- USD kar kayıplarının olduğunu, fazlaya ilişkin ve diğer hak ve alacaklarına ilişkin her türlü talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, ürün alım taahhütnamesi uyarınca eksik kalan ürün miktarı kar mahrumiyeti alacağının şimdilik 1.000-USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 14 ATM ...E sayılı dosyasında davalı vekili özetle; Davacının kar mahrumiyeti talebi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 19. Hukuk Dairesi’nin akaryakıt istasyonlarındaki asgari alım taahhütlerine ilişkin kararlarına ve yaratılan güvene aykırı ve çelişkili davranış yasağına aykırı olup hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Yıllık Asgari Alım Taahhütleri ve cezai şart Borçlar Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında da önceki sözleşmeye dayalı olarak bayiinin ceza tehdidi ile bağıtlanması ile sözleşmenin dolaylı olarak uzatılması bakımından da hükümsüz olduğunu, Müvekkilinin iş bu sözleşmeyi imzalarken önceki sözleşme döneminde taraflar arasında teamül haline gelmiş uygulamaların devam edeceğine güvenerek işlem yaptığını, kendisinden 2016 yılı boyunca kar mahrumiyetine ilişkin bir talepte bulunulmaksızın 2017 yılında da olağan faaliyetlere ve cari işlemlere devam olunduğunu Sözleşme devamı boyunca müvekkile yönelik olarak teamül ve iyi niyet kurallarına tamamen aykırı geçerli hiçbir bildirim olmaksızın tamamen hukuksuz şekilde olarak teminat mektubunun paraya çevrilmesi, sözleşmede yazılı kar paylarının gereği gibi uygulanmaması nedeniyle kar kaybına uğradığını, Davacı ... Aş.'ye 10.04.2018 tarihinde Davacıya tebliğ olunan ... 63 Noterliği’nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirmiş ancak sonuç alamadığını, Bunun üzerine ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşme müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, Müvekkil şirketin teminat mektubundan bakiye alacağı da ve bu konuda açmış olduğu derdest davalar da mevcut olduğunu, Müvekkilin haklı talebi sonrasında, davacı iş bu sözleşme döneminde de teamül olarak hiç bir zaman uygulanmamış olan kar mahrumiyeti talepleri yine ihtirazı kayıt olmadan devam eden sözleşme ilişkisi tahtında Müvekkilin gerçek kar paylarının uygulanması istemi üzerine ilk kez 15.03.2018 tarihli ihtarname ile ve teminat mektubu paraya çevrildikten sonra talep edildiğini, Açıklanan nedenlerle haksız davanın reddi ile yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Birleşen ... 12 ATM ... E sayılı dosyasında davacı vekili özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas numaralı derdest dosyasında davalılardan ... A.Ş. taraflar arasındaki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve eki protokollere dayalı olarak kar mahrumiyeti ve cezai şart talebine yönelik olarak dava ikame edildiğini, huzurdaki davada ise aynı sözleşmeye dayalı olarak (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi Ve Eki Protokoller) müvekkili tarafımızdan kar mahrumiyeti ve cezai şart talep edilemeyeceği, bilakis paraya çevrilen teminat mektubundan tarafımıza iadesi lüzumlu bakiye miktarlar bulunması olgusuna dayalı olduğunu sonuç olarak her iki davada da aynı cari ilişki içerisinde, aynı talep miktarlarının söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki tümü ile aynı konu ve tarafları içeren ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas numaralı derdest dosyası iş bu davanın birleştirilmesini talep etmiştir. Davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere Sözleşme döneminde Dağıtım şirketleri tarafından eksik kar payı ve haksız masraf kesintileri nedeniyle Müvekkili şirket tarafından uğranılan zarar şimdilik 5000,00 TL tazminat alacağının ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, Müvekkilinin Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Otogaz Bayilik Sözleşmesi kapsamında teminat mektubu paraya çevrilerek haksız tahsil edilen miktardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl davanın, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile davacı ... şirketinin, davalıdan kar kaybı ve cezai şart alacağı, birleşen ... 14 ATM nin ... E sayılı davanın yine davacı ... şirketinin davalıdan kar kaybı alacağı, birleşen ... 12 ATM nin ... E sayılı davanın ise davacı ... şirketinin davalı ... ve ... şirketinden eksik kar dağıtımı nedeni ile uğranılan zarar ile teminat mektubundan kalan bakiyenin iadesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosyanın mali müşavir ve akaryakıt uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerin 07/06/2021 tarihli raporunda özetle; Dosyada ... tarih ve ... yevmiye numaralı ... 63 noterliği’ inin ihtarnamesine verilmiş cevaba rastlanmamıştır. Dolayısıyla bu sözleşme davalı tarafça haklı nedenle feshedilmiş görülmektedir. Davacı şirketin Y.HGK ...E. ...K. 30.01.2013T. kararı, Y.H.D....E. ...K. 23.12.2015T. kararı, Yargıtay 19.H. D. E....,K...., T.16.01.2014 ile TBK' nun 179/2 Maddesine göre, İki halde alacaklı ceza koşulu isteyemez. Eğer alacaklı ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse veya çekince koymadan ifayı kabul etmiş ve sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Nitekim Y.11 HD. 2015/11706E., ... K. Ve 05.12.2016 T., ile yine Ayrıca Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin; Esas ... ile karar ...ve 18.02.2014 tarihli kararları da bu konuda açıktır. Bu dosyada “Taraflar arasındaki uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesinde öngörülen yıllık asgari ürün alımı taahhüdüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı cezai şart alacağından kaynaklanmaktadır. Örneğin; Beş yıl süreli bir akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış isetedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBKnın 179/II. md. uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayie mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili çekince (ihtirazı kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayie noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK' nın 179/II. Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Tekrarlamak gerekirse her yılsonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazı kayıt) bildirmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun isteyebileceği ise kuşkusuzdur. TKB’nin 179/II maddesinde öngörülen hüküm emredici nitelikte olmadığından taraflar sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Sonuç olarak; Davacı tarafından cevaplanmayan... tarih ve ... yevmiye numaralı ... 63. Noterliği’ inin ihtarnamesinde bahsi geçen sözleşme ve ekleri olan taahhütnamelere riayet etmediği için davalı tarafın fesih kararı haklı nedenlere dayanmaktadır. Yukarıda bilginize sunduğumuz Yargıtay kararları ve TBK' nın 179/II.md.si gereği davacının ceza koşulunu isteyebilmesi için gerekli ticari şartları yerine getirmediği için ceza koşulunu isteyemeyeceği sayın mahkemenin bilgisinde olduğu kanaatindeyiz şeklinde tespitte bulunmuşlardır. Dosyanın mali müşavir, kimya mühendisi ve akaryakıt uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerin 01/06/2022 tarihli ek raporunda özetle; davacı tarafından cevaplanmayan ... tarih ve ... yevmiye numaralı ... 63. Noterliği'nin ihtarnamesinde bahsi geçen sözleşme ve ekleri olan taahhütnamelere riayet etmediği için davalı tarafın fesih kararı haklı nedenlere dayanmaktadır şeklinde görüş ve kanaate varılmıştır. Dosyanın mali müşavir, kimya mühendisi ve akaryakıt uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerin 02/01/2023 tarihli ek raporunda özetle; Davalı tarafın sözleşme süresince 2016 yıl ile 2018 yılları arasında toplamda 569,712 Ton aldığını, davalı yanın davacıdan sözleşme süresi boyunca toplamda 2.500 ton ürün almayı taahhüt etmiş olmasına ragmen sözleşme devamı süresince toplam 569,712 ton ürün alındığını, davalı yan taahhütlü yerine getirmeyerek alması gerekn 1.930,28 ton ürün almadığı muhasebesel saptamasına göre söz konusu aksi taahhüt gözetildikçe “Netice-I tale pile bağlılık ilkesi ayrıca ve tamamen Yüce MAhkemece Gözeltilmek Kaydıyla” fiili alım durumuna bağlı olarak, kar kaybı öevcut olup davalı tarafın eksik ton başına 30 USD ödemeyi Kabul ve taahhüüt ettiği görüldüğünden bu durumda Cezai şartın 57.908.64 USD olduğu, davalı tarafın Kurumlar Vergisi Beyannamesine bakıldığında 2015-2016 döneminde kar ettiği 2017 yılında zarar ettiği görülmüştür. Davalı tarafın eksik ton başına 30 USD ödemeyi Kabul ve taahhüüt ettiği görüldüğünden bu durumda Cezai şartın 57.908.64 USD olduğu hesaplanmış olup bu durumda davalının ekonomik açıdan muafına sebep olacağı) görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosyanın mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve akaryakıt uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerin 02/05/2024 tarihli raporunda özetle; asıl davada davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davacının bu nedenle satın alma taahhüdünden kaynaklanan cezai şart tazminatlarına hak kazandığı, davacının talep edebileceği cezai şart tazminatı tutarlarının 672.966,54 USD ve 57.908,64USD olarak belirlendiği, davalının borca batık durumda olduğu, bu bakımdan anılan cezai şartların ödenmesi halinde davalının ekonomik mahvının oluşacağı, dolayısıyla cezai şartların talep edilmelerinin mümkün olamayacağı, birleşen (2021/3) davada davacının alacağının 454.717,83 TL olduğu, ancak davalının yukarıda hesaplanan cezai şart tazminatları dikkate alındığında ve bu alacak mahsup edildiğinde davacının anılan bedeli talep etme hakkının bulunmadığı, davacının diğer zarar taleplerinin ispata muhtaç olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosyanın mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve akaryakıt uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerin 25/02/2025 tarihli raporunda özetle; Bu kapsamda kök raporda bildirildiği şekilde talep edilen 124.555,13 TL zarar tutarına ilişkin protokolde hüküm altına alınmış düzenleme olmaması sebebiyle davacının oranların değişikliğine ilişkin bildirdiği hususlarda hukuki tavsif nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosyanın mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve akaryakıt uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerin 04/08/2025 tarihli raporunda özetle; Ek rapor konusu 2021/3 E. dosyasından talep edilen alacak ile ilgili tespitler bildirilen bayi ve ana dağıtıcı arasındaki paylaşım oranları uyarınca yukarıdaki şekilde 124.555,13 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Asıl dava ve birleşen davalarda davalı karşı davacı vekilinin 22/09/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Davacısının ... A.Ş. olduğu asıl davanın reddine, davacısının ... AŞ. olduğu ( ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ) birleşen davanın reddine, davacısı oldukları birleşen (... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı) davasının kabulü ile, müvekkilinin Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Otogaz Bayilik Sözleşmesi kapsamında teminat mektubu paraya çevrilerek haksız tahsil edilen miktardan bakiye alacağımıza ilişkin toplam 454.717,83 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, haksız kar payı uygulamalarından doğan tazminat alacağımıza ilişkin toplam 124.555,13 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan17.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı birleşen davalı vekilinin 23/09/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Çerçeve Protokol kapsamında tahakkuk eden 15.000-USD cezai şart alacağı ile ürün alım taahütnamesi uyarınca eksik kalan ürün miktarı için hesaplanan tutara yönelik fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere 1.000- USD alacaklarının ıslah ile artırılan taleplerimiz yönünden ıslah tarihinden, diğer taleplerimiz yönünden temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen ... E. Sayılı davası yönünden, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere, 1.000-USD alacağın temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. Sayılı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davanın, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile davacı ... şirketinin, davalıdan kar kaybı ve cezai şart alacağı, birleşen ... 14 ATM nin ...E sayılı davanın yine davacı ... şirketinin davalıdan kar kaybı alacağı, birleşen ... 12 ATM nin ...E sayılı davanın ise davacı ... şirketinin davalı ... ve ... şirketinden eksik kar dağıtımı nedeni ile uğranılan zarar ile teminat mektubundan kalan bakiyenin iadesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından taraflar arasında, 18/01/2016 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 40 maddeden oluştuğu, sözleşmenin beşinci maddesinde; ''işbu standart bayilik sözleşmesi ve ekleri imza tarihinden itibaren başlamak ve 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere imzalanmış olup süresi hitamında kendiliğinden sona erecektir. Sözleşmenin madde yedi: yatırım katılım bedeli bölümünde taraflar tüm ödemeleri sabit 2.72 TL /USD$ kuru üzerinden gerçekleştirilmesi hususunda mutabıktırlar. Söz konusu yatırım katılım bedeli ortalama toplam dağıtım karı (TDK = taban fiyat - ürün edinme bedeli ) üzerinden hesaplanan ... karının motorin için 20,7 Kr/lt(kuruş/litre), benzin ürünleri için ise 20,7kr/lt(kuruş/litre), olarak Münakit sözleşme süresi sonuna kadar uygulanacağı öngörüsü ve hesabı ile bayiye ödenecek olup, yukarıda belirtilen. ... karı ile her bir sözleşme dönemi içerisindeki ortalama ... karı arasında ... aleyhine bir fark oluşur ise bayi, ... tarafından hesaplanacak söz konusu farkı ilgili sözleşme yılının sonunda yatırım katılım iade bedeli adı altında düzenlenen fatura karşılığında ...’e iade etmeyi beyan kabul ve taahhüt eder...'' şeklinde düzenleme bulunduğu, ilgili sözleşmenin davalı ... tarafından ... tarihinde, davacıya tebliğ olunan ... 63 Noterliği’nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile protokol ile hüküm altına alınan karlılık oranlarının davacı ... tarafından uygulamadığı, bu nedenle davalı ...’in toplamda 124.555,13 TL. zarara uğradığı, protokol hükümleri uyarınca davacıdan alacağı olan 268.794,56 USD’nin ödenmediği, davacının alacaklarını borçlarına mahsup edebilecekken, teminat mektubu paraya çevrilerek davalının ticari itibarının zedelendiğini ve ticari hayatına devam edemez hale getirildiğini ihtar ederek, davalı ...’in karlılık oranlarının uygulanmaması sebebiyle uğramış olduğu zarar ile protokol ile hüküm altına alınan alacağının 3 gün içinde ödenmesi ihtar ettiği, bunun üzerine 17.04.2018 tarihli ve 14156 ve 14157 yevmiye numaralı ihtarnameler ile sözleşme süresince karlılık oranlarının düzgün uygulanmaması, davacının, davalının alacaklarını borçlarına mahsup edebilecekken teminat mektubunu paraya çevirerek; davalının ticari faaliyetlerine devam edemez, sektördeki diğer şirketler ile rekabet edemez hale getirmesi nedeni ile sözleşme davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği beyan edilmiştir. Dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; her ne kadar asıl ve birleşen dava davalısı ... şirketi tarafından sözleşme haklı nedenle feshedilmiş ise de, taraflar arasında 18.01.2016 tarihinde akdedilen Çerçeve Protokol sektörel değerlendirmeyle incelendiğinde, davalı ...’ in iddia ettiği şekilde kar paylaşımına yönelik herhangi bir hükmün Protokol kapsamında düzenlenmediği, bu doğrultuda davalı ...’in, “…protokol ile hüküm altına alınan karlılık oranlarının uygulamadığı,” iddiasına yönelik somut delil gösteremediği hususlarının tespit edildiği, dolayısı ile davalı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmıştır. Asıl davada davacının talebi, yıllık asgari 2.000 ton beyaz ürün satın alma taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tazminatlarının tespit ve tazminine ilişkindir. Birleşen davada (... E) davacının talebi yıllık 500 ton otogaz ürünün alınmaması nedeniyle oluşan cezai şart tazminatı talebine ilişkindir. Bilindiği üzere, cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir ve bu amaçla cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/1), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/2) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (TBK md. 179/3) dur. TBK'nun 179/2 maddesine göre; “ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/2.maddesi hükmü emredici yapıda olmayıp, düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. (Bkz. Tunçomağ Kenan; age sh. 875 vd.; Eren Fikret age sh. 1173 vd. ; Kılıçoğlu M. Ahmet age sh. 579 vd.; Günay Cevdet İlhan, Cezai Şart Ankara 2002 sh. 83 vd.; Uygur Turgut; Açıklamalı – İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, İkinci Cilt 1990 sh. 740) Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde veya sözleşme eki taahhütnamelerde yer alan “yıllık asgari alım taahhüdü”ne uymama halinde öngörülen ceza koşulu hükümleri TBK'nun 179/2. maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu niteliğindedir. TBK.'nun 179/2. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Beş yıl süreli bir “akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBK'nun 179/II. md. uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Yani her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK’nun 179/II. Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. Ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T. ... E. ... K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 19. HD'nin 04/12/2019 Tarih ... E. - ... K. Sayılı Kararı). Somut olayda davacı tarafça her yılın sonunda ihtirazı kayıt konulmadan mal verilmeye devam edildiğinden davacı şirket, davalının imzaladığı taahhütnamedeki asgarî alım miktarının yerine getirilmemesi hâlinde taahhütnamede yer alan kâr kaybının davalıdan istenmeyeceği yönünde davalı tarafta haklı bir güven oluşturmuştur. Davacı şirketin davranışları ile davalı şirkette yarattığı güvenle çelişki oluşturacak şekilde eldeki davaya konu edilen kâr kaybını talep etmesi çelişkili davranış yasağını oluşturur ki, böyle bir davranışın hukuken korunması beklenemez (Yargıtay HGK'nın 02.12.2020 Tarih, ... E. - ... K. Sayılı Kararı) . Açıklamalar doğrultusunda, davacı vekili her ne kadar asıl ve birleşen (... 14 ATM ... E) davasında kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı talebinde bulunmuş ise de; ( ki davacının kar mahrumiyeti talebinin sektörel olarak cezai şart olduğu tespit edilmiştir ) sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T....E. ... K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceği, ancak taraflar arasında akdedilen 18.01.2016 tarihli protokolün 13. maddesine göre : “….. Bayi … fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde… 125.000 USD miktarında cezai şart ifa tarihinde uygulanacak olan TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı ödemeyi ….kabul ve taahhüt etmiştir. ...’in diğer zarar ziyan kar mahrumiyeti iş bu anlaşma hükümlerinde yer alan cezai şart ve tazminat hakları ayrıca saklı tutulmuştur. Bayi iş bu maddede yazılı cezai şartın, ...’in feshi sebebiyle uğradığı / uğrayacağı zararlardan, kar mahrumiyeti miktarından mahsup edilemeyeceğini kabul etmiştir. …” hükmü uyarınca, asıl davada davacının 125.000 USD cezai şart tazminatı talep edebileceği, yine, alım taahhütnamesi incelendiğinde, davalının, yıllık asgari 2.000 ton, anlaşma süresi boyunca 10.000 ton beyaz ürün satın alınmayı, anlaşma süresi hitamında ve/veya her yıllık anlaşma süresi sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 90 USD tutarında ödeme gününde uygulanmakta olan MB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığında kar mahrumiyeti ödemeyi ve bu taahhüdün kararlaştırılan cezai şart tazminatından ayrı olduğunu taahhüt ettiği, anılan taahhüt, yukarıda yer alan cezai şart tazminatından ayrı olarak kararlaştırıldığından ve bu husus açıkça sözleşmede belirtildiğinden, cezai şart niteliğindeki satın alma taahhüdünden kaynaklanan kar mahrumiyetinin de davacıya ödenmesi gerektiği, eksik kalan tutarın anlaşma süresi sonunda da istenebileceği açıkça kararlaştırıldığından, davalının ihtirazi kayıt ileri sürülmeden yıllık bazda eksik alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şartın istenmediği dolayısıyla hak kaybının oluştuğu yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, dolayısıyla raporla hesaplanan 672.966,54 USD‘lik eksik alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart tazminatının da davacıya ödenmesi gerektiği, ayrıca davalının ayrıca aynı şartlarla yıllık asgari 500 ton, anlaşma süresi boyunca 2.500 ton otogaz satın almayı, anlaşma süresi hitamında ve/veya her yıllık anlaşma süresi sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 30 USD tutarında ödemeyi taahhüt ettiği, aynı gerekçelerle yukarıda hesaplanan 57.908,64 USD‘lik eksik alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart tazminatının da davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, cezai şarta hükmedilmesi halinde bunun davalının ekonomik olarak mahvına neden olacağı ve hatta şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından; asıl ve birleşen (... 14 ATM... E sayılı) davaların reddine; Yine birleşen ... 12. ATM nin... E sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu ile davacı ... kayıtları uyarınca tespit edilen ... firmasının görülen 145.479,28 TL borcundan , ... firmasının tanzim ettiği yatırım katılım bedeli faturası düşüldüğünde, ... firmasının bu defa 455.955,27 TL alacağının mevcut olduğu, yatırım katılım bedelinin 5 yıl süre için verildiği protokol belirlenmiş olmakla , son mal alım tarihine kadar tekabül eden kısma ilişkin yapılan fazla ... ödemesinin TL karşılığı 1.237,44 TL düşüldüğünde bu defa ... şirketinin bakiye alacağının 454.717,83 TL olduğunun tespit edildiği, dolayısı ile davacının teminat mektubunun paraya çevrilmiş olması nedeni ile bu miktar kadar davalıdan alacaklı olduğu, ancak sözleşmeyi haksız olarak fesheden ve cezai şart yükümlülüğü altına giren ve yine aleyhine bu minvalde (cezai şart yönünden) hüküm kurulmayan birleşen davacı ... yönünden, bakiye bu alacağı istemesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, yine taraflar arasında 18.01.2016 tarihinde akdedilen Çerçeve Protokol incelendiğinde, davacı ...’ in iddia ettiği şekilde kar paylaşımına yönelik herhangi bir hükmün Protokol kapsamında düzenlenmediği, bu doğrultuda davacı...’in, “…protokol ile hüküm altına alınan karlılık oranlarının uygulamadığı,” iddiasına yönelik somut delil sunulmadığı anlaşıldığından; kar dağıtımına ilişkin zarar talebini içeren birleşen ... 12. ATM nin... E sayılı dosyası yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Asıl dava yönünden davanın REDDİNE, 2-Birleşen 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE, 3-Birleşen 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE, A) Asıl dava yönünden; 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan 207,87 TL peşin harç ve 9.950 TL ıslah harcının mahsubu ile fazladan alınan 9.542,47 TL'nin davacı tarafa iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 93.875,50-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, B) Birleşen 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava yönünden; 7-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 103,94 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 511,46-TL'nin davacıdan tahsiline, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 6.085,90-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, C)Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava yönünden; 11-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan 256,17 TL peşin harç ve 9.640 TL ıslah harcının mahsubu ile fazladan alınan 9.280,77 TL'nin davacı tarafa iadesine, 12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 92.683,67 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 14-Asıl davada davacı - birleşen davada davalı ... A.Ş.tarafından yapılan toplam 2.620,80 TL yargılama giderinin haklı oldukları miktarlar üzerinden yapılan oranlama ile 2.531,65 TL'nin asıl davada davalı birleşen davada davacı ...Ltd. Şti.'den alınarak asıl davada davacı - birleşen davada davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 15-Asıl davada ve birleşen 14. ATM dosyasında davalı - birleşen 12. ATM dosyasında davacı ... Ltd. Şti. Tarafından yapılan toplam 8.364,43 TL yargılama giderinin haklı oldukları miktarlar üzerinden yapılan oranlama ile 4.269,98 TL'nin asıl davada davacı ... A.Ş.ve birleşen davalarda davacı-davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak .... Ltd. Şti.'ye verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 16-Birleşen 14. ATM dosyasında davacı- birleşen 12. ATM dosyasında davalı ... A.Ş.tarafından yapılan toplam 17.730,8 TL yargılama giderinin haklı oldukları miktarlar üzerinden yapılan oranlama ile 4.269,98 TL'nin ... Ltd. Şti.ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak ...A.Ş.'ye verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 17-3325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 18-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.16/12/2025

Katip

Hakim

belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/854, K. 2025/986, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-854-e-2025-986-k-9439b5576b48