İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/904 E. 2023/498 K. – uyuşmazlığın, menfi
Konu: uyuşmazlığın, menfi tespit
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/904
- Karar No
- 2023/498
- Karar Tarihi
- Konu
- uyuşmazlığın, menfi tespit
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/904 Esas - 2023/498 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/904 Esas KARAR NO : 2023/498 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : .. - ... DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 17/12/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında alacak borç ilişkisi ve herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, davalı şirket müvekkili hakkında alacağının olduğundan bahisle Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takip talebinde borcun sebebi olarak ... kaçak bedeli 7.882,08 TL, ... kaçak bedeli 25.263,69 TL açıklamasına yer verildiğini, söz konusu icra takibinde herhangi bir belgeye dayanmadığını, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıda olduğunu ve alacaklının hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasınında borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacının kaçak elektrik tutanağında adresinde tahakkuk dönem aralığında fiili kullanıcı olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafın KAçak Elektrik Tüketiminin sayaçtan geçmeden ölçümsüz şekilde yaptığını, ... nolu tesisatta 21/02/2022 tarihinde tutulan ile davacının söz konusu adreste sayaçtan geçmeden ölçümsüz şekilde elektrik tüketimi yaptığı müvekkil şirket çalışanları tarafından tespit edilerek tutanak düzenlendiğini, 28/03/2022 tarihinde tarihinde müvekkil şirket çalışanları davacının adresine gittiğinde davacının yine sayaçtan geçmeden ölçümsüz şekilde elektrik tüketimi yaptığını tespit edildiğini, davacının 19/11/2021-28/03/2022 tarihleri arasında kaçak elektrik tüketimi yapması sebebiyle müvekkil şirkete 34.098,58 TL kaçak elektrik tüketim borcu bulunduğunu, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Seyhan Vergi Dairesi'ne, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve Adana Genel İcra Müdürlüğü'nden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dava, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan alacağa ilişkin olarak icra takibine vaki davacının borcu olup olmadığına yönelik menfi tespit davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, menfi tespit davası olduğu, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkeremize verilen yanıtta davacının sicil kaydı olduğu bildirildiği, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkeremize cevaben davacının kaydı bulunmadığının bildirildiği, davacının mükellefiyet kaydı bakımından Adana Vergi Dairesince gönderilen cevabi yazıda davacının 04/09/2019 ve terk tarihi olan 11/08/2021 tarihleri arasında faaliyette bulunduğunun bildirildiği, uyuşmazlık konusu kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle davalının tacir sayılmasını gerektirir nitelikte vergi mükellefiyeti kaydının bulunmaması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2023
Katip ... ¸
Hakim ... ¸
5070 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca elektronik imza ile imzalanmıştır.