İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/878 E. 2022/878 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/878
Karar No
2022/878
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/878 Esas - 2023/96 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/878 Esas KARAR NO : 2023/96

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... : 2- ... 3- ... 4- ... DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 26/09/2021 KARAR TARİHİ : 02/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Adana 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/... Esas 2022/... Karar sayılı dosyası görevsizlikle mahkememize gelmekle 2022/878 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şikayet olunan tarafları araç alım satım ilişkisi nedeniyle tanıdığını, müvekkilinin davalılara birtakım ödemeler yaparak ... plakalı ..., ... plakalı, 2018 model ... ve ... plakalı 2010 model ... araçlarını satın aldığını, ancak araçların iade edilmesine rağmen ödemelerin iade edilmediğini, 04.08.2021 tarihinde ... ve ... adlı "... Şti." adına imzaya yetkili şahıslara karşı "dolandırıcılık, tehdit ve güveni kötüye kullanma" suçları açısından başvuruda bulunduklarını, yapılan ödemelerin iadesi için arabuluculuğa başvurduklarını, ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, dava konusu araçlar üzerine dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalarının kabulüne, davalılara yapılan ödemelerin müvekkile iadesine, her türlü yargılama gideri ile avukat vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili 13/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini, haksız itirazlar nedeni ile davacının davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet üzerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; araç satış sözleşmesine istinaden yapılan ödemenin bedel iadesi noktasında toplandığı görüldü. 1. 6102 sayılı TTK’nun ilgili hükümleri şu şekildedir: Madde 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, Öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir. Madde 11- (1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ibaresi Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. (3) Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir. 2. 6100 sayılı HMK 2. maddesi şu hükmü içermektedir: Madde 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. 3.1 Ticari işletme, nispi ticari dava kavramının temel kriteridir. Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacir sıfatını taşımaktadır (TTK m 12/1). Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı (Değişiklik öncesi Bakanlar Kurulu) kararıyla belirlenmektedir. Buna göre bir gerçek kişinin tacir kabul edilebilmesi için öncelikle ticari faaliyetini icra ettiği işletmesinin bulunması gerekmektedir. 3.2 Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan kaynaklanması veya TTK 4. maddesinde belirtilen konulara (mutlak ticari dava) ilişkin olması gerekir. Bu nitelikte olmayan malvarlığı haklarına ilişkin davayı yargılama görevi; 6100 sayılı HMK 2 ve 6102 sayılı TTK 4-5. maddeleri gereğince asliye hukuk mahkemelerine aittir. Görev dava şartıdır ve davanın her safhasında resen dikkate alınır (6100 sayılı HMK madde 114/c, 115). Dosya kapsamında incelenen deliller neticesinde; davacı vekili mahkememiz 02/05/2023 tarihli duruşmada davacının tacir olmadığını, defter tutmadığını, herhangi bir ticari odaya kaydı olmadığını, araçları kendi üzerine alıp satışları o şekilde yaptığını belirtmiştir. Taraflar arasındaki dava, TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde düzenlenen ticari davalar kapsamında olmadığından, davaya bakmaya genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR : 1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, 2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3- HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4- İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, davacının yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/878, K. 2022/878, T. 02.05.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-878-e-2022-878-k-aacf4d1640d1