İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/876 E. 2024/1215 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/876
Karar No
2024/1215
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/876 Esas KARAR NO : 2024/1215

DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 29/09/2022

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/01/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davaların yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili...... Gıda İnşaat Turizm San ve Tic Ltd Şti'nin davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ........ no’lu hizmet noktasında uzun süredir enerji kullanmakta olduğunu, müvekkilinin bu güne kadar faturalarını düzenli olarak ödemiş ve davalı kurum ile herhangi bir sorun yaşamamış olduğunu, müvekkilinin bulunduğu yerde tekstil atölyesi işi yapmakta olduğunu, müvekkili şirkete gelen davalı kurum çalışanlarının müvekkilinin tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle müvekkiline 19.599,08-TL ve 49.036,80-TL kaçak elektrik faturası yazmış ve hiçbir fatura da taraflarına tebliğ edilmeden müvekkilinin enerjisini kesmiş olduklarını, şirketin iki gündür çalışamaz durumda olduğunu, davalı kurumun hazırladıkları güç tespit tutanağının gerçeğe aykırı olduğunu, Eylül 2022 dönemine ait iki kez ayrı ayrı kaçak fatura tahakkuk ettirmiş olduklarını, günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dışına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yapmış olduklarını, son okuma tarihinden itibaren 10 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu yokmuş gibi 365 gün geriye gitmiş olduklarını, 0.6 kulanım faktörü çarpan olarak alınmadan hesaplama yapmış olduklarını, bu sayılan hususların tümünün 30 Mayıs 2018 Tarihli 30436 sayılı EPDK yönetmeliğinde açıkça yazılmış olduğunu, müvekkilinin, davalı kurumun mevzuat hükümlerine aykırı olarak hesaplama yapması nedeniyle haksız ve mesnetsiz olarak fazla tahakkuk ettirilen ve bir kısmı fazla tahsil edilen borcu ödeme yükümü altında olduğunu, müvekkilinin enerjisinin kesilmiş olduğunu, enerjinin davalı kurumun tekelinde olduğunu, müvekkilinin başka bir yerden enerji alabilmesi ve bu fahiş miktarlı faturayı ödemesinin de mümkün olmadığını, şu anda iş yerindeki faaliyetlerinin durmuş olduğunu, telafisi mümkün olmayacak zararlarla karşı karşıya olduğunu, davalı kurum enerji dağıtımını tekelinde bulundurduğundan bu hususu kendisine cebri bir yaptırım olarak kullanmakta olduğunu, dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin HMK 389. maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını talep ettiklerini beyanla; müvekkilinin abonesi olduğu ........ hizmet no’lu tesisatla ilgili olarak HMK 389. maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin 19.599,08-TL ve 49.036,80-TL kaçak elektrik faturaları nedeniyle menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu faturalar nedeniyle davalı kuruma borçlarının olmadığının tespitine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVA: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava açılmadan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yolu işletilmemiş olup işbu davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup; müvekkili Kurumun işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacının kullanımında olan "...... Mah. ..... Sok. No:.... K:1 Bağcılar/İstanbul" adresinde kurulu bulunan ........ hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde saha ekipleri tarafından 19.03.2022 tarihinde yapılan kontrollerde sayaç haricinde sayacın öncesinden alınan harici hat ile birtakım cihazların beslendiğinin tespit edilmiş olduğunu, tespite istinaden ..... nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edilmiş ve söz konusu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda, 10368 kWh tüketim karşılığı 49.036,80-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 10656 kWh karşılığı 19.599,08-TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlenmiş olduğunu, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesinin zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlanmakta olup, mevzuata uymadan kullanılan elektriğin, yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik tarifesinden tahakkuklandırılmakta olduğunu, tüm bu açıklama ve mevcut bilgiler ışığında müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkesin, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, nitekim söz konusu mahalde EPTHY gereği kaçak elektrik kullanımının tespiti için fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu, söz konusu tespit neticesinde tutulan tutanağa istinaden 28994 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve işbu kanuna müstenit Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği kaçak kullanım faturası tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davacı hakkında hesaplanan kaçak elektrik tutanağı ve tahakkukunun usulüne uygun şekilde hazırlanmış olduğunu, her ne kadar davacı tarafından tespit tutanağının gerçeğe aykırı olduğu belirtilmişse de müvekkili kurum tarafından tanzim edilmiş olan ...... seri numaralı tutanağın davacının tarafından imzalanmış olmasının; davacının söz konusu tutanak içeriğini kabul ettiğini, tespiti anında mahalde olduğunu, fiilen kullanımın davacı tarafından gerçekleştirildiğini açıkça göstermekte olduğunu, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamamış olduğunu, davacı tarafından eğer ki kaçak tespit tutanağında tespiti yapılan maddi olgunun aksi ve bu nedenle kaçak kullanım bedelinden sorumlu olunmadığı iddia ediliyorsa buna dair somut argümanlarını sunarak davasını ispatlaması gerekirken dosya kapsamına böylesine somut bir delilin sunulamamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkememizin 30.09.2022 tarihli tensip kararında "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığı kabulü ile - HMK 391/1 md. uyarınca davacının dilekçesinde belirttiği dava konusu fatura bedellerinin toplam tutarı olan 68.635,88 TL üzerinden %20 teminat (13.727,18 TL) karşılığında ........ hizmet nolu tesisatla ilgili olarak 19.599,08 TL ve 49.036,80 TL bedelli elektrik faturaları ile sınırlı olmak üzere dava sonuna dek elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına,..." karar verilmiş olduğunu, işbu karara karşı 10.10.2022 tarihli dilekçeleri ile itiraz edilmişse de söz konusu itirazlarını tekrar ediyor olduklarını, ihtiyati tedbirin, bir tür hukuki koruma olduğunu, uyuşmazlık öncesinde veya uyuşmazlık sürecince talep sahibinin talep ettiği hakkını ileride açacağı veya devam eden bir davanın sonunda elde etmesinin sağlanması amacıyla geliştirilmiş olan bir hukuki güvence sistemi olduğunu, bu hukuki güvence/koruma karşı tarafın tasarruf hakkını sınırlandıran bir koruma olduğundan alelade bir talep üzerine yerine getirilecek bir koruma sistemi olmaması gerektiğini, 6100 sayılı HMK ’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin talep edilebilmesinin kanunda belirtilen şartların varlığına bağlı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin şartlarının HMK m.389'da açıkça düzenlenmiş olduğunu, kanundaki haliyle: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." kanunun lafzında “verilebilir’’ hükmü yer aldığından bu şartların varlığının başlı başına ihtiyati tedbir kararı sonucunu doğurmayacak olduğunu, zira bu hususun mahkemenizin takdirine bırakılmış, ancak dava konusu olayda hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya imkansız hale gelme ihtimali söz konusu olmadığını, ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda gerçekleşmemiş olduunu, HMK 390/3 maddesinde tedbir isteyenin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin de haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunun belirtilmiş olduğunu, iş bu davada da davacının iddialarını doğrular yönde yaklaşık bir ispat olmadığı gibi müvekkili şirketin işbu davada haklı olduğunun delillerden anlaşılmakta olduğunu, bilindiği ve Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere, kamu hizmeti yürüten müvekkili şirketçe tutulan kaçak elektrik tespit tutanaklarının, aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgeler olduğunu, nitekim kaçak elektriğin kullanıldığına dair fotoğraf ve video kayıtları da mevcut olup kaçak elektrik kullanımı ispat olunmuş olduğunu, kaldı ki müvekkili kurum tarafından tanzim edilen tutanağın davacı tarafından imza altına alınarak doğruluğunun teyit edilmiş olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilirken kamunun, müvekkili şirketin ve dolaylı yollardan diğer elektrik abonelerinin uğradığı ve uğramaya devam edeceği zararlar gözetilmeden karar verilmiş olduğunu, ancak davacı tarafın ticari işletme faaliyetlerine devam ettiği ya da davacı tarafın tedbir uygulanırken şirketinin iflasını istemesi, ticari faaliyetini kapatması ihtimalleri düşünülmemiş olduğunu, yine kaçak elektrik kullanımı nedeniyle mevcut regülasyon ve enerji tedarik sistemi gereği hesaplanan kaçak elektrik tahakkuklarının miktarı müvekkili şirket tarafından peşinen ödendiğinden bu kadar yüksek bedellerin müvekkili şirketin finansal yapısını etkileyeceğinin de mahkemece göz önünde bulundurulmamış olduğunu, bu sebeplere dayanarak adil yargılanma ilkesi ışığında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde %100 oranında teminata hükmedilmesini talep ediyor olduklarını, mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırılığına ilişkin tüm itirazları saklı kalmak üzere, tedbir kararı verilecekse dahi, bu kararın yalnızca dava konusunu kapsayabileceğini, ancak mahkememizce kurulan tedbir hükmünün, sadece davaya konu edilen borç tahakkukları ile sınırlı olması gerekirken, davacının hiçbir suretle elektriğinin kesilmemesi şeklinde verilmekle, davacının müvekkili şirkete dava konusu dışında da mevcut veya doğacak borçlarını kapsayacak ve hatta aylık dönem faturalarını dahi kapsayacak şekilde ucu açık olarak verilmiş olup bu durumun müvekkili şirketin haklarının açıkça ihlali anlamına gelmekte olduğunu, bu nedenle de tedbir kararının öncelikle ve önemle ihtiyati tedbir reddine, aksi kanaat halinde uyuşmazlık konusu dışında kalan doğacak alacakları da kapsayan ihtiyati tedbir kararının değiştirilerek dava konusu alacakla sınırlanması ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili kurum tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ün teminat olarak depo edilmesini ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; HMK’NIN 393' üncü maddesi doğrultusunda ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığı yönünde hüküm tesisini, aksi halde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu taleplerinin reddi halinde tedbirin devamına karar verilmesi halinde, müvekkili şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine aksi halde her iki tedbir kararı için ayrı ayrı teminata hükmedilmesine karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan ........ hizmet numaralı tesisatta müvekkili şirket ekiplerince 13.09.2022 tarihinde yapılan kontrolde; "sözleşmeli sayaçta giriş barajından harici hat çekerek kaçak enerji kullanıldığı' hususunun tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ....... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiği tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak 10368 kWh karşılığı 49.036,80-TL tutarında kaçak tahakkuku, 20656 kWh karşılığında 19.599,08-TL tutarında kaçak ek tüketim faturası tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek toplam 69.175,81 -TL nin tahsili amacıyla İstanbul ....... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olduğunu, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durmuş olduğunu, davalı borçlu tarafından taraflarına ikame edilen ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas numaralı dosyası ile görülmekte olan Menfi Tespit davasında da tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle HMK m.166 uyarınca iş bu davaları ile söz konusu menfi tespit davasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, buna ilişkin ticari dava şartı arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, müvekkili şirket ekiplerince EPTHY hükümlerine uygun olarak düzenlenen ve dilekçe ekinde sunulan Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca "aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge" niteliğinde olduğunu, kaldı ki dava konusu kaçak tespit tutanağının yeterince incelenmesi halinde davalı tarafça bizzat imzalanarak kaçak elektrik kullanımı ikrar edilmiş olduğunu, müvekkili şirket görevlileri tarafından kaçak elektrik kullanımın tespit edildiği esnada davalının fiili kullanımında olan iş yerinde kaçak elektrik tüketimini gösterir görüntülerin fotoğraflanmış, kaçak kullanıma ilişkin video kayıt altına alınmış olduğunu, kaçak kullanıma ilişkin video kaydının, mahkemeye bilahare sunulacak olduğunu, ayrıca davalının dava konusu kaçak elektrik tutanağını da imzalayarak kaçak elektrik kullandığını ikrar etmiş olduğunu, bu bakımdan da davalının kaçak elektrik kullandığının kabulü ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup; söz konusu borca itirazının yerinde olmadığını, yerleşik Yargıtay kararlarında da tanımlandığı üzere; alacağın gerçek miktarı belli ve sabitse veyhaut borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit olduğunu, mevzuat hükümleri uyarınca hesaplanan ve aksi ispat edilemeyen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve müvekkili şirket tarafından İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrinde Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli'nin açıkça belirtilmiş olmasının alacaklarının likit olduğunu ve icra inkar tazminatı istemelerinin hukuka uygun olduğunu açıkça göstermekte olduğunu beyanla; iş bu dilekçe ile açmış oldukları itirazın iptali davasının, tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E. sayılı dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete ikame edilen menfi tespit davası ile birleştirilmesine, davalının İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl Dava, abone sözleşmesine bağlı menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından davacı adına tahakkuk ettirilen usulsüz elektrik tespit tutanağı doğrultusunda düzenlenen faturalar yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olup olmadığı, faturaların ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirilip ettirilmediği, davacı tarafın söz konusu faturalar nedeni ile borçlu olması halinde miktarı hususlarındadır. Birleşen Davada uyuşmazlık konusu; İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasına konu edilen kaçak elektrik faturaları sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususundadır. Mahkememizce birleşen dosyada yer alan icra dosyası, kaçak elektriğe ilişkin tutanak ve belgeler dosya arasına alınmış ve diğer tüm deliller toplanmıştır. İstanbul ....... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davalı-birleşen dosya davacısı tarafından davacı-birşelen dosya davalıs aleyhine 68.635,88 TL asıl alacak alacak, 457,57 TL gecikmiş gün faizi, 82,36 TL KDV olmak üzere toplam 69.175,81 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ..... nolu Sözleşme" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. Esas ve birleşen dosyaların aynı faturala ilişkin olduğu anlaşılmakla tespit edilmesi gereken husus esas dosya davacısı hakkında tanzim olunan kaçak elektrik faturalarının ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirilip ettirilmediğine ilişkindir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'inin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi" başlıklı 26. Maddesinde; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. (2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 28/1. maddesinde; (1) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir." "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır. a) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 26. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez. 2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. c) 26. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, Davacı tarafın kaçak elektrik kullanımının söz konusu olup olmadığı, davalı şirket tarafından düzenlenen usulsüz elektrik tespit tutanağındaki hususların sayaçlardaki veya sistemdeki bir hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile bu doğrultuda varsa davaya konu kaçak elektrik kullanıma konu faturada belirlenen miktarın dönem piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığı, doğru hesaplanmadığının kabulü halinde varsa kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak davalı tarafından talep edilebilecek miktarın hesaplanması amacıyla, dosyanın kaçak elektrik alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ..... 27/03/2023 tarihli ön raporunda özetle; mevzuat kapsamında davalı kurumun davacıyı 180 gün kaçak + 185 gün kaçak ek tahakkuku olmak üzere 365 gün süre sınırı ile kaçak kullanımdan sorumlu tutabileceğini, davalı kurumun davacıyı iş yerinde yapılan güç tespitine dikkate alarak 180 gün kaçak + 185 gün kaçak ek tahakkuk süresinden sorumlu tutmuş olduğunu, bu hususta kanaat oluşturabilmek için endeks döküm kayıtlarının sunulması, akabinde davacının tutanak öncesi - sonrası tüketimleri kıyaslanarak davacının sorumlu tutulması gereken sürenin (gün) tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, dosya kapsamına sunulan belgelerin yetersiz olduğunu, aksi durumun ek rapor gerektirir düşüncesinde olduğunu, bu nedenle davacının kullanımındaki tesisata ait (...... marka ..... seri nolu sayaç ........ hizmet no) davalı kurumca 13/09/2022 tutanak tarihinden 2 yıl öncesi ve günümüz tarihleri arasını kapsar endeks döküm kayıtlarının sunulması akabinde Esas kanaat belirtilebilecek olduğunu bildirmiştir. ...... A.Ş.'ye yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiğinden dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, ön rapor sunan bilirkişi 15/01/2024 tarihli raporunda özetle; ...... Kaçak Takip Müdürlüğü Yetkililerince, tutanağa konu ...... Mah. ...... Sk. No: ..... Kat 1 Bağcılar adresinde, davacı tarafından ticari faaliyet yürütülen iş yerinde tüketilen elektriğin ölçümünü yapan ..... marka ..... seri nolu sayacın giriş barasından harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespiti yapılarak 13.09.2022 tarihinde kayıt altına alınmış olduğunu, akabinde de 49.036,80 TL. kaçak + 19.599,08 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 68.635,88 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku fatura edilmiş olduğunu, yapılan tüketim kıyaslamaları doğrultusunda; 05/08/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde ...... OLDUĞU, bu nedenle harici hattın 05/08/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, tutanak tarihinden 1 yıl önceki dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt edilen günlük 32,42 kwh lık tüketimin, davacının 2018/2019/2020/2021 Eylül dönem tüketimleri ile orantılı olduğundan, kaçak bağlantının sadece tüketimde düşüşün başladığı 05/08/2022 ile 13/09/2022 tutanak tarihi arasındaki dönemde kullanıldığı kanaatine varılmış olduğunu, tutanak tarihi itibariyle harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının sabit olduğunu, sunulan CD kayıtları incelendiğinde harici hattın varlığının açıkça tespit edilebilmekte olduğunu, video kaydının ve sunulan fotoğrafların tutanak içeriği ile örtüşmekte olduğunu, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağı 30/05/2018 tarihi olup, tutanak tarihi itibariyle 30/05/2018 tarihi itibariyle 30/05/2018 tarihli ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİK hükümlerinin geçerli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42-b hükmü gereği; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilebileceğini, mevzuat madde 44-(3) hükmü gereği, tutanak içeriği HARİCİ HAT ÇEKEREK elektrik kullanım içerikli olduğundan kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarında sadece bu hat (HARİCİ HAT) üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınması gerektiğini, davalı kurumca davacı işletmede Ufo ısıtıcı ve ütü kazanının harici hat ile kullanıldığının tespit edilmiş olduğunu, tüketimde bariz düşüş tespit edilen 05/08/2022 ile 13/09/2022 tutanak tarihi arasındaki yaz döneminde hayatın olayan akışı çerçevesinde ısıtıcı kullanılması beklenemeyecek olduğunu, bu nedenle gerek video kaydı gerek 05/08/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde bariz düşüş tespit edildiğinden harici hat üzerinde 5000 watt ütü kazanının bulunduğunun kabul edilmiş olduğunu, açıklanan nedenle hesaplamalarda 5000 watt güç değerinin dikkate alınması gerekeceği kanaatine varılmış olduğunu, 05/08/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde ...... OLDUĞU, bu nedenle harici hattın 05/08/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı kurumun, mevzuatça müsaade edilen en uzun süre 180 günün tamamını dikkate alarak kaçak tahakkuk hesaplaması yapmış olduğunu, oysa davalı kurumun görevlilerince tüketimde düşüşün başlatığı yani harici hattın çekilmiş olabileceği tarihin belirlenmesi gerektiğini, açıklanan nedenle kaçak tahakkuku için sayaca müdahale edilen tarih (05/08/2022) ile tutanak tarihi (13/09/2022) arasındaki 39 günlük sürenin dikkate alınması gerekeceği kanaatine varılmış olduğunu, sunulan kaçak tahakkuk hesap bülten kayıtlarından, davacı adına dava konusu tutanak tarihinden önce kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenmiş olduğuna ilişkin belge sunulmadığından, mevzuat madde 46-2 hükmü gereği kaçak tahakkuk hesaplamasında ulusal tarifedeki birim fiyatın 1,5 katı kadar bedel ceza enerji bedeli olarak davalı adına tahakkuk ettirilebileceğini, kaçak tahakkuk hesaplamasının; 05/08/2022-13/09/2022 tarihler arası 39 gün, harici hat üzerinde dikkate alınabilecek gücün= 5000 watt, günlük çalışma süresinin 8 saat/gün şeklinde olduğunu, tutanak muhatabı davacının 1560,00 kwh lık tüketime tekabül eden 6123,03 TL tutarındaki kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, 05/08/2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde ...... OLDUĞU, bu nedenle harici hattın 05/08/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, yani davacının 180 günlük kaçak tahakkuk süresi içerisinde kalan süre dışında 185 günlük KAÇAK EK TAHAKKUKUNU GEREKTİRECEK kaçak kullanım yapmamış olduğunu, bu nedenle davacı tarafın 19.599,08 TL tutarındaki kaçak ek tahakkukunun tamamından sorumlu olmadığını talep edebileceği kanaatinde olduğunu SONUÇ OLARAK: 05/08/2022 tarihi itibariyle davacının tüketiminde ..... OLDUĞU, bu nedenle harici hattın 05/08/2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, tutanak tarihinden 1 yıl önceki dava konusu dönemde sayaç tarafından kayıt edilen günlük 32,42 kwh lık tüketimin, davacının 2018/2019/2020/2021 Eylül dönem tüketimleri ile orantılı olduğundan, kaçak bağlantının sadece tüketimde düşüşün başladığı 05/08/2022 ile 13/09/2022 tutanak tarihi arasındaki dönemde kullanıldığı kanaatine varılmış olduğunu, tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketiminin ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ madde 42-b hükmü doğrultusunda kaçak elektrik tüketimi olduğu görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, mevzuat madde 44 - (3) hükmü gereği, tutanak içeriği HARİCİ HAT ÇEKEREK elektrik kullanım içerikli olduğundan kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarında sadece bu hat (HARİCİ HAT) üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınması gerektiğini, davalı kurumca davacı işletmede Ufo ısıtıcı ve ütü kazanının harici hat ile kullanıldığının tespit edilmiş olduğunu, tüketimde bariz düşüş tespit edilen 05.08.2022 ile 13.09.2022 tutanak tarihi arasındaki yaz döneminde hayatın olayan akışı çerçevesinde ısıtıcı kullanılmasının beklenemez olduğunu, bu nedenle gerek video kaydı gerek 05.08.2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde bariz düşüş tespit edildiğinden harici hat üzerinde 5000 watt ütü kazanının bulunduğunun kabul edilmiş olduğunu, açıklanan nedenle hesaplamalarda 5000 watt güç değerinin dikkate alınması gerekeceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı kurumun, mevzuatça müsaade edilen en uzun süre 180 günün tamamını dikkate alarak kaçak tahakkuk hesaplaması yapmış olduğunu, oysa davalı kurum görevlilerince tüketimde düşüşün başladığı yani harici hattın çekilmiş olabileceği tarihin belirlenmesi gerektiğini, açıklanan nedenle kaçak tahakkuku için; tarafınca tespit edilen sayaca müdahale edilen tarih (05.08.2022) ile tutanak tarihi (13.09.2022) arasındaki 39 günlük sürenin dikkate alınmış olduğunu, 05.08.2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde ...... OLDUĞU, bu nedenle harici hattın 05.08.2022 tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, yani davacının 180 günlük kaçak tahakkuk süresi içerisinde kalan süre dışında 185 günlük KAÇAK EK TAHAKKUKUNU GEREKTİRECEK kaçak ek kullanımı yapmamış olduğunu, bu nedenle davacı tarafın 19.599,08 TL. tutarındaki kaçak ek tahakkukunun tamamından sorumlu olmadığını talep edebileceği kanaatinde olduğunu, tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümlerinin huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlanmış olup, davacının 6123,03 TL kaçak + 00,00 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 6123,03 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmış olduğunu, davacı tarafın 62.512,85 TL menfi tespit talebi olabileceğini, BİRLEŞEN DOSYA BAKIMINDAN; takibin 6.123,03 TL (Asıl Alacak) + 40,82 TL (Gecikmiş gün faizi) + 7,35 TL (faiz KDV si) olmak üzere toplam 6.171,20 TL üzerinden birleşen davada davalı ..... Gıda İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına devam edebileceğini bildirmiştir. Dosyanın bilirkişiye tevdii ile davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlar doğrultusunda ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 26/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; davalı vekilince davacının kaçak tespit tarihi sonrasında demant değerlerinin 2022 Eylül ayında 11,51 kW, 2022 Kasım ayında 10,5 kW, 2023 Şubat ayında ise 13,26 kW olduğuna vurgu yapılmakta ise de, yine tutanak sonrasındaki Ocak 2023 verisi 4,72 olduğunu, Aralık 2023 verisi 5,40 değerde olduğunu, yani tutanak sonrası ihtilafsız dönemde demand değerlerinin düşük olduğu aylarında mevcut olduğunu, bu nedenle davalı vekilinin itirazına konu ettiği, tutanak sonrası demand değerlerin yüksek olması hususunda kök raporundaki kanaat değişmeyecek olduğunu, kök raporda zaten davalının 2018 den itibaren yıllık ortalama tüketimlerinin KIYAS EDİLMİŞ olduğunu, ek tahakkuk bakımından; davalı kurumca 18/09/2021-17/03/2022 tarih aralığının ek tahakkuka konu edilmiş olduğunu, kök raporunda kaçak elektrik kullanım başlangıç tarihinin 05/08/2022 olarak tespit edildiğinden, davalı kurumca kaçak ek tahakkukuna konu edilen 18/09/2021-17/03/2022 tarih aralığında kaçak eylemi bulunmadığını, bu nedenle de kaçak ek tahakkuk hesaplaması yapılmasına gerek bulunmadığını, itiraz bakımından kanaatin aynen devam ettiğini, tutanak içeriği davacı tarafça atılan imza ile kabul edilmiş olabileceğini, zaten kanaatinin de davacının kaçak elektrik kullandığı yönünde olduğunu, davalı kurumca yapılan hesaplamanın hatalı olduğu kanaati doğrultusunda kök rapor oluşturulmuş olduğunu, mevzuat hükümlerine bağlı kalarak (kaçak kullanım tarihi net olarak belirlenerek) kaçak tahakkuk hesaplaması yapılmış olup, bu doğrultuda kök raporunun şekillendirilmiş olduğunu SONUÇ OLARAK: davalı vekilinin itirazları bakımından kök raporundaki kanaatinin aynen devam ettiğini bildirmiştir. Davacı vekili 11/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava açılırken tam olarak bilemedikleri ve dava açıldıktan sonra uzman bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkan söz konusu yeni borç miktarı hesabını dikkate almak suretiyle 68.635,88 -TL - 6.123,03-TL = 62.512,85-TL kadar borçlu olmadıkları (menfi tespit) sübut bulmuş olduğunu, söz konusu borçlu olmadıkları fark tutarının dava açılırken 10.000,00-TL si kadar kısmı için harç ödendiğinden 52.512,85-TL bakiye farkı ıslah ettiklerini beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 68.635,88 -TL - 6.123,03-TL = 62.512,85-TL kadar borçlu olmadıkları (menfi tespit) sübut bulmuş olup, talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizce alınan ve itibar olunan bilirkişi raporunda, EPTHY’nin 42-b hükmü gereğince davacının kaçak elektrik tüketimi olduğu ve 44-(3) uyarınca tutanak içeriğinin harici hat çekerek elektrik kullanım içerikli olduğundan kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarında sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınması gerektiği, davalı kurumca davacı işletmede Ufo ısıtıcı ve ütü kazanının harici hat ile kullanıldığının tespit edilmiş olduğu, tüketimde bariz düşüş tespit edilen 05.08.2022 ile 13.09.2022 tutanak tarihi arasındaki yaz döneminde hayatın olağan akışı çerçevesinde ısıtıcı kullanılmasının beklenemeyeceği, bu nedenle gerek davalı tarafından sunulan video kaydı gerek 05.08.2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde bariz dikkate alınarak harici hat üzerinde 5000 watt ütü kazanının bulunduğunun kabul edileceği, hesaplamalarda 5000 watt güç değerinin dikkate alınması gerekeceği, davalı kurumun, mevzuatça müsaade edilen en uzun süre 180 günün tamamını dikkate alarak kaçak tahakkuk hesaplaması yaptığı, oysa tüketimde düşüşün başladığı yani harici hattın çekilmiş olabileceği tarihin belirlenmesi gerektiği, sayaca müdahale edilen tarihin 05.08.2022 olduğu ve tutanak tarihinin de 13.09.2022 olduğu, aradaki 39 günlük sürenin dikkate alınması gerektiği, 05.08.2022 tarihi itibariyle davacı tüketiminde bariz düşüş olduğundan harici hattın bu tarihi itibariyle çekilmiş olduğunun kabul edileceği, demand değerlerinin düşük olduğu ayların tutanak sonrası ihtilafsız dönemde ilişkin olduğu, davalı kurumca kaçak ek tahakkukuna konu edilen 18/09/2021-17/03/2022 tarih aralığında kaçak eylemi bulunmadığından kaçak ek tahakkuk hesaplaması yapılmasına yer olmadığı, davacının 180 günlük kaçak tahakkuk süresi içerisinde kalan süre dışında 185 günlük kaçak ek tahakkukunu gerektirecek kaçak ek kullanımı yaptığının tespit edilemeyeceği, bu nedenle davacı tarafın 19.599,08 TL. tutarındaki kaçak ek tahakkukunun tamamından sorumlu olmadığı, davacının 6123,03 TL kaçak + 00,00 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 6123,03 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği tespit edilmiştir. Açıklanan bu nedenler ve esas dosya davacısı birleşen dosya davalısının ıslah dilekçesi uyarınca esas dava yönünden açılan davanın davacı tarafın ıslahı uyarınca kabulü ile; davacının hakkında düzenlenen 18.09.2021 tarihli 19.599,08 TL bedelli ve 17.03.2022 tarihli 49.036,80 TL bedelli faturalar nedeni ile toplam 62.512,85 TL borçlu olmadığının tespitine, birleşen İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkememsi ..... E. sayılı dosyası yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalı tarafın İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.123,03 TL asıl alacak, 40,82 TL gecikmiş gün faizi ve 7,35 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 6.171,20 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, likit olan alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 1.224,60 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A)ESAS DAVA YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN DAVACI TARAFIN ISLAHI UYARINCA KABULÜ İLE; 1-Davacının hakkında düzenlenen 18.09.2021 tarihli 19.599,08 TL bedelli ve 17.03.2022 tarihli 49.036,80 TL bedelli faturalar nedeni ile toplam 62.512,85 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Alınması gereken 4.270,25 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL peşin harç ile 896,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.066,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.203,47 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 251,48 TL, ıslah harcı 896,00 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.209,75 TL olmak üzere toplam 4.357,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, B)BİRLEŞEN İSTANBUL ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMEMSİ ...... E. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE takibin 6.123,03 TL asıl alacak, 40,82 TL gecikmiş gün faizi ve 7,35 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 6.171,20 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 1.224,60 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 835,47 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 407,87 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 278,30 TL'nin davalıdan 2.841,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 607,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen 179,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%8,92) ret oranı (%91,08) dikkate alınarak hesaplanan 15,97 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 6.171,20 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/11/2024 Katip . Hakim ......

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/876, K. 2024/1215, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-876-e-2024-1215-k-e6a7ab0ac5de