İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/615 E. 2024/946 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/615
Karar No
2024/946
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/615 Esas KARAR NO : 2024/946 DAVA : Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 31/07/2023 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı 31.07.2022 tarihinde... plakalı aracı park halindeyken, bilinmeyen dava dışı şahsın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, çarpma sonucu davacıya ait... plakalı araçta oluşan hasarın bedeli, davacı aracının kasko şirketi olan... Sigorta Şirketi tarafından karşılandığı, ancak araçta bu kaza nedeni ile değer kaybı oluştuğu, ayrıca araçtan yoksun kalınması nedeniyle zararı bulunduğu,... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının ve ikame araç bedelinin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafık kazasına karışan... plakalı araç müvekkil şirketçe ...sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, meydana gelen trafik kazasına ilişkin davalı şirketin gerçek zararı ödemekle yükümlü olup zarardan sigortalısının kusuru oranında ve teminat limitleriyle sorumlu olduğundan kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması, davacı tarafın değer kaybı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davalı şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı müteveffa ... mirasçısı davalı ... cevap dilekçesinde özetle;Davalı...ın vefatı sonrasında ...'nun mirasçısı sıfatıyla davanın kendisine yönlendirildiğini öğrendiği, davacının aracının onarımının yetkili serviste orijinal yedek parçalarla yapıldığı için değer kaybı bedelinin son derece düşük olacağı, tramer sorgulaması ve daha önceki hasar kayıtlarını incelemesinin yapılması gerektiği, davacı mesleğini ve neden ikame aracı ihtiyacı olduğunu belirtmediği, ikinci aracı olup olmadığının belirsiz olduğu, herhangi bir harcama faturasının dosyaya sunmadığı, kasko şirketinin 15 güne kadar ikame araç sağladığı da göz önünde bulundurulması gerektiği, aracın ortalama tamir sürecinin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiği, değer kaybı bedelinin ... Sigorta'dan almak yerine vefat eden annesine karşı dava açmasını kabul etmediğini, bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı, ikame araç bedeli) isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Kaza tutanağı, -Türkiye Noterler Birliğinin 21/08/2023 tarihli yazısı ve eki, -Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 15/08/2023 tarihli yazısı ve eki, -İzmir Emniyet Müdürlüğünün 04/12/2023 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'in 10/12/2023 tarihli raporu, -...Bankası A.Ş nin 28/11/2023 tarihli yazısı ve eki, -...Sigorta A.Ş nin 14/03/2024 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'in 26/04/2024 tarihli bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacının, 31/07/2022 tarihinde kendisine ait... plakalı aracın park halinde bulunduğu sırada dava dışı şahsın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kaza neticesinde ... plakalı aracında hasar oluştuğu, bu hasar nedeniyle değer kaybı zararı ve ikame araç zararının meydana geldiği, zararın kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalı sigorta ve aracın işleteni olan ... tarafından tazmin edilmesi gerektiği iddiası ile iş bu davada değer kaybı ve ikame araç zararı talebinde bulunduğu, davalı sigortanın ise davacının usulüne uygun başvuru yapmadığı, yetki itirazının bulunduğu, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu savunduğu, diğer davalı mirasçısı ...'nun ise bilirkişi incelemesi talebinin bulunduğu, talep edilen alacağının sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu savunduğu, taraflar arasında davacının usulüne uygun başvurusu olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davaya konu kazada taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu, davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, değer kaybı ve ikame araç zararının bulunup bulunmadığı, zararı var ise miktarların ne olduğu ve davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmaması, sorumluluk sigortalarının TTK'da düzenlenmesi, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve usul ekonomisi gereği davaların birlikte yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla mutlak ticari dava niteliğindeki somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir. Davacının yerleşim yerinin İzmir ili Balçova ilçesi olduğu, söz konusu mahalin mahkememiz yargı çevresi içerisinde olduğu 6100 sayılı HMK nun 16 maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta tarafından davacının dava öncesinde başvuru şartını yerine getirmediği savunulmuş ise de davacı tarafından dava dosyasına sunulan belgelere göre davacının davalıya başvuru yaptığı, mahkemeye erişim hakkının gereği olarak başvuru şeklinin belli bir usulüne bağlanmadığı somut uyuşmazlık bakımından davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiş ve davalının bu yöndeki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı aracı üzerinde dava dışı ...Bankası A.Ş'nin rehni bulunduğunun mahkememizce tespit edilmesi üzerine ilgili bankadan mahkememizce borç ve rehin ilişkisinin devam edip etmediği, dava konusu tazminatın davacıya ödenmesine açıkça muvafakat edip edilmediğinin sorulduğu, adı geçen banka tarafından mahkememize verilen cevapta dava konusu tazminatın davacıya ödenmesine kayıtsız ve koşulsuz muvafakat edildiğinin bildirildiği, bu nedenle davacı yönünden aktif husumet ehliyeti yönünden herhangi bir eksikliğin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür. Mahkememizce taraf sürücülerinin kusur durumunun belirlenmesine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, dosyanın trafik bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 10/12/2023 tarihli raporda, sürücüsü tespit edilemeyen... plaka sayılı davalı aracı ile ... Sokağı takriben seyir halinde Kavaklıdere Sokak kavşağını geçtiği esnada aracının hakimiyetini kaybedip sağına doğru savrularak sağ ön kısımları ile istikametinin sağı yolun kenarında park halinde olan... plaka sayılı davacı aracının sol arka köşe kısmına çarpar, çarpmanın şiddeti ile davacı aracı öne doğru savrulup ön kısımlarını önünde park halinde olan... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpıp yaya kaldırımına çıkması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, sürücüsü tespit edilemeyen... plaka sayılı davalı aracı ile alacakaranlık vakti meskun mahal görüşün açık trafiği sakin gidiş geliş konumlu işlediği yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hızını teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurup azaltmadığı, bu davranışı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda aracının hakimiyetini kaybedip kendi yol bölümünde tutma becerisini gösteremediği, sonrasında da kontrolünden çıkıp istikametinin sağına doğru savrularak park halinde olan davacı aracına arkadan çarptığı, çarptığı davacı araç öne doğru savrularak önünde park halinde olan dava dışı araca çarpıp kaldırıma çıkarmasına sebebiyet vermesi olayında, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a-b maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda tamamen hatası ile etken olduğu,... plaka sayılı davacı aracının yolun kenarında kurallara uygun park halinde olup meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın otomotiv bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişinin 26/04/2024 tarihli raporunda; davacı aracının dava konusu kazada sol arka köşe, ön ve sağ ön jant kısımlarından hasar gördüğü, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, aracın kaza öncesinde herhangi bir hasar kaydı olmadığı, yapılan serbest piyasa araştırmasında dava konusu aracın kaza öncesi rayicinin 396.600,00 TL olduğu, aracın onarım gördükten sonraki rayicinin ise 375.100,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacının değer kaybı zararının 21.500,00 TL, yine aracın makul tamir süresinin 10 gün, kaza tarihi itibariyle aracın emsalinin günlük kira bedelinin 485.00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacının 21.500,00 TL değer kaybı ile 10 gün karşılığı 4.850,00 TL ikame araç zararı bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 31/07/2022 tarihinde davacıya ait... plakalı aracın park halinde bulunduğu sırada dava dışı şahsın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, mahkememizce alınan trafik bilirkişi raporuna göre sürücüsü tespit edilemeyen... plaka sayılı davalı aracının görüşün açık, trafiğin sakin, gidiş geliş konumlu işlediği yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hızını teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurup azaltmadığı, bu davranışı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda aracının hakimiyetini kaybedip kendi yol bölümünde tutma becerisini gösteremediği, sonrasında da kontrolünden çıkıp istikametinin sağına doğru savrularak park halinde olan davacı aracına arkadan çarptığı, kazanın meydana gelmesinde tamamen hatası ile etken olduğu, davacı sürücüsünün ise nizami şekilde park edilen aracı yönünden kazanın meydana gelmesinde alabileceği bir önlem bulunmadığı, kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalı sigorta tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de kazanın meydana geliş biçimi, dava dosyasına sunulan fotoğraflar ve diğer dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde bilirkişi raporunun mahkememizce kusur yönünden hakkaniyete ve somut olaya uygun görüldüğü, davalının itirazlarının yerinde olmadığı, yeniden kusur incelemesi yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, davalı sürücüsü ile onun eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan davalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın sol arka köşe, ön ve sağ ön jant kısımlarından kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce alınan otomotiv bilirkişi raporuna göre davacı aracının kaza tarihi itibariyle hasarsız halinin serbest piyasa rayiçlerine göre 396.600,00 TL, onarılmış haldeki kaza sonrası serbest piyasa rayicinin ise 375.100,00 TL olduğu, davacının 21.500,00 TL değer kaybı zararı ile aracın 10 günlük emsal kira bedeline karşılık 4.850,00 TL ikame araç bedeli zararının bulunduğunun tespit edildiği, davalılarca bu rapora itiraz edilmiş ise de tarafların soyut itirazlarını destekler somut herhangi bir delil sunulmadığı, kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın niteliği, özellikleri, kullanım şekli, geçmiş hasar kayıtları ve ülkemizin ekonomik koşulları ile meydana gelen hasarın boyutuna göre bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı ve ikame araç bedeli zararının makul olduğu, davacının davalı sürücüsünün %100 kusuruna karşılık 21.500,00 TL değer kaybı zararı ve 4.850,00 TL ikame araç bedeli zararı bulunduğu ve bu zararları talep edebileceği, davacı vekilinin yargılama aşamasında 02/08/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini değer kaybı talebi yönünden arttırdığı, ikame araç bedeli talebinden feragat ettiklerini beyan ettiği, değer arttırım dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalı ... mirasçısı... işleten olarak meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu, diğer davalı sigortanın ise kazaya sebebiyet veren aracın 04/04/2022-04/04/2023 tarihleri arasındaki dönemde ve kaza tarihi itibariyle zmms sigortacısı olarak zmms teminatı kapsamında kalan (kaza tarihi itibariyle zmms sigortasının maddi hasarlarda araç başına teminat limiti 100.000,00 TL'dir) davacının değer kaybına ilişkin zararından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı sigortanın kendisine başvuru yapılan tarihten 8. iş günü sonu olan 30/08/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı Evrim'in ise trafik kaza tarihi olan 31/07/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarihler itibariyle temerrüt faizi talep edebileceği, davacının sıfatına ve dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, davacı vekilinin dava dosyasında bulunan vekaletnamesinde feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu, bu sebeple vaki feragate binaen davacının ikame araç bedeli talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, mahkememizce alınan kusur ve zarar gören davacıya ait aracın değer kaybı talebine ilişkin hesaplama yapan otomotiv bilirkişi raporunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın değer kaybı talebi yönünden davanın kabulüne, ikame araç bedeli talebinin ise feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili davacının zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğini bu nedenle arabuluculuk aşaması için vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16. Maddesi ile 29/05/1957 tarihli 1957/4-6 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararının birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Hüküm tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı AAÜT 16. Maddesinde; "...- (1) 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşmasağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacakavukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarıncahesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerinioluşturur. (2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerdeaşağıdaki hükümler uygulanır: a) Konusu para olan veya para iledeğerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculukanlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına görehesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Şu kadar kimiktarı 43.750,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlıkücreti, bu maddenin (c) bendinde yer alan maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. b) Konusu para olmayan veya para iledeğerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucundaarabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikincikısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktuücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 7.000,00 TL maktu ücrete hak kazanır. Ancak,bu ücret asıl alacağı geçemez. ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilinavukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeyegöre belirlenir..." düzenlemesi mevcuttur. Maddenin başlığı Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret olup, madde de bu faaliyetler sırasında Avukat ile temsil edilme sebebiyle hak kazanılan Avukatlık ücretine ilişkindir. Arabuluculuk sürecinde Avukat ile temsil halinde hüküm tarihine göre 7.000,00 TL ücrete hak kazanıldığı açıktır. Dolayısıyla Avukat ile temsil olunan taraf için bu borç doğmuştur ve yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu bir yargılama gideridir. Ancak maddenin (ç) bendinde; "...aynı vekille dava yoluna gidilmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu tarifeye göre belirlenir..." hükmü nazara alındığında aynı vekille dava açılıp, temsil edilme halinde eldeki davada olduğu gibi davacı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti içerisinde bu miktarında olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde yargılama gideri olarak kabul edilen Avukatlık ücreti (ç) bendi göz ardı edilerek 21.500,00+7.000,00=28.500,00 TL olacaktır. Halbuki (ç) bendi uyarınca mahsup yapılması zorunlu olduğundan davacı için 21.500,00-7.000,00=14.500,00 TL tarifeye göre dava sırasında temsil, +7.000,00 TL'de arabuluculuk sürecinde aynı vekil ile temsil edildiğinden hak kazanılan yargılama gideri olan avukatlık ücreti 21.500,00 TL'dir. Mahkememizce davacı yararına dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden vekalet ücreti hüküm altına alınmış olmakla ayrıca arabuluculuk aşaması için 7.000,00 TL vekalet ücreti takdirine gerek olmadığından davacı vekilinin arabuluculuk aşamasına ilişkin olarak vekalet ücreti talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Benzer yöndeki karar için bkz. Yargıtay 9. H.D'nin 19/04/2022 tarih ve 2022/3979 esas, 2022/4838 karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının ikame araç bedeli talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacının değer kaybı talebinin KABULÜ ile 21.500,00 TL'nin davalı ... yönünden 31/07/2022, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise 30/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile (Davalı ... Sigorta A.Ş trafik kaza tarihi olan 31/07/2022 tarihi itibariyle zmms poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gerekli 1.468,66 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 427,60 TL ıslah harcı toplamı 697,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 771,21 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 427,60 TL ıslah harcı, 3.700,00 TL bilirkişi ücreti, 1.066,25 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 5.733,55 TL yargılama giderinin yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (21.500,00/21.750,00=0,98) 5.618,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 21.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 8-Davacı vekilinin arabuluculuk aşamasına ilişkin vekalet ücreti talebinin REDDİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ...'nun yüzlerine karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024

Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/615, K. 2024/946, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-615-e-2024-946-k-5a65db68ea40