İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/704 E. 2025/1253 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/704
- Karar No
- 2025/1253
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/704 Esas KARAR NO : 2025/1253
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin her ne kadar müvekkili şirket defter kayıtlarında 287.565,20-TL alacaklı gibi görünmekte ise de gerçekte davacı şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisi dava dışı ..., davalı ... Mobilya Üretim Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gerçek sahibi ...'nın çocukluk arkadaşı olduğu, ... vefat etmiş olup, sağlığında ... Mobilya isimli şirketini kurarken şirketin ünvanını kendi isim ve soyismini kısaltmak suretiyle ... olarak kurmuş ve iş bu şirkete kız kardeşleri ... ve ... ortak etmiş olduğunu, ayrıca, dava dışı ... isimli kişi de davalı ... Mobilya isimli şirketin eski çalışanı olup, uzun yıllar ... ve davalı ... Mobilya için çalışmış olduğunu, şirket yetkilisi ...., ...'ya arkadaşı da olması nedeniyle güvendiğini ve ciddi meblağlarda borç verdiğini, Müvekkili şirket yetkilisinin ...'ya vermiş olduğu 995.000-USD borca dair dekontlar ile vermiş olduğu diğer borçlara dair dekont ve kayıtları dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, aynı zamanda ... ...'nın şirketi davalı ... Mobilya'ya 80 bin TL borç verdiği gibi iş bu para dışında elden vermiş olduğu borç paralar da söz konusu olduğu, tüm bu nedenlerle, ...’nın müvekkili şirket yetkilisine ciddi meblağlarda borçlu olduğu, yine davalı şirketin de müvekkili şirket yetkilisine borçlu olduğu, müvekkili şirket yetkilisi ... daha önce ticaret yapmadığı için ve her an bir takım transfer olma ihtimali bulunduğundan müvekkili şirketin inşaat işlerinin yürümesi ve aksamamas ı adına arkadaşı ...'nın, müvekkilini ... ile tanıştırması neticesinde; ...’in müvekkilinin inşaat işlerinde çalışmaya başlamış olduğu, Müvekkil şirket yetkilisi yine ...'ya güvenmiş ve ...'nın tavsiyesi ile ...'e müvekkili şirketi ... Yapı A.Ş.'de Yüzde 1 hisse ve imza yetkisi vermiş olduğunu, böylece, ... hem davalı ... Mobilya,hem davalı şirketin gerçek sahibi ... hem de müvekkili şirket için çalışmış olduğu, ..., müvekkili şirket yetkilisi ...'a olan borçlarının bir kısmını kendi hesabından değil de şirketi ... Mobilya üzerinden ödemiş ve açıklamaya da ... borcuna mahsuben anlama gelecek şekilde "..." notunu düşmüş olduğu, ... müvekkiline olan borçlarının bir kısmını davalı ... Mobilya dışında yine ... Mobilya muhasebe elemanı ... ve çeşitli çalışanlar üzerinden ödemiş olduğu, yine ... Müvekkili şirket yetkilisine olan borçlarının bir kısmını .... üzerinden açıklamaya "..." notunu düşmek suretiyle hem müvekkili şirket ... Yapı A.Ş. hem de ... hesabına ödemiş olduğunu, Tüm bunlar gibi davalı ... Mobilya hesabından Müvekkil Şirkete gelen ve defter kayıtlarında görünen dava konusu 287.565,20 TL de yine ...'nın dava dışı müvekkili şirket yetkilisine olan borcunun ödemesi olduğu, bu nedenlerle, her ne kadar defter kayıtlarında ... Mobilya’nın müvekkili ... Yapı A.Ş.'den alacaklı gibi görünse de ...'dan asıl alacaklı ve mağdur olan müvekkili şirket yetkilisi ... ve gelinen aşamada müvekkili şirket ... A.Ş. olduğu, ... Mobilya iş bu gerçeği çok iyi bildiği için bugüne kadar hiç yasal başvuru yapmadığını, ...'in tamamen kötü niyetle hareket ederek icra takipleri başlattığını, ... ile ... Mobilya arasındaki icra takibinin de muvazaalı olduğunu düşünmekte olduklarını, ... Mobilyadan alacaklıymış gibi bir takım ödeme dekontları ile icra takipleri başlatsa da aslında alacaklı olduğu iddiası ile icra dosyalarına eklediği ödeme dekontları zaten ...'in ... Mobilya ve ... için çalıştığı dönemdeki ve yine ... ve ... nam ve hesabına -daire satışları gibi 3. Kişilerden gelen paralar- aldığı paraları iade etmesine dair ödeme dekontları olduğu, bu nedenlerle, ...'in de ... Mobilya'dan gerçek bir alacağı olmadığını, ...'in davalı ... Mobilya aleyhine başlattığı İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına takip dayanağı olarak eklediği dekontlar eklediğini, bu banka kayıtlarının celbi gerektiğini, ... davalı ... Mobilya'ya ait parayı yine davalı ... Mobilya'ya göndermiş olduğunu, ... ... Mobilya'ya tebligatları Tebligat Kanunu 35. Maddeye göre yapmakta ve iş bu şekilde ... Mobilya da itiraz etmediğinden zaten ...'nın olan ipotek ve daire bedellerini adeta kendisininmiş gibi kötü niyetle takibe koyduğunu, ... davalı ... Mobilya aleyhine başlattığı haksız icra takiplerini tebligat kanunu 35. maddeye göre kesinleştirmekte ve sonrasında da müvekkilİ şirket ... A.Ş.'ye 89/1 göndermekte olduğunu, oysa ki, davalı ... Mobilya'nın Müvekkili şirketten gerçekte hiçbir alacağı olmadığını, dava konusu 287.565,20-tl caride görünen rakam aslında ...'nın müvekkili şirket yetkilisine olan borcunu şirketi davalı ... Mobilya üzerinden ödemesine dair olan borç ödemelerinden bir kısmı olduğu, gelinen aşamada, ...'in davalı ... Mobilyaya başlattığı haksız icra takipleri ile müvekkili şirkete gönderdiği haksız 89/1 haciz ihbarnameleri sonrasında İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi ile İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemeleri nezdinde Müvekkil şirket ve yetkilisi aleyhine davalar açılmış olup, derdest olduğu, iş bu müvekkil şirketi aleyhine devam eden dosyalardan İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası kapsamında (eski dosya no İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi ... Esas) müvekkil şirket İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına 385.000-TL teminat mektubu sunmuş olduklarını, İş bu teminat mektubunu şu an için risk altında olduğu, İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yeni İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında müvekkili şirket ve yetkilisi aleyhine 89/1 haciz ihbarnamesine yalan beyanda bulunmak iddiası ile dava açılmış ve müvekkili şirket yetkilisi beraat etmiş ve karar kesinleşmiş ancak tazminat iddia ve talebi yönünden dava devam etmekte olduklarını, İş bu davada yerel mahkeme aleyhe tazminata hükmetmiş ve karar istinaf edilir iken bahse konu 385.000-TL'lik teminat mektubu dosyaya sunulmuş, İstinaf Mahkemesi tazminata dair kararı lehlerine bozmuş olup, İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde dosyanın derdest olduğu, ancak, teminat mektubunun risk altında olduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulünü, şirketin davalı şirkete ticari defter ve kayıtlarda görünen 287.565,20-TL borçlu olmadığının tespitini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının % 20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. 2-İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. 3-İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. 4-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 17/08/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilmiştir. 5-... Bankası'nın 17/08/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı şirket yetkilisi hesabından yapılan 10/04/2014 tarih ve 80.000,00-TL bedelli dekont getirtilmiştir. 6-İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. 7-İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. 8-... Bankası'nın 20/12/2022 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı ...'nin hesap açılış - 31/12/2016 tarihleri arası tüm eksreleri ile hesap bilgilerini gösterir CD getirtilmiştir. 9-...Bankası Anonim Şirketi'nin 16/01/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; ... numaralı çekin ibraz bilgisi getirtilmiştir. 10-... Bankası Anonim Şirketi'nin 08/03/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı şirkete ait çeklerin ön ve arka yüz görüntüleri getirtilmiştir. 11-... Bankası Anonim Şirketi'nin 07/03/2023 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; ...nin 01/01/2023 ile 31/12/2016 tarihleri arasındaki hesap ekstresi getirtilmiştir. 12-.... Bankası Anonim Şirketi'nin 15/03/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 01/01/2013 - 31/12/2016 tarihleri arasındaki hesap hareketleri getirtilmiştir. 13-... Bankası Anonim Şirketi'nin 30/07/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin banka müşterisi olmadığı bilgisi verilmiştir. 14-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize gelmiştir. 15-Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla Mahkememize gelmiştir. 16-... Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'nün 07/02/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; dava konusu .... numaralı hesabına 10/04/2014 tarihinde gönderilen 80.000,00-TL tutarlı dekont getirtilmiştir. 17-Davacı tanıkları dinlenilmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; ben bir dönem ...'nın ve sonrasında da davalı şirketin bünyesinde çalıştım, davalı şirkete yaklaşık 15 sene kadar çalıştım, finans elemanıydım, şirket muhasebecisi ile omuz omuza çalışıyorduk, şirketin finansına ilişkin hemen hemen her şeyi ben yürütüyordum, hatta şirket tarafından bu hususta tarafımı vekaletname de verilmişti, bankalarla işleri ben yürütüyordum, ... ticaretinde iflas durumuna gelince kendi ismi ve soyisminin ilk ve son heceleri ile davalı ... kurarak yetkilisi olarak Meliha Demir'i görevlendirmişti, aslında davalı şirketin esas yetkilisi ve sahibi ...'dır, paraya ihtiyacı olduğu zaman davacı şirket yetkilisi ... tarafından 995.000,00-USD borç olarak elden para vermişti, daha sonra da yine davalı şirket yetkilisi ... tarafından 100.000,00-USD çek verilmişti, bu çek ...'ın Trabzonspordan antrenörken aldığı çekti, bu durumu yani davalı şirket adına ...'ya yapılan ödemelerin borç olarak verildiğini şirket içerisinde çalışanlar olarak duyuyorduk, olaylara bu şekilde vakıfım, ... davalı şirketin bir çalışanıydı, bu sebeple davacı şirkette bir alacağı olması olasılığı yoktur, davalı şirkete bu paralar davacı şirket adına mı verildi, davacı şirket yetkilisi adına şahsen mi verildi bu konuda bilgi sahibi değilim, bu husus tarafların kendi arasındadır, ancak davalı şirketin borç olarak aldığını duyduğumuz paraların bir kısım ödemesini sanki borç verilmiş gibi ... Yapı adına borç kaydı yapıldığını biliyorum, davalı şirketin carisinde bu şekilde görülmektedir, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık yaptığım için ücret istemem, dedi. Davacı tanığı ... beyanında; ben ...'yı tanırım, kendisi aslında davalı şirketin sahibi ve yetkilisidir, ancak resmiyette davalı ... kız kardeşi adına yapmıştır, benim ...'dan alacağım vardı, beni Zekeriyaköy'de yapılan vilların bulunduğu yere götürdü, yanında ...'de vardı, bunu kendisinin çalışanı olarak tanıttı, vilları davalı şirketin yaptığını, alacağımıza karşılık bize villa vereceklerini söyledi, teklifini kabul ettik, sonrasında davacı şirketin yetkilisi ... bana ulaşarak, söz konusu yerin kendisine ait olduğunu söyledi, biz de bunun üzerine kredi çekerek söz konusu villayı alma yoluna gittik, bu durumu ...'da sonradan kabul etti, ...'nın bu şekilde bir çok konuda beni zarara uğratmışlığı vardır, aynı şekilde ... mobilyadan da bir çok alacağım vardı, çeklerini kırdırmaya getirirdi, çeklerini teminat olarak verirdi, ödeneceklerdi ancak ödenmedi, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık yaptığım için ücret istemem, dedi. Davacı tanığı ... beyanında; ben davacı şirket yetkilisi ...'ı yaklaşık 50 yıldır tanırım, ...'yı da uzun yıllar tanırım, kendisini ...'ın vasıtasıyla tanırım, bir gün ... paraya sıkışmış, hakkında haciz işlemleri yapılmış, bu nedenle ...'dan para istemişti, ...'da kendisine ait İhlas Marmara Evleri 1. Etapta bulunan evini satarak almış olduğu parayı beraberce bizzat ...'ya elden verdik, ancak ... bu para karşılığında bir şey almadı, kendisine sorduğumda çok güvendiği için parayı verdiğine ilişkin bir belge almak istemediğini söyledi, ...'la ... arasında bu şekilde bir para alışverişine şahidim, ... Yapı A.Ş. paylarını ilk önce ... satın almıştı, şirket onun adına olacakken payları satın aldığı önceki paydaşlarla sorunlar yaşadığı için daha doğrusu ...'ya güvenilmediği için, davacı şirketin payları bir gün sonra hali hazırdaki şirket yetkilisi ...'a devredilmişti, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık yaptığım için ücret istemem, dedi. Davacı tanığı ... beyanında; Ben 1999 yılından itibaren ...'la birlikte çalışırım, 2013 yılından itibaren de davacı şirketin muhasebesine bakarım, ... her ne kadar görünürde davalı şirketin resmiyette yetkilisi değilse de, davalı şirketin gerçek faydalananı ve gerçek sahibi aslında kendisidir, bir dönem davacı inşaat işine girmişti, bu süreçte davalı şirketten davacı şirkete para gönderilmeye başlandı, davacı şirket yetkilisi ...'a bu paranın ne olduğunu sorduğumda, ...'nın kendi şahsına borcu olduğunu, bunu ödediğini söyledi, bu durumu ...' da teyit etti, ancak ben kendilerine bu para aktarma işini şirketler üzerinden yapmamaları gerektiğini, davalı şirketin davacı ... borçlu duruma soktuğunu söyledim, ...'ya bu uyarıyı yapmama rağmen bir ara düzeltiriz demişti, ancak ömrü yetmedi veya yapmadı, aslında ... Mobilyanın ... Yapıya gönderdiği paraların borçlusu ... olup, alacaklısı ...'dır, bu borçlar ...'ın daha önceden ...'ya verdiği paralara ilişkindir, bu paralar şirketle alakalı değildir, 2013 yılından önceki ... ve ... arasındaki ilişkiye ilişkindir, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık yaptığım için ücret istemem, dedi Davacı tanığı ... beyanında; ben daha öncesinde davacı şirketin yan kuruluşları ile iş yapmıştım, ayrıca davalı şirketin de inşaat işlerini yapmıştım, ben 1985 yılından itibaren ...'nın ve yönettiği şirketlerin buna davalı şirkette dahildir taşeron olarak inşaat işlerini yapardım, işi götür alır, götür yapardım, davacı şirket yetkilisi ... Trabzonsporda çalışırken almış olduğu 100.000,00-USD bedelli çeki ...'ya vermiş, ...'da müteahhitlik işlerini yapan ...'e bu işi vermiş, ...'de bu çeki bana verdi, çek bana emanet olarak verilmişti, bu çekin birisi tarafından benden alınacağı söylendi, o kişinin adı şimdi aklıma gelmiyor, söyledikleri kişi gelerek çeki benden almıştı, çekin davalı şirkete mi verildi, yoksa ...'ya mı verildiğini bilmiyorum, söyleyeceklerim bundan ibarettir, tanıklık yaptığım için ücret istemem, dedi. 18-Mahkememizce SMMM bilirkişisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. 21/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacının 2013,2014,2015,2016,2017,2018,2019,2020 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari defterlerinin envanter defter dökümleri incelemeye sunulmadığı için 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olup olmadığı tespit edilememiş olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı yan tarafından ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, ... Vekili tarafından, Davacı ... YAPI’ya yapılan icra takip tarihi olan 07/10/2021 tarihi itibariyle, davacının davalı ... Mobilya’ya 320 018 hesapta 35.565,20 TL Borçlu ve 329 003 No.lu hesapta 252.000 TL Borçlu olmak üzere toplam olarak (35.565,20 TL+252.000,-TL) 287.565,20 TL Borçlu oldukları tespit edilmiş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, ... Vekili tarafından, Davacı ... YAPI’ya yapılan icra takip tarihi olan 07/10/2021 tarihi itibariyle, davacının ...’ya 730.750,- TL Borçlu oldukları, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, ... Vekili tarafından, Davacı ... YAPI’ya yapılan icra takip tarihi olan 07/10/2021 tarihi itibariyle, davacının ...’den 382.430,- TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, .... Bankası tarafından Sayın Mahkemeye 07.02.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısına ve ekinde sunulmuş banka dekontuna göre, .... Bankası hesabından 10.04.2014 tarihinde Davalı ... Mobilya ... Bankası hesabına 80.000 TL ödeme yapılmış olduğu görülmekte olduğu, davacı yan tarafından dosyaya sunulu ilgili çek görüntüsüne göre, .... seri numaralı 17.07.2007 keşide tarihli 100.000,-USD tutarlı ... çekinin, keşidecisinin .... Tic.A.Ş. keşide edileni, Davacı şirket yetkilisi ... olduğu görülmekte olduğu, işbu çekin Davacı şirket yetkilisi ... tarafından ...’ya ciro edilmiş olduğuna dair belge görülmemiş olduğu, tanık beyanlarında işbu çekin ... tarafından ...’ya verilmiş olduğu beyanlarının olduğu görülmekte olduğu, ... Bankası tarafından Sayın Mahkemeye 16.01.2023 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında, ... seri numaralı çekin, ... Tic.A.Ş adına Trabzon Şubesi nezdinde ... numaralı çek hesabına kayıtlı olduğu, söz konusu çekin ...bank A.Ş. tarafından 17.07.2007 tarihinde Bankalarına takas aracılığı ile ibraz edildiği ve aynı gün tahsil olmuş olduğu, ancak ilgili ... seri numaralı çek yaprağına ait görüntü örneğine ve ibraz eden kişi bilgilerine çok eski tarihli olması nedeniyle arşiv kayıtlarından ulaşılamamış olduğu belirtilmiş olduğu, davacı yan yetkilisi ... tarafından Davalı şirket yetkilisi ...’ya 995.000,00-USD ödeme yapılmış olduğu iddiası olduğu, bu iddiaya ilişkin davacı yan tarafından dosyaya 500.000,00-USD ve 495.000,00-USD tutarlı banka dekontlarının sunulmuş olduğu, 500.000 USD’lık Banka dekontuna göre, Davacı şirket yetkilisi ... talimatı ile olan açıklama ile ...’ya 10.08.2005 tarihinde 500.000 USD ödenmiş olduğu, 450.000 USD’lık Banka dekontuna göre, Davacı şirket yetkilisi ... TARAFINDAN ...’ya 16.08.2005 tarihinde 450.000 USD ödenmiş olduğu anlaşılmakta olduğu davacı şirket yetkilisi ... tarafından Davalı ...’ya yapılmış toplam tutarı 995.000 USD olan ödemelerin Davacı şirket kuruluş tarihi olan 03/02/2010 Tarihinden önce ve Davalı şirket kuruluş tarihi olan 05/09/2008 tarihinden önce yapılmış olduğu görülmekte olduğu, Takdirin Mahkemeye ait olduğu, İstanbul ... İcra Ceza Mahkemesi, Müştekisi’nin ..., Sanıkların ... ve ... Yapı olduğu ... Esas ve ... Karar numaralı 09/07/2021 tarihli Gerekçeli Kararına göre, Davacının tazminat talebinin KABULÜ ile 287.565,20 TL nin davalı (.... YAPI) şirkketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olduğu, ... Vekili, Davacı ...’dan, 07/10/2021 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile, İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... (Ceza Dava Dosyası) esas ve .... karar sayılı 09/07/2021 karar tarihli ilamı dayanak gösterilerek 287.565,20 TL Asıl alacak için takip yapılmış olduğu, davacı şirketin davalı şirkete ticari defter ve kayıtlarda görünen 287.565,20-TL borçlu olmadığının tespiti için işbu davanın açılmış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, davacının davalı ... Mobilya’ya 287.565,20 TL Borçlu oldukları tespit edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, ... ile ilgili dosyaya sunulmuş SGK Hizmet dökümünde, ...’in davalı şirkette 01/02/2012 tarihinde işe başlamış olduğu, 07/06/2012 tarihinde çıkış işlemi olduğu, 08/06/2012 tarihinde tekrar 30/11/2012 tarihinde çıkış işlemi olduğu ve tekrar 01/12/2012 tarihinde işe başlamış olduğu ve 24/08/2015 tarihinde çıkış işlemi olduğu tespit edilmiştir. Hakkı Demir’in 25/08/2015 tarihinden 31/03/2019 tarihine kadar olan çalışmış olduğu işyerlerine ait işyeri numarasının, çalışma günü olduğu halde listede olmadığı, 01/04/2019 tarihinde farklı bir kurumda çalışmaya başlamış olduğu tespit edilmiş olduğu, ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı şirketin davalı şirkete 287.565,20 TL borçlu olduğunun tespit edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacının davalıya borçlu olmadığının saptanması ile davacının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde özet olarak, ticari defter kayıtlarında davalı şirkete 287.565,20 TL borçlu olarak gözüktüğünü, ancak, aslında söz konusu tutarın davalı şirket yetkilisi ...'nın, davacı şirket yetkilisine olan borcunun ödemesi olduğu, bu nedenlerle, her ne kadar defter kayıtlarında ... Mobilya’nın müvekkili ... Yapı A.Ş.'den alacaklı gibi görünse de ...'dan asıl alacaklı ve mağdur olanın davacı şirket yetkilisi ... olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bildiğini, bugüne kadar hiç yasal başvuru yapmadığını, dava dışı ...'in tamamen kötü niyetle hareket ederek icra takipleri başlattığını, ... ile ... Mobilya arasındaki icra takibinin de muvazaalı olduğunu düşünmekte olduklarını, ... Mobilyadan alacaklıymış gibi bir takım ödeme dekontları ile icra takipleri başlatsa da aslında alacaklı olduğu iddiası ile icra dosyalarına eklediği ödeme dekontları zaten ...'in ... Mobilya ve ... için çalıştığı dönemdeki ve yine ... ve ... nam ve hesabına -daire satışları gibi 3. Kişilerden gelen paralar- aldığı paraları iade etmesine dair ödeme dekontları olduğu, bu nedenlerle, ...'in de ... Mobilya'dan gerçek bir alacağı olmadığını, haksız olarak, ...'in kötü niyetli olarak davalı ... Mobilya hakkında icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibi kapsamında, davacıya İİK 89 maddelerine göre haciz ihbarnamesi gönderildiğini, İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi ile İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemeleri nezdinde davcı şirket ve yetkilisi aleyhine davalar açılmış olup, derdest olduğu ileri sürerek, davalı şirkete 287.565,20-TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Buna göre, dava, yukarıda belirtildiği gibi menfi tespit davası olup, davacı kendi ticari defter kayıtları ile davalı şirkete 287.565,20-TL boçlu göründüğünü kabul etmekle birlikte, esasen ve özet olarak, davacı şirket yetkilisi ile daha önce davalı şirket yetkilisi olan ... arasında yakın arkadaşlık ilişkisi nedeniyle, davacı şirket yetkilisinin, ...'ya, kendi hesabından paralar gönderdiğini, çekler verdiğini, bezen de elden paralar verdiğini, ...'nın ise borç ödemelerini şirketi üzerinden yaptığını, bu nedenle davalı şirketin, davacı şirketin defter kayıtlarında 287.565,20-TL alacaklı göründüğünü, ancak gerçekte yapılan ödemeler borç ödemesi olduğundan, davalının alacaklı olmadığını, dava dışı ...'in ise, aslında davalı şirketin bir dönem çalışanı olduğunu, bir takım banka dekontlarına dayalı olarak davalı şirket hakkında icra takibi başlattığını, bu kapsamda, icra dosyasında borçlu olan davalı şirketin, davacı şirketten alacaklı görünmesi sebebiyle İİK'nın 89/1 maddesi gereğince davacı şirkete haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve ortada davacı şirketin, davalı şirkete gerçekten borçlu olduğu bir miktar olmadığından mağdur olduğunu iddia ettiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Hemen burada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve 2003/19-781 E., 2003/768 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir. Somut olayda, davacı borçlu, davalı alacaklı ile aralarında ilişki bulunduğunu ve bizzat kendisini ticari defter kayıtlarında davalının 287.565,20-TL alacaklı göründüğünü kabul etmekle birlikte, ticari defter kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin daha önce davacı şirket yetkilisinin verdiği borçların geri ödenmesine ilişkin ödemeler olduğunu ileri sürmektedir. Bu durumda, ispat yükü davacı tarafa geçmiş olup, davacının bu iddialarını ispat etmesi gerekmektedir. Ayrıca, ticari defter kayıtlarının aksi, ancak, aynı derecede ispat gücüne sahip olan kesin veya yazılı delillerle ispat edilebilir. Ticari defter kayıtlarının aksinin, tanıkla ispatı mümkün değildir. Mahkememizce delil olarak dayanılan icra takibi dosyaları, icra ceza mahkemesi dosyaları dosyamız arasına alınmış, davacının delil olarak dayandığı banka kayıtları ilgili bankalardan istenilerek dosyamız arasına alınmıştır. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, dava dışı ...'in, davalı ... şirketi hakkında başlattığı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 439.649,71-TL olduğu, takip dayanağının çeşitli tarih ve tutarlardaki banka ödeme dekontları olduğu anlaşılmıştır. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, dava dışı ...'in, davalı ... şirketi hakkında başlattığı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 303.455,00-TL olduğu, takip dayanağının çeşitli tarih ve tutarlardaki banka ödeme dekontları olduğu anlaşılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davacı şirket yetkilisi ...'ın, ... aleyhine başlattığı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 2.228.000,00-TL olduğu, takip dayanağının, 17/08/2005 tarihli 495.000 USD ve 11/08/2005 tarihli 500.000 USD banka yoluyla gönderilen borç para alacağı olduğu anlaşılmıştır. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davalı ... Mobilya şirketi tarafından, davalı şirket yetkilisi ... hakkında başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 350.000,00-TL olduğu, takip dayanağının "borç verilen tutar" olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Yine, İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ve İstanbul ... İcra Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmış, dava dışı ...'in, davalı ... şirketi hakkında başlattığı icra takip dosyalarında, davacı şirkete gönderilen İİK 89/1 haciz ihbarnameleri nedeniyle davacı şirket hakkında yaptığı şikayet ve tazminat taleplerine ilişkin olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir (HMK 222/2). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 12/09/2017 tarih, 2016/3858 E. 2017/2944 K. sayılı ilamında ticari defterlerin delil kabiliyeti "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde, ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Mahkememizce, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, banka kayıtları ve tarafların ticari defterleri incelenerek, bilirkişi raporu düzenlemesi için dosya SMMM bilirkişisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine verilmiş, davacı taraf defterlerini incelemeye sunmuş, davalı taraf defterlerini ibraz etmemiştir. Bilirkişi heyeti, yukarıda özetine yer verilen şekilde rapor hazırlamıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının ticari defterlerinde davalıya borçlu olarak göründüğü 287.565,20-TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açtığı, iddianın ileri sürülüş biçimine ve dayanılan delillere göre davacının çeşitli tarihlerde yaptığı ödemeler olduğunu, bunların dikkate alınması gerektiğini, davacı ve davacı şirket yetkilisi tarafından gönderilen paralar dikkate alındığında davacı şirketin borçlu olmadığını iddia ettiği anlaşılmış olup, mahkememizce deliller toplanmış, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davacı defterlerini incelemeye sunmuştur. Buna göre, davacının 2013,2014,2015,2016,2017,2018,2019,2020 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2021 ve 2022 yıllarına ait Ticari defterlerinin envanter defter dökümleri incelemeye sunulmadığı için 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olup olmadığı tespit edilmediği, davalının defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre, taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin, davalı şirkete 287.565,20-TL borçlu olduğu, davacı her ne kadar, .... seri numaralı 17.07.2007 keşide tarihli 100.000,00-USD tutarlı, keşidecisinin ... Tic. A.Ş., lehtarının davacı şirket yetkilisi ... olan, .... Bankası'na ait çeke ödeme olarak dayanmış ise de, dosya kapsamında ve davacının ticari defter kayıtlarında, söz konusu çekin davacı şirket yetkilisi ... tarafından, ...’ya ciro edilmiş olduğuna dair bir belge bulunmadığı, ... bankasından verilen cevapta ise, çok eski tarihli olması nedeniyle söz konusu çekin ibraz anındaki görüntü örneğine ve ibraz eden kişi bilgilerine ulaşılamadığının bildirildiği, bu hususta miktar itibariyle tanıkla ispat sınırının üstünde olması ve ticari defter kayıtlarının aksinin ancak, yazılı veya kesin delillerle ispat edilebileceği gözetildiğinde, tanıkla ispatın mümkün olmadığı, bu nedenle tanık beyanlarının dikkate alınamayacağı, kaldı ki söz konusu çekin tarihinin, davacı ve davalı şirketin kuruluş tarihinden önce olduğu, bu nedenle, zaten davacı şirketin, davalı şirkete yaptığı ödeme olmasının mümkün olmadığı, davacı, davacı şirket yetkilisi ... tarafından ...’ya 10.08.2005 tarihinde 500.000-USD, 16.08.2005 tarihinde 450.000-USD yapmış olduğu ödemeleri ileri sürmüş ve ödeme kayıtları ilgili bankadan istenilerek dosyamız arasına alınmış ise de, toplam tutarı 995.000-USD olan söz konusu ödemelerin, yine davacı şirketin kuruluş tarihi olan 03/02/2010 tarihinden ve davalı şirket kuruluş tarihi olan 05/09/2008 tarihinden önce olduğu, ayrıca Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile, davacı şirket yetkilisi ...'ın, ... aleyhine, söz konusu gönderilen 995.000-USD'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatmış olduğu, bu davada davacının, davaya taraf şirketlerin kuruluş ve faaliyete başlama tarihlerinden bile önceki tarihli olan, davacı şirket yetkilisi ... ile ... isimli kişi arasındaki tüm para alışverişlerini delil olarak ileri sürdüğü, ancak, şirket yetkilerinin şirketlerin kuruluş tarihinden bile eski tarihli aralarındaki tüm para alış verişlerinin, bu davada değerlendirilmesinin ve davacı şirketin, davalı şirkete olan borcundan mahsubunun mümkün olmadığı, yine, davacı şirket yetkilisinin, davalı şirkete veya ...'ya, çeşitli tarihlerde ne amaçla gönderildiği belli olmayan, herhangi bir açıklama içermeyen ve davacı şirketin ticari defterlerine kaydedilmeyen paraların dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davacının delil olarak dayandığı ve kayıtları ilgili bankadan istenilen 6 adet çek yönünden ise, bilirkişi raporunda ayrıntısı belirtildiği üzere, davacı şirket tarafından, Davalı ... Mobilya’ya düzenlenmiş toplam tutarı 262.500-TL olan 6 Adet çekin, davacı şirket tarafından ödemelerinin yapılmış olduğu ve bunların davacı ticari defterlerinde zaten kayıtlı olup, davacı alacağı olarak dikkate alındığı, buna göre defter kayıtları ile sabit olduğu üzere, davacı şirketin, davalı şirkete 287.565,20-TL borçlu olduğu, yukarıda belirtildiği gibi, şirket yetkilerinin şirketlerin kuruluş tarihinden eski tarihli aralarındaki para alışverişlerinin veya davacı şirket yetkilisi tarafından, dava dışı... ne amaçla gönderildiği belli olmayan, herhangi bir açıklama ihtiva etmeyen, davacı şirketin ticari defterlerine de kaydedilmeyen ödemelerin bu davada dikkate alınmasının mümkün olmadığı, yine dava dışı ... ile davalı ... şirketi arasındaki alacak borç ilişkisinin bu davanın konusunu oluşturmaması nedeniyle bu davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının bir ticaret şirketi ve tacir olarak basiretli tacir gibi davranma, ticari defter kayıtlarını usulüne ve gerçeğe uygun tutma yükümlülüğünün bulunduğu, ticari defter kayıtlarının kesin delil olduğu ve ticari defter kayıtlarının aksinin ancak, yazılı veya kesin delilerle ispat edilebileceği, tanıkla ispatın mümkün olmadığı, sonuç olarak, davacının, davasını ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 4.910,90-TL peşin harcın mahsubu ile fazla kalan 4.295,50-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, 3-Davalı tarafın arabuluculuk görüşmemesine katılmaması nedeniyle, davacı tarafından yapılan 615,40-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve 17.531,50-TL (bilirkişi ücreti, posta gideri vb.) olmak üzere toplam 18.227,60-TL yargılama giderinin yarısı olan 9.113,80-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davacı şirket yetkilisinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır