İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/533 E. 2025/1301 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/533
Karar No
2025/1301
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/533 Esas KARAR NO : 2025/1301

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2023 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 K.YAZIM TARİHİ :09/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Numaralı dosyası ile icra takibi yapıldığını, buna istinaden davalı taraf takibe konu borca, faize ve tüm ferilere ve takibe itirazda bulunarak alacaklıya hiçbir borcu olmadığını beyan etmiştir ve borcun tamamına itiraz ettiğini, davalı borçlu ve müvekkil şirket arasında ticari iş ve ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davalı borçluya müvekkil tarafından satışlar yapıldığını, davalı borçlu, itirazın iptaline konu edilen tutardaki borcunu müvekkile ödemediğini, davalı borçluya müvekkil şirket tarafından defalarca dava konusu borcun ödenmesi konusunda hatırlatma ve ikazlar yapıldığını, davalı tarafça borcun varlığı somut olarak inkâr edilememekte sadece müvekkil oyalandığını, bunlara rağmen de, davalı borçlunun takibe yapmış olduğu itirazı haksız ve hukuka aykırı olup iptali gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulüyle, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı icra takibine haksız olarak yapılan davalı itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden davalı-borçlu aleyhine alacağın $ 20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde tarafça borca itiraz edilmiş ve takip durdurulduğunu, davacı, bu kez de itirazların iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, müvekkil şirket, tekstil alanında uluslararası ihracat yapan bir limited şirketi olduğunu, davacı tarafında beyan ettiği üzere müvekkil şirket ile davacı şirket arasında bir süredir süren ticari ilişki mevcut olduğunu, huzurdaki davaya konu olan faturalara dayanıldığı iddia edilen icra takibi faturalara konu malların tarafımıza teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği gerekçesiyle başlatıldığını, ancak faturaya konu mallar müvekkil şirkete hiçbir zaman ayıptan ari ve eksiksiz bir şekilde teslim edilmediğini, davacı ... ile zamanında yapılan iş karşılığında müvekkilce davacıya teslim alınan ayıptan ari olan mallar kadar ödeme yapıldığını, davacı ... anılan ticari ilişkinin sürmesi için teslim alınan malların karşılığının da ödenmesi gerektiğini, bir süredir süren ticari ilişki de müvekkilin kedisine teslim edilen malların ödemesini tam ve eksiksiz gerçekleştiğini, ancak bu ilişkiyi sona erdiren olay davacı ... anlattığının aksine; davacı ... düzenlenen faturaların bir kısmının teslim edilmeyen mallara ilişkin olduğunun müvekkil şirketçe anlaşılması üzerine olduğunu, davacı şirketin süregelen ticari ilişkiyi kullanarak haksız kazanç elde etmeye yönelik olarak tamamen kötü niyetli olarak tanzim edilmiş faturaların ödemesinin yapılması pek tabi müvekkil şirketten beklenmeyeceğini, Müvekkil şirktin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını, davacı, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, talep halinde defteri sayın mahkemenin incelemesine sunacaklarını, davacı tarafın sadece fatura kesmesiyle bir alacağın doğmayacağı izahtan vareste olduğun, kaldı ki faturalar e- fatura şeklinde düzenlendiğinden müvekkilin kayıtlarına girdiğini, fatura tanzim edilse dahi bu fatura içeriği işin yapıldığına dair müvekkili ilzam eden bir irsaliye ya da teslim makbuzu bulunmadığını, yukarıda izah edilen sebepler ve sayın mahkemenizin re' sen gözeteceği hususlar doğrultusunda, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama Masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), faturaya konu malların davalıya tam ve ayıpsız olarak teslim edilip edilmediği; nihayetinde tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 40.170,58 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 15/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından süresi içerisinde 18/11/2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Bilirkişi ... tarafından 19/07/2024 tarihinde dosyaya sunulan raporda; Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (07.07.2022) itibariyle davacının davalıdan 40.170,58 TL alacağının bulunduğu, Davacı ... 2022 ticari defterlerinde yapılan incelemede, davacı ... 2021 yılından 167.286,48 TL bakiye alacağının bulunduğu, 2022 yılındaki faturaların karşılıklı iade faturalarından ibaret olduğu, davalı ... 25.02.2022 tarihinde 61.300,00 TL ödeme yaptığı, Davacı ... 2022 ticari defterlerine göre 2021 yılından 167.286,48 TL bakiye alacağın bulunduğu görülmekle birlikte davacı ... 2021 yılına ilişkin toplam 92.413,44 TL tutarındaki 13 adet fatura sunduğu, Davacı ... sunmuş olduğu faturaların tamamında teslim alan isim veyahut imzası bulunmakla birlikte bir kısmında “Kontrol Edilmek Üzere teslim alındı” şerhinin düşüldüğü Davalı ... ayıp ve eksik iddiaları uzmanlık alanım dışında olduğundan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, davacı ... sunmuş olduğu faturaların içeriğindeki malların tamamını davalı ... sunduğu kanaatine varması halinde davacı ... bakiye alacağı, 92.413,44 - 61.300,00 5 31.113,44 TL alacaklı olduğu, davacı ... 2021 yılında düzenlemiş olduğu fatura içeriklerindeki ürünlerin ayıpsız ve eksiksiz şekilde davalı ... teslim edilmiş olduğunun kabulü halinde davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 31.113,44 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından 26/06/2025 tarihinde dosyaya sunulan ek raporda; Davacının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (07.07.2022) itibariyle davacının davalıdan 40.170,58 TL alacağının bulunduğu, Davacı şirket ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; ihtilafın davalı şirket tarafından davacı şirkete “gelmeyen malların fatura edilmesine istinaden kesilmiştir” açıklamasıyla düzenlenen 05.07.2022 tarihli .... nolu faturanın davacı şirket tarafından kabul edilmeyerek iade edilmesi ile başladığı ve mezkur durumun taraflar arasında dava tarihine kadar karşılıklı iade faturaları düzenlenerek devam Bu itibarla yapılan incelemeler çerçevesinde; hem taraflar arasındaki ihtilafı başlatan “gelmeyen malların fatura edilmesine istinaden kesilmiştir” açıklamalı ... nolu reklamasyon faturasının hangi faturalar içeriğindeki inlere istinaden düzenlendiğinin bilinmediği, hem de davalı ... mallara ilişkin “ayıp ve teslim edilmediği” iddiaları uzmanlık alanım dışında olduğundan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde ödeme defiyle birlikte bir kısım malların müvekkiline teslim edilmediği iddia edilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle 40.170,58 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerinde olsa da davalı tarafından verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin sunulmaması nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca faturaya konu malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafından eksik teslim iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığından davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 40.170,58 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 40.170,58 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 8.034,11 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.744,05-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 485,17-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.258,88-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 40.170,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 485,17-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 153,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.818,82TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/533, K. 2025/1301, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-533-e-2025-1301-k-15529011cbcc