İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/613 E. 2026/20 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/613
- Karar No
- 2026/20
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/613 Esas KARAR NO : 2026/20
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2022 KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 09.02.2021 tarihli Seramik Cephe Kaplama Uygulama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre müvekkili şirket sözleşmeye konu olan fabrika inşaatının dış cephe kaplama işini üstlendiğini, sözleşmenin 6'ncı ve 12'nci maddeleri gereğince işin bedeli olarak 196.668,24 TL olarak belirlenmiş olup 100.000 TL nakit ödeme yapılmış ve geri kalan tutar ise iş bitiminde diğer ifade ile 45 iş günü sonunda ödenmesi kararlaştırıldığını, davacının sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve davalı hakkında 30.09.2021 tarihli muhtelif tutarlarda faturalar tanzim edildiğini, davalı tarafından bariyer ve bant uygulanmasına yönelik talebi nedeniyle davacı şirket tarafından fiyat teklifi alındığını ve davalı tarafından teklifin kabul edildiğini ve ... numaralı fatura düzenlendiğini, ... numaralı fatura ise sözleşme kapsamında yapılan işte kullanılması için fazla giden seramiklerin iadesi davalıdan istenilmiş ancak davalı tarafça fazla gelen seramiklerin kulübede kullanılacağı yönünde bilgi verilmesi nedeniyle seramikler hakkında düzenlendiğini, davalı şirketin borç bakiye tutarının 121.353,37 TL olduğu tespit edilmiş olduğunu, bunun için davalıya mutabakat metninin gönderildiğini ve ödeme yapılmadığını ve itiraz edilmediğini, Tespit edilen tutarın ödenmesi için Söke 2.Noterliği'nin 20.07.2022 tarihli ve 8178 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenmesinin talep edildiğini, ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, ancak Davacının borcunun olmadığına dair ihbarda bulunduğunu, borçlunun itirazının iptali (asıl alacak, faize ve tüm ferilerinin itirazının iptaline) takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılması için gereğinin yapılmasını istediğini ifade edilmiştir. karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar aralarında imzalanan 09/02/2021 tarihli Seramik Cephe Kaplama Uygulama sözleşmesi kapsamında fabrika inşaatının dış cephe kaplama işleri yapıldığını, sözleşme gereğince 196.668,24 TL ödenmesi kabul edildiğini, 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, geri kalan meblağın 45 gün sonra ödenmesi kararlaştırıldığını, müvekkilinden 121.353,37 TL alacaklı olduklarını, mutabakat mektubuna itiraz edilmediğini, ihtarname ile ödeme talep ettiklerini, ödemenin yapılmadığını, .... İcra Müdürlüğü' nün 2022/... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşamadıkları iddiaları ile huzurdaki itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın, sözleşmedeki kendi yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, kaplama işlerin hatalı ve eksik yapılması üzerine iş kabul edilmemiş, hatalı işler tamamlanmadığını, işler 3. Kişi şahıs ve firmalara yaptırılmak zorunda kalındığını tüm açıklanan nedenlerle; itirazın iptali davasının reddi ile İcra takibinin iptalini, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin 24.04.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; öncelikle 21.10.2022 tarihli cevap dilekçemizi, tahkikatın ve yargılamanın tüm aşamalarındaki yazılı ve sözlü beyanlarımızı ve itirazlarını tekrar ederiz. Cevap dilekçesinin ıslah edilerek, müvekkil ve iş sahibi firma davacı tarafın yapmış olduğu eksik ifayı hiçbir suretle kabul etmemiştir. Davacı tarafın, imzalanan sözleşmedeki kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Zira davacı tarafından sözleşmeye konu fabrika binasının dış cephe kaplamasının ve diğer işlerin hatalı ve eksik yapılması üzerine asıl iş sahibi olan ... DIŞ Ticaret Alüminyum San. A.Ş. tarafından iş kabul edilmemiştir. Zira; Müvekkil tarafından eksik kalan işlerin başka bir firmaya yaptırıldığı cevap dilekçemizde de belirtilmiştir. Müvekkil tarafından eksik kalan işler; videoya alınmış ve Davacı taraf yetkilisine Whatsapp uygulamasından +... numaralı telefona mesaj olarak gönderilmiştir. Ancak, Davacı taraf bu mesajlara dahi geri dönüş yapmamış, Müvekkilin belirtmiş olduğu eksiklikleri yerine getirmemiştir. Müvekkilin davacı taraftan söz konusu eksik ve hatalı imalatların sözleşmeye uygun olarak yapılması talep edilmesine rağmen davacı tarafından bu eksik ve hatalı işler tamamlanmamıştır. Bu durum davacı tarafından dosyaya delil olarak ibraz edilen 26/05/2021 tarihli irsaliyeden de anlaşılmaktadır. Ayrıca; ... Dış Ticaret Alüminyum tarafından düzenlenmiş olan evraklar incelendiğinde de görüleceği üzere eksiklikler iş sahibi tarafından tespit edilmiştir. Yukarıda fotoğraf halinde dava dilekçesi ekinde sunulan evrakta iş sahibi sıfatına haiz ... Dış Ticaret Alüminyum SAN. A.Ş tarafından tutulan tutanakta yapılan eksik iş ve işlemler ayrıntılı olarak belirtilmiştir. İşbu hususta; evrakta imzası bulunan ... firması yetkilisi "...'ın" tanık olarak dinlenmesi gerekmektedir. Bu delillerin her biri cevap dilekçemizde sunulmuş olmasına rağmen; bilirkişiler raporlarında dikkate alınmamış, eksik ve hatalı ifa olmasına rağmen raporda bu hususlar dikkate alınmamıştır. Davacı taraf ile yapılan sözleşme kapsamında hazırlanan projeler de ekte sunulmaktadır. İşbu proje çizimleri; taş ölçütlerine uygun hareket edilmediği, kullanılacak taş miktarını hatalı ayarlamaları, cephe ölçülerinin hatalı olarak yapıldığı işbu sebeple özellikle camlardan yoğun sızma yaptığı görülmüştür. Üstteki tutanaklar, ekte sunmuş olduğumuz Whatsapp kayıtları ve ayrıca sunulan video ile bu hususlar kati şekilde kanıtlanmıştır. Davacı tarafın yapmış olduğu iş; Müvekkil tarafından kabul edilmemiştir. Davacı taraf; Müvekkilin eksik ifa bildirimine rağmen üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemiştir. İşbu halde icra takibi açması ve Müvekkilden edimini yerine getirmesi beklenemeyecektir. davacı taraf sözleşmede taahhüt ettiği garanti sağlama sözünü dahi yerine getirmemiştir. Taraflar arasında akdedilen ve davacı tarafın dayanmış olduğu 09.02.2021 Tarihli Seramik Cephe Kaplama sözleşmenin "işin kontrolü ve taşeron mesuliyetleri" başlıklı 8. maddesinde; davacı taraf yetkili personeli olan ... isimli şahsın [TELEFON] gönderilmiş olan mesajlarda işin eksik yapıldığı belirtilmiş ve sızdırmaya ait video kayıtları gönderilmiştir. Ancak; Davacı taraf garanti vaadinde bulunduğu eksikliği yerine getirmemiştir. müvekkil eksik yapılan işi başka bir firmaya yaptırmış bu sebeple maddi olarak zarara uğramıştır. İşbu dilekçe ekinde sunmuş olduğumuz 10.10.2021 Tarihli sözleşmede; eksik bıraktığı işi ... Çelik Konstrüksiyon İnş. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti isimli firmaya yaptırmıştır. Ekte sunmuş olduğumuz sözleşmenin konusu "İşveren tarafından ... 4'te Yapılacak Olan ... ... A.Ş firmasın ait inşaat ile ilgili olarak; İşverenin vereceği projeler ve proje ölçütleri ile ilgili talimatlarına uygun şekilde silikon, alüminyum kompozit uygulaması, cephe camı montajı, alüminyum ısı yalıtımlı doğrama uygulaması "olarak belirtilmiştir. Yine işbu sözleşmenin maliyeti 3. Maddesinde belirtilmiştir. ekte sunulan sözleşmenin konusu; Davacı tarafın eksik bıraktığı işin tamamlanmasıdır. Tüm cevap dilekçemizde belirttiğimiz üzere; 3. firmaya yapılan ödemeler ticari defterlere kaydedilmiştir. ancak bilirkişiler yapmış oldukları incelemelerde, tarafımızın iddialarını görmezden gelmiş ve delillerimizi dikkate almamışlardır. Müvekkilin daha sonradan işi tamamlatmış olduğu ... isimli firmaya kesilen 31.03.2022 tarihli ... Nolu ve 03.08.2022 Tarihli ... Nolu faturalar, Müvekkilin kanuna uygun olarak tutulmuş ticari deftere kaydedilmiştir. Bilirkişiler; cevap dilekçemizde ısrarla dayanmış olduğumuz bu delili de görmezden gelmiştir. görüleceği üzere; dosyada şu ana kadar yapılan yargılamalar ve alınan bilirkişi raporları eksik ve hatalı incelemeler doğrultusunda maddi gerçeğe aykırı olarak yapılmıştır. Tarafımızca cevap dilekçesinde belirtilen hususlar ve ticari defter kayıtlarımız incelenmeksizin, davacı taraftan sözleşme asılları, proje örnekleri istenmeksizin raporlar düzenlenmiş ve eksik raporlar oluşturulmuştur. Halbuki dosya kapsamında mevcut olan deliller, 21.02.2022 Tarihli tutanak Davacı firmanın yapmış olduğu projeyi eksik olarak bitirdiğinin kanıtıdır. İşbu ıslah dilekçesi ile davacı taraftan celbi gereken projeler ve eksiklikler dosyaya tarafımızca ibraz edilmektedir. İşin eksik yapıldığına ilişkin whatsapp mesajlaşmaları, video kayıtları, tutanaklar dosyaya ibraz edilmektedir. Yine cevap dilekçemizde ısrarla belirtmiş olduğumuz, eksiklikleri tamamlayan ve ödeme yapılan 3. Şahıs firmaya (...) , sözleşmeler, faturalar, dekontlar, banka kayıtları, ve zaten cevap dilekçemizde belirtmiş olduğumuz ticari defterler dosyaya sunulmaktadır. Tüm bu deliller ve belirtilen vakıalar doğrultusunda cevap dilekçemizi ıslah ettiğimizi bildiriyoruz. Hakkın gerçek sahibine ulaşması, maddi vakıanın gerçekliğine ulaşılabilmesi için dosyanın tekrardan bilirkişiye tevdiini ve işbu dilekçede sunulan deliller doğrultusunda dosya kapsamının tekrardan ele alınmasını talep ederiz. Tüm açıklanan bu sebeplerle ve fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla; usul ve yasaya aykırı olan rapora itirazlarımızı ve yargılamanın tüm aşamalarındaki yazılı ve sözlü beyanlarımızı ve itirazlarımızı tekrarla, davacı yanın kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun iddialarının dikkate alınmamasını, işbu ıslah dilekçemiz de gözetilerek nihayetinde haksız ve kötüniyetli Davanın reddine karar verilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz..." şeklinde ıslah talebinde bulunmuştur. DELİLLER : Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. İnşaat Mühendisi bilirkişi ..., Mimar bilirkişi ...ile Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 22.08.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"..... Davacı incelenen 2021 yılına ait kendi ticari defter kayıtlarında ve cari hesap ekstresi dökümünde, davalı yanın davacı yana 30.09.2021 tarihi itibariyle 121.353,37 TL borçlu olduğu görülmüştür. Davalı yanın incelenen 2022 yılına ait kendi ticari defter kayıtlarında ve muavin defter dökümünde, davacı yanın davalı yandan 01.09.2022 tarihi itibariyle 121.353,37 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Özetle .... İcra Dairesi'nin 2022/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haksız olabileceği tahmin edilmektedir. Bu durumda 121.353,37 (-) 121.353,37 0,00 TL taraflar arasında fark çıkmaktadır. Buna göre davalı yanın davacı yana 121.353,37 TL borçlu olduğu, kanaatine varılmış olup icra inkar tazminatı konusunda hukuken yetkinin sayın mahkemede olabileceğini saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. İnşaat mühendisi bilirkişi ..., mimar bilirkişi ... ile bilirkişi ... Tarafından hazırlanan 17/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; heyetimizce Davacının 16.09.2022 tarihli dilekçesinde beyan ettiği haliyle 09.02.2021 tarihinde Davalı şirket ile imzaladıkları sözleşme kapsamında sözleşmeye göre alacakları olan 196.668,24 TL alacaklarından 100.000 TL'sini tahsil etmelerine karşılık toplamda sözleşme alacağı ile birlikte 121.353,37 TL alacaklarının olduğu iddiasıyla açılan tazminat davası kapsamında yapılan incelemeler ve değerlendirmeler bağlamında; 9.2.2021 tarihli sözleşme eki cephe projesi ile 31.05.2025 tarihinde yerinde yapılan incelemeye göre yapılan tespitte görülen cephe imalatının tüm tasarımı, seramik yerleşim düzeni, davaya konu toplam seramik yüzölçümü ve pencere araları imalat ölçüsü detayları bakımından farklı olduğu, 9.2.2021 tarihli sözleşmede toplam 550 metre kare olarak hesaplanan seramik yüzey ölçüsünün 31.05.2025 tarihinde yerinde yapılan ölçümde 945 firesi de dahil 435 metre kare olarak hesaplandığı ve yapılan hesaplamanın Davalı ile bina sahibi ... Alüminyum arasında imzalanan iş teslim mutabakat belgesindeki toplam seramik yüzölçümü hesabı ile uyumlu olduğu, Davacının alacağı ile ilgili yapılan değerlendirmeye göre; Sözleşme bedeli bakımından; sözleşme kapsamındaki 166.668,00TL * KDV>196.668,24 TL alacaklı olduğu ve toplam 100.000 TL tahsilat yapmış olması sebebiyle 196.668,24 TL-100.000 TLz96.668,24 TL alacağının yerinde olduğu, Su yalıtımı ile ilgili ek malzeme kullanımı bakımından; 7.6.2021 tarihli söz konusu ... bariyer konulu 18.450 TL*KDV- 21.771 TL teklif hazırlandığından bahisle KDV dahil 21.771 TL alacağının yerinde olduğu, Ek seramik işleri bakımından; yapılan iş için 550 metre kare üzerinden sözleşme imzalanan yerde toplamda yaklaşık 435 metre kare imalat yapılmış olması sebebiyle yapılan işin sözleşmedeki metrekareye göre daha az olması sebebiyle heyetimizce ek seramik ücret talebinin yerinde olmadığı, Ek seramik işleri bakımından; yapılan iş için 550 metre kare üzerinden sözleşme ve sonuç itibariyle Davacının Davalıdan 96.668,24 TL*21.771 TL + 118.439,24 TL alacağının yerinde olduğu, Davalının Davacının yaptığı ayıplı işleri düzeltmesi için 3. Firma ile anlaştığı ve bu anlaşma kapsamında Davacının ayıba karşı tekeffül sebebiyle sorumluluğu açısından şartlarının sektörel değerlendirme/teknik açıdan gerçekleşti davalının maddi zarara uğradığı, Sayın Mahkemece ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun şartlarının somut olayda gerçekleştiğine ve bakiye alacağının ifasını talep eden davacıya karşı davalının ödemezlik defini ileri sürebileceğine kanaat getirmesi ihtimalinde, davacının karşı taraf borcunu ifa etmedikçe veya ifasını teklif edinceye kadar bakiye sözleşme bedelinin ifasını talep edemeyeceği ve ödemezlik defi sebebiyle davalının borçlu temerrüde düştüğünden de söz edilemeyeceği; Sayın Mahkemece ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun şartlarının somut olayda gerçekleşmediğine ve/veya davalının ödemezlik defini ileri süremeyeceğine kanaat getirmesi ihtimalinde ise, yukarıda da belirtildiği üzere davacının sözleşmeden doğan bakiye borcun ifasını, borçlu temerrüdü şartları da gerçekleştiğinden temerrüt faiziyle birlikte davalıdan talep edebileceği, görüş ve kanaatlerine varılmıştır...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. Bilirkişi ..., bilirkişi..., ile bilirkişi ... Tarafından hazırlanan 20.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Yapılabildiği şekilde keşif ve dosya içeriğinde olmayan, proje, ataşman, hak ediş, eksik tespiti, eksik işlere ait faturalar vs vb evrakların olmaması nedeniyle teknik üyelerimiz tarafından bu konuda somut miktar çıkarmak mümkün olamamaktadır. heyetimizin Mali üyesi tarafından Kök raporda çıkarılmış olan sonuç dışında farklı bir beyan vermemiz de mümkün olmamaktadır. Tarafımızca tanzim edilen rapor HMK 282 maddesi “Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.” hükmüne istinaden Sayın Mahkeme Hâkim” inin takdirlerine arz olunur... Şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Mahkememiz 13/11/2024 celse tarihi duruşmasında ; Davacı tanığı ... beyanında özetle: " "Dava konusu olaya ilişkin işin yapıldığı dönemde ben davacı şirkette muhasebe müdürü olarak görev yapmaktaydım, benim bu olayda sadece muhasebe kısmına ilişkin bilgim vardır, o da evraklara dayanmaktadır, biz davacı şirkette sistem şöyle işler, dava konusu işe ilişkin iş veren ile görüşülür, taraflar mutabık kaldıktan sonra hakediş raporu düzenlenir ve buna ilişkin faturalar kesilir, davacı yanca sözleşme gereği işler yapılmış olup ayrıca sözleşme haricinde dış cephede kullanılacak seramik kaplamaya ilişkin işte yapıldı, hatta seramiklerin bir kısmı fazla gelmesine rağmen bunları iade etmeyeceğini kullanacağını söyledi ve buna ilişkin fatura düzenledi, ayrıca sözleşme dışı bir iş daha yapıldı, Tayvek uygulama diye teknik bir terim bu da şu şekilde oldu, davalı yan bizden talepte bulundu, teklif sunuldu, anlaşılması üzerine aynı dönemde iş bitmeden bu işte teslim edilip faturalandı ve gönderildi, mahkemece bana sorulan işlerin ayıplı yapılıp yapılmadığına ilişkin benim bilgim şöyledir, davacı tarafça ayıplı bir iş yapılmamıştır çünkü davalı yan buna ilişkin ne bir iade faturası düzenlemiş, ne de talepte bulunmuştur, hatta ödemeler için telefon görüşmesi yapıldığında da bu hususlar tarafıma bildirilmemiştir.''... Şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememiz 13/11/2024 celse tarihi duruşmasında ; Davacı tanığı ... beyanında özetle: " "Ben dava konusu uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte davacı şirkette dış cephe kaplama işinde usta başı olarak görev yapmaktaydım, davalı yana teslim edilen işi ben ve ekibim yaptık, biz orada sadece dış cephe kaplama işini yaptık, bitirdik ve teslim ettik, benim ve ekibimin yaptığı iş aşama aşama tamamlanarak tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildi, sonrasında burada ayıp olduğuna dair tarafıma bildirim yapılmadı, biz tekrar tamir için her hangi bir suretle davalı şirkete gitmedik ''... Şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememiz 25/12/2024 celse tarihi duruşmasında ; Davalı tanığı ... beyanında özetle:"Ben, davaya konu uyuşmazlığın yaşandığı binada bir kısım alüminyum doğrama işlerini ve seramik cephe işlerinden eksik izolasyon işlerini yaptım, bu sebeple davaya konu uyuşmazlıktan haberdarım, davalının davacının yaptığı işte eksiklikler olduğu için işleri tamamlattığı firma benim firmam olur, ben mühendis değilim ancak bu konularda uygulamacı olarak çalışıyorum, bu sebeple bizzat ben eksik yapılan işleri gördüm, biz alana gittiğimizde davacı tarafından yapılan bir seramik cephe kaplama işi olduğunu gördük, ancak yapılan işte eksikler ve ayıplar vardı, davacı ile davalı arasında işin yapımına dair çizilen proje ile işin uygulaması arasında farklılıklar vardı, söz konusu uygulama projeye uygun değildi, örneğin projede çizilen seramik ölçüleri ile yapılan seramik ölçüleri birbirini tutmuyordu, yine kaplamaya ilişkin yapılan izolasyon hatalı idi ve su alıyordu, ben bizzat su aldığını gördüm, ayrıca uygulanması gereken metraj ile yapılan metraj da birbirini tutmuyordu, benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir.''... Şeklinde beyanda bulunmuşlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminin tahsili istemi ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz dava konusu, .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyanın incelemesinde, davacı ... Şirketi Davalı ... aleyhine 12/08/2022 Tarihinde 121.353,37 TL cari hesap, 1.204,39 TL asıl alacak olmak üzere toplam 122.557,76 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlık ; taraflar arasındaki imzalanan 09/02/2021 tarihli seramik cephe kaplama uygulama sözleşmesi uyarınca davacının üstlendiği dış cephe seramik kaplama edimlerini yerine getirip getirmediği, davalıdan alacaklı olup olmadığı, işin eksik ve ayıplı olup olmadığı, eksik ve ayıplar nedeniyle işin 3. kişiye yaptırılıp yaptırılmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davalının ayıba dayalı olarak TBK 97. ödemezlik def'i ileri sürüp süremeyeceği sonuç olarak davacı yüklenicinin .... İcra Dairesi'nin 2022/... esas sayılı takip dosyası ile başlattığı icra takibine vaki itirazın iptal edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında tarafların iddia ve savunmaları ile dosya üzerinde işin yapıldığı yerde yapılan yerinde inceleme ve mahkememizce dinlenen tanık beyanlarının incelenmesi sureti ile teknik ve borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama bilirkişilerinin hazırladığı ve hükme esas alınan 17/06/2025 tarihli ikinci heyetin kök raporunda özetle; davacının yaptığı iş bedelinin belirlendiği, ek seramik bedeli talep edemeyeceğinin anlaşıldığı, davacının ayıplı işlerinin olduğu bunların dava dışı 3. firmaya yaptırıldığı ancak davalının ödemezlik def'ini ileri sürebilmesi için ayıba karşı tekeffül koşullarının oluştuğunun belirlenmesi gerektiği hususlarında tespitler yapılmıştır. Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişki her iki tarafın da kabulünde olup sözleşme konusu dış cephe seramik cephe kaplama işinin yapımının davacı yanca üstlenildiği davalının ediminin ise iş bedelinin ödenmesi olduğu bu haliyle dava konusu uyuşmazlığın TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffülden dolayı sorumluluğunun doğması için şu şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir: Ayıplı bir eserin teslim edilmiş olması, eserde ayıbın bulunması, ayıbın iş sahibine yüklenmemesi, eserin kabul edilmemiş olması, işveren tarafından gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi halinde iş sahibinin eseri kabul ettiği anlamı çıkar ve artık yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğuna başvurulamaz. Ancak iş sahibi eseri kabul etmiş olsa da ayıp kasten gizlenmişse veya gizli ayıp söz konusu ise yüklenici sorumluluktan kurtulamaz (TBK m.477/1). Borçlar Kanunumuzda muayene ve ihbar külfetleri bakımından bir süre düzenlenmemiş olup, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz muayene edip açık ayıpları uygun bir sürede yükleniciye bildirmelidir. TBK m.477/f.3 uyarınca gizli ayıpların ise gecikmeksizin bildirilmesi gerekmektedir. İş sahibi bu bildirimi en geç teslimden başlayarak iki yıl içinde (TBK m.478) yapmalıdır. Bkz. Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2020, s.376). Ayıp sebebiyle iş sahibi, meydana gelen eser kullanılmayacak veya hakkaniyete göre kabulü beklenemeyecek derecede ayıplı olursa sözleşmeden dönebilir (TBK m.475/I, b.1). Bu seçimlik hakkı kullanmak yerine İş sahibi bedelden indirim (TBK m.475/b.1, b.2) veya eserin ayıp oranında giderilmesi (TBK m.475/1, b.3) ve/veya tazminat (TBK m.475/f.2) talep edebilir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında 09/02/2021 tarihli seramik cephe kaplama uygulama sözleşmesinin imzalandığı sabittir. Sözleşmeye göre dış cephe seramik cephe kaplama işinin yapımının davacı yanca üstlenmiş, davalı ise iş bedelinin ödenmesini taahhüt etmiştir. Davalı cevap dilekçesini ıslah etmiştir. Yargılamada mahkememizce tanıklar dinlenmiş, raporlar alınmıştır.Davacı yan ıslah sonrası tanık dinlenilmesine muvafakat etmemiş olup ıslahla tanık delili ileri sürülemese de davalı ilk cevap dilekçesinde de eksik ve hatalı işler olduğunu ileri sürmüş ve tanık deliline dayandığını belirtmiştir bu sebeple de mahkememizce davalı tanıkları da dinlenmiştir. (Emsal İlam : ... Bam 17 Hukuk Dairesi 2020/1389 E 2024/516 K ) Alınan 17/06/2025 tarihli raporda teknik incelemede yapılan ölçümde davacının 435,82 metrekare işi yaptığı sözleşme ile arasında çok az bir fark olduğu, yapılan işin sözleşme ile uyumlu olduğu ancak yalıtımın ayıplı olup olmadığına ilişkin tespit için dış cephenin sökülmesi gerektiği fiilen bu mümkün olmadığından buna ilişkin fiili tespitin yapılmadığı belirlenmiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı Barış beyanında "davacının yaptığı eksik ve ayıplı iş nedeniyle dava dışı 3. Firma olarak işler yaptıklarını, ilk firmanın uygulamalarında ayıplar olduğunu "beyan etmiştir. Dosyaya sunulan imalat videoları, davalı tanığı beyanı, davalı yanca davacı ile yapımı kararlaştırılan sözleşme konusu işlere ilişkin aynı işlerin 3. firmaya yaptırılması bütün olarak değerlendirildiğinde; 17/06/2025 tarihli hükme ve denetime elverişli raporda da belirtildiği üzere davacının yaptığı imalatta pencere arası seramik ölçülerinin hatalı kesildiğinin ve davacı yanın ediminin ayıplı olduğunun kabulü gerekmiştir ancak tüm bunlar karşısında davalı yanın ıslah ettiği cevap dilekçesi ile ayıba karşı tekeffül kapsamında TBK 97.maddesi uyarınca ödememezlik def'ine dayanabilmesi için ayıbın davacıya ihbar edilmiş olması gerekmektedir. Mahkememizce bu hususunun açıklığa kavuşturulması için davalı yana davacıya ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığına ilişkin açıklama yapmak üzere 26/11/2025 tarihli celsede "Dosya kapsamı incelendiğinde davalının dava dışı .....Şirketi ile 10/10/2021 tarihinde sözleşme imzaladığı, davacıya ayıbı içeren mesajları ise 11/10/2021 tarihinde gönderdiği ve ayıba ilişkin seçimlik haklarını kullandığına dair herhangi bir belgenin dosyaya yansımadığı görülmekle davalıya dava dışı ..... Şirketi ile 10/10/2021 tarihinde sözleşme imzalanmadan önce davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna ve ayıba ilişkin seçimlik haklarını kullandığına dair ilgili delillerini sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine, (ihtarat yapıldı)" şeklinde süre verilmiş olup davalı yan 10/12/2025 tarihli beyanında "Her ne kadar bizden davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna ve ayıba ilişkin seçimlik haklarını kullandığına dair ilgili delilleri sunmamız istenmişse de bu delilleri sunmamız mümkün değildir. Çünkü, 30/09/2021 tarihinde müvekkil şirkete fatura kesilmiş ve ödeme yapılması talep edilmiştir. Fakat müvekkil şirket yetkilisi ..., taş kesim ölçülerinin hatalı olduğunu tespit etmiş ve sözleşme gereği yapılan işlemlerde su yalıtımı için izolasyon güçlendirilmesine ihtiyaç duymuştur. İzolasyonu güçlendirmek adına ...'un faaliyet alanı olduğu için dava dışı şirket ile anlaşmak zorunda kalmıştır. Davacı şirketin sözleşmeye konu işlemi yapabilmesi için gerekli yeterliliğinin bulunmaması bir yana, taraflar arası akdedilen sözleşmede kendilerinin bu yönde de herhangi bir taahhüdü bulunmamaktadır. Sebep herhangi bir ayıplı mal ihbarında bulunulmasına tarafımızca gerek görülmemiştir. Taraflar arasında yapılan ticaretin artık sürdürülebilir olamayacağı kesinleşmiştir. Kaldı ki söz konusu yalıtım işleri, teknik olarak ... firmasının uygulama alanı içerisinde değildir. Bu uygulamayı ... firmasından ayıba ilişkin seçimlik hak olarak talep edemeyişimiz bu husustan gelmektedir." şeklinde beyanda bulunmuş ve ayıp ihbarında bulunmadığını ikrar etmiştir. Yine davalı yam davacı tanığı ...'e ayıpları söylediklerini belirmişse de tanık ...'in mahkeme huzurunda alınan beyanında " iş tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildi, sonrasında burada ayıp olduğuna dair tarafıma bildirim yapılmadı, tamir için davalı şirkete gitmedik" şeklinde belirtmiş olup kendisine ayıp ihbarı yapıldığını kabul etmemiştir. Tanık beyanı, dava dışı firmaya yaptırılan işin sözleşme tarihi ve davalının 10/12/2025 tarihli beyan dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere davalı iş sahibi ayıbı anladığı andan itibaren makul bir sürede davacıya ayıp ihbarında bulunmamıştır dolayısıyla davalının ödemezlik def'i i ileri sürme koşulları oluşmadığının kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle davalı savunmalarına itibar edilmemiş, davacının davasının teknik bilirkişilerce belirlenen bakiye sözleşme bedeli 96.668,24 TL + ek malzeme bedeli 21.771 TL olmak üzere toplam KDV dahil 118.439,24 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, ispatlanamayan ek seramik ücreti bedelinin reddi gerekmiştir. Faiz ve temerrüt yönünden yapılan değerlendirmede; davacının işlemiş faiz talebinin TTK 1530. maddesine dayandığı ancak bu maddenin tedarik sözleşmelerinde uygulandığı ve itirazın iptali davalarının da takipteki sebeplerle sıkı sıkıya bağlı olduğu nazara alınarak taleple bağlılık ilkesi gereği koşulları oluşmayan işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiştir. Mahkememizce hükmün icra dosyasının takip numarasında sehven rakam hatası yapıldığı ve davacı yanca da bu konunun tashih ile düzeltilmesi talepe dildiği görülmekle basit rakam hatası oluğu anlaşılan bu durum tashih toluyla giderilmiş ve hükmün 2. Fıkrasının HMK 304. maddesi gereğince "2-.... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 118.439,24 TL asıl alacak yönünden iptaline, " şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile; .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 118.439,24 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin taleple bağlılık ilkesi gereği asıl alacağa yıllık %15,75 i geçmeyecek şekilde ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması sureti ile diğer koşullar altında aynen devamına, alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; 2-.... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 118.439,24 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin taleple bağlılık ilkesi gereği asıl alacağa yıllık %15,75 i geçmeyecek şekilde ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması sureti ile diğer koşullar altında aynen devamına, 3-Alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden 8.090,58 TL ilam harcından peşin alınan 1.517,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.573,32 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.517,26 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.597,96 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 4.118,52-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 43.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.766,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 45.266,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 43.744,85-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan; 34 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1,14 -TL lik kısmanın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.507,57 TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 52,43 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin ve şirket temsilcisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA