İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/563 E. 2025/311 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/563
- Karar No
- 2025/311
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/563 Esas KARAR NO:2025/311
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/08/2022 KARAR TARİHİ:17/04/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Müvekkili Şirket ile davalı şirket sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olup, müvekkili şirketin uzun yıllar davalı firmadan aldığı Medikal ürünlerin ticaretini yaptığını, İki firma arasında cari hesaba dayalı ticaretin söz konusu olduğunu, cari hesaba göre müvekkili şirket davalı şirketten ürün almakta ve bu ürünlerin ödemesini peyder pey yapmakta olduğunu, Davalı şirkete ve müvekkili şirkete ait ticari defter kayıtları ile cari hesap ekstraları incelendiğinde görüleceği üzere; müvekkili şirketin 29/12/2016 tarihinde davalı firmaya 2.770.914,96 TL borçlu iken davalı şirkete 31/12/2016 tarihli ... Bankası ... ... Şubesi 3.185.701, 03 TL bedelli çekin verildiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı firmaya açık hesap ekstresinin teminatı olmak üzere verildiğini, Müvekkili tarafından cari hesaba ve satın alınması düşünülen ürünlerin teminatı olmak üzere verilen teminat çekine ilişkin olarak, davalı tarafından 06/01/2017 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararının 11/01/2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğü 2017/... E. Sayılı dosyasında takibe konulduğunu ve asıl takibe geçildiğini, Ancak, davalı taraf müvekkilinin 2.770.914,96 TL borcu varken, davalı cari hesaba göre 414.786,07 TL fazla olan bedeli alacaklı olmamasına karşın icra takibine konu ederek 3.185.701,03 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, çekin davalı tarafından icra takibine konulduktan sonra, müvekkilinin 29/12/2016 tarihi itibariyle 2.770.914,96 TL olan borcu takip sonrasında ödenen ve tahsil edilen bedellerin cari hesaptan düşülmesi neticesinde müvekkilinin 1.267.511,48-TL borcunun kaldığını, davalıya teminat olarak verilen çekin ibraz tarihinden sonra davalı tarafça icra dosyasında bazı tahsilatların yapıldığını, yine müvekkili şirket tarafından haricen ödemeler yapıldığını, ancak, davalı tarafından haricen yapılan tahsilatlar icra dosyasına bildirilmediğini ve dosya hesabından mahsup edilmediğini, ancak, icra dosyasının, ticari defterler ve cari hesap ekstresi incelendiğinde müvekkilinin borcunun 1.267.511,48 TL olduğunun görüleceğini, Müvekkilinin davalı tarafa 1.267.511,48 TL dışında borcunun bulunmadığını, ancak, davalı tarafından yapılan icra takibi kapak hesabının yaklaşık 4.000,000 TL olduğunun, müvekkilinin borcundan çok daha fazlasının icra takip dosyasında müvekkilden talep edildiğinin görüldüğünü, Müvekkili tarafından davalıya haricen ödenen bedeller ile icra dosyasında davalı tarafından tahsil edilen bedellerin tespit edilerek, müvekkilinin cari hesabından düşülmesi ve müvekkilinin borçlu olduğu bedelin tespit edilmesinin gerektiğini beyanla; Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü 2017/... E. Sayılı dosyasında müvekkilinin takip tarihi itibarı ile borçlu olmadığı bedeller ile takibin devamında icra dosyasına ödenen ve davalı tarafından haricen tahsil edilen bedellerin tespiti ile ödenen bedeller yönünden müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, Kötüniyetle hareket ederek müvekkilleri borç miktarından daha fazla bir bedele ilişkin haciz tehdidi altında bırakan, ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davacılar tarafından müvekkili aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı ödeme yapmışsa eğer bu ödemeleri belgeleyerek İcra Müdürlüğüne bildirmesi halinde, bu ödemenin dosyanın infazında dikkate alınmasını ve dosya borcuna mahsup edilmesini sağlayabileceğini, bunun için menfi tespit davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, Davacıların dava dilekçesi içeriğinde netice ve talep kısmında taleplerinin ne olduğunun açıklamaya muhtaç olduğunu, takip tarihindeki borca itirazları ve sonrasında yapılan kısmi ödemeler ile ilgili iddiaları muğlak olduğunu, davacının ne takipten önce ne de takip sırasında borcunun olmadığı iddiasının olmadığını, aksine borcu kabul ettiklerini, takipten sonra yapılan ödemeler ile borcun bittiği de iddia edilmediğini, kısmi ödemeler olduğu iddia edilmiş ancak borcun itfa, ifa edildiği iddiası bulunmadığını, dosya borcu devam ettiğinden menfi tespit davasına konu edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Açılan davanın niteliği gereği kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının 10.000,00TL kısım için dava açması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların müvekkiline olan borçları sebebiyle ....İcra Müdürlüğü 2017/... E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davacı şirket ... takibe konu çekte keşideci, diğer davacı ise avalist olduğunu, İcra takibinin kesinleştiğini, davacılar tarafından işbu çeke ve borca hiçbir itiraz ileri sürülmediğini, imza inkarının söz konusu olmadığını, davacının takip tarihinde müvekkili şirkete takibe konu çek bedeli olan 3.185.701,03TL miktarında borçlu olduğunu, davacının afaki ve muğlak beyanlarından anlaşılacağı kadarı ile takip tarihindeki alacağının 414.786,07TL kısmına itiraz ettiğini, davacının bu iddialarının gerçek dışı olduğunu, icra takibinde B.K. madde 100 kuralları ile icra iflas kuralları uygulanacağında şüphe olmadığını, takip talebinde belirtilen alacak miktarı kesinleştikten sonra eklenecek faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti dosya hesabına eklenerek güncel borç miktarı ortaya konulacağını, İcra dosyasının hesabının nasıl yapılacağının belli olduğunu, İcra takip talebinde çek miktarı 3.185.701,03TL, karşılıksız Çek Tazminatı 318.570,10TL, Komisyon 9.557,10TL, İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti 400,00TL, Takip Öncesi Faiz 7.658,77TL tutarları eklenmiş ve toplam 3.521.887,00TL takipte kesinleşen miktarın ortaya çıktığını, buna ayrıca takip sonrasında işleyen icra harçları ve masrafları, vekalet ücreti ve takip sonrasında işleyecek faizle icra dairesi tarafından hesaplanacağını, Davacının 1.267.511,48TL miktarı nasıl ve nereden bulduğunu da belirsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir ödeme varsa dahi takip tarihinden sonraki ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınacağı ve takipten sonraki ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınacağı ve takipten sonraki ödemelerin B.K. 100 gereği öncelikle takibin ferilerine mahsup edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, davacılar borca karşılık ödeme yaptıklarını iddia ettiklerini ancak yaptıkları ödemeler ile ilgili hiçbir açıklama yapmadıklarını, davacı tarafça müvekkili şirkete olan borcu nedeniyle çek verilmiş olup, çekin teminat olarak verilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece tensip zaptının 1 nolu ara kararında dava değerinin 500.000,00TL’yi geçmediği bu sebeple basit yargılama usulüne göre yürütülmesine karar verilmiş ise de bu husus dava dilekçesindeki unsurlardaki hatalardan kaynaklandığını, Dava değeri 2.000.000,00TL’nin üzerinde olduğunu, zira takipte kesinleşen miktar 3.521.887,00TL’ olduğunu, davacının kabul ettiği kısmı nazara aldığımızda dava değerinin ne kadar olduğunun ortaya çıkacağını, ancak yine davacıya bu hususu açıklaması ve eksik harcı yatırması için süre verilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirketin asıl alacak üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep edildiğini, davacının bu talebinin hukuki dayanaktan yoksun olup bu nedenle talebin reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK 72 md gereğince menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ".... İcra Müdürlüğü’nün 2017/... esas numaralı dosyasında davalıya 2.254.375,52-TL borçlu olmadığının Tespiti, ile takibin iptali, borçlu olunmayan bedel üzerinden % 20’ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı talebi " olarak tespit edilmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız içine alınmış, incelenmesinde; davalı alacaklı ... Laboratuarları İthalat İhracat Ve Ticaret Limited Şirketinin, davacı borçlular ... ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi hakkında 3.185.701,03-TL çek, 318.570,10-TL karşılıksız çek tazminatı, 9.557,10-TL komisyon, 400-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 7.658,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.521.887,01-TL alacak için 13/01/2017 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığı belirlenmiştir. Dava dosyasında davacının bildirdiği deliller toplanmıştır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusunda dosya kapsamı belgelerin değerlendirilmesi ile tarafların istem ve talepleri konusunda 24/10/2023 ve 08/07/2024 tarihli SMM raporları ile, 31/10/2024 ve 16/02/2025 tarihli icra bilirkişisi kök ve ek raporu alınmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; Davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti.’ nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2016, 2017, 2018, yıllarına ilişkin ticari defterleri olan yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin ve bu yıllara ait yevmiye kapanışlarının noter vasıtası ile tasdiklerinin yapıldığı, davacı firma 2017 yılında tasfiyeye girdiği tasfiye dönemi için tasfiye şirketine 2017 yılına ait defter tasdiklerini sunmadığı, 2018 yılına ait yazılı defterlerin sunulmadığı, 2019 yılına ait defterlerin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı bu yıla ait yevmiye defterinin kapanışının yapılmadığı, 2020 yılına ait defterlerden yevmiye defterinin açılış ve kapanışının süresi içinde yapıldığı, Defteri kebir ve envanter defterlerine ait tasdiklerin yapılmadığı, 2016 yılına ait defterlerin kendi lehlerine delil niteliği taşıdığı, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılına ait defterlerin kendi lehine delil niteliği taşımadığı, Davacının defter İncelemesi: Davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti.’ nin kayıtlarında, davacının 31.12.2015 yılından 01.01.2016 devreden bakiyenin 1.106.382,69 TL borçlu olduğu, 31.12.2016 yılında davacının 489.153,01 TL alacaklı olduğu , 2016 ve 2017 yılındaki 159 – Verilen sipariş avansları hesabındaki 10.283,96TL’lik değişimin neye dayandığının belirsiz olduğu, Davacı tarafın 19.02.2017 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye dönemi için defter tasdiklerini yaptırmadığı ve dava dosyasına 2017-2018 yılına ait yevmiye ve defteri kebir defterlerini mahkemeye sunmadığı, 2018 yılına ait envanter defterinin sunulduğu envanter defterinde borçlu ve alacaklı olduğu firmalara ait dökümler yapılmadığındam 2018 yılındaki borç alacak ilişkisinin incelemediği, 2019 yılı ticari ilişki neticesinde 31.12.2019 yılında davacının davalıdan 499.436,97 TL alacaklı olduğu, yevmiye ve defteri kebirde görüldüğü Davacı ve davalı arasında 2020 yılında bir ticari ilişki olmadığı 31.12.2019 devreden bakiye nedeniyle 31.12.2020 tarihinde 499.436,97 TL davacı alacağı bulunduğu görülmüştür. Davalı ... İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti.’ nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait GIB onaylı beratlarının süresinde yüklendiği, fiziken tutulan envanter defterinin süresinde tasdik edildiği görülmüş, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait e-defter kayıtlarının kendi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalının defter beratlarını ve cari hesap ekstresini sunduğu, cari hesap ekstresine bakıldığında, 29/12/2016 tarihi itibariyle tespit edilen 3.096.270,43 TL bakiye borçtan 12/01/2017 tarihinde iki defada ödenen 250.000,00 TL ile 150.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL'nin mahsup edilmesi sonucunda borçlunun bakiye borcunun 2.696.770,43 TL olarak yer aldığı Takip konusu olan çekin teminat senedi olmadığı, cari hesap ekstresinde ve defterlerde davacının 2.696.243,70 TL borcu olduğu bu borca karşılık verildiği, yapılan alışverişin karşılığı olduğu, zira davacı borcunun 1.267,511,48 TL borcu olduğunu ikrar ettiği,Davalı cari hesap eksresine göre, davalı icra takibine 2.696.243,70 TL yerine çek bedeli olan 3.185.701,03 TL olarak 3.185.701,03-2.696.243,70= 489.457,33 TL fazla takipte bulunduğu, davalı 2.696.243,70 TL icra takibine geçmiş olsa idi sonuçta alacak bakiyesinin değişmeyeceği, icra takibinden sonra davacıdan yapmış olduğu tahsilatları davacının hesabına alacak kaydederek 31.12.2020 tarihinden davacıdan 1.267.511,48 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir..(SMM ... ... ın 08/07/2024 tarihli raporuna göre) Davalı vekili, icra dosyasından alacaklının vekili olarak kendisine ödenen paraların yine kendisi tarafından müvekkilinin hesabına gönderilen bir kısım paraların borçlunun borç ödemesi şeklinde değerlendirildiğini, buna ilişkin olarak icra dosyasına ait reddiyat makbuzları ile tahsil edilen paralardan çoğunun kendisine ait hesaptan davalı müvekkilinin hesabına gönderdiğine ilişkin dekont örneklerine sunarak ve dilekçesinde bu ödemeleri tek tek göstererek toplam 121.383,00 TL miktarındaki ödemenin ödemeler listesinden çıkarılmasını talep etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu reddiyat makbuzları karşılığı kendisine ait hesaba icra müdürlüğü tarafından yapılan ödemelerin çoğunun Av. ... hesabından davalı ... ... Tic. Ltd.Şti.hesabına gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. O nedenle, söz konusu ödemelerin ödemeler listesinden çıkarılması gerektiğine kanaat getirilmiştir. Bununla birlikte davalı vekilinin 29/11/2024 tarihinde dilekçesi ekinde mahkemeniz dosyasına sunmuş olduğu reddiyat makbuzlarının UYAP'da kayıtlı reddiyat makbuzları ile karşılaştırılmasında makbuzların birbiri ile uyumlu olduğu görülmüş, icra dosyasına tahsil edilen borç ödemeleri ile üçüncü şahıslardan haciz yolu ile dosyaya tahsil edilen ödemelerin ödemeler listesine geçirilen tahsilatlarla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili, takip talebinde takip tarihinden itibaren işleyecek faizin değişen oranlarda ticari avans faizi şeklinde taleplerinin olduğunu, aksine sabit olarak yıllık %9,75 oranında faiz taleplerinin olmadığını iddia etmiş olduğunda, bu iddia üzerine takibin yapıldığı ....İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyandaki takip talebi yeniden incelendiğinde, alacaklı tarafın takip tarihinden sonraki dönem için "...ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ((31.12.2016 vade tarihli Çek için (YILLIK %9,75) (TİCARİ). (06.01.2017 vade tarihli ihtiyati HACİZ Vekalet Ücreti için (YILLIK %9) (YASAL), değişen oranlarda) faizi ile tahsili talebidir...) şeklindeki talebin bir kaç parantez içerisinde belirtilmiş olması, değişen oranlardaki faizin sadece yıllık %9 yasal faizi ile tahsili talep edilen ihtiyati haciz vekalet ücreti yönünden olmadığı, ihtiyati haciz vekalet ücreti için talep edilen yıllık %9 yasal faiz isteminden sonra parantezin kapatılıp, parantezden sonra virgül (,) konulduktan sonra "...değişen oranlarda) şeklinde talepte bulunulmuş olması karşısında takip tarihi itibariyle yıllık %9,75 olarak uygulanan avans faiz oranının sonraki dönemlerde değişen oranlarda uygulanmasını da kapsadığı, sadece yasal faizin değişen oranlarda talep edilmediği şeklinde olduğu anlaşılmış olduğundan, takip tarihinden sonraki dönemde asıl alacağa işleyecek faizin de değişen oranlarda "avans" faizi" oranları üzerinden hesaplanması gerektiğine kanaat getirilmiştir. Bu nedenlerden dolayı, takip tarihi olan 13/01/2017 ila işbu davanın açıldığı 11/08/2022 tarihleri arasında uygulanan avans faiz oranlarının 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 2/2.maddesi gereğince, uygulama tarihlerine göre yapılan tespiti sonucunda; avans faizinin 01/01/2017-01/07/2018 tarihleri arasında yıllık %9,75; 01/07/2018-01/01/2020 tarihleri arasında yıllık %19,50; 01/01/2020-01/01/2021 tarihleri arasında yıllık %13,75; 01/01/2021-01/01/2022 tarihleri arasında yıllık %16,75; 01/01/2022-01/01/2023 tarihleri arasında yıllık %15,75 olarak uygulandığı Davalı tarafın, icra tahsil harcının %9,55 oranında hesaplanması gerektiğine ilişkin iddiası değerlendirilerek; takip tarihinden sonraki harici ödemeleri 1.479.555,84 TL olarak tespit etmiş olmasından dolayı haczin uygulanmasından sonra alınması gereken %9,10 oranındaki harcın yarısı olan (haricen ödenenler dosyaya tahsil edilmediği ve icra müdürlüğü tarafından alacaklıya ödenmediği için) %4,55 oranı üzerinden harç hesaplanmış olmasında hatalı bir durum görülmemiştir. Davalı tarafın iddia ettiği gibi, haricen ve icra dosyasına tahsil edilen tüm tahsilatlara icra tahsil harcının %9,55 oranında (kaldı ki, Harçlar Kanunu'na bağlı Tarife'de %9,55 oranında bir harç da yoktur) hesaplanması mümkün değildir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı Tarife'ye göre, hacizden sonra (yani, haczin uygulanmasından sonra) icra dosyasına tahsil olunan paralardan %9,10 oranında harç alınmakta ancak, alacağın bir kısmında vazgeçmesi veya feragat edilmesi (harici tahsil beyanı da vazgeçme olarak değerlendirilmektedir) halinde, icra dosyasına tahsil edilip de alacaklıya ödenen paralar üzerinden kesilmesi gereken %9,10 oranında icra tahsil harcı, bu defa Harçlar Kanunu'nun 23.maddesi gereğince (Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır) yarı oranına düşmüş olduğundan dolayı, iade fatura, havale, çek şeklindeki ödemeler icra dosyasına tahsil edilmiş para olmadığından, bu kısma ait %9,10 olan tahsil harcının yarısı olan %4,55 oranı üzerinden harç hesaplanmış; takip konusu alacağın geri kalan kısmı ise pekala %9,10 oranında tahsil harcına tabi kılınmıştır. Kök rapordaki ödemeler listesine göre, yapılan ödemelerin haricen veya icra dosyasına yapılıp yapılmadıkları durumlarına göre icra tahsil harcı, bir kısım alacak yönünden %4,55, bir kısım alacak yönünden ise %9,10 oranında harca tabi tutulmuştur. Bu düşünce ile harcın hesaplanmış olmasında hatalı bir durum görülmemiştir. SMM bilirkişi ... tarafından takip tarihi itibariyle tespit edilen 2.696.243,70 TL borç esas alınmak ve TBK'nun 100.maddesi de dikkate alınmak suretiyle işbu davanın açıldığı 11/08/2022 tarihi itibariyle bakiye dosya borcu ayrıntılı olarak hesaplanmış, Faiz hesaplaması sırasında bir yıl 365 gün olarak dikkate alınacağı gibi, ana paraya uygulanacak olan avans faiz oranları da değişen oranlar üzerinden uygulanmıştır, Takip; bir vekil (avukat) aracılığıyla yürütülmekte olduğundan, işbu davanın açıldığı 11/08/2022 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarife'sinin 3.Kısmına göre, nispi oranlar üzerinden alacaklı lehine (takiple kesinleşen alacak miktarı 2.696.243,70 TL esas alınarak) 112.357,39 TL icra vekalet ücreti hesaplanmıştır. Yargıtay içtihatlarına göre, icra vekalet ücreti de masraflardan sayıldığından (Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 29/02/2016 tarih ve 2016/587 E.-2016/3553 K. Sayılı bir kararında da ifade edildiği gibi) vekalet ücretleri de TBK'nun 100.maddesi gereğince kısmi ödemeden öncelikle mahsup edilecektir. İİK'nun 15.maddesinin 1.fıkrası gereğince, yükümlüsü borçlu olan icra tahsil harcı (1.358.172,84 TL x %4,55 = 61.796,86 TL) + (1.338.070,86 TL x %9,10)= 121.764,45 TL) = 183.561,31 TL olarak hesaplanmıştır. Peşin harç hariç (peşin harç, takibin sona ermesinde alınması gereken tahsil harcından mahsup edilmek suretiyle böylece alacaklıya iade edilmiş olduğundan masraflara dahil edilmemektedir) alacaklı tarafından takibin açıldığı tarih ile dosya borcunun hesaplandığı 11/08/2022 tarihi arasında yapılan masraflar (bir adet taşınmazın kıymet takdir masrafı dahil) 1.478,15 TL olarak hesaplanmıştır. Buna göre, TBK'nun 100.maddesi gereğince, ilk kısmı ödemeden öncelikle mahsup edilecek fer'i alacaklar (112.357,39 TL + 183.561,31 TL + 1.478,15 TL + 400,00 TL (İht. haciz vek. üc. ve masrafı)=) 297.796,85 TL olarak hesaplanmıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15/04/2013 tarih, 2013/1852 E.-2013/5670 K. Sayılı içtihadı gereğince faiz hesaplaması sırasında bir yıl 365 gün olarak dikkate alınacaktır. TBK'nun 100.maddesi de uygulanmak suretiyle dosya hesabı işbu davanın açıldığı 11/08/2022 tarihi itibariyle; kısmi ödemelerin TBK'nun 100.maddesi gereğince öncelikle işlemiş faiz, icra masrafları, masraflardan sayılan icra vekalet ücreti, ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafları ile icra tahsil harçlarına mahsup edilmek suretiyle yeniden yapılan hesaplaması sonucunda; davacı borçlunun takibin yapıldığı ....İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasına işbu davanın açıldığı 11/08/2022 tarihi itibariyle asıl alacaktan 1.837.133,03 TL, fer'i alacaklardan 1.270.931,15 TL olmak üzere toplam 3.108.064,18 TL miktarında bakiye borçlarının bulunduğu anlaşılmıştır. (İcra bilirkişisi ... 16/02/2025 tarihli raporuna göre) Mahkememizce davacı tarafın .... İcra Müdürlüğü’nün 2017/... esas numaralı dosyasında davalıya 2.254.375,52-TL borçlu olmadığının tespiti, borç bulunmadığından takibin iptali, borçlu olunmayan bedel üzerinden % 20’ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talepleri alınan bilirkişi raporları doğrultusunda ispat edilemediğinden reddedilmiştir. Davalı taraf hukuki yarar dava şartı itirazında bulunmuş ise de ; davacı tarafça yapılan ödemeler bulunduğundan, bu hususun değerlendirilmesi de yargılamayı gerektirdiğinden, davayı açmakta davacının hukuki yararı bulunduğu takdir olunmuş itiraz reddedilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1- Davalının hukuki yarar dava şartı itirazının reddine 2- Davacının .... İcra Müdürlüğü’nün 2017/... esas numaralı dosyasında davalıya 2.254.375,52-TL borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali, borçlu olunmayan bedel üzerinden % 20’ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi taleplerinin ispat edilemediğinden REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 615,40-TL den 38.499,10-TL nispi karar harcının mahsubu ile kalan 37.883,70-TL. harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 250.718,78-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalının yapmış olduğu 110-TL giderin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Davacı vekilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır