İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/38 E. 2025/988 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/38
Karar No
2025/988
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/38 KARAR NO : 2025/988

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2025 KARAR TARİHİ : 15/12/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket Mart 2024 - Ağustos 2024 tarihlerinde müvekkil şirketten silikonlu kağıt satın aldığını, satışı yapılan ürünler davalı şirkete irsaliyeli fatura ile teslim edildiğini, davalı şirket irsaliyeli faturaya dayanan borcunu halen ödemediğini, davalı şirketin borcunu ödememesi sebebiyle 12.08.2024 tarihinde --- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, borcun sabit olmasına rağmen davalı tarafından haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli bir şekilde borca itiraz edilmiş ve 26.08.2024 tarihinde takip durdurulduğunu, müvekkilin alacağının tahsili ve borçlu tarafın haksız ve mesnetsiz itirazının kaldırılması için arabulucuya başvurulduğunu a ancak anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.

DELİLLER: ---İcra Dairesi ----- İcra Dosyası, ------ Defterdarlığına yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve sair belgeler.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda silikonlu kağıt satışı yaptığı ancak davalı şirkete verilen hizmete karşılık davacı şirkete ödeme yapılmadığından davalı şirket hakkında ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takibi sonrasında davalı şirket tarafından alacaklı hesabına 100.000,00 TL haricen ödeme yapıldığı görülmüştür.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini inceleme günü incelemeye sunmaması nedeniyle taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı da tespit edilememiştir.28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değşiklik mahkememizce kurulan 14.04.2025 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamıştır.TBK'nın 100. maddesinde; "Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz," hükmü düzenlenmiştir. Davaya konu takip talebinde de kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz ve masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiştir.Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu'nun 09/10/2002 tarih ve ----- Karar sayılı kararı). Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.(Yargıtay ----- HD.nin ------Karar sayılı içtihadı)Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.046.100,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın icra takip tarihinden sonra 19.09.2024 tarihinde 100.000,00 TL harici ödeme yaptığı, TBK 100. Maddesi gereği yapılan ödemenin öncelikli olarak faiz ve masraflardan mahsubu neticesinde ödemenin yapıldığı 19.09.2024 tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan -İİK m. 15 gereği tahsil harcı dikkate alınmaksızın- 1.194.145,7 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davanın 1.046.100,00 TL harca esas değer üzerinden ikame edildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ---- İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyası icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile 19.09.2024 tarihli 100.000,00 TL kısmi ödemenin TBK'nın 100.Maddesi uyarınca borca mahsup edilmesi ile takibin taleple bağlı kalınarak 1.046.100,00 TL asıl alacak üzerinden ödeme tarihi olan 19.09.2024 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek takibin devamına,-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 1.046.100,00 TL'nin % 20 si olan 209.220,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 71.459,09 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 12.634,28 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 58.824,81 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 12.634,28 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 11.865,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 162.915,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/38, K. 2025/988, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-38-e-2025-988-k-d622dc921f77