İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/27 E. 2025/1032 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/27
Karar No
2025/1032
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/27 Esas KARAR NO: 2025/1032 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2022 KARAR TARİHİ : 22/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı/alacaklı müvekkil ile davalı /borçlu arasında ticari nitelikte ürün alım satım işlemi yapıldığnı, ancak davalı tarafça icra takibine konu alacağın ödenmediğini,satışı yapılan mal ve ürünlere ilişkin olarak davalı taraf adına düzenlenen toplam fatura bedelinin ----olduğu, buna karşılık borçlu/davalı tarafça ---- ödeme yapıldığını, geriye kalan icra takibine konu------- bakiye borcun davalı tarafça ödenmediğini,arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı/borçlunun----- esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğinden alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -----tarihli arabuluculuk aşamasında takibe konu borcun talep ettikleri kadar olmadığı ve bakiye kalan borcu ------olarak ödediklerini beyan ettiklerini, müvekkilin davacıya tek kuruş borcunun bulunmadığını, ---- içtihatlarına göre fatura alacağına dayalı alacak kalemlerini içeren ilamsız takiplerde fatura daha önceden borçluya tebliğ edilmediğini, temerrüde dair bir ihtarname olmadığını, faizin takip tarihinden işletilmesi gerektiğini, davacının işlemiş faiz talebinin de reddedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; davacının haksız ve mesnetsiz tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAFAHAT:Huzurdaki dava hakkında mahkememizce ------ Karar sayılı dosyası üzerinden daha evvel verilen kararın taraflarca istinaf edildiği, ----Karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı, akabinde kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılarak dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıda yer verilen esas numarasına kaydedildiği görülmüştür.

DELİLLER:----yazılan müzekkere cevabı, ---- bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini inceleme günü incelemeye sunmaması nedeniyle taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı da tespit edilememiştir. ------ tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değşiklik mahkememizce kurulan ----tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamıştır.TBK'nın 100. maddesinde; "Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz," hükmü düzenlenmiştir. Davaya konu takip talebinde de kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz ve masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiştir.Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır -------. Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.-------- Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan--- alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın icra takip tarihinden sonra ----- harici ödeme yaptığı, TBK 100. Ve İİK 15. maddesi gereği yapılan ödemenin öncelikli olarak faiz ve masraflardan mahsubu neticesinde ödemenin yapıldığı ---tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan ------ (İİK m.15 gereği tahsil harcı hesaplamaya dahil edilmemiştir.) alacaklı olduğunun tespit edildiği, harca esas değer dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.HMK ek 1. maddenin (2) numaralı fıkrasında ---- yapılan değişiklik nedeniyle davanın açıldığı tarihteki harca esas değer dikkate alınarak istinaf kanun yolu açık tutularak karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı borçlunun -------- Esas sayılı dosyası icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile 6.965,30 TL lik kısmi ödemenin TBK'nın 100.Maddesi uyarınca borca mahsup edilerek takibin 6.066,71 TL asıl alacak üzerinden ödeme tarihi olan 06.07.2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek takibin devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 6.066,71 TL'nin % 20 si olan 1.213,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 151,94 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 463,46 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 151,94 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 5.126,00 TL nin kabul red oranına göre 2.471,98 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 69,00 TL nin kabul red oranına göre 38,20 TL lik kısmının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 6.066,71 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 6.965,30 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 636,56 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 683,44 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/12/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/27, K. 2025/1032, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-27-e-2025-1032-k-9d491e246a45