İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/532 E. 2024/744 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/532
Karar No
2024/744
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/532 Esas - 2024/744 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/532 KARAR NO : 2024/744

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 K. YAZIM TARİHİ : 10/10/2024

Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Müvekkili ile şirket arasında sözleşme akdedildiğini, KDV tutarının tamamının şirkete ödendiğini, akabinde ... beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle davacı üzerinde kaldığını, bu nedenle anılan iş ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında şirketin adlarına ... yatırılan 1.004.090,96 TL’nin davacıya iade edilmesi gerektiğini, davalıya ödenen tutarları iade etmesi için ihtar edildiğini ve bunu müteakip kendi KVD beyanlarını düzeltebileceği ve bu suretle ... ödediği bir KVD varsa da iade/düzeltme konusu edebileceği hususunun hatırlatıldığını, ancak davalı şirketin bugüne kadar söz konusu alacağın müvekkiline ödemediğini belirterek fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.004.090,96 TL’nin 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline ve taşınır, taşınmaz, bankadaki mevduatlarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında alacak miktarı kadar ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı davaya cevap vermemiştir. ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan davacı vekili sulh olmalarının mümkün olmadığını, arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir. DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, davacı vekili tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ekleri, yazışmalar, ihtarnameler, ödeme dekontları, vergi dairesi kayıtları, uzman görüşü, arabuluculuk tutanağı ibraz edilmiştir. Mahkememizce bir SMMM ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davaya konu KDV'nin belirlenmiş alıcı olarak hakkedişler üzerinden hesaplanan KDV'nin 9/10 oranın tevkif edilmek suretiyle ilgili ... ödenmesi kapsamındaki sorumluluğun davacı Kurum ......A.Ş.'ye ait olduğu, davacı ... .. A.Ş.'nin KDV Uygulama KDV Uygulama Genel Tebliği'ne göre sözleşme konusu hakkedişler üzerinden hesaplanan 1.102.495,98.-TL KDV'nin 9/10 oranında 992.245,60.-TL'yi tevkif etmek suretiyle, davalı Şirket adına Sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edip ödemek yerine, 1.102.495,91 TL tutarındaki KDV'nin tamamının davalı şirkete ödediği, davalı Şirketin ise sözleşme konusu hakediş faturalarını 9/10 oranındaki KDV Tevkifat hesaplamalarını içerecek şekilde düzenlenmemesi, yine tarafların Aralık/2016 ve Ocak,Şubat,Mart/2017 aylarına ilişkin KDV beyannamelerini KDV Uygulama Genel Tebliği hükümlerine aykırı şekilde düzenleyip ilgili vergi dairelerine beyanları nedeniyle, davacı Kurum ... …A.Ş.’nin fazladan 992.245,60.-TL Vergi Aslı ile 11.844,58.-TL tutarında Pişmanlık zammı ödemek suretiyle, davacı Kurum ... …A.Ş.’nin dava tarihi itibariyle (992.245,60+11.844,58) 1.004.090,18.-TL tutarında Vergi maliyetine katlandığı, ...(alıcı)) konumunda olduğundan, tahakkuk eden KDV nin 9/10 nu, davalı şirketin gerçekleşen alacağından kaynakta keserek (tevkifatını yaparak) kalan tutarı davalı şirkete ödemesi gerekirken, bu yasal sorumluluğuna aykırı biçimde sehven, davalının hak ettiği alacağından kesmeden, tüm alacağı davalıya ödemiş olup, KDV nin 9/10 unun ödenmesinden , esasen davalı (satıcı) şirket hukuken sorumlu ise kaynakta keserek V.D. ne gönderilmesinden ... nin de fiilen sorumlu olduğu, ... nin dava tarihi 05.08.2022 tarihi itibariyle; 1.004.090,96 TL Asıl alacak, 221.256,52 TL Ticari faiz olmak üzere toplam 1.225.747,48 TL talep edebileceği alacağının bulunduğu belirtilmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle mükerrer ödenen KDV tevkifatının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemli alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından KDV tevkifatına dayalı ... yapılan ödeme nedeniyle sorumluluğun kime ait olduğu, davacının yaptığı mükerrer ödeme nedeniyle davalının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata dayalı sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ile davalı taraftan ödediği bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı hususlarında toplanmaktadır. Mahkememizce alınan bir SMMM ve bir sözleşme-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyet raporunun teknik ve hesap yönünden usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. Dava dilekçesi, sözleşme-ekleri, ödeme belgeleri, vergi dairesi kayıtları, bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davacı ... AŞ vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı tarafından düzenlenen faturaların tevkifatsız olarak tanzim edilmiş olduğunu, bu nedenle davalı şirkete KDV’nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödendiğini ve davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin ihtara rağmen ödeme yapmadığını belirterek pişmanlık hükümlerinden yararlanılarak verilen beyanname sonucunda ... 9/10 KDV tevkifatı olarak ödenmek durumunda kalınan 1.004.090,96 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Katma Değer Vergisi Kanunu, verginin konusunu teşkil eden işlemler başlıklı 1/1.maddesinde; “Türkiye'de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir: 1. Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler” hükmü öngörülmüştür. Aynı Kanun’un hizmet başlığı ile 4/1. maddesinde ise; “1. Hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir. Bu işlemler; bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebilir.” hükmü öngörülmüştür. Buna göre davacı ... AŞ ile davalı şirket arasında akdedilen hizmet alımı sözleşmesi uyarınca, davalı şirketin sunduğu hizmetin 3065 sayılı KDV Kanunu gereğince KDV’ye tabi olduğu görülmüştür. Aynı Kanun’un mükellef başlığı ile 8/1-a maddesinde; “1. Katma Değer Vergisinin Mükellefi: a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar,” olarak belirlenmiş olup, bu maddeye göre hizmeti ifa eden davalı şirket mükelleftir. Bununla birlikte KDV bir harcama vergisi olup, dolaylı vergi niteliğindedir. Buna göre malı satan ve hizmeti sunan taraf mükellef olmakla birlikte, bunu fiyat mekanizması aracılığıyla diğer tarafa yansıtmaktadır. Bu durumda verginin kanuni yükümlüsü malı satan ve hizmeti sunan tarafken, fiili yükümlüsü ise malı veya hizmeti satın alan taraftır. Aynı Kanun’un 9. maddesinde ise, vergi sorumlusu kavramı düzenlenmiştir. Anılan maddenin ilk fıkrasındaki düzenlemede; “Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer Haller de ..., vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi İşlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir. (Ek cümleler: 28/11/2017- 7061/41 md.) Şu kadar ki Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin katma değer vergisi, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödenir. ... elektronik ortamda sunulan hizmetlerin kapsamı ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” . Bu maddede vergi sorumluluğu müessesesi için ...’nın düzenleyici işlemine işaret edilmiştir. Konuya ilişkin ...’nın düzenleyici işlemi olan KDV Genel Uygulama Tebliği’nin 2.1.3.2.5. “İşgücü Temin Hizmetleri” başlığı altında yer alan 2.1.3.2.5.1. “Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı” kısmında yer alan düzenlemede: “Tebliğin ( ....) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili İşlemler de kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.” olarak belirlenmiştir. Davacı ... AŞ ile davalı şirketler arasındaki sözleşme, Genel Tebliğ’de düzenlenen işgücü temin hizmet alımına ilişkin olup, yukarıda belirtilen mevzuata göre, alıcı olan davacı ... AŞ tarafından 9/10 KDV tevkifat uygulanmak durumundadır. Buna göre davacı ... AŞ’nin, davalılara sözleşme gereği ödeyeceği bedelin KDV’sinin 1/10’unu yüklenici davalılara ödemesi, kalan 9/10’unu ise tevkif ederek ... ödemesi gerekmektedir. Somut olayda ise davacı ... AŞ, ilgili düzenlemeye uygun davranmayarak 9/10 KDV tevkifatını yapmadan KDV bedelinin tamamını davalı şirkete ödemiştir. KDV Genel Uygulama Tebliği’nin 2.1.3.4. “Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar” başlıklı kısmında; “Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş ve Hazineye ödenmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz. Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen ve .... ödenen bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme faizi alıcıdan alınır. ( ....) Söz konusu vergi, satıcı tarafından beyan edilmiş olmakla birlikte, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması nedenleriyle Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcıdan alınır.” düzenlemesi yer almıştır. Vergi sorumlusu vergiyi doğuran olayı şahsında gerçekleştirmemekle birlikte, maddi ve/veya şekli ödevlerin yerine getirilmesi bakımından ... muhatap tutulmaktadır. Sorumlu bu ödevleri yerine getirmemesi durumunda ise hukuken bazı sonuçlarla karşılaşmaktadır. Bu husus Genel Tebliğ’de vurgulanmıştır. Genel Tebliğ’in 2.1.3.4. “Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar” başlığı altında ikili bir ayrım yapılmıştır. Buna göre, KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilip ödenmiş olması durumunda tarhiyatın sorumlu adına yapılacağı, bu durumda alıcı adına yapılacak tarhiyatta daha önce ödenen vergi aslının aranmayacağı, gecikme faizinin alınacağı kararlaştırılmıştır. Satıcının beyannameye rağmen vergiyi ödememesi durumunda ise Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamların yine alıcıdan aranacağı düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere alıcı her iki durumda da yapılacak tarhiyatın kanunen muhatabı tutulmuştur. Her ne kadar davacı kurum, davalı şirketlerin tevkifatlı fatura düzenlenmemesi nedeniyle bu durumla karşılaştığını belirtmekte ise de, Genel Tebliğ’de alıcı tevkifatla sorumlu tutulmuş, bu sorumluluğun yerine getirilmemesi durumunda tarhiyatın alıcı adına yapılacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin iş gücü temin sözleşmesi olduğu, sözleşmenin işin yürütülmesine dair hükümlerinde davacı ... A.Ş.'nin doğrudan çalışanları değil, davalı firmayı denetlemeye yönelik hükümlerin yer aldığı, bu hükümlerin sözleşme kapsamında işin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediğini, davalının uygulamalarından kaynaklanacak olası sorunları önlemeyi amaçladığı, bu hükümlerin haricinde özellikle sözleşmenin 35.maddesi incelendiğinde; çalıştırılan işçilerin işe geliş - gidiş dahil devam, takip ve kontrolünün yükleniciye bırakıldığı, işçilerin her konuda muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olarak belirlendiği, özellikle 35.3. maddesindeki “ ... gerek görmesi halinde yükleniciden alacaklarını , yüklenicinin ... de yürüttüğü diğer işlerindeki hak edişlerinden tahsil edebilecektir.” Şeklindeki hükmü ve sözleşmenin 17.maddesindeki yükleniciye uygulanacak ceza ve kesinti dayanaklarının dahi çalışanların kontrolünün sevk ve idaresinin yüklenici davalıda olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılarıyla belirtildiği gibi, ... (alıcı) konumunda olduğundan, tahakkuk eden KDV nin 9/10 u, davalı şirketin gerçekleşen alacağından kaynakta keserek (tevkifatını yaparak) kalan tutarı davalı şirkete ödemesi gerekirken, bu yasal sorumluluğuna aykırı biçimde sehven, davalının hak ettiği alacağından kesmeden, tüm alacağı davalıya ödemiş olup, KDV nin 9/10 unun ödenmesinden, davalı (satıcı) şirketin hukuken sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davalının hem % 18 KDV tutarlarını davacıdan faturalarla tahsil etmesi, hem de davacı tarafından .... davalı adına 9/10 nispetinde 1.004.090,96 TL KDV tevkifatının ödenmiş olması karşısında, .... davalı mükellef adına ödenen toplam 1.004.090,96 TL’nin davalı nezdinde sebepsiz zenginleşme oluşturduğu, davacının ödediği bu bedeli davalıdan tahsilini talep edebileceği; sebepsiz zenginleşmenin oluştuğu ödeme tarihleri itibariyle davalının temerrüdünün oluştuğu, ancak davacının sonraki bir tarihi temerrüt tarihi olarak bildirmesi nedeniyle talebe bağlı kalınarak 19/03/2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği; tarafların tacir ve aralarındaki ilişkinin ticari olması nedeniyle avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile; 1.004.090,96 TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın KABULÜ İLE, 1.004.090,96 TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 68.589,45 TL harçtan peşin alınan 17.147,37 TL harcın mahsubu ile eksik 51.442,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17.239,57 TL harç ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 11.031,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve ....bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 152.572,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024

Başkan .... ¸[e-imza] Üye .... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip .... ¸[e-imza]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/532, K. 2024/744, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-532-e-2024-744-k-4401af3b1027