İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/331 E. 2026/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/331
- Karar No
- 2026/33
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ... Esas KARAR NO : 2026/33
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 08/10/2021 KARAR TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının alacaklısı olan davalı ... vekilinin talebi ile dosya borcu hakkında davacı bankaya ... tarihli .... Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, davacı banka tarafından ... tarihli ... haciz ihbarnamesi cevabi yazı ile süresi içerisinde cevap verildiğini, cevabi yazıda; dosya borçlusu hakkında davacı banka nezdinde bulunan tüm hak ve alacakları bildirilmiş olduğunu, söz konusu hesaplar üzerinde davacı bankanın dosya borçlusundan kredi alacakları sebebiyle rehinli olduğu 89/2 haciz ihbarnamesine cevap yazısı ile bildirildiğini, icra dosyasının alacaklısı aynı zamanda menfi tespit davasının davalı tarafı, davacı bankaya bu defa 28/09/2021 tarihli 89/3 haciz ihbarnamesi göndermek suretiyle daha önceden davacı banka tarafından muhabere yolu ile dosyasına sunulan ikinci haciz ihbarnamesine verilen cevap ile söz konusu hesaplar üzerinde davacı bankanın dosya borçlusundan kredi alacakları sebebiyle rehinli olduğu bildirilmesine rağmen dosya borcunun haksız ve kötü niyetli olarak davacı bankadan tahsil etme talebi girişiminde bulunduğunu, vekil olarak banka adına bu durumu 01/10/2021 tarihinde icra dosyasına bildirilerek 89/3 haciz ihbarnamesinin iptali için taleplerini sunmuş olmalarına rağmen icra müdürlüğünce 06/10/2021 tarihinde "İİK. 89/3 haciz ihbarnamesinin iptali müdürlüğümüz yetkisinde olmadığından talebin reddine" karar verildiğini, üçüncü haciz ihbarnamesi gereğince menfi tespit davası açma süresinin aleyhlerine olacak şekilde hitamına neden olduğunu, davacı bankanın haciz tehdidi altında olduğunu, bu nedenle 89/3 haciz ihbarnamesinden kaynaklı her türlü davacı banka aleyhine doğacak icra dosyasından kaynaklı 149.934,69-TL alacak hakkında taraflarının böyle bir borcu bulunmadığına dair menfi tespit davasını 89/3 haciz ihbarnamesinin iptali ile beraber talepte bulunma zorunluluğu doğduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davacının borcu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava dışı ...'dan alacaklı olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla ... 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, borçlu dava dışı ... tarafından borca ve imzaya itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, bu kapsamda borçlu dava dışı ...'ın banka hesaplarına 89/1 aciz ihbarnamesi gönderildiğini, ihbarnamenin 31.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaya 89/2 haciz ihbarnamesinin 20.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaya 89/3 haciz ihbarnamesinin 03.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı kurum tarafından aksinin iddia edilmesinin mümkün olmadığını, davacı bankanın 22.09.2021 tarihli yazısında dava dışı ...'a ait ... TL hesabında 301 pay fon, ... TL numaralı hesabında ise 155 pay fon bakiye bulunduğunu belirtmesine rağmen 29.09.2021 tarihli yazısında ise bakiyelerin 0 olduğunu belirtmiştir. Söz konusu durumun şüpheyi de beraberinde getirdiğini, davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine belirterek hukuka aykırı ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davalı vekilinin belirttiği, ... 13. İcra Md. ... E. sayılı dosyası, taraflarına gönderilmiş olan 89/1 ile 89/2 Haciz İhbarnamesine verilen cevap, davalı vekilinin belirttiği, ...'a (T.C. ...) ait ... Şubesinde bulunan ... TL hesap, ... TL hesap ve ... TL numaralı hesaplara ilişkin hesap ekstreleri, delil olarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İİK.nın 89/2 maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz edildiği halde İİK 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiği iddiasıyla menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığına, HMK 331/1 kapsamında davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu olacağına ilişkin olduğu anlaşıldı. 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda “...Bankası ...Şubesi tarafından Dava dışı ...'a ... müşteri numarası ile 03.09.2020 tarihinde 60 ay vadeli aylık 1,94 (yıllık 623,28) faiz oranı üzerinden 15.001.00 TL eşit taksitli Bireysel ihtiyaç kredisi kullandırıldığı, 11. Taksidin 02.08.2021 tarihinde vadesiz mevduatından tahsil edildiği tespit edilmiştir. Dava dışı ...'ın Şubede başka kredilerinin olup olmadığı, ortağı bulunduğu şirketler ile ilgili ... 13 İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya üzerinde 25.08.2021 takip tarihli, 31.08.2021 tebliğ tarihli tarih aralığını kapsayacak şekilde ve Davacı Bankanın icra Müdürlüğüne 15.09.2021 ve 29.09.2021 tarihlerinde yazdığı yazıda özetle ; ".... Borçludan olan kredi alacağımız nedeniyle rehinlidir, " ibaresinin yer aldığı hatırlatılmış ise de , Eşit taksitli Bireysel ihtiyaç kredisi dışında bilgi ve belge temin edilememiştir. 25.08.2021 tarihinde 1.000.-TL para yatırma , 990 .-TL EFT işlemi, yapılmış, EFt ücreti ve bsmv kesintisi yapılmıştır. Gün başı 81,35 TL olan vadesiz TL hesabı gün sonunda 90,25 TL olarak gerçekleşmiştir. 31.08.2021 tarihi itibariyle 135,05 devir bakiyeden para yatırma ve gelen havale ile avrasya tünel yükleme ve kredi kartı tahsilatı internet üzerinden yapılmış olup, 589,35 TI olarak kapanış bakiyesi tespit edilmiş, 1.155,32 TL Toplam Bloke tutarı açıklamasıyla giriş yapılmış olup, mahiyeti bilinmemektedir. Ağustos Ayı itibariyle Haciz, Şerh, takyidat, Rehin ve benzeri iş ve işlemin yer almadığı, 25.08.2021-31.08.2021 tarihleri arasında Hesap üzerinde kısıtlayıcı , yasa koyucu bir emir uygulamasının olmadığı belirlenmiştir. Gerek ... şube Kodlu ...Şubesi nezdinde, gerekse ... şube kodlu ... Şubesi nezdinde O bakiyeli TL, EUR ve USD hesabının bulunduğu, ... Sitesi Şubesi nezdinde 301 ve 165 pay olmak üzere Blokeli karma Fon hesabının bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dışı Borçlu ...'ın ... Müşteri hesap no.lu ve ... no.lu hesabı üzerinde geçmiş dönemlerde başlayarak 19.07.2017, 06.09.2019, 09.09,2019,10.08.2020, 29.07.2022 tarihlerinde İcra Müdürlükleri nezdinde 250,000 TL, 221.236,74 TL, 150.000 Tutarlarında İhtiyati Hacizli işlemler, 11.11.2022 tarihinde ise SGK E-Haciz uy: pası kapsamında blokeli iş ve işlemlerin olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. 16/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda “... Bankası ... Sitesi Şubesi tarafından Dava dışı ...'a ... müşteri numarası ile 03.09.2020 tarihinde 60 ay vadeli aylık 1,94 (yıllık 023,28) faiz oranı üzerinden 15.001.00 TL eşit taksitli Bireysel ihtiyaç kredisi kullandırıldığı, 11. Taksidin 02.08.2021 tarihinde, 12. Taksidin 02.09.2021 tarihin de, 13. Taksidin ise vadesiz mevduatından 466,49.-TL üzerinden tahsil edildiği tespit edilmiştir. Dava dışı ...'ın Şubede başka kredilerinin olup olmadığı, ortağı bulunduğu şirketler ile ilgili ... 13 İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya üzerinde Davacı Bankanın icra Müdürlüğüne — yazdığı yazıda özetle ; ",... Borçludan olan kredi alacağımız nedeniyle rehinlidir, "ibaresinin yer aldığı hatırlatılmış, Bireysel Kredi dışında Geri bildirim istenilmesinde başka bilgi ve belge de sunulmamıştır. 89/1,89/2 ve 89/3 Tebliğ işlemlerinde ... 'a mevduat hesabı üzerinde Ağustos, Eylül ve Ekim /2021 aylarında Haciz, Şerh, takyidat, Rehin ve benzeri iş ve işlemin yer almadığı, Hesap üzerinde kısıtlayıcı , yasa koyucu bir emir uygulamasının olmadığı” görüş ve kanaatine varılmıştır. 01.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda “... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ‘nin 29.11.2023 tarihli 5 celse no.lu duruşmasında sonrasında da belirtildiği üzere ... Esas sayılı dosya da 6060 ile sonu biten hesabın Eylül ve Ekim 2021 aylarına ait hesap ekstresinin incelenmesinde; - 6060 no.lu hesaba 50.000.-TL giriş olmadığı, - 50.000.-TL giriş olmadığı belirlendiğinden, bloke konulup konulmadığının ve hukuki dayanağının olup olmadığı yönünde inceleme yapılmasına gerek olmadığı, Kanaatine varılmış olup, hesaba yatırılan ve çekilen paraların genelde ... soyadlı Aile bireylerine ait olduğu, sınırlı sayıda müşterilerine ait küçük montanlı hesaba yatırılan ve çekilen paraların olduğu, hesabın günlük vadesiz ortalamasının 4.000.-TL olduğu, HGS, köprü geçiş ve ... Tünelinden araç hesaba dolum ve geçiş ücretlerinin hesap ekstresinde yer aldığı belirlenmiştir. Sonuç itibariyle ; 6060 no.lu hesabın Eylül ve Ekim 2021 aylarına ait ekstresinin incelenmesinde; ... Esas sayılı dosyanın dava seyrine olumlu/olumsuz etkileyecek ölçüde 50.000.-TL tutarında hesaba gelen/Havale/EFT/ ATM yatan para mevcudunun olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır. 27.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda “Yukarıda yer verilen inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, tüm delillerin takdiri tamamen sayın Mahkemeye ait olmak üzere; ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından, takip alacaklısı davalı ... tarafından, takip borçlusu dava dışı ...'ın tüm hesapları ve varlıkları üzerine, 145.291,70 alacak tutarından dolayı davacı... Bankası A.Ş.'ye; 26.08.2021 tarihinde 89/1. Haciz İhbarnamesi gönderildiği ve ihbarnamenin 31.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 15.09.2021 tarihinde, E-Tebligat yolu ile 89/2. Haciz İhbarnamesi gönderildiği ve ihbarnamenin 20.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 28.09.2021 tarihinde E-Tebligat yolu ile 89/3. Haciz İhbarnamesi gönderildiği ve ihbarnamenin 03.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 2) ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından gönderilen 89/1. Haciz İhbarnamesinin, davacı ...Bankası A.Ş.'ye tebliğ edildiği 31.08.2021 tarih itibariyle; Davacı bankanın, dava dışı ...'a kullandırılan Tüketici Kredisinden dolayı, toplam 13.844,34 TL alacak tutarı bulunduğu, Dava dışı ...'ın davacı banka nezdinde, toplam 908,50 TL (- 589,35 TL *319,15 TL) tutarında mevduat ve fon varlığı bulunduğu, Dava dışı ...'ın davacı bankaya;>» 25.08.2021 Takip Tarihi itibariyle toplam 13.781,25 TL tutarında, # 31.08.2021 Birinci Haciz İhbarname Tebliğ Tarihi itibariyle ise toplam 13.844,34 TL borçlu bulunduğu, Davacı banka ile müşterileri arasında imzalanan Tüketici Kredisi ve Teminat Sözleşmesinin 15. maddesi uyarınca, davacı bankanın, müşterisine ait her türlü hesap, hak ve alacak üzerinde rehin, takas ve mahsup hakkı bulunduğunun anlaşıldığı” görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava, 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; davacı ... Bankası AŞ nin ... 13. İcra Md. ... E. Sayılı dosyasının alacaklısı olan davalı ...'a ... 13. İcra Md. ... E. sayılı icra dosyasından gönderilen Üçüncü Haciz İhbarnamesinden kaynaklı 149.934,69-TL borcu olmadığının tespitini ve ... 13. İcra Md. ... E. sayılı dosyasından bankaya gönderilen Üçüncü Haciz İhbarnamesinin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. ... 13. İcra Md. ... E. sayılı dosyasının incelenmesi ile ,alacaklısının davalı ..., borçlusunun dava dışı ... olduğu, 25.08.2021 tarihli ödeme emrinin 120.000 asıl alacak, 204,72 TL faiz, 165,50 TL ihtiyati haciz masrafı ve 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 121.280,22 TL den ibaret olduğu, 120.000 TL asıl alacağın; 14/07/2021 tanzim ve 14/08/2021 vade tarihli 40.000,00 TL Mik. Bono, 14/07/2021 tanzim ve 14/09/2021 vade tarihli 40.000,00 TL Mik. Bono, 14/07/2021 tanzim ve 14/10/2021 vade tarihli 40.000,00 TL Mik. Bono dan kaynaklandığı, ihtiyati haciz dosyasının ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı 24.08.2021 tarihli ihtiyati haciz kararından kaynaklandığı, bu dosyadan davacıya haciz ihbarnamesi gönderildiği, davalının davacı bankanın 22.09.2021 tarihli yazısında dava dışı ...'a ait ... TL hesabında 301 pay fon, ... TL numaralı hesabında ise 155 pay fon bakiye bulunduğunu belirtmesine rağmen 29.09.2021 tarihli yazısında ise bakiyelerin -0- olduğunu belirttiğinden dava dışı ...'ın davacı banka nezdinde bulunan hesaplarında bakiyenin bulunduğunu iddia ettiği, dosyaya sunulu 27.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı banka tarafından dava dışı ...'a 27.12.2022 tarihinde yıllık % 23,28 faiz oranlı, 60 ay 466,49 TL eşit taksit ödemeli, 15.001,00 TL tutarlı...no lu Tüketici Kredisi kullandırıldığı, Tüketici Kredisinin en son 03.08.2021 tarihli taksitinin ödendiği ve 03.08.2021 tarihi itibariyle söz konusu krediye ait 13.549,93 TL anapara borcu kaldığı, ... no.lu Vadesiz Mevduat Hesabında 589,35 TL, ... Fon Hesabında 456 adet ( 301 adet + 155 adet) Karma Fon bakiyelerinin bulunduğu, 31.08.2021 tarihi itibariyle 908,50 TL mevduat ve fonun bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar dava dışı ...'ın hesaplarında mevduat bulunsa da güncel Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. HD sinin... E. ...tarihli kararında belirtildiği üzere, İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına ve görevli mahkemenin, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, uyuşmazlık bakımından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtildiğinden davaya iş dava da Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. HMK'nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK'nun 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Yargıtay HGK'nun ... esas ... karar sayılı içtihadı ile HMK'nın 30. mddesindeki usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartının tensiben değerlendirilmesi ve usulden red kararı verilmesi mümkün ve gereklidir. Tüm bu nedenlerle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c). maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi ile İstanbul Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. Her ne kadar kısa kararda iş bu davaya bakmakla görevli Tüketici mahkemeleri olduğu belirtilmiş ise de bunun maddi hata sonucu sehven kaldığı , uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemeler Asliye Hukuk mahkemesi olduğundan bu maddi hata tashih şerhi ile giderilmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar hükmün 3 nolu bendinde, HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda detaylıca izah edildiği üzere iş bu uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemeler Asliye Hukuk mahkemesi olduğundan hükmün 3 nolu bendi ; 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır