İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/78 E. 2026/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/78
- Karar No
- 2026/44
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/78 Esas KARAR NO: 2026/44 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 02/02/2022 KARAR TARİHİ: 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekilinin Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkil ve davalı arasında 20 yılı aşkın süredir uzlaşılan/imzalanan taşeron sözleşmelerinin ; Birbirini takiben taraflarca imza altına alındığı ve yerine getirildiği, ------- yılı itibarı ile müvekkil şirketin hakim hissedarı --------şahsen ----sıfatı ile sözleşme edimleri konusunda bağımsız nitelikte garanti taahhüdünde de bulunduğu ve --- özellikle ------arasında imzalanan sözleşmelere dayalı olarak , müvekkil firma ile imzalanan “ ahşap işlerinin yapım işi projeleri” konulu sözleşmelerinde ;---- asıl yüklenici “ davalı/------yanında sorumluluk üstlendiği ve Bu durumun İdare sıfatı ile -------tarafından onaylanan/kabul gören ve hatta proje ödemelerinin idare tarafından doğrudan müvekkil firmaya yapılması sureti ile “ ifa yardımcısı “ sıfatının tartışmasız olduğu kayıtlarla mübrez olduğunu, ------ idare olarak tanımlandığı ve -------işveren “ , ----- Taşeron firma “ olarak tanımlandığı ; İşbu yasal dava haklarının kullanılması aşamasına gelinen ---- Taşeron Sözleşmesi ; Taraflarca ------ tarihinde imza altına alındığını, Birim Fiyat sözleşmesi olarak hazırlanan ve Projelere / bunlara ilişkin mahal listelerine bağlı olarak , her bir iş kalemi miktarı ile bu iş kalemi için anlaşılan birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan ----- üzerinden hazırlanan / düzenlenen -------- tarihli sözleşmenin konusu; İşveren’in ( ---- ) taahhüdünde bulunan ------- bulunan ve tapuda 719/1 – 722/1 ve 724/1 ada- parselde kayıtlı ,------ kapsamındaki “ ahşap kapı –------- imalatlarının “ malzemeli ve işçilik olarak yapılması işlerinin ( işin yapılması için gereken yardımcı el aletleri ve sarf malzemeleri Taşeron’a ait olmak üzere ) Projelerine , --------Şartnamelerine, -----resmi kuruluşların şartnamelerine , İlgili -------- Mukaveleye ( İDARE VE İŞVEREN arasında imzalanan sözleşme ve eklerine ) İşveren’in ve İdare’nin talep ve talimatlarına uygun olacak şekilde yapılması işi olarak belirtildiğini, Birim fiyat sözleşmesi olarak düzenlenen ------- tarihli Sözleşmenin ; tarafları ve niteliğini düzenleyen ilk maddeleri takiben , 7.maddede Fiyatlara ait hususlar başlığı altında Kesin Hesap Usulü’nün, 8. maddede İş - İmalat ve Montaj Programının , 9. Maddede Taşeron’dan , hem sözleşme ve ekleri proje ve şartname hükümleri doğrultusunda işin talimatlar gereği yerine getirilmesini teminen alınacak teminat miktarı hem de sözleşme tutarı üzerinden hesaplanacak KDV miktarının % 15 fazlası kadar alınacak teminat miktarları ve senetlerinin , 10 ve 11.maddeler de yapılan işlerin Geçici kabul – Kesin kabul usulü ile , 12. Maddede Taşeron’dan alınan teminatların iadesi aşaması ve hangi koşul ve şartlar ile teminat /teminat senetlerinin tahsil edilerek İşveren’e irat kaydedilebileceği hususlarının açıkça düzenlendiği görülmekle beraber , 13. madde ile Birim fiyat sözleşmesi olarak imza altına alınan sözleşmeye ilişkin ödemelerin, Hakedişler ve Ödeme Esasları başlığı altında “izah edilen usulde” yapılacağı açıklanmıştır. Hakkedişlerin İşverenin vereceği hak ediş formları üzerinden yapılacağı ve Taşeron’a Fatura karşılığında ödeneceği açıklanmakla birlikte , İmalatlar için sözleşmenin 9.ve 10.sayfasında belirlenen tabloda gösterildiği şekil ve vadelerde Taşerona ödenecek avans bedelleri karşılığında taşerondan aynı tutarda “şirket teminat senedi “ alınması hususunun düzenlendiği 13.madde de ;Ayrıca , sözleşme konusu işlerin ----- kısmının İşveren’e ait ----- projesi Bağımsız bölüm no: -------- olarak yapılacağı da düzenlendiğini, Sözleşme konusu işlerin toplam --- tutarından , ------ tutarın yine 13.maddenin sözleşmenin 10.sayfasına isabet eden tablosunda belirtilen şekil ve vadelerde olmak üzere “ avans ödemesi ile çakışan vadelerde mahsup yapılarak “ tahsil edileceği ve hak edişten doğan alacağın tahsil sürecinin izah edildiği sözleşme hükmünü takiben ---------- ibaret olduğu açıklanarak hazırlanan ve taraflarca imza altına alınan sözleşmenin devam eden tüm hükümlerinin ; gerek sözleşmenin yürürlüğü – gerek feshi - sona ermesi ve cezai hükümler dahil , sözleşmenin temliki ve sair bilcümle Borçlar Kanunundan doğacak /doğması muhtemel hale gelebilecek bilcümle yasal talep - başvuru ve itiraz hakları açısından “ amir hükümlere açıkça aykırı olacak nitelikte “ - Taşeron Firmanın doğrudan aleyhine / sadece davalı ------ lehine olacak şekilde düzenlendiği anlaşılmakla birlikte , Yukarıda açıklandığı şekilde ; davalı/muhatap firma ve (grup şirketleri)nin işveren sıfatı ile , Davalı -------- ile tanımlandığı ve müvekkil firmanın ana projede ifa yardımcısı statüsünde Fiilen 20 yılı aşkın süredir faaliyetini sürdürdüğü “ benzer mahiyette” imzalanan ---- İşleri’ne “ ilişkin toplu projelerin tüm edimlerinin yerine getirilmiş olması ve karşılıklı oluşan güven sebebi ile ,koşulların ayrıca değerlendirilerek düzenlenmesi gereği dahi duyulmadan (grup şirketlerinden ) ------- işveren sıfatı altında imza altına alındırıldığını, Hakikaten de ; En son------- olarak bilinen işbu ihtilaf konusu projeye kadar , taraflar arasında imzalanan ve karşılıklı edimlerin sorunsuz yerine getirildiği , Proje ismi ile dahi bilinen ----------- dahil onlarca sözleşme ; taraflar arasında süregelen karşılıklı edimlerin yerine getirilmiş olması sebebi ile hiç tartışılmadığını, -----hazırlığı aşamasında , henüz sözleşme metni imza altına alınmadan ; Birim Fiyat sözleşmesi olarak hazırlanan ve Projelere ve bunlara ilişkin mahal listelerine bağlı olarak , her bir iş kalemi miktarı ile bu iş kalemi için anlaşılan birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan------ tutarındaki sözleşme bedeli tutarının -------kısmının , İşveren’e (ve/veya davalı firma ve grup şirketlerine ) ait ----- yapılacağı üzerine anlaştıklarından Hedeflenen ---- işlemi ile ilgili ----- tarihli ; Tarafları -----olarak belirlenen------tanzim etmişlerdir / imza altına alındığını,------- tarihli , ------ ------ göre ; ------------- parselde kayıtlı ----- bağımsız bölüm " olarak belirlenen taşınmazın, peşin ödenecek bedelinin sözleşme tarihinde gerçekleşeceği ve bakiye bedellerin Barter ödeme başlığı ile ------ tarihlerinde yapılması konusunda mutabakata varan tarafların, ----- tarihinde imza altına aldıkları ------maddesinde uzlaşılan maddi durumu yeniden detaylamak yerine ,------ tutarındaki sözleşme bedeli tutarının ------- kısmının , İşveren’e (ve/veya davalı firma ve grup şirketlerine ) ait --------olarak yapılacağı hususunun teyidi ile yetindiklerini, Anılan ------maddesinde ; ------- konu ( satış vaadi’ne konu ) taşınmaz bilgisinin, 3.maddesinde ; -------- tarih ve bedellerininin açıklanmış olduğu , 5.maddesinde ise ; Satıcının temerrüde düşmesi ve hukuki sonuçları başlığı altında Satıcının sözleşme konusu bağımsız bölümünde 6.maddede belirlenen 36 ay içersinde sözleşmede belirlenen şartlarla teslime hazır hale getirmez ise geciktiği her ay için sözleşme konusu tüm bağımsız bölümlerin kira ve/veya kullanım mahrumiyetini tazmin tahtında , taşınmaz bedelinin %0,3 tutarında cezai tazminat tutarının ödeneceği – ayrıca taşınmazın ------------- teslime hazır hale getirilmesi 6 ayı aşarsa bu tazminat bedelinin % 25 arttırılacağı – 12 ayı aşarsa tazminat bedelinin %50 arttırılacağı – gecikmenin 18 ayı aşması ve tapu devrinin halen yapılmamış olması ihtimalinde ise Alıcının tüm tazminat haklarını tahsil hakkı baki kalmak kaydı ile işbu satış vaadi sözleşmesinin fesih hakkı doğacağını, Alıcının sözleşmeyi bu nedenle feshetmesi durumunda satıcı’nın o tarihe kadar Alıcı’dan satım bedeline karşılık tahsil etmiş olduğu tüm tutarları ve fesih tarihine kadar işlemiş cezai tazminatları feshi müteakip 30 gün içinde yasal faizi ile birlikte Alıcıya iade etmekle mükellef olduğu açıkça belirtilmiş ve Tarafların tüm sözleşmesel sorumlulukları diğer maddelerde ayrıca detaylanmıştır. Taraflar açısından ---------- itibarı ile başlayan -------- sözleşme sürecinin hemen akabinde , sözleşmenin ------ tarafı olarak görünen--------bünyesinde ----- yönünde karar aldığı anlaşılmış olmasına rağmen , hatta---------- ilan edilmiş olduğu bilinmesine rağmen taraflar arasındaki teamül haline gelen - alışılagelmiş çalışma usulü aynı şekilde devam ettirilmiş ancak bilahare ------- tarihli sözleşmenin yükümlülüklerinden , sorumluluğunun olmayacağına dair tek nüsha halinde hazırlanan bir protokol ; müvekkil şirketin imzasına sunulduğunu, --------sorumluluğunun sona erdirilmesi yönünde hazırlanan protokol tarihinin bilahare --------tarafından kendi kayıtları doğrultusunda” tamamlanacağı beyan edilmiş hatta bilahare ------ olarak elle doldurulduğunun, ------- grup şirketler politikası gereği görülen lüzum üzerine “ açıklaması ile ------- ayrılması -------- sonra , Müvekkil şirketin edimleri açısından aralıksız devam eden ------ ; Yine------ idare tanımlaması altında bu kerre işveren olarak ------- tarihi ile yeniden düzenlenerek müvekkil şirkete imzaya sunulduğunu, ------- tarihli sözleşme ile aynı mahiyette , Birim Fiyat sözleşmesi olarak hazırlanan ---- tarihli sözleşme , ------- tarihli sözleşme sürecinin / devam eden projenin geldiği aşama karşılığındaki , Projeye ve bunlara ilişkin mahal listelerine bağlı olarak , her bir iş kalemi miktarı ile bu iş kalemi için anlaşılan birim fiyatların çarpımı sonucu ile bulunan -------sözleşme bedeli olarak uyarlanması” ile hazırlanarak ,müvekkil firmanın aralıksız devam eden fiili edimleri sebebi ile “ sunulduğu şekli ile “ imzalandığını, ------ anılan bu sözleşme sürecine kadar, Müvekkil ------ Sözleşme edimleri doğrultusunda yapılan imalatlar , Yapılan imalatlar karşılığı işveren tarafından hazırlanan hak edişler ve/veya bilcümle avans ve ödemeler ve/veya bu yönde müvekkil şirkete teslim edilen çeklerin tahsili konularında esaslı bir sorun yaşanmamış olmasına rağmen, ------------ projesi sürecinde , Grup şirketler ile ilgili sözleşmesel değişikliklerin başladığı tarihler itibarı ile özellikle imalatlara ilişkin avans ödemelerinde başlayan gecikmeler ve sıralı çek ödemelerinin --------müvekkil Firmanın sözleşmesel edimlerini yerine getirmesi hususunda ciddi sorunlara /gecikmelere sebebiyet verecek boyutlara ulaştığını, Alınan avans ödemlerine karşılık ; “ düzenleme tarihi ve vade tarihi boş olarak” işverene teslim edilen teminat senetlerinden birisinin, Grup şirketlerinde çalışanların hissedar olarak göründüğü bir şirkete ciro edilerek tahsile verilmesi vakıası ;-------- derinden sarsılmasına neden olduğunu, Bilahare ,Müvekkil şirket açısından "Avans karşılığı alınan sıralı çeklerin" , tahsile verilmesi zorunluluğunun kaçınılmaz noktaya geldiği tarihler ;Müvekkil şirketin sözleşmesel edimlerini aralıksız devam ettirdiği ve ciddi bir ekonomik külfeti tek başına yüklenmek zorunda bırakıldığı dönemler olup, ilerleyen zaman içersinde bu bedeller karşılığının “ ayni olarak “ ödenmesi konusunda mecburen uzlaşma sağlanmış olsa da , Müvekkil şirkete , ayni ödeme olarak kabul ettirilerek tapuda devir ve ferağ edilen taşınmazın değeri “ ; ödenmeyen çek bedelleri / sözleşmede belirlenen tutarların toplamına baliğ olamadığını, ( delillerin somutlaştırılması aşamasında bu sürece ilişin hakkediş bedellerinin nakden ödenmediği - müvekkile ayni olarak yapılan ödeme karşılığı gayrimenkulün 1 yıl sonra 3.şahıslara satışı tarihinde dahi müvekkil şirketin ciddi boyutlarda zarara uğradığı, munzam zarara ilişkin talep hakkımız ile ilgili belgelendirilerek - somutlaştırılacaktır.)---------- yılı itibarı ile gelinen süreçte ; ------ tarafından tamamlandığını, Müvekkil ---------tarafından tüm sözleşmesel edimler sözleşme süresi içersinde yerine getirildiği gibi, İşveren tarafından talep edilen “ tüm revizyon ve ilave iş talepleri /imalatları “ yine beklenen /talep edilen nisan ----------- tarihinde tamamlanarak işverene teslim edildiğini, Müvekkil Firma’nın; Sözleşmenin edimlerini her türlü revizyon – ilave iş ve imalatlar da dahil olmak üzere süresinde İşverene teslim ettiği ; karşılıklı kayıt – yazılı beyan ve her türlü resmi kayıtlarda tartışmasız olduğu gibi , işveren ve/veya idare tarafından bu tarihe dek “ işin “ eksik /noksanlı ve/veya sair surette bir hususa dair “ sözleşmede belirlenen usul ve sürelerde “ bir bildirim yapılmamış olması itibarı ile tartışmasız olduğunu, Hatta davalı/idare tarafından dahi işin teslim alınarak kesin kabulünün yapıldığı Tarafımıza şifahen ulaşmış olmasına rağmen ; Müvekkil Firma tarafından yapılan tüm başvuruların yanıtsız bırakılması , davalı --------- grup şirketlerinin kötüniyetli bir hazırlık içinde olduğunu tartışmasız hale getirdiğini, Davalılardan----------- tarafından , müvekkil şirket adına kesin hakkedişin yapılması ve bu hakkedişlerin yapılış usulü; sözleşmesel kurallar ve süregelen uygulamalar gereği son derece net olduğunu, Proje süresince sözleşmeye ilişkin ödemelerin, Hakedişler ve Ödeme Esasları başlığı altında “izah edilen usulde” yapılacağı , Hakkedişlerin İşverenin vereceği hak ediş formları üzerinden hazırlanabileceği ve Taşeron’a Fatura karşılığında ödeneceği tartışmasız biçimde belirlendiğini, Davalılardan ; ---------- Grup şirketlerinin / işveren'in , gelinen tarih itibarı ile Geçici ve/veya kesin kabul ‘den hatta hakkediş formlarının düzenlenerek teslimi yükümlülüğünden açıkça imtina etmesi , müvekkil firmanın sözleşme bakiye bedelini tahsil imkanını ortadan kaldırdığı gibi, fatura düzenleme yükümlülüğünü de yerine getirememesine sebebiyet verdiğini, Ayrıca ; Taraflar arasında başlayan------ kapsamında sözleşme konusu işlerin --------kısmının; ----- tarihli , ------- olarak yapılacağı düzenlenmiş ve bu yönde taraflar arasında ki ---------konusu taşınmazın, müvekkil şirkete devir – tescil usulü ile ödeme koşulları ayrıca net bir şekilde açıklanmış olmasına rağmen ; Söz konusu Satış vaadi sözleşmesinde , müvekkil şirket adına yüklenen tüm edimler yine koşulsuz yerine getirilmiş – tüm ödemeler tamamlanmış ve taşınmaza ilişkin ticari fatura , taraf kayıtlarında-------tarihinden itibaren net bir şekilde yer almış olmasına rağmen, Gelinen tarih itibarı ile müvekkil şirkete devir – ferağ ve tescil taahhüdünde bulunulan taşınmazın; halen dahi imal ve inşa edilmediği ,ayrıca tapu kaydında 3.şahıslar lehine 48 milyon tutarında bir ipotek tesis edildiği , netice olarak müvekkile ----------olarak taahhüt edilen taşınmazın sözleşme uyarınca “ sözleşme süresi zaten aşılmış olmasına rağmen “ bundan böyle dahi ; teslim- tescil ve ferağ ihtimalinin dahi olmadığı – olamayacağı tartışmasız hale geldiğini ,Müvekkil firma tarafından koşulsuz itimat ile imzalanan barter konusu taşınmaza ilişkin “ satış vaadi sözleşmesi “ ; yine müvekkil şirketin özellikle aleyhine olacak şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen , Muhatap Firma’ nın ağır kusuru ile , fiilen uygulanamayacak /ciddiye dahi alınamayacak statüde kaldığını, Davalılardan ------- ----------- ile Müvekkil----- süreci kısaca özetlenen “------projesinin; Müvekkil şirkete ait her türlü revizyon – ilave iş ve imalatlar da dahil olmak üzere tüm sözleşmesel edimlerinin süresinde yerine getirilerek teslim edildiği kayıtlarla sabit olmasına rağmen , Davalı ------ Geçici ve/veya kesin kabul ile hakkediş formlarının düzenlenerek Müvekkil firmaya teslimi aşamasında , bu yükümlülükten “haklı/yasal ve sözleşmesel“ bir gerekçe olmadan imtina edilmiş olması nedeni ile ------ aleyhinde ------ yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edilmesi zorunluluğu kaçınılmaz hale geldiğini, ---- tarihli ihtarname ile ;------ aleyhinde Taraflar arasında -------- tarihleri ile başlayan sözleşme sürecinden bu yana , Sözleşmede üstlenilen tüm edimlerin Müvekkil şirket tarafından eksiksiz yerine getirildiği, bilahare talep edilen revizyon, ilave iş ve imalatların aynı şekilde tamamlanarak eksiksiz teslim edildiğini, Buna rağmen toplam sözleşme bedeli ve revizyonlar ile ilave iş ve imalatlar sonrası geriye kalan / faturalandırılması gereken bakiye bedelin ; ----------olduğunu, Bu yöndeki hakkediş formlarının düzenlenerek ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 hafta içinde müvekkil şirkete iletilmesi , Aksi taktirde ; TTK- BK gereği bilcümle tazminat haklarımız ve munzam zarara ilişkin haklı ve yasal talep ve dava haklarımızın kullanılacağını, ------- projesine ait "sözleşme bedelinin" bir kısmının Müvekkil şirkete ödenmesi iradesi ile taraflar arasında imza altına alınan ----- tarihli,------- Sözleşmesi “ ile Müvekkil şirkete taahhüt edilen ve bedeli --------- kapsamında tamamen tahsil edilmiş olan “Bağımsız bölüm no------- adresindeki taşınmazın ; Taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere ---------- dolmuş olmasına rağmen ve söz konusu taşınmazın bedeli nakden ve tamamen müvekkil firmadan tahsil edilmiş olmasına rağmen halen dahi ------ taahhüt edilen bağısız bölümün bulunması gereken kat'larının ------- edilmediği hatta taşınmazın--------- lehine --------- lehine bir ipotek tesis edildiği anlaşılmış olup, Anılan sözleşme 'de ; amir hükümlere ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı şekilde düzenlenen hükümler içeriğine göre müvekkil şirketin bu halde dahi "henüz bu sözleşmeyi fesih Yetkisini Kullanabilme sürecine gelemediği tartışmasız olup, sözleşmede belirlenen / kademeli izah edilen cezai tutarların Ödenmesi aksi halde bilcümle tazminat haklarımız ve munzam zarara ilişkin haklı ve yasal talep ve dava hakların kullanılacağını, Ayrıca; -------- müvekkil şirket tarafından tüm edimlerin tamamlanmış olması ve projenin idare'ye tesliminin dahi gerçekleşmiş olması itibarı ile sözleşme tarihinde müvekkil şirketten "teminat senedi" olarak alınan senetlerin iadesinden de imtina eden davalı -----şirketlerinin , halen ellerinde bulundurdukları teminat senetlerini kullanma ihtimallerine binaen anılan senetlerin iadesi aksi halde hukuki ve cezai yasal dava haklarının kullanılacağının ihtar edildiğini, Aynı ihtarname ile ----- aleyhinde ise; ----- olarak tanımlanan ------- Müvekkil şirketin, esas yüklenicinin yanında ifa yardımcısı olarak gösterdiği emek ve faaliyetlerinin / tüm edimlerinin zamanında – eksiksiz ve tüm revizyonlar ve ilave işler ile birlikte yerine getirilmek sureti ile ------- grup şirketlerine Teslim edildiği tartışmasız olup, Projenin son aşamasına gelene dek idare'nin sözleşme tutarlarını "ifa yardımcısı" olan müvekkil şirkete doğrudan ödediğini, Ve projenin tamamlanmasını takip ederek kendi aralarında Kabul ve ve teslim işlemlerini tamamladıkları anlaşılmış olmasına rağmen, ------- müvekkil şirkete bakiye ödemeler konusunda hakkediş hazırlamaktan imtina ettiği ve Müvekkil şirketin bu yönde fatura düzenlenmesine imkan verilmediği kayıtlarla mübrez Olduğunu, projenin en son revizyonlar ve ilave işler dahil Bakiye bedelinin ( KDV dahil. ) -----Müvekkil şirkete ödenmesi gereği ihtar edildiğini, Davalılardan--------- bizzat" müvekkil firmaya yaparak sözleşmenin ve projenin her aşamasında müvekkil firmanın edimlerini ve sözleşme bedellerini kontrol altında tuttuğu maddi bir olgu olduğunu, İdare/iş Sahibi ile asıl yüklenici--------- kabul ve tesliminin " kendi aralarında tamamlandığı da bilahare ve haricen öğrenildiğini, Müvekkil şirketin üstlenmiş olduğu “ ahşap işlerinin yapım işi proje ." sinin eksiksiz Tamamlanarak asıl yükleniciye teslim edilmiş olduğu hatta iş sahibince kesin kabulünün yapılmış olduğu da tartışmasız hale geldiğini, İdarenin bilgi ve kontrolünde olan müvekkil şirket alacağının - projenin son aşamasında kalan bakiye'sinin; -----tarafından ödenmemesi / ödenememesinin tek sebebi ise; ------ hakkedişleri hazırlamaktan imtina etmesinin " maddi vakıası olduğunu", son bakiye'ye kadar tüm ödemelerin davalı idare tarafından bizzat yapıldığı ekte sunulan hakkediş raporları ve kayıtlarda tartışmasız olduğunu, bilindiği üzere ------- ilgili maddeler gereği, Alt yüklenicilik sözleşmesi, asıl yüklenici ile alt yüklenici arasında akdedildiğinden kural olarak iş sahibinin alt yüklenici ile arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, Bu nedenle iş sahibinin alt yükleniciye karşı eserin meydana getirilip, kendisine teslimine ilişkin bir talep hakkı veya onun üzerinde yönetim ve denetim yetkisi mevcut olmadığını, Genel kural iş sahibinin; alt yükleniciye karşı herhangi bir talep hakkı bulunamaması olsa da, bu kuralın da istisnaları amir hükümler ve yerleşik hal almış içtihatlar ile tartışmasız olduğunu, 20 yıldır taraflar arasında süregelen projeler ve En son işbu dava konusu------- sözleşme kuralları incelendiğinde açıkça görüleceği üzere; alt yüklenicinin/ Müvekkil şirketin; eseri ayıpsız teslim edeceğine ilişkin taahhüdü Şirketin hakim hissedarının kişisel taahhüdü ile teyit edilmiş sözleşme hükümleri karşısında, İş sahibinin sözleşmeye dayanarak alt yükleniciden doğrudan ve/veya asıl yüklenici üzerinden dolaylı şekilde talep - kontrol hatta ödemelerin doğrudan yapılarak devam ettirilen bir proje ve sözleşme olduğunu tartışmasız hale getirdiğini, Yine bilindiği üzere ; Alt yüklenicinin iş sahibinden sözleşme bedelini talep edebilmesine imkan veren amir hükümlerimiz tartışmasız olduğunu, TMK 893 I, b. 3 uyarınca, alt yüklenici iş sahibinin taşınmazı üzerinde bir eser yapımı için malzeme vererek veya vermeyerek emek sarf etmişse asıl yükleniciden olan bedel alacağı için bu taşınmaz üzerinde kanuni ipotek hakkının tescilini talep edebileceği tartışmasız olduğunu, Hatta; Bu hakkın kullanılması için iş sahibi ile alt yüklenici arasında sözleşme ilişkisinin varlığı aranmamakla birlikte, alt yüklenicinin alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanan borcunu sözleşmeye uygun olarak yerine getirmesi yeterli görüldüğünü, Bu nedenlerle; -----tarihli -------yüklenici olarak üstlenilen görev - sorumluluk ve hatta şahsi garantörlük sıfatı ile üstlenilen tüm edimlerin ; Müvekkil şirket tarafından eksiksiz yerine getirildiği , bilahare talep edilen tüm revizyon, ilave iş ve imalatların sözleşme koşulları ile ve taraflar arasında uzunca yıllardır uygulanan usul'de üstlenilerek aynı şekilde tamamlandığı ve eksiksiz teslim edildiğini, ------ projelerin tüm imalatlarının Müvekkil şirket tarafından tamamlanarak, ortaya çıkan eserin ------ şirketlerince " işin tamamlanması ile birlikte "fiilen teslim alındığını ve iş sahibi/idare'ye fiilen tesliminin tamamlandığı tartışmasız olduğunu, Asıl yüklenici/davalılar------ şirketlerinin, müvekkil şirkete bakiye ödemelerden imtina etmesi/hakkedişlerin düzenlenmesinden özellikle imtina ederek iş sahibinin ödemelerine de engel olması; usul ve yasalara-hakkaniyete açıkça aykırılık oluşturduğu gibi içinde bulundukları kötü niyeti kendiliğinden ortaya koyduğunu,------ aleyhine öncelikle keşide edilen ihtarname ile müvekkil şirketin sözleşme bedeli bakiye tutarının ödenmesi talebinde bulunulmuş olup, Gelinen aşamada ise TMK 893 uyarınca; müvekkil şirketin İş sahibi-------ait olduğu bilinen -------- parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde, müvekkilin kendi malzemeleri ile oluşturduğu eser karşılığı bakiye bedel tutarında idare aleyhinde kanuni ipotek hakkının tescilini talep zorunluluğu doğduğunu, Müvekkilin alacağının tehlikede olduğunu beyanla, müvekkil şirketin ------- tarihli " ------ Nedeni ile alacaklı olduğu----- sının Davalılardan; --------- tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile "avans faizi" ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline ------- ait "sözleşme bedelinin" bir kısmının ödenmesini teminen düzenlenen ---- tarihli, ------ Sözleşmesi “ile Müvekkil şirkete taahhüt edilen -----yer alan bağımsız bölümün; taahhüt süresinin aşılmış olması sebebi ile ödenmesi gereken ---- Davalılardan ; ------ birlikte tahsiline, ------ ilişkin müvekkil şirketten - müvekkil şirket hakim Hissedarı müvekkil ------ garantör sıfatı ile alınan teminat senetlerinin iadesi aksi halde ---- olduğu tartışmasız olan Tanzim ve vade tarihi açık ---- tutarlı ,Tanzim ve vade tarihi açık ---- tutarlı ve Tanzim ve vade tarihi açık ---tutarlı , Teminat senetlerinden dolayı Müvekkil şirketin ve garantör ----- Davalılardan ;------ şirketlerine ve/veya 3 şahıslara karşı borçlu bulunmadığının tespitine ve senetlerin iptaline, Müvekkil şirketin ;---- alacaklı olduğu bedellerin Davalılardan ------- şirketlerince tahsil ihtimalinin ortadan kaldırılması için kötüniyetle davranıldığı tartışmasız hale gelmiş olup, Müvekkilin her türlü ihtimalde sözleşmeden kaynaklanan tüm alacaklarını "bedel alacağını" Tahsil edebilmesi için , --------- parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde müvekkil şirket lehine kanuni ipotek hakkının tesciline Karar verilmesini, ------- tarihli Sözleşmelerin nitelik ve nicelik itibarı ile birbiri ile bağıntılı olduğu , Her türlü halde , Müvekkilllerin Tüm Edimlerini Gerçekleştirmiş Olmasına rağmen ; sözleşme bedellerini süresinde ve karşılığı olan bedel tutarında tahsil edemedikleri ve sözleşme bedeli olarak belirlenen -------- projesi --nolu taşınmazın taahhüt edilen tarihte teslim ve deviri Gerçekleşmemesi nedeni ile uğranılan zararın munzam zarar 'larda dahil olacak şekilde Belirlenerek, Her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız - ıslah hakkımız saklı kalmak kaydı ile işbu Belirsiz aLacak davamızın "kabulüne ve belirlenecek Alacağımızın "avans faizi" ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Belirsiz alacak talebimizin ; sözleşme bedellerine ilişkin alacaktan kaynaklanması ve her türlü ihtimalde ;TMK 893 I, b. 3 uyarınca alt yüklenici, iş sahibinin taşınmazı üzerinde bir eser yapımı olması sebebi ile kanuni ipotek hakkımızın taşınmaz üzerinde tesciline ilişkin talebin kabulü ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı---------- Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde 5 grup talepte bulunduğunu, Her ne kadar bu talepler aynı proje ile ilgili ise de,taleplere dayanak olan maddi ve hukuki vakalar farklı olduğundan, bu farklı taleplerin aynı dava içerisinde görülmesi, tek tek kısa sürede çözüme kavuşturacak hususları, yıllarca sürecek çözümsüz bir dava haline getirdiğini, Bu nedenle davacı tarafın talep konusu başlığı altında sıraladığı ve her birinin hukuki sebebi ve muhatabı farklı taleplerinin ayrı davalar olarak tefrik edilmesinin usul ekonomisi gereği olduğunu, Davacı vekilleri ----tarihli dava dilekçelerinde ---- müvekkilleri-------aşkın bir süredir imzalanan taşeron sözleşmeleri ile ----- üstlendiği muhtelif projelerde, ahşap işleri yapımında çalıştıklarını-----arasında imzalanan sözleşmelere dayanarak, --------- olduğunu ileri sürdüğü firmalarla imzalamış oldukları "ahşap işlerinin yapım işi projeleri" konulu sözleşmelerde,------asıl yüklenici"davalı/---- yanında sorumluluk yüklendiğini ve bu durumun idare sıfatı ile --------tarafından onaylanan/kabul gören ve hatta proje ödemelerinin idare tarafından doğrudan müvekkilleri firmaya yapılması sureti ile müvekkil firmanın ifa yardımcısı sıfatını taşıdığını, En son ----- arasında imzalanan sözleşmelere dayanarak, ------ işveren,Müvekkilleri ----olarak tanımlandığı-------tarihli bir sözleşme imzalandığını; ------ tarihli sözleşmenin konusu'nunİşveren'in----- taahhüdünde bulunan ----- ada -parselde kayıtlı arsalar üzerinde imal edilen -------- İşveren'in ve İdarenin talep ve talimatlarına uygun olacak şekilde yapılması işi olarak belirtilmiş olduğunu,----------tarihli sözleşmenin birim fiyatlı bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin 7.maddesinde Fiyatlara ilişkin hususlar başlığı altında, Kesin hesap usulünün,8.maddede imalat ve montaj programının belirtildiğini,Bu sözleşme gereğince yapılan hesaplama ile toplam iş bedelinin -----olduğunu,Sözleşme tarihinden önce -----kısmına karşılık,Yüklenici ile Deluxia projesinden------- bağımsız bölümünün Taşınmaz Satış Vaadi sözleşmesi ---- yapıldığını, beyan ettiğini, Davacı devamla -------- tarihli sözleşme imzalandıktan sonra ------ ticari ünvanını değiştirdiğini,daha sonra ------sözleşmeden doğan sorumluluğunun kaldırılması için ---- tarihli sözleşme imzalandığını,bu kez ---- olarak adının geçtiğini, ancak imzacılarının ----olduğunu, ----- sözleşme imzalandığı, sözleşmede --------- sözleşme bedeli olarak kararlaştırıldığını,sözleşme sürecinde avans ödemelerinde sorun çıktığını müteahhit firma tarafından kendilerine yapılan sıralı çek ile ödemeler yapıldığı, çeklerinin karşılıksız olması nedeni ile ,çekleri tahsile verdiklerini,bunun üzerine yüklenici firma ile sözleşme bedelinin ayni olarak ödenmesi konusunda uzlaşma sağladıklarını ve imalatları ------ tamamlayarak teslim etmelerine rağmen Yüklenici ------- imalatlar da dahil olmak üzere hakediş formlarını ve kesin kabul tutanağını düzenlemediğini,Toplam sözleşme bedeli ve revizyonlar ile ilave iş ve imalatlar sonrası müvekkilleri ----- alacaklı olmasına rağmen ödenmediğini ileri sürdüğünü, Davalıların müvekkil -------ilişkin imalat ödemelerini, bizzat müvekkilleri firmaya yaptığını, aynı zamanda sözleşmenin ve projenin her aşamasında müvekkili firmanın edimlerini kontrol altında tuttuğunu, ----- alacağın ödenmemesinin tek sebebinin ise ------ hakedişleri hazırlamaktan imtina etmesi olduğunu, zira son bakiyeye kadar tüm ödemelerin davalı idare tarafından bizzat yapıldığını ileri sürmekte ve bakiye ---- de müvekkil ------ tarafından ödenmesini talep ettiğini, davacının müvekkil ------------ talep hakkı bulunmamaktadır. sözleşmenin nispiliği prensibi gereğince davacının muhatabı akidi olduğu sözleşmelerin tarafları olduğunu, ----- diğer davalılardan oluşan ortak girişim arasında,------ Yev.no.lu --------- anahtar teslimi -eser sözleşmesi vasfı ağır basan, tam iki taraflı karma sözleşme niteliğinde bir sözleşme imzalandığını, ----- tarafından ------ taşınmazlar üzerinde denizli evora projesinin yapımı için ihale açılmış ve ihale sonucu diğer davalılar ----- oluşturduğu adi ortaklık vasfındaki ---- düzenlenen ------------ imzalandığını, İş bu sözleşmenin hukuki niteliği sözleşmenin hemen başında; mevcut sözleşmenin tam iki taraflı bir sözleşme olduğu,arsa sahibi ------------- yüklenici ile adi ortaklık iradesi taşımadığı, sözleşmenin tam iki taraflı karma nitelikli "bir sözleşme olarak belirtildiğini, sözleşmenin 1.maddesinde ise Sözleşmenin tarafları belirtildiğini, burada müvekkil arsa sahibi ------Yüklenici olarak belirtildiğini, Sözleşmenin 2.Tanımlar ve kısaltmalar başlığını taşımakta olup,ALT YÜKLENİCİ;tanımı yapıldığını, Sözleşmenin 3.maddesinde de sözleşmenin konusu belirtilmiş ve sözleşme konusu imalatın yapılacağı arsalar 3.maddenin B bendinde belirtildiğini, Bunların---------olduğunu, Daha sonra ek protokol ile bazı parseller sözleşme ile proje kapsamından çıkarıldığını, Yine ------------ alt yüklenici çalıştırılması ve sorumlulukları" başlığı altında düzenlenerek, bu madde kapsamında Alt Yüklenici çalıştırılması ve buna ilişkin her türlü sorumluluğun yükleniciye ait olacağı belirtildiğini, Yüklenici İle imzalanan ana sözleşmede de kanun maddesine paralel olarak "sözleşme gereği esas olan taşeronlara karşı sorumluluğun yükleniciye ait olmasıdır."şeklinde düzenleme yapıldığını Öte yandan davacı taraf dava dilekçesinde ------ tarihli alt yüklenim sözleşmesini Adi ortaklığı oluşturan firmalardan ----- şirketlerinden olduğunu ileri sürdüğü ----- imzaladığını ileri sürdüğünü, Daha sonra davacı taraf -----tarihinden itibaren ---- sözleşmesi imzaladığını söylediğini, Dolayısıyla burada davacı ---- tarihleri arasındaki imalatlarının muhatabı sözleşmesinin akidi ------- tarihinden sonraki muhatabı ise sözleşmeyi doğrudan yüklenici adi ortaklık ile yaptığı dikkate alınarak yüklenici adi ortaklık olduğunu, arsa maliki -------------her iki alt yüklenicilik sözleşmesinin de muhatabı olmadığını, Davacı vekilinin----- müvekkileri firmaya ödeme yapıldıği ileri sürülerek,------- davacıya karşı sorumlu olduğu ileri sürülmekte ise de, ödemeler yüklenici ile yapılan bir ek protokol dahilinde,yüklenici nam ve hesabına yapıldığından ---- sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, Yüklenici ----- oluşturduğu adi ortaklık vasfındaki iş ortaklığı ile müvekkil --------- gereği imalat devam etmekte iken,ekonomik covit,döviz artışı vs.ekonomik durumlar nedeni ile proje yavaşlamış ve yüklenici nakit sıkıntısına girdiğini, Bu nedenle ---- Adi ortaklık temsilcisi ----- sayılı yazı yazarak; Taahhütleri altındaki ---- imalatının tamamlandığı,--------- inşaatların devam etmekte olduğu,son yıllardaki sektörün içinde bulunduğu olumsuz koşullar ve döviz hareketliliği ve ----pandemisinden kaynaklı kısıtlamalar ve tedbirler nedeni ile nakit akışının azaldığı ,imalatı devam eden ------parsellerde satılan bağımsız bölümler için teslim sürelerinin dolduğunu ve bu müşterilere hak mahrumiyeti bedelleri ödenmekte olduğu,adı geçen ada parsellerde imalatları tamamlamak ve bir an önce dairelerin sahiplerine teslimini yapabilmek için ,-------- vadeli alacaklarından ve satışlardan karşılanmak üzere, vade farkları kendilerine ait olmak üzere finansal destek sağlanması talep edildiğini, Bu yazı üzerine ------ durum değerlendirilmesi yapılarak bir ----- edilmiş,Bu karar doğrultusunda --------diğer davalı firmaların oluşturduğu ---- firma arasında; ---------- işte,içinde bulunulan olumsuz ekonomik koşullardan dolayı imalatları bitirmek ve bir an önce daire sahiplerine teslimleri yapabilmek için Yüklenicinin vadeli alacaklarından ve satışlardaki yüklenici hissesinden karşılanmak üzere vade farkları kendilerine ait olmak kaydıyla projeye ----- tarafından finans destek sağlanacaktır."şeklinde belirtildiğini, Yine bu --------- bu protokol'ün kapsamı belirtildiğini, Protokol'ün 3.maddesi doğrultusunda Sözleşmesi yüklenici taraf ile yapılmak koşulu ile;(borç yüklenici adına tahakkuk etmek kaydı ile) ---------- işverenlere ödeme yapılması kararlaştırıldığını, Dolayısıyla bu çerçevede Yüklenici İş Ortaklığının rızası ve talebi ile ve yüklenici ile sözleşmesi bulunması koşulu ile Yüklenici iş ortaklığının ------ nez'inde doğan ve doğacak alacaklarından kesilmek üzere, yüklenici adi ortaklık nam ve hesabına alt yükleniciye bir kısım ödemeler yapılarak imalatın tamamlanması sağlandığını, Ancak bu husus alt yüklenici ile müvekkil ---- arasında fiili bir sözleşme kurulduğu ve ------ alt işverenlerin imalatlarına ilişkin yüklenicinin borçlarının tamamından dolayı bir yükümlüğünün doğacağı anlamına gelmediğini, Davacı vekili dava dilekçesinde,yüklenici firma ile ---------- tarihleri ile başlayan tüm sözleşmeler sürecinden bu yana, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini,bilahare revizyon işleri,ilave işler ve imalatları gerçekleştirdiğini ileri sürerek müvekkil arsa sahibi ---- yüklenici adi ortaklık ortağı oluşturan diğer davalılardan ---- bakiye iş bedelinin müşterek ve müteselsilen ödenmesini talep ettiğini, müvekkil ---------- safahatinde yüklenicinin yazılı talebi üzerine ve yüklenici ortak girişim ile imzalanan ----- ek protokol çerçevesinde ve kapsamında yüklenici ortak girişim nam ve hesabına ödemede bulunduğunu, Dolayısıyla yüklenici nam ve hesabına yapılan ödemeler --------- taşeronun hukuki muhatabı haline getirmediğini, ----- protokol'ün imzalanmasından sonra Yüklenici ile yapılan bütçe çalışmasında; ---- yapmış olduğu sözleşme fiyatları üzerinden ---- imalatlarının tamamlanması için,----- tutarında imalatının kaldığı belirtilmiş ve --------belirlenen esaslar doğrultusunda, imalatlar teslim alındıkça ara ödemeler, Yüklenici payından veya Yüklenici adına borç kaydedilerek yapılmak suretiyle ve söz konusu toplam tutar ilgili firmaya ödenmiş ve imalatlar tamamlandığını, imalatlar teslim alındıkça ara ödemeler, Yüklenici payından veya Yüklenici adına borç kaydedilerek yapılmak suretiyle ve söz konusu toplam tutar ilgili firmaya ödenmiş ve imalatlar tamamlandığını, Bu süreçte,----- arasında gerekse de diğer alt taşeronlar arasında herhangi bir sözleşme yapılmamış ve ödenmek üzere herhangi bir bedel taahhüt edilmediğini, Öte yandan ------- taahhüdü altında yapımı tamamlanan----------- geçici kabul yapıldığını, Projede pek çok bağımsız bölüm 3.kişilere satılmıştır. Projede oturum başamıştır. Kesin kabul süreci devam ettiğini, Projenin başlangıcından itibaren tüm süreçte, -------dahil diğer tüm alt taşeronlara, Yüklenici aracılığı ile “finansal destek sürecinin Yüklenici-taşeron arasında geçmişten gelen alacak-verecek-borç durumlarından bağımsız yürüyeceği ve ödemelerin ancak eksik imalatların yapılması koşulu sadece ---- numaralı ek protokolden sonraki imalatların tamamlanması için yapılacağı ve yüklenicinin önceki borçlarının bu kapsamda olmayacağı bildirildiğini, Sonuç itibariyle, eksik imalatların tamamlanması ve bağımsız bölümlerin zamanında teslimi amacıyla Yükleniciye finansal destek sağlanmış ---------- imalatlarının karşılığı,Yüklenici ile yapılan EK Sözleşme kapsamında ödenerek Yüklenicinin alacaklarından kesildiğini, -------tesciline ilişkin şartlar da------ 895 Maddesinde belirtilmiştir.Bu bağlamda davacının tescil talebinde bulunma hakkı bulunmadığını, Davacının iddia ettiği alacağın ihtilaflı olduğunu, Huzurdaki olayda müvekkil ------davacının 9.numaralı Ek protokolden önceki Yükleniciden olduğunu belirttiği alacağını kabul etmediğini, Ayrıca dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarı ile davacının ek protokolden önceki döneme ilişkin alacağının varlığı ve miktarı da ihtilaflı olduğunu, Tescil İstemi Süresinde Yapılmamış Olmakla hak düşümüne uğradığını, 3 aylık hak düşürücü süre geçtiğini, Dava dilekçesinde davacı tarafın imalatları ---- Nisan ayında tamamladığını belirtildiğini, Dolayısı ile davacı tarafın talep hakkı en geç ------- ayında hak düşümüne uğradığını, öte yandan dava konusu projede geçici kabul yapıldığını ve kesin kabul işlemleri devam ettiğini, Dava konusu projede oturum da başladığını, Tüm bunlar dikkate alındığından davacının kanuni ipotek tesisi talep hakkınun bulunduğu kabul edilmiş olsa dahi bu hak düştüğünü, Davacı bu dönemde iş sahibi malik veya Yüklenici ile istisna sözleşmesi yapmadığından bu döneme ilişkin ahşap imalatları için Yasal ipotek hakkının tescilini talep edemeyeceğini,------ Yüksek Mahkeme içtihatlarında baskın görüşe göre istisna akdinin yapı alacaklarının belirlenmesinde kısıtlayıcı bir ölçüt olduğu kabul edildiğini, yukarıda izah edildiği ve davacının dava dilekçesindeki belirttiği üzere dava konusu olayda -----tarihi arasındaki 1.dönem için davacının hukuki muhatabı yüklenici ortak girişim veya iş sahibi maliki olmadığını, Davacı ---- tarihli alt taşeronluk sözleşmesini, ------imzalamıştır.Davacının bu dönemdeki alt yüklenici sözleşmesinin diğer tarafı ------ olduğunu, Yukarıda izah etmiş olduğumuz üzere davacının bu dönem için doğrudan alt yüklenici sıfatı da bulunmadığını, Bu nedenle davacının alt yüklenici durumunda bulunan -------- olan alacağını ileri sürerek arsa sahibi müvekkil şirkete ait taşınmaz üzerinde ipotek tescili talep etme hakkı bulunmadığını, Dava dilekçesinde davacının 2.dönem olarak adlandıracağımız ---- tarihinden sonraki dönemdeki alt taşeronluk sözleşmesinin doğrudan -------- imzalanmış olduğu ileri sürüldüğünü, Bu sözleşme dava dilekçesi ekinde bulunmadığını ve tarafa tebliğ edilmediğini ,bu dönemde tahakkuk eden alacakları için davacının arsa malikinden Kanuni İpotek tesisini talep edebileceği düşünülebilir ise de;bu varsayımda da TMK 895 madde kapsamında tescilin şartları oluşmadığını davacının bu döneme ilişkin olarak da kanuni ipotek tesisi talep hakkı bulunmadığını, Öte yandan ------ayında imzalanan ---- numaralı ek protokol sonrasında, bu protokol doğrultusunda hesaplanan---- Bloklara ait ahşap imalatları için, ---- firmasının, Yüklenici ile yapmış olduğu sözleşme fiyatları üzerinden -------- tutarında ödeme yüklenici nam ve hesabına ödendiğini, Bu dönem için borç bulunmadığından davacının kanuni ipotek talep hakkı bulunmadığını, Müvekkil şirket tarafından yaptırmış olduğu imalat bedeli yükleniciye ödendiğini, Bu nedenle müvekkil ----- ait bağımsız bölümler üzerinde kanuni ipotek tesis edilemeyeceğini, Müvekkil ----- aleyhine açılan ve ----- gereğince geçici şerh konulması ve yapı ipoteği tescili istemi ile açılmış bulunan emsal davalarda Müvekkil-------- kararı ile, “…bağımsız bölümlerin davalı ------ olduğunu, yaptırdığı imalat bedelini yükleniciye ödediği ve davacıya hiçbir borcu bulunmadığı…” gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş ve işbu karar----- de aynen onandığını beyanla haksız ve hukuka uygun olmayan huzurdaki davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----------Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafından, evvelce müvekkile keşide edilmiş bulunan ancak içeriğindeki birbiriyle ilgisiz ve bağlantısız birçok asılsız iddia nedeniyle cevap verilmek yerine, davacının da beyan ve ikrar ettiği uzun yıllara dayalı iyi ilişkiler çerçevesinde konusunu teşkil eden hususların karşılıklı mutabakatla çözülmesi için çaba sarfedilen -------- tarihli ihtarnamesinde yazılı olgular tekrar edilerek açıldığı anlaşılan huzurdaki dava konusu taleplerin ne olduğu, taleplerin olgularla bağlantısı, önceki işler ve sözleşmelere ilişkin yer verilen beyanların somut olayla ilgisi ve bağlamı güçlükle ve ancak kısmi olarak ve konuyu doğrudan bilen kişilerce güçlükle kurulabildiğini, Dava dilekçesinin başlangıcında bir yandan taraflar arasında uzun yıllara dayalı iyi ilişkiler, geçmişe yönelik karşılıklı ilişkilerin davacı açısından tatminkar ve kazançlı neticelendiği ifade edilmekte iken, bir sonraki cümlede ve müteakip maddelerde davalı tarafın ne denli kötü niyetli ve güvenilmez olduğunu, adeta davacıya zarar verme kastıyla var olduğu ve tüm kuruluş ve iştigal gayesinin davacının hakkını gasp etmek olduğunu, başkaca bir iş ve işlemle iştigal etmediği anlamına gelecek tutarsız, anlaşılması güç ve çelişkili beyanlara yer verildiği görülmektedir. Dahası, dava dilekçesinde dava konusuna ilişkin üç paragrafta ifade edilebilecek talep ve olguların, esasen aşağıda açıklanacağı üzere müvekkilden alacağı değil müvekkile borcu bulunan davacı tarafından müvekkil aleyhine intiba oluşturmak adına gereksiz detaylarla ve dava konusuyla alakasız ifadelerle uzatıldığını, bu suretle davacının esasen doğmamış ve en azından muaccel olmamış talepleri gözden uzak tutularak, müvekkil aleyhine oluşturulacağı varsayılan intiba ile haksız ve zamansız davanın kabul ettirilmesinin hedeflendiği kanaati uyandığını, Örneğin, eski unvanı --------- müvekkil grup şirketi ile ilgili detayların huzurdaki dava ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı gibi, çeşitli protokol ve/veya tutanakların ---- doldurulduğu, ----- imzalandığı, davacının -------- adeta sözleşme ve mutabakatların davacının iradesi hilafına bir tür baskı veya hile ile akdedildiği anlamına gelebilecek imalı vurgularla ifade edilen hususun ne olduğu ve neyin hedeflendiği de anlaşılamadığını, Davacının gabin olgusuna bağlı butlan iddiası veya herhangi bir irade fesadı oluştuğuna dair somut iddia veya talebi bulunmakta ise bu hususun davacı tarafa açıklatılması gerektiğini, Aksi durumda, bu imalarla neyin kastedildiğinin tam olarak anlaşılamadığı göz önüne alındığında, davacı tarafın anlam ifade etmeyen beyanlarda bulunduğu sonucuna varılacaktır ki bunun olası görülmediği belirtilmesi gerektiğni, Bu ve benzeri detayların ne somut olayla doğrudan veya dolaylı bir bağlantısı, ne de hayatın olağan akışına aykırı bir hükmü ve anlamı bulunduğunu, Bu gibi fuzuli detaylara boğulan gerçek talep ve dava konusu tarafımızca aşağıdaki şekilde anlaşılmış ve bu kapsamda yanıtlanmakta olup Sayın Mahkemenizde ön inceleme aşamasında dava konusu saptanırken bunun dışında bir hususun dava konusuna dahil olduğunun belirlenmesi halinde buna dair beyan ve cevap haklarımız bu aşamada saklı tutulduğunu, Davacının dava dilekçesinin başlangıcında bir kısım hakediş ödemesinin müvekkilin yazılı talebine istinaden temlik yöntemiyle iş sahibi------ tarafından davacıya ödenmiş olmasından yola çıkılarak diğer davalı iş sahibi ile davacı arasında doğrudan bir akdi ilişki bulunduğu iddia edildiği ve buna bağlı olarak ---- huzurdaki davada davalı olarak gösterildiği anlaşıldığını ve görüldüğünü, somut olayın özellikleri incelendiğinde görüleceği üzere davacı ile ----- arasında ne doğrudan ne de dolaylı olarak kurulmuş herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı gibi, gerçekte müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmayan davacının bu yönteme, müvekkilin iş sahibi ile ilişkilerini zedelemek ve/veya bu suretle baskı oluşturarak haksız taleplerini elde etmek amacıyla başvurduğu değerlendirildiğini, Davacının iddia ettiği üzere “ifa yardımcısı” olarak kabulü halinde dahi diğer davalı ------ yönelik taleplerinin dinlenebilir bir tarafı olmadığı, ticaret şirketi olan taraflar arasında kurulmuş Sözleşme ve genel hükümlere dayalı olası talepler dışında bu türden zorlama bir yöntem ile diğer davalının uyuşmazlık kapsamına dahil edilmesinin iyi niyetle açıklanamayacağını, davacı tarafın halihazırda müvekkilden alacağı değil, tahakkuk etmiş cezai tazminatlar, eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin talep ve rücu edilecek tutarlar hariç ve saklı kalmak kaydıyla ----- borcu bulunduğunu, davacının asıl niyeti ve saikinin hak kazandığı bedelin tahsili değil, hak ettiğinin çok üzerinde ve fahiş meblağ üzerinden haksız kazanç sağlamak böylelikle ve aynı zamanda geçmişteki iyi ilişkileri ve kendilerine duyulan güveni bir nevi nakde çevirmek suretiyle müvekkili zarara uğratmak olduğunu, Davacının gerçek duruma, fiili imalatlara ve gecikmelere ilişkin yükümlülüklerine değinmeksizin abartılı ve hakikate muhalif beyanlarla müvekkilden talep ettiği meblağ ve diğer davalıya yönelik haksız ve hukuka aykırı ipotek istemi bu durumu açıkladığını, Davacının işin yapımı ve teslimindeki gecikmesi nedeniyle müvekkilin uğradığı zarar-ziyan ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla gecikmeye bağlı cezai tazminat talebimiz aşağıda II. başlıkta karşı davamız bağlamında dermeyan olunmaktadır. Bununla birlikte, zarara eklenen cezai tazminat talebimiz yanında davacının işi geç ve eksik yapması nedeniyle asıl davadaki taleplerinin da haksız ve vadesi gelmemiş talepler olduğunun belirtilmesini, Sözleşmenin 8. maddesi uyarınca işe en geç ------- tarihinde tamamlamayı taahhüt eden davacı, bu taahhüdünü zamanında yerine getirmemiş ve delillerimiz arasında yer alan şantiye tutanakları ve ihtarlardan anlaşılacağı üzere imalatları hiç tamamlamamış olup, müvekkil tarafından diğer davalı idareye ve dava dışı müşterilere yönelik yükümlülüklerinin zamanında ve tam olarak ifa edilememesine, buna bağlı işlerin üçüncü taraflara tamamlatılması, zarar-ziyan tazmini ve ticari itibar kaybı gibi çok çeşitli zararlara sebebiyet verdiğini, davacı tarafından şantiyedeki imalatlar sırasında tespit edilebilen ------ ve imalata zarar verilmiş, buna ilişkin tutanak düzenlenmiş buna karşın davacı tarafından bu hasar ve zararlar giderilmediği gibi, giderimine ilişkin üçüncü kişilere yaptırılan işlerin bedeli ve sair masraf ve giderler dahi (hakediş tanzimine yanaşmaktan imtina etmeleri nedeniyle) karşılanamadığını, daha önemlisi, davacının Sözleşme uyarınca yapması gerektiği halde hiç yapmadığı, eksik yaptığı veya nitelik ve nicelik olarak ayıplı ve/veya kusurlu olarak imal ettiği kalemlere ilişkin müvekkile gerek iş sahibi, gerekse daireleri teslim alan müşteriler tarafından çok sayıda müracaat ve şikayette bulunulduğunu, delillerimiz arasında yer verilen onlarca şikayet ve belge, bilahare evrak asılları ve sair kayıtları sunulacak olan çok sayıda eksik ve kusurlu işe örnek kabilinden sunulabileceğini, Davacı taşeron bu yükümlülüğe riayet etmediği gibi, huzurdaki dava ile iddia etmekte olduğu alacak miktarı göz önüne alındığında en az------ müvekkilce tespit edilen cezai tazminat, masraf ve sair kesintiler ile eksik imalatlara ilişkin tutarlar hariç gerçek kesin hakediş rakamı üzerinden yapılan hesaplamaya göre ise en az ---- primini eksik tahakkuk ettirmiş ve ödemediğini, Sözleşmenin açık hükümleri gereği ---- işçilerine yönelik yükümlülüklerini yerine getirmeyen, olması gereken işçilik bedelini ödemeyen ve/veya eksik beyan ederek bu tutarlardan müteselsilen sorumlu bulunan müvekkil aleyhine gerçekleşme olasılığı çok yüksek bir risk oluşturan davacının buna karşın müvekkilden bu şekilde haksız ve fahiş meblağlarda talepte bulunması kötü niyet göstergesi olmak dışında bir anlam ifade etmediğini, davacının senet iadesi veya menfi tespit talebinde hukuki menfaati bulunmadığını, Davacının müvekkile ciro ederek teslim ettiğini iddia ettiği ancak müvekkil kayıtlarında yapılan incelemede davaya cevap süresi içerisinde evrak asıllarına rastlanamayan mezkur senetlere ilişkin iddiaları yersiz olduğunu, Öncelikle, yukarıda açıklandığı üzere davacı kesin hakediş raporunu sunmamış ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olmakla her şeyden önce teminatların iadesine dair herhangi bir talep ileri sürülebilecek aşamada olunmadığını, Müvekkil tarafından söz konusu senetlerin tahsile verilmesi veya üçüncü kişilere ciro edilerek davacı aleyhine tahsiline yönelik işlem yapılması da söz konusu olmayıp, yukarıda açıklanan ve aşağıda II. maddede dermeyan olunan nedenlerle, şayet verilmiş ise müvekkilin söz konusu senetlere yönelik meşru hakları devam etmekte, bunların davacıya iadesi, iptali veya imhasına ilişkin koşulların oluşmadığı görüldüğünü, davacının barter daire ile ilgili iddia ve talepleri haksız ve hukuka aykırı olup kendi borcunu ifa etmeden teslim beklemesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, Davacının Sözleşme çerçevesinde hakediş ödemelerine karşılık %10’una tekabül edecek kısmın ------ dairesinde müvekkillerden -------inşa etmekte olduğu ----- vasıflı bağımsız bölümün satış vaadi suretiyle verildiği, buna karşın inşaatın başlamadığı, işin süresinde tamamlanmadığı ve gecikmeye bağlı tazminat alacakları doğduğu iddiaları bağlamı itibarıyla yersiz ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde beyan ve iddiaları olduğunu, Şöyle ki, söz konusu taşınmazın davacıya barter olarak verilmesi, teamül olduğu üzere bu kapsamdaki işlerde hakedişlerden kesilmekte olan %10’luk nakdi teminat yerine kaim olmak üzere, müvekkillerce davacıya duyulan güven ve ileride değer kazanarak davacı açısından da avantajlı olacağı düşüncesiyle yapılan bir nevi ------niteliğinde olduğunu, Öyle ki, söz konusu taşınmazın halihazırdaki rayiç piyasa değeri, davalıya barter karşılığı verildiği kabul edilen ------ve dahi işlemiş ticari faiziyle birlikte toplam karşılığının çok üzerinde ve iddia ettikleri fahiş alacaklarının dahi 2 katından fazlasını karşılamaya yetecek miktarda olduğunu, Davacı tarafından kötü niyetle öne sürülen söz konusu taşınmazın bulunduğu projede inşaatın başlamadığı iddiası gerçek dışı olup, inşaat başlamış ve halen 20. Kat seviyesine ulaşmış bulunduğunu, Söz konusu dairenin barter olarak verilmesini konu alan “taşınmaz satış vaadi sözleşmesi” incelendiğinde, işin süresine ve teslime ilişkin koşulların davacı tarafından üzerine düşen edimler yerine getirilmemiş olduğundan henüz başlamadığını, davacının işi süresinde ve tam olarak yapmasına bağlı olan 36 aylık teslim süresinin de davacının dava konusu Sözleşme uyarınca edimlerini tamamlayacağı tarihten itibaren tekrar işlemeye başlamış sayılacağı ve bu itibarla herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı kolaylıkla anlaşılabileceğini, Bu bağlamda, müvekkillerin anılan barter işlemine konu teşkil eden ofis vasıflı bağımsız bölüme ilişkin satış vaadi sözleşmesini davacının temerrüdü nedeniyle fesih haklarının saklı tutulduğunu da ayrıca belirtmek gerektiğini, Dahası, aşağıda II. madde uyarınca dava etmek durumunda kaldığımız gecikmeye bağlı zarara eklenen cezai tazminatların esas itibarıyla hakkedişlerden doğrudan mahsup edileceği, buna karşın davacı tarafından hakediş raporu sunulmaması nedeniyle ayrıca dava edilmek zorunda kalındığı göz önüne alındığında davacının da Sözleşme uyarınca üzerine düşenleri yerine getirmeden müvekkilden edimini ifa etmesini talep edemeyeceği görüleceğini, Bir an için barter olarak verilen söz konusu dairenin teslimindeki gecikme iddiasının dinlenebileceği varsayılsa dahi bu kez karşı davamıza konu edilmeyen tarih aralığında tahakkuk etmiş cezai tazminat alacağımız ödenmeden bu gecikme cezasının da talep edilemeyeceği, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerin cezai tazminat alacağına mahsup edilmesi gerekeceği, netice itibarıyla davacının barter dairenin teslimine ilişkin vakti gelmemiş ve kötü niyetle öne sürdüğü bu iddiasının da dinlenemeyeceği izahtan vareste olduğunu, Sözleşme konusu işleri --------- tarihine kadar tamamlaması gereken karşı davalı, esasen hiç tamamlamamış ve eksik bırakmış olduğu imalatlar bir yana bırakıldığında ve işin tamamlandığını kabul anlamına gelmemekle birlikte Sözleşme konusu işleri en erken işin diğer davalı idareye geçici teslim tarihi olan ------ Tarihinde kısmen tamamladığı varsayılabileceğini, Bu itibarla, müvekkilin fazlaya dair hakları, eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin zarar-ziyan ve talepleri ile üçüncü taraflara ödenen ve/veya müşterilerce rücu edilmiş veya ileride rücu edilebilecek olan tazminat ve alacaklara ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, karşı davalının---- günlük gecikmesi nedeniyle Sözleşmenin 26. Maddesi uyarınca gecikilen takvim günü başına------ olmak üzere toplam en az ---------tazminat alacağı tahakkuk etmiş ve halen ödenmediğini, Müvekkil tarafından işin çeşitli safhalarında süresinde bitirilmeyen işler nedeniyle ceza kesileceği ve kesilen cezalar Sözleşme’nin 27. Maddesi uyarınca zorunlu olmamakla birlikte, iyi niyet ve işin tamamlanması gayesiyle karşı davalıya yazılı ve sözlü olarak ihtar edildiğini, buna ilişkin tutanaklar tutulduğunu, Her ne kadar Sözleşmenin 27. Maddesi uyarına cezai tazminatların doğrudan hakedişlerden veya teminatlardan kesilmesi kararlaştırılmış ise de, karşı davalının huzurdaki asıl davayı açmasından anlaşılacağı üzere son (kesin) hakediş tanzimine yanaşmayacağı ve teminatlarının da varlığı iddia edilen senetten ibaret olduğu göz önüne alındığında, bu kez tahakkuk etmiş cezaların karşı dava yoluyla talep edilmesi zorunluluğu doğduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, Sözleşme uyarınca işin tesliminde vaki ----- tarihleri arasındaki ilk ---- cezai tazminatın tahakkuk ettikleri günlerden itibaren işlemiş ticari faiziyle davacı/karşı davalıdan alınarak müvekkil davalı/karşı davacılara ödetilmesini talep ettiklerini,Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, Karşı davamızın kabulü ile ----- tarihleri arasında vaki gecikme nedeniyle şimdilik ----- cezai tazminatın tahakkuk tarihlerinden itibaren işlemiş ticari faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacılara ödetilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı/ karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar -------- Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; davacının belirsiz alacak davası açması onu talep ettiği alacak kalemlerine ilişkin bir parasal karşılığı koymak yükümlülüğünden kurtarmadığını, Aksine kanunun açık düzenlemesi gereği belirsiz alacak davası açılsa dahi belirli bir parasal karşılığın gösterilmesi gerektiğini, Bununla birlikte dava dilekçesi incelendiğinde dava değeri ------- olarak gösterilmiş ancak "Sonuç ve İstem" kısmında alacak kalemleri yönünden talep edilen tutar bölüştürülmediğini, Dava dilekçesi boyunca dava değeri olarak bildirilen bu tutarı taşınmazın bedeli olarak ifade eden davacı tarafın bu tutarı "Sonuç ve İstem" kısmındaki 1 numaralı talep için ifade ettiğini, Bu açıdan, ikinci talep yönünden parasal değer gösterilmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı, seçimlik olarak ileri sürülmesi gereken talepleri birlikte ileri sürüp bir yandan sözleşmenin herhangi bir suretle geçersiz kılınmasına ilişkin bir talep ileri sürmeksizin sözleşmenin yapılması nedeniyle uğradığı zararları talep ederken diğer yandan ise sözleşmenin geç ifası iddiasıyla uğradığı zararları birlikte istediğini, Bu açıdan seçimlik yapılarak ileri sürülmesi gereken talepleri birlikte ileri sürerek esasında seçim yapmamış olan davacının davasının bütünüyle reddi gerektiğini, Tüm bunların yanı sıra, davacının tacir olduğunu, Tacir ticari faaliyetlerini basiretle ve sıradan kişilerden beklenebilecek olan dikkat ve özenden çok daha fazlasını göstererek sürdürmek zorunda olduğunu, hesaplamaya esas tüm unsurlar sözleşmede belirlenmiş olup alacağın belirlenememesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, Bu bağlamda, davacı taraf uğradığını iddia ettiği zararları dayanak ve gerekçeleri ile açıklamalı, miktarını ifade edebilmesi gerektiğini, Belirsiz alacak davaları, davacı tarafın sübjektif olarak matematiksel hesaplama imkan veya becerilerine göre değil, nesnel olarak zararın veya alacağın belirlenemediği, hesaplamaya esas bir kısım unsurların dava tarihinde henüz kesinleşmediği veya yargılama sırasında ortaya konulabildiği durumlarda açılabilecek istisnai bir dava türü olduğunu, Hukukumuzda uzun süren yargılamalar ve özellikle kimi kısa süreli zamanaşımı süreleri arasındaki dengesizlik nedeniyle hak kayıplarının azaltılması amacıyla istisnai bir dava türü olarak belirsiz alacak davası düzenlendiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesine göre davacı veya alacaklı tarafın elindeki bilgilerin hesaplamaya esas unsurların bir veya birkaçını içermemesi ya da henüz kesin olarak ortaya çıkmamış olması gibi nesnel olarak belirlenmesi mümkün olmayan alacak kalemlerinin bulunduğu hallerde açılabilecek olan belirsiz alacak davasının koşulları, somut olayda oluşmadığını, Davacı’nın işin teslimindeki gecikmesi ve ayıplı imalatları nedeniyle Sözleşme uyarınca tahakkuk etmiş cezai tazminatlardan şimdilik----- tarihleri arasındaki 59 günlük gecikmeye tekabül eden ------ kısmının davacıdan alınarak müvekkile ödetilmesi talepli karşı davanın ikame edildiğini, diğer dava davacı tarafın dilekçesinde gizlemeye çalıştığı şekilde sadece gecikmeye ilişkin ceza koşullarının talep edildiği bir dava olmadığı gibi esasında o davada da ifade edildiği üzere davacının henüz hak kazanmadığı hususlarda talepte bulunduğundan davanın reddini talep ettiklerini, söz konusu taşınmazın davacıya barter olarak verilmesi, teamül olduğu üzere bu kapsamdaki işlerde hakedişlerden kesilmekte olan %10’luk nakdi teminat yerine kaim olmak üzere, müvekkillerce davacıya duyulan güven ve ileride değer kazanarak davacı açısından da avantajlı olacağı düşüncesiyle yapılan bir nevi ----olduğunu, söz konusu taşınmazın halihazırdaki rayiç piyasa değeri, davalıya barter karşılığı verildiği kabul edilen ------ve dahi işlemiş ticari faiziyle birlikte toplam karşılığının çok üzerinde ve iddia ettikleri fahiş alacaklarının dahi 2 katından fazlasını karşılamaya yeteceğini, Davacı tarafından kötü niyetle öne sürülen söz konusu taşınmazın bulunduğu projede teslimin imkansız hale geldiği iddiası da gerçek dışıdır. Söz konusu dairenin barter olarak verilmesini konu alan “taşınmaz satış vaadi sözleşmesi” incelendiğinde, işin süresine ve teslime ilişkin koşulların davacı tarafından üzerine düşen edimler yerine getirilmemiş olduğundan henüz başlamadığı, davacının işi süresinde ve tam olarak yapmasına bağlı olan 36 aylık teslim süresinin de davacının dava konusu Sözleşme uyarınca edimlerini tamamlayacağı tarihten itibaren tekrar işlemeye başlamış sayılacağı ve bu itibarla herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı kolaylıkla anlaşılabileceğini, Bu bağlamda, müvekkillerin anılan barter işlemine konu teşkil eden ofis vasıflı bağımsız bölüme ilişkin satış vaadi sözleşmesini davacının temerrüdü nedeniyle fesih haklarının saklı tutulduğunu, Dahası, aşağıda II. madde uyarınca dava etmek durumunda kaldığımız gecikmeye bağlı zarara eklenen cezai tazminatların esas itibarıyla hakkedişlerden doğrudan mahsup edileceği, buna karşın davacı tarafından hakediş raporu sunulmaması nedeniyle ayrıca dava edilmek zorunda kalındığı göz önüne alındığında davacının da Sözleşme uyarınca üzerine düşenleri yerine getirmeden müvekkilden edimini ifa etmesini talep edemeyeceğini, Bir an için barter olarak verilen söz konusu dairenin teslimindeki gecikme iddiasının dinlenebileceği varsayılsa dahi bu kez karşı davamıza konu edilmeyen tarih aralığında tahakkuk etmiş cezai tazminat alacağımız ödenmeden bu gecikme cezasının da talep edilemeyeceği, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerin cezai tazminat alacağına mahsup edilmesi gerekeceği, netice itibarıyla davacının barter dairenin teslimine ilişkin vakti gelmemiş ve kötü niyetle öne sürdüğü bu iddiasının da dinlenemeyeceğini, Bu çerçevede ifade etmek gerekir ki, taraflar arasındaki hukuki ilişki ---------- davacının üstlendiği işlerin bedelinin bir bölümü para olarak değil mal ve hizmet değiş tokuşu yoluyla ödendiğini, Dava dilekçesinde barter usulünün uygulandığı sürekli olarak tekrar edilmesine rağmen gerçeğe aykırı olarak bedel ödemesi yapıldığı ileri sürülerek açık bir çarpıtmayla taşınmazın bedelinin ödendiği ileri sürüldüğünü, davacının bir dönem yaptığı hakediş bedellerinin bir kısmı taşınmazın bedeline sayılarak alacak olarak kabul edilmiş ve bu kapsamda taşınmazın kendisi de faturalandırıldığını, Bununla birlikte, esas olan sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmesi olup karşılıklı borç yükleyen sözleşmesel ilişkilerde taraflardan birinin kendi edimlerini tam olarak yerine getirmeden diğer tarafın edimlerini yerine getirmesini talep etmesinin mümkün olmadığını, Bu bağlamda, davacının ödediği herhangi bir bedel söz konusu olmayıp bunun herhangi bir şekilde iadesinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, Müvekkil şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere, davacı tarafın halihazırda müvekkilden alacağı değil, tahakkuk etmiş cezai tazminatlar, eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin talep ve rücu edilecek tutarlar hariç ve saklı kalmak kaydıyla ----- borcu bulunmadığını, Davacının ticari defter ve kayıtlarda bu tutarda borcu bulunmasının nedenlerinden biri de müvekkilin tüm çabalarına rağmen son (kesin) hakediş raporunu düzenlemekten ve fatura kesmekten imtina etmesi, bu suretle gecikme cezaları ile akde aykırılığa bağlı sair kesintilerden azade kalarak iş sahibi diğer davalıyı da dahil etmek suretiyle açtıkları huzurdaki davaya konu fahiş ve haksız taleplerini elde etmeyi hedeflediğini, Zira davacı şayet zamanında üzerine düşen eksiklikleri giderip kesin hakediş raporunu sunmuş olsa idi ve ayrıca aşağıda 5. Maddede yazılı ----- prim borçlarını da ödemiş olsa idi, müvekkilden yaklaşık olarak 90.000TL bir alacağı kalmış olacak ve müvekkil tarafından bu alacak fatura kesilmesini müteakip Sözleşme’nin 13. maddesinde yazılı usul ve vade içerisinde ödenmiş ve kapatılmış olacağını ,Ne var ki davacının asıl niyeti ve saikinin hak kazandığı bedelin tahsili değil, hak ettiğinin çok üzerinde ve fahiş meblağ üzerinden haksız kazanç sağlamak böylelikle ve aynı zamanda geçmişteki iyi ilişkileri ve kendilerine duyulan güveni bir nevi nakde çevirmek suretiyle müvekkili zarara uğratmak olduğu yazılı beyanları ile açık olduğunu, Davacının gerçek duruma, fiili imalatlara ve gecikmelere ilişkin yükümlülüklerine değinmeksizin abartılı ve hakikate muhalif beyanlarla müvekkilden talep ettiği meblağ ve diğer davalıya yönelik haksız ve hukuka aykırı ipotek istemi bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, Davacının işin yapımı ve teslimindeki gecikmesi nedeniyle müvekkilin uğradığı zarar-ziyan ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla gecikmeye bağlı cezai tazminat talebimiz aşağıda II. başlıkta karşı davamız bağlamında dermeyan olunduğunu, Bununla birlikte, zarara eklenen cezai tazminat talebimiz yanında davacının işi geç ve eksik yapması nedeniyle asıl davadaki taleplerinin da haksız ve vadesi gelmemiş talepler olduğunu, Sözleşmenin 8. maddesi uyarınca işe en geç ------ tarihinde başlayarak ---- tarihinde tamamlamayı taahhüt eden davacı, bu taahhüdünü zamanında yerine getirmemiş ve delillerimiz arasında yer alan şantiye tutanakları ve ihtarlardan anlaşılacağı üzere imalatları hiç tamamlamamış olup, müvekkil tarafından diğer davalı idareye ve dava dışı müşterilere yönelik yükümlülüklerinin zamanında ve tam olarak ifa edilememesine, buna bağlı işlerin üçüncü taraflara tamamlatılması, zarar-ziyan tazmini ve ticari itibar kaybı gibi çok çeşitli zararlara sebebiyet vermiş ve vermeye devam ettiğini, davacı tarafından şantiyedeki imalatlar sırasında tespit edilebilen 138 kalem işe ve imalata zarar verilmiş, buna ilişkin tutanak düzenlenmiş buna karşın davacı tarafından bu hasar ve zararlar giderilmediği gibi, giderimine ilişkin üçüncü kişilere yaptırılan işlerin bedeli ve sair masraf ve giderler dahi karşılanamadığını, Bunun dışında ve daha önemlisi, davacının Sözleşme uyarınca yapması gerektiği halde hiç yapmadığı, eksik yaptığı veya nitelik ve nicelik olarak ayıplı ve/veya kusurlu olarak imal ettiği kalemlere ilişkin müvekkile gerek iş sahibi, gerekse daireleri teslim alan müşteriler tarafından çok sayıda müracaat ve şikayette bulunulmuş olup delillerimiz arasında yer verilen onlarca şikayet ve belge, bilahare evrak asılları ve sair kayıtları sunulacak olan çok sayıda eksik ve kusurlu işe örnek kabilinden sunulabildiğini, Sözleşme konusu projede en az 25 farklı bağımsız bölümde Sözleşme konusu portmanto, banyo dolabı ve sair temel imalat kalemlerinden en az birinin eksik olduğu, birçok dairede dolap kapaklarının eksik veya kusurlu olduğu, çok sayıda bağımsız bölümün çelik kapı giydirmeleri ve ahşap kapılarında eksiklik ve kabulü mümkün olmayan açık ve gizli ayıplar bulunduğu, bu türden açık ayıpların davacı tarafından iş hiçbir zaman teslim edilmediğinden ve daha önemlisi son hakediş raporu hiç sunulmadığından veya denetime elverişli bir teslim merasimine yanaşılmadığından, herhangi bir aşamada davacı ile müvekkil arasında yazılı olarak tespit ve tevsikinin de mümkün olamadığı, buna karşın davacı tarafından sanki tüm işler tam ve kamilen yapılmış gibi huzurdaki davanın gerçek hakediş ve imalat rakamlarının çok üzerinde imalat iddiasıyla açıldığını, Davacı taşeron bu yükümlülüğe riayet etmediği gibi, huzurdaki dava ile iddia etmekte olduğu alacak miktarı göz önüne alındığında en az ----müvekkilce tespit edilen cezai tazminat, masraf ve sair kesintiler ile eksik imalatlara ilişkin tutarlar hariç gerçek kesin hakediş rakamı üzerinden yapılan hesaplamaya göre ise en ----primini eksik tahakkuk ettirmiş ve ödemediğini, Sözleşmenin açık hükümleri gereği ------ işçilerine yönelik yükümlülüklerini yerine getirmeyen, olması gereken işçilik bedelini ödemeyen ve/veya eksik beyan ederek bu tutarlardan müteselsilen sorumlu bulunan müvekkil aleyhine gerçekleşme olasılığı çok yüksek bir risk oluşturan davacının buna karşın müvekkilden bu şekilde haksız ve fahiş meblağlarda talepte bulunması kötü niyet göstergesi olmak dışında bir anlam ifade etmediğini beyanla yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının müvekkil şirketten talepte bulunması hukuken mümkün olmadığından davanın reddi gerektiğini, argılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dosyada Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Davacı ile dava dışı ---- arasında imzalanmış olan --- tarihli sözleşme ile ------- haricinde diğer davalılar ile imzalanan eser sözleşmeleri kapsamında davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirip getirmediği, davalılardan bakiye bir alacağı olup olmadığı, kendi akidi olmayan asıl iş sahibinden herhangi bir bedel talep edip edemeyeceği, davacıya sözleşme dışı ilave işler yaptırılıp yaptırılmadığı, davacının işi süresinde tamamlayıp tamamlamadığı, işin tesliminin yapılıp yapılmadığı, teslim edilen işlerde ayıplı ifa olup olmadığı, barter olarak verilmesi kararlaştırılan taşınmazın süresinde inşa edilip edilmediği, davacının bu taşınmaz bedelini eksiksiz olarak davalı şirketlere ödeyip ödemediği, bu taşınmazın teslim sürecindeki gecikmeden kaynaklı olarak davacının ------ haricindeki davalılardan cezai şart isteyip isteyemeyeceği, teminat senetlerinden ötürü borçlu olmadığının tespiti ve senetlerin iptali talebinin şartlarının oluşup oluşmadığı,senetler henüz görülmemiş olmakla birlikte sözleşme içeriğine ve davacının anlatımına göre senetlerin borçlusunun davacı şirket olmaması nazara alındığında bu talepte bulunmak için davacının aktif husumeti olup olmadığı,senetlerin kambiyo senetlerinde bulunması gereken zorunlu unsurlara haiz olup olmadıkları, davacının davalılardan ------ gereği taşınmaz üzerinde kanuni ipotek hakkı tescilini talep etmesinin hukuken mümkün olup olmadığına ilişkindir. Birleşen davadaki uyuşmazlık ise ----- sözleşme gereği davacıya barter olarak verileceği kararlaştırılan taşınmazın gelinen tarih itibarı ile inşaatının tamamlanmamış olması ve davacının diğer iddiaları ( taşınmaz üzerinde ipotekler olması, sözleşmenin resmi şekil şartına uygun yapılmaması vs ) nedeni ile davacı yanca ödenen taşınmaz bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gereği tespit edilecek bedeli ile davacının uğradığı munzam bir zarar varsa bunların davalılardan tahsiline ilişkindir.------ cezai tazminat istemli karşı dava ikame edilmiş mahkememizce önce inceleme duruşmasında "..Yapılan incelemede karşı davanın ---- tarihinde açıldığı, bu dava için arabulucuya başvuru tarihinin ---- son tutanağın tanzim tarihinin ise ------ olduğu, dava açılış tarihinde bulunması gereken dava şartının bulunmadığı görüldü.... Arabulculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde de olmadığı, karşı davadan önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmakla karşı davanın usulden red kararı verilmek üzere tefrikine karar verildi, tefhimle açık yargılamaya devam olundu. " gerekçesi ile karşı dava usulden red kararı verilmek üzere tefrik edilmiş, mahkememizin ----Karar sayılı dosyasında ---- gerekçeli karar ile "...Somut olayda yapılan incelemede karşı davanın --- tarihinde açıldığı, bu dava için arabulucuya başvuru tarihinin ---- son tutanağın tanzim tarihinin ise ----- olduğu, dava açılış tarihinde bulunması gereken dava şartının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda ifade edildiği üzere arabuluculuk dava şartı tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. Görevsiz mahkemede dava açılması sorunu haricinde bu hususta uygulamada da tereddüt yoktur. Karşı dava bağımsız bir dava olup bu hususta da gerekli izahat yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından karşı dava bakımından 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 (2) ve 115. maddeleri gereğince, alacağa yönelik ticari dava niteliğindeki karşı dava yönünden karşı dava tarihine göre dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açılmış olduğu anlaşıldığından, karşı davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak.." gerekçeleri ile karşı davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dolayısı ile davalılar vekilinin esasa dair yazılı beyan dilekçesi olsun karar celsesindeki karşı dava hakkında tefrik kararı verilmediği bu nedenle zamanaşımı süresi içerisinde mahkememiz dosyası ile birleştirilen ancak iade edilen davanın açıldığı davanın uzatılmak istenmediği yolundaki beyanlar yerinde değildir. Yukarıda bahsedildiği üzere davalıların karşı davası -------- tarihinde tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilerek red edilmiştir. Yargılama yapılmış mahallinde 2 defa talimat mahkemesi aracılığı ile keşif icra edilmiş bu süreçte talimat bilirkişilerden 2 defa rapor alınmış davacı yanca taşınmazın devredilmemesi nedeni ile uğranılan zararın da tazmini hususunda dava açılmış binnetice --------tarihli duruşma ara kararı ile raporlara itirazlar red edilerek davacıya talep arttırım dilekçesi sunması hususunda kesin süre verilmiştir. Davalılar vekili bu süreçte sözlü yargılama için gün talep etmiş ve bu süreçte daha önce tefrik edilerek red edilen istem bakımından ----- bahsi geçen dosyasında davayı -------- tarihinde açmışlardır. Bahsi geçen davanın huzurdaki davada verilecek kararın gecikmesini sağlamak amacı da taşıdığı ve davaların 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesi uyarınca aynı düzeyde de olmaması keza ----- tarihli celse ara kararında belirtilen hususlardan ötürü mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Mahkememiz ara kararları gerekçeli olarak yazılmış, emsal yüksek mahkeme kararlarına atıflar yapılarak hesap yöntemleri izah edilerek -----bilirkişilere yardımcı olunması ve ek raporlar alınmak zorunda kalınmaması amacı ile gerekçeli yazılmıştır. Eser sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu 470. ve 486. maddeleri arasında düzenlenip md.470’de, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin her iki tarafının da bu borçları üstlenmesi sebebiyle tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Sözleşmenin meydana gelmesi için tarafların, yüklenicinin meydana getirmeyi üstlendiği eser ve bunun karşılığında ödenecek bedel hususunda anlaşması gereklidir.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Eser sözleşmelerinde ana kural öncelikli ifa yükleniciye ait olduğundan yüklenici tarafından tamamlanıp teslim edilmedikçe iş sahibi ödemezlik defini ileri sürerek ödemeden kaçınabileceği gibi eksik ve kusurlu teslim ve ifa halinde de iş bedelinin bunların giderim bedeli kadarlık kısmını ya da tamamını ödemekten kaçınma hakkına haiz olacaktır. Eser sözleşmelerinde teslim yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslim yapılması da hukuki bir işlem olmayıp maddi vakıadır.Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını da yüklenici ispat etmek zorundadır. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin açtığı iş bedelinin tahsili davasında eserin ayıplı ve eksik olduğu savunması mahsup itirazı mahiyetinde olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir. -----6100 sayılı HMK'nın 194. Maddesinin " taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar" hükmüne haiz olduğu, dilekçelerdeki anlatımlardan söz konusu yerde yaşamın başladığının anlaşıldığı, talimat mahkemesinin mahallinde eksik, ayıplı iş araması gibi bir görevinin olmadığı, iddia edenin bu iddiasını delilleri ile birlikte ortaya koymak zorunda olduğu, öte yandan vekille takip edilecek iş ve işlemlerde vekile ihtarat yapılmasının esas olduğu, iş yoğunluğu gibi bir gerekçe ile asil ile mahkemenin yazışma yapma zorunluluğu olmadığı tefhim edilmiş ; Davalı yanın davacının edimini eksik, ayıplı ifa ettiğini ileri sürdüğü anlaşılmakla, hangi blok, hangi daire vs. Nerede ayıplı ifası olduğunu delilleri ile sunmak, eksik ve ayıplı yapılan işler tamamlanmış ise kim tarafından ve hangi tarihte tamamlandığını delilleri ile birlikte sunmak üzere kesin süre ihtarları yapılarak taleplerin somutlaştırılması sağlanmıştır. Davacının, ------ tarihli dilekçesinde belirtmiş olduğu fazladan yaptırılan iş ve işlemlere dair söz konusu eserde sözleşme dışı ilave bir iş yaptığı mahallinde tespit edilirse yapılan işin de iş sahibinin yararına olması durumunda vekaletsiz iş görme hükümleri gereği davacının talep hakkı doğacağından işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre yapılan bu işin bedelinin tespitinin istenmesine bilirkişi heyetinden istenmiştir.------Davacının gerçekleştirdiği imalatta eksik iş tespit edilirse teslim tarihine eklenecek makul süre sonundaki (işin teslim tarihine bu eksik işlerin giderilebileceği süre eklenerek tespite dilecek tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine ) mahalli piyasa rayiçlerine göre davalının davacıdan ne kadar bedel talep edebileceğinin/ davacı alacağından ne kadar mahsup yapılacağının belirlenmesinin istenmiştir. ------- Davacının gerçekleştirdiği imalatta ayıplı iş tespit edilirse öncelikle ayıbın gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğunun tespiti ve ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasında uzun süre yoksa dava tarihindeki mahalli piyasa rayiçlerine göre, şayet uzun süre var ise ayıpların giderilebileceği makul sürenin teslim tarihine eklenerek bu tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre ---- davacı yüklenici alacağından mahsubu gereken bedelin belirlenmesi istenmiştir. ----Mahkememizce bu gerekçeli ara kararlar gereği mahal mahkemesine talimat yazılmıştır. Buna göre davacının ilave iş bedelinin ------ tarihli ek raporda belirtildiği üzere söz konusu ayıplı hususların kullanıldıkça ortaya çıktığı dolayısı ile gizli ayıp olduğu, ayıplı işlerin giderim bedelinin ---- olduğu, eksik işlerin giderim bedelinin ------ olduğu anlaşılmıştır. Talimat yolu ile keşif icra edilerek rapor alındıktan sonra alanında uzman bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek rapor alınmıştır. Buna göre toplam iş bedeline yukarıda yazılı ilave iş bedeli eklenmiş, yukarıda yazılı eksik iş ve ayıplı iş bedelleri mahsup edilmiş davacının iş bedeli alacağı tespit edilerek davalının kanıtlı tüm ödemeleri mahsup edilerek davacının bakiye iş bedeli alacağı belirlenmiştir. Buna göre davacının davalı ---- dışındaki davalılardan bakiye iş bedeli alacağının ---- olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı vekili belirlenen bakiye iş bedelini rapora itirazında farklı hesaplamış ise de aradaki farklılık davacının ilave iş bedelini ------- olarak hesaplamasından kaynaklanmaktadır. Bilirkişi raporu eksik ve ayıplı işler keza ilave işler yönünden mahkememiz görevlendirme ara kararına uygun olduğundan davacının bu yöndeki beyan ve itirazlarına itibar edilmemiştir. Davalı işin eksik ve ayıplı ifa edildiği hususunda ispat külfeti altındadır. Mahkememizce mahal mahkemesine talimat yazılmış davalı vekili keşfe iştirak etmiştir. Gösterdiği yerler bilirkişi heyeti tarafından görülmüş ve denetime uygun bir şekilde görevlendirme ara kararına da uygun bir hesaplama ve değerlendirme yapılmıştır. Dolayısı ile davalılar vekilinin de bilirkişi raporuna vaki itirazları yerinde değildir. Davacının cezai şart alacağı yönünden ; Satışı vaad edenin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde Türk Borçlar Kanununun 184. maddesi gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olmasının yeterli olduğu; ----------Bir başka anlatımla, İfaya ekli cezai şart alacağı müspet zarar olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça fesih halinde istenemez. Hal böyle olmakla beraber, sözleşmenin 5. maddesinde “cezai tazminatları tahsil hakkı baki kalmak kaydıyla, teslimdeki gecikme nedeniyle işbu satış vaadi sözleşmesini haklı nedenle fesih yetkisi doğacağı ” kararlaştırması sebebiyle fesih halinde bile ifaya ekli cezai şartın istenebileceği; Ancak teslim yükümlüğünün taraflar arasındaki sözleşmede yer almamasına, bir başka anlatımla, satım vaadi sözleşmesinde 36 aylık süre sonunda teslim taahhüdüne aykırılık halinde ceza-i şartı üstelenen sözleşmenin tarafı ---- sorumluğu kapsamında kaldığı sonucuna varılmış bu alacağın bu davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. Davacı tanzim ve vade tarihleri açık senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacı söz konusu senetlerin teminat senedi olduğunu, iş tamamlandığı halde kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş davalı yan cevap dilekçesinde müvekkili kayıtlarında bu senetlere rastlanmadığını, söz konusu senetlerin tahsile verilmesi veya ciro edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek hukuki yarar yokluğundan bu talebin reddini talep etmiş devamında ise b u senetlere dair meşru haklarının devam ettiğini, bunların davacıya iadesi veya iptali şartlarının oluşmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin teminatların iadesi başlıklı 12. Maddesinde 12.1.3. Maddede " şahıslara iş tesliminden 18 ay sonra ise kesin kabul için alınan şirket teminat senedi çeki veya banka teminat mektubu taşerona iade edilecektir" hükmüne haiz olduğu, sözleşmenin 9. 1. Maddesinin kesin teminatı düzenlediği buna göre taşerondan alınacak teminat miktarının ---- olduğu, davacının teminat senedi vereceği, 9.2. Maddesinde sözleşme tutarı üzerinden hesaplanacak KDV miktarının %15 fazlası kadar firma ve firma yetkilisinin müteselsil borçlu olduğu teminat senedi düzenleneceği ve davalıya verileceği hükme bağlanmıştır. Keza sözleşmenin 13. Maddesi gereği davalıların davacıya sözleşme imzalanınca ------ avans vereceği karşılığında aynı tutarda davacının avans teminat senedi vereceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu edilen bu senetlerin bahsi geçen senetler olduğu miktar itibarı ile örtüşmelerinden de anlaşılmaktadır. Bir kambiyo senedinin teminat senedi olması başlı başına menfi tespit isteminin kabulüne yol açmayacağı açıktır. Bu halde teminat şartının yerine gelip gelmediği ve senetten dolayı borçlu olup olmadığının şartlarının oluşup oluşmadığı irdelenmelidir. Senet fotokopileri incelendiğinde neyin teminatı olarak verildiklerine dair kayıt yoktur. Sözleşmenin 12. Maddesinde teminat senetlerinin iadesi hususu iş tesliminden 18 ay sonrasına bırakılmıştır. Bilirkişi heyeti her ne kadar kök raporunda bu senetler bakımından davalılara husumet yöneltilmesinin yerinde olduğu ve davacının ----- prim borcu olmadığı, eksik ayıplı iş bedelleri de düşüldüğünden keşideci sıfatına haiz davacının menfi tespit isteminde bulunabileceği yolunda görüş beyan edilmiş ise de Davacının gerek dava dilekçesinde ve gerekse dava öncesi davalılara keşide ettiği ihtarnamesinde ----- nisan ayında işi davalıya teslim ettiği yolundaki beyanı ve gerekse sözleşmenin 9.1. Maddesinde teminat senetlerinin iadesinin taşeronun taahhüdünü sözleşme ve ekleri proje ve şartlarına ve işveren talimatlarına uygun olarak tamamlamış olması şartına bağlanmış olması, davalıların------- Sayılı dosyasında gecikme nedeni ile uğranılan zararlara dair cezai şart alacaklarının davacı yükleniciden talep edilmiş olması, dava tarihi nazara alındığında henüz davacının işi teslim ettiğini belirttiği 2021 yılı nisan ayından itibaren 18 ayın geçmemiş olması ve teminat senetlerinin iadesi şartlarının dava tarihi itibarı ile yerine gelmediği nazara alındığında bu senetler nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespitini istemekte bu aşamada hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı davalı --- aleyhine de asıl davada istemde bulunmuştur. Davacının adi ortaklığı oluşturan diğer davalı şirketler ile yüklenicisi olduğu eser sözleşmesi imzaladığı, sözleşme ilişkisinin davacı ve iş sahibi adi ortaklık arasında olduğu açıkça görülmektedir. İşin bir an evvel bitirilmesi amacı ile asıl iş sahibi ---- geçmişte davacıya ödeme yapmış olması bu davalıya pasif husumet ehliyeti bahşetmeyecektir. Dolayısı ile alacak iddiasından davalı --- şirketinin sorumlu tutulması mümkün olmadığından bu davalı yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı birleşen davada -------- sözleşme gereği davacıya barter olarak verileceği kararlaştırılan taşınmazın gelinen tarih itibarı ile inşaatının tamamlanmamış olması ve davacının diğer iddiaları ( taşınmaz üzerinde ipotekler olması, sözleşmenin resmi şekil şartına uygun yapılmaması vs ) nedeni ile davacı yanca ödenen taşınmaz bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gereği tespit edilecek bedeli ile davacının uğradığı munzam bir zarar varsa bunların davalılardan tahsilini istemiştir. Davacı talebine konu denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplama yöntemi konusunda yüksek yargı uygulamasıyla “ ödenen bedelin ifanın imkansız hale geldiği tarihi itibariyle, denkleştirici adalet ilkesi gereğince enflasyon,----artış oranları, altın ve döviz fiyatlarındaki artış oranları, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artış oranları gibi çeşitli etkenlerin ortalaması alınarak ulaştığı alım gücünün tespit edilmesi" ilkesinin benimsendiği İktisaba konu bedelin ---- olduğunda uyuşmazlık bulunmadığı;-------tarafından ------- arasında düzenlenen ------- Ünvanlı şirketinizin, barter işleminden dolayı şirket kayıtlarımızda yer alan --- borç bakiyesi, ---- virmanlanarak kapatılmıştır. — Kararlaştırmasına göre iktisap tarihine ------- tarihinin (dönemsel hesaplarda ---- tarihinin esas alındığı Hal böyle olunca, --- günü iktisap edilen/ödenen------ birleşen dava tarihinde denkleşi ici adalet ilkesine göre ulaştığı alım gücü ------ --- göre iade borcunun hesaplanmasındaki amacın, davacının asıl edimi; bir başka anlatımla müspet zararını (somut olayda taşınmazın değerini) isteyemeyeceği hallerde sebepsiz zenginleşme kapsamında iade edilecek miktarın belirlenmesine yönelik olduğu; davacının uğradığı müspet zarar ise birleşen dava tarihi itibariyle taşınmaz adına kayıtlı olsaydı rayiç değeri olacağı; bir başka anlatımla, satım bedelinin ---- ilkesine göre ulaştığı tutarın müspet zararı aşamayacağı; hal böyle olunca, zararın üst sınırını müspet zarar olduğu; binaenaleyh tazminatın da zararı aşamayacağı; Satım vaadine konu taşınmazın birleşen dava tarihi olan ---tarihi itibariyle rayiç bedelinin kararlaştırmadaki shell and core vaziyette teslimi halinde ---- olmasına göre bu miktarın aşılamayacağı sonucuna varılmış birleşen davada ----- tazminatın dava tarihi --- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ----- tahsiline karar verilmiştir. -----tarihli sözleşmenin tarafı olmayan diğer davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davacı her ne kadar munzam zarar talep ettmişse de ---- tarihinde davacı yanca barter olarak verilecek taşınmaz bedelinin birleşen dava tarihindeki güncel değeri tespit edildiğinden, ekonomik parametreler bedel zaten yansıdığından munzam zarar talebi mükerrer tazmin istemine ilişkin olup oluşmadığı gerekçesi ile bu talep red edilmiştir. Tüm bu anlatılan hususlar bir bütün olarak değerlendirilmiş asıl dosyada davacının bakiye iş bedeli alacağı ------- tahsiline karar verilmiş ve sözleşmede ayrık hüküm olması nedeni ile davacının cezai şart alacağı sözleşme akidi olan ----- tahsiline karar verilmiş, davacı ve davalı yanca asılları kendi yedlerinde olmadığı söylenen ancak dava tarihi itibarı ile henüz iade şartları da oluşmayan senetler yönünden yukarıda yazılı gerekçe nedeni ile davacının dava açmakta hukuki yararı olmaması nedeni ile red kararı verilmiş , davalı ----- sözleşme tarafı olmadığından ve sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği bu davalıya bir husumet yöneltilemeyeceğinden pasif husumet yokluğu nedeni ile dava red edilmiş, birleşen dava bakımından ise------ tazminatın davalı ---- tahsiline, munzam zarar talebinin reddine karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; I-Asıl dosya yönünden 1-Davalı ----- yönünden ; Davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, 2-Diğer üç davalı --------- yönünden ;Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile ; A-194.194,19 TL alacağın dava tarihi 02.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar ------müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, B----- cezai şart alacağının----- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ------tahsili ile davacıya ödenmesine, C- Davacının tanzim ve vade tarihleri açık olan keşidecisi olduğu ------- tutarlı senetlerden dolayı dava açmakta hukuki yararı olmadığından talebin usulden reddine, D-sair taleplerinin REDDİNE, 3-Harçlar yönünden ; a-492 sayılı harçlar kanunu gereği alınması gerekli 16.651,93 TL harçtan peşin alınan 10.963,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.687,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacının yatırdığı 20.331,89 TL harcın kendisine iadesine, 4-Yargılama gideri yönünden ; Davacı tarafından yapılan 2 keşif harcı toplamı 3.183,25 TL , bilirkişi ücreti toplamı 38.000 TL, posta ve müzekkere ve sair masraflar olmak üzere 4.611,85 TL olmak üzere toplam 45.795,10 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 17.388,25 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına -------- 5-Vekalet ücreti yönünden ; A-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereği 45.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, -------- B- Red edilen ortak kısım yönünden davalılar vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereği 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, C- -------- yönünden dava pasif husumet yokluğundan red edildiğinden ve red nedeni farklı olduğundan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 3/2. Maddesi gereği 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, D- Hukuki yarar yokluğu nedeni ile red edilen menfi tespit istemi bakımından red nedeni farklı olduğundan maktu 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ------- verilmesine, 6- Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 607,51 TL sinin davalılardan bakiye 992,49 TL lik kısmının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan delil/gider avansından arta kalan kısmın talep halinde taraflara iadesine, II-Birleşen dava yönünden ; Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile ; 1-Davalılar -----------yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-Diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile; A-------tazminatın dava tarihi ----tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, B- fazlaya dair istemlerin reddine, 3-Alınması gerekli 505.494,00 TL harçtan davacı yanca yatırılan 17.000,66 TL peşin harç ile sonradan alınan 110.000,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 378.493,34 TL harcın davalı -------- tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı yanca yatırılan 17.000,66 TL peşin harç, 110.000,00 TL tamamlama harcı, 63.000,00 TL bilirkişi ücretleri toplamı olmak üzere toplam 190.000,66 tl harcın davalı ------ alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereği 868.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------- alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı vekille temsil edildiğinden red edilen kısım bakımından maktu 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine, 7-Davalılar ------- dava pasif husumet yokluğundan red edildiğinden ve red nedeni farklı olduğundan ancak bu iki davalı bakımından da aynı olduğundan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 3/2. Maddesi gereği 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan delil/gider avansından arta kalan kısmın talep halinde taraflara iadesine, Dair karar davacı ve davalılar vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde ---- adliye mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/01/2026