İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/167 E. 2026/57 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/167
- Karar No
- 2026/57
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/167 Esas KARAR NO:2026/57
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :10/03/2022 KARAR TARİHİ:28/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/04/2021 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi sınırları içerisinde seyir halinde bulunan dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması ve ikinci araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ... vefat ettiğini, SGK tarafından müteveffanın hak sahiplerine gelir bağlanması ve cenaze masraflarından dolayı kurumun zararının oluştuğundan bahisle ... Şirketler Birliği aleyhine dava açıldığını, ... Şirketler Birliğinin müvekkilinin eski unvanı olduğunu, SGK tarafından kazaya sebep olan ... plakalı aracın sigortası tespit edilemediğinden ... Hesabı'na başvurulacağı hükmü mucibinde müvekkil kurum aleyhine dava ikame edildiğini, .... İş Mahkemesinin 2014/... esas, 2014/... sayılı ve 11.12.2014 Tarihli karar verildiğini, SGK tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyası ile ilamlı icra başlatıldığını, müvekkili kurum tarafından dosya borcuna karşılık icra dosyasına 94.556,85 TL ödendiğini, müvekkilinin borçlu bulunmamasına rağmen ödeme yaptığını, davanın maddi hata dolayısıyla ... Hesabı bakımından devam ettirildiğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, başlatılan icra takibine itiraz edildiğini takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin görevli olmadığını bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, .... İş Mahkemesi 2014/... esas sayılı dosyasında müvekkili tarafından davanın reddine karar verildiğini, bu yüzden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkiline karşı bu davanın açılmasında hukuki bir yarar olmadığını, davacının yapmış olduğu ödemeyi müvekkilinden talep etmesi hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Mirasçı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müteveffa davalının vefat etmeden önce oğlu ...'in vefat ettiğini, müteveffan mirasçının kızı olan Alara Tiftik'in de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın müvekkilleri yönünden reddinin gerektiğini, müvekkillere karşı açılan iş bu davanın hukuki dayanağının olmadığını, davacının yapmış olduğu ödemeyi müvekkillerinden talep etme hakkının bulunmadığını, iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Mirasçı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili yönünden reddinin gerektiğini, karar kesinleşikten yıllar sonra iş bu davanın ikame edilmesinde hukuken hiçbir yararın bulunmadığını, müvekkile karşı iş bu davanın açılmasında hukuki dayanağının olmadığını, davacının yapmış olduğu ödemeyi müvekkilinden talep etme hakkının bulunmadığını, iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, sigorta şirketine müracaat edilmediğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, ... Hesabı tarafından ödenmesi talep edilen tazminatın haksız ve mesnetsiz olduğunu, meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sigorta teminatı kapsamında sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini, davalının %20'den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 14/02/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca davalılardan ...'in vefat ettiği görüldüğünden davacı vekiline davalı mirasçılarını davaya dahil edip etmeyeceği hususunda beyanlarını sunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilince müteveffa davalının nüfus kayıt örneğinin sisteme kaydedilmesini talep ettiği ve 04/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ile müteveffa davalının oğlu olan ...'in vefat ettiği ve bu yüzden diğer mirasçılar ..., ... ve ...'in davaya dahil edilmesini ve gerekli tebligat işlemlerinin yapılmasını talep ettiği, gerekli tebligat işlemlerinin yapıldığı görüldü. Davacı vekilinin 07/05/2024 tarihli talep dilekçesi ile müteveffa mirasçı ...'in vefat etmesinden dolayı eşi ...'in de davaya dahil edilmesini ve gerekli tebligat işlemlerin yapılmasını talep ettiği, gerekli tebligat işlemlerinin yapıldığı görüldü. ...'in 31/05/2024 tarihli talep dilekçesinde müteveffa davalı ...'in 2009 yılında vefat eden eşinin babası olduğunu, müteveffa davalının ise 2022 yılında vefat ettiğini, davalının mirasçısı olmadığını, bu yüzden davadan taraf sıfatının silinmesini talep ettiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 09/07/2025 tarihli celsesine davacı vekilinin katılmadığı, önceki celseye davacı vekilinin katıldığı bu haliyle duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, buna rağmen duruşma salonunda hazır olmadığı, herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı görüldüğünden dosyanın işlemden kaldırılmasını karar verildiği, davacı vekilinin 03/10/2025 tarihli talep dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulmasını talep ettiği ve 10/10/2025 tarihli yenileme tensip zaptı ile dosyanın kaldığı yerden devamına karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 28/01/2026 tarihli celsesine davacının veya davacı vekilinin katılmadığı, 10/10/2025 tarihli yenileme tensip tutanağı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, yenileme tensip zaptının davacı vekiline ve davalılara tebliğ edildiği, bu haliyle davacı tarafın bugünkü duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, buna rağmen duruşmaya katılmadığı, duruşmaya katılmamasını geçerli kılacak herhangi bir mazeret dilekçesi de sunulmadığı, duruşma gün ve saatinde duruşma salonu dışında davacı tarafın ve vekilinin ismi birden fazla kez nida edilmesine rağmen davacı tarafın ve vekilinin hazır bulunmadığı, davalı vekilinin davacı ve vekili tarafından takip edilmeyen davanın kendileri tarafından da takip edilmediği belirtildiğinden ve mahkememiz dosyasının 10 nolu celsesinde de dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın basit yargılama usulüne tabi olduğu görüldüğünden dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; .... İş mahkemesinin 2014/... E. Sayılı dosyasına istinaden hak sahiplerine yapılan ödeme ve cenaze giderlerinin Sgk ya ödenmesi sonrası yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda mahkememiz dosyasının yapılan incelemesinde işbu dosyanın mahkememiz 10. celsesinde işlemden kaldırılmış olduğu, huzurdaki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, davacı vekilinin 03/10/2025 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulmasını talep ettiği, mahkememizin 10/10/2025 tarihli tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği ve duruşmanın 28/01/2026 günü saat 11:45'a bırakılmasına karar verildiği, tensip zaptının ve duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edildiği, duruşma saatinin 11:45 olduğu, zaptın 12:38 itibariye açıldığı ancak duruşma gün ve saatinde duruşma salonu önünde davacı vekilinin isminin birden fazla kez nida edilmesine rağmen davacı vekilinin hazır bulunmadığı, davacı vekilinin e duruşma talebinde de bulunmadığı, duruşmaya katılmamasını geçerli kılacak herhangi bir mazeret de sunmadıkları, davalıların da davayı takip etmediklerini bildirdikleri görülmüş ve ilgili hususlar duruşma zaptında da tutanak altına alınmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" başlığını taşıyan 150. Maddesinin "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi ile aynı kanunun Basit Yargılama Usulünün düzenlendiği Altıncı Kısım başlığı altında yer alan 320. Maddesinin 4. Fıkrasının "(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davanın basit yargılama usulüne tabi olması sebebiyle davanın HMK m.320/4 hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 3. Fıkrasının "(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir. " şeklindeki düzenlemesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlığını taşıyan 7. Maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklindeki düzenlemesi uyarınca ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmekle ve tevzi formundaki dava değeri dikkate alınmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; HÜKÜM: 1- HMK madde 320/4 hükmü uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 1.545,54 TL harçtan mahsubu ile artan 813,54 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 6- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunan bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2026
Katip ...
Hakim ...