İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/544 E. 2026/39 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/544
Karar No
2026/39
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/544 Esas KARAR NO : 2026/39

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/08/2022 KARAR TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili...yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile ...'in sevk ve idaresinde bulunan adına kayıtlı ... plakalı motosiklet arasında 27.09.2021 tarihinde ... mahallesi ... caddesi üzerinde ... kavşağı istikametinde seyir halinde iken yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ... söz konusu kazanın oluşmasında %100 kusurlu olduğunu olayın meydana gelmesine ...’in motosikletiyle işlek bir caddede karşıdan karşıya geçip yaya geçidinden geçmeye çalışması neden olduğunu, müvekkili kendi şeridinde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde iken kendisini kazanın içerisinde bulunduğunu, ayrıca ilgili kazanın T.C. ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/... Soruşturma numaralı dosyası ile de işlemleri yapılmaktadır. Kazayı gösterir kamera kaydı izlendiğinde ...'in bu kazaya sebebiyet verdiği ve %100 kusurlu olduğu ortaya çıkacağını, kaza sonucu müvekkilin belden aşağısı felç olmuş ve fizik tedavide tedavisi devam etmediğini, müvekkili kaza tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmış olup; hastanede ciddi tedaviler görmüş, ardından ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tedavi ve tetkikler sonucu belden aşağısı felç olan müvekkilimin tedavisine devam edilebilmek için ... Gaziler Fizik Tedavi ve rehabilitasyon Merkezine nakli gerçekleştiğini, fizik tedavi için de ...'dan belirli aralıklarda Gaziler fizik tedavi merkezine gelmektedir ... eğitim ve araştırma hastanesinde alınan sağlık kurulu raporu' na göre müvekkil %92 oranında engeli olduğunu, bu oran %100 engel oranında olması gerektiğini, müvekkilin belden aşağısı felç şeklinde olduğu için de hali hazırda bakıcıya muhtaç şekilde yaşadığını, ancak maddi imkansızlık nedeniyle şu an bir bakıcı tutmak gibi bir durumu söz konusu olmadığını, müvekkil artık ömür boyu bakıcıya muhtaç bir şekilde felçli olarak hayatına devam etmek durumunda olduğunu, doktor raporlarında müvekkildeki bu felçlik durumunda kalıcı olduğu gözüktüğünü, kazanın vermiş olduğu olumsuz etkilerle yaşamaya devam etmediğini, ayrıca müvekkilin vücudunda felç olması dışında kesikler ve kırıklar meydana gelmiş olup; kesiklerden kaynaklı olarak vücudunda kalıcı izler oluştuğunu artık ömür boyu yatağa bağlı kalması ve yürüyememesi sebebiyle çok ağır bir manevi çöküntü içinde olduğunu, ayrıca ileriye yönelik olarak artık iş hayatına devam edemez konuma gelmiştir ve ömür boyu bakıcıya muhtaç hale geldiğini, müvekkili kazanın meydana geldiği tarihte ... Ve Tic A.Ş. bünyesinde imalat mühendisi olarak görev yaptığını, felçli olduğu husus nazara alındığında artık mesleğini ifa edemeyeceği de aşikar olduğunu, ayrıca müvekkili henüz 28 yaşında olup kazanın meydana geldiği tarihte de evlilik arefesinde olup iş bu kaza nedeniyle evlilik hayalleri suya düştüğünü, kazaya bağlı olarak artık evlenemeyeceği, çocuk sahibi olamayacağı hususları nazara alındığında manevi acının ne denli yüksek olduğu, acılara sebep olan Sürücü ...’in aracının sigortasının olmadığından dolayı Sigortacılık Kanunun 14’ncü maddesi ve KTK nın ilgili maddesine göre zararımın ... hesabından tazmin edilmesi gerektiğini, ... hesabına 04.11.2021 tarihinde sürekli bakıcı tazminatının tarafımıza ödenmesi için yazılı olarak başvurumuz yapıldığını, yasal süresi içerisinde tarafımıza bir ödeme gerçeklemediği için arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk sürecinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, kazadan sonra zaten geçinemeyen Anne-Babası bir de oğullarının bakımını üstlenildiğini, müvekkili ...'nın Kepez ilçesine bağlı bir köyde ikamet etmektedir kaza sonrası Fizik Tedavi için ... Gaziler Fizik Tedavi merkezine gelip gitmektedir. gelinen günümüz şartlarında ...-... arası yol masrafı, fizik tedavi gördüğü hastanede günlük ihtiyaçlarının karşılanması noktasında maddi sıkıntılar çekmektedir. Açıklanan sebeplerle işbu davayı açacak maddi imkanlara sahip olmayan müvekkilinin üzerine kayıtlı herhangi bir menkul, gayrimenkulünün olmamasından dolayı olası yargılama giderlerini karşılama imkanı söz konusu olmadığını, iş bu nedenlerle adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, Tüm açıklanan bu nedenlerle; müvekkilin felçli olması, şu anda çalışamıyor olması, üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulünün bulunmaması, olası yargılama giderlerinin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma koyması hususları nazara alınarak adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, kaza sonrası müvekkilinin hayatını bakıcı marifetiyle idame ettirmesi nedeniyle sayın mahkemenizce tespit edilecek zarardan sonra fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla hmk 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak kabulü ile tespit edilecek zarardan sonra arttırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak müvekkil davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava öncesinde müvekkili kuruma iletilmiş olan ve aynı zamanda dava evraklarına da ek olarak eklenmiş olan maluliyet raporunda iki ayrı yönetmelik için değerlendirme yapıldığını, bu doğrultuda her iki yönetmelik için de itirazlarımızı ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan raporda sürekli bakıcı ihtiyacı olduğunu belirtir bir tespit mevcut olmadığını, sürekli maluliyet oranı belirtilerek süresiz rapor alındığı ancak sürekli bakıcı ihtiyacı olduğunu belirtir Yönetmelik hükümlerine uygun bir tespitin yapıldığı görülmediğini, sürekli bakıcı ihtiyacı olduğunu belirtmeyen bir rapor üzerinden tespit yapılabilmesi için raporun bilirkişi tarafından incelenmesi ve sürekli bakıcıya muhtaç olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın, başvuru şartını yerine getirmemiş olması, kanunun lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde, sonradan ikmali mümkün olmayan bir noksanlık teşkil ettiğini, KTK ile yapılan değişikliğin amacı, sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru yapılmasını sağladığını, KTK madde 97’de belirtilen dava şartı, diğer dava şartları gibi şekli olmadığını, dava ikame edilebilmesinin doğrudan bir ön şartı olduğundan bilahare yargılama esnasında ikmali bahis mevzu olmadığını, dava açılmadan uyuşmazlığın çözümlenmesidir. Bu sebeple HMK 115/2 maddesi uygulanmak sureti ile yönetmeliğe uygun olmayan raporun tahkim inceleme sırasında yeniden rapor aldırılarak ikmali mümkün olmadığını, davacı tarafın sürekli bakıcı gideri tazminatı talebi geçmiş tarihli ve meydana gelen bir zarara ilişkin olup eğer bu yönde gerçek bir zarar mevcut ise belirtilen tarihlerde geçerli asgari ücret tutarlarına göre hesaplanması gerektiğini, davanın niteliği itibari ile belirsiz alacak davası açmada hukuki yarar yokluğu dolayısıyla davanın dava şartı eksikliği sebebi ile usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 27.09.2021 tarihli kazaya ilişkin olarak ... plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi sigortası olmadığı, söz konusu kaza tarihinde geçerli teminat limiti kişi başı 430.000,00-TL olduğunu, müvekkili kurum tarafından davacı tarafa 13.05.2022 tarihinde 430.000,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını bu sebeple kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti tüketildiğini, Poliçe kapsamında teminat limiti tüketildiğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği, dosyada mevcut olan rapor mevzuata uygun olmadığını, tamamen davacının talebi ve beyanlarına istinaden hazırlanan bir rapora göre uyuşmazlık konusu olay belirlenemediğini, ilgili maluliyet raporu yönetmeliğe aykırı olduğundan yeni bir maluliyet raporunun alınması gerektiğini, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı kanunun 59. maddesi ve geçici 1. maddesi düzenlemeleri uyarınca “tedavi gideri teminatı” artık sigorta şirketleri ve ... Hesabı sorumluluğunda olmadığını, tedavi gideri teminatı kapsamında olan giderlerin karşılanması SGK’ya bırakılmış olduğunu, bu tarihten itibaren düzenlenen trafik poliçelerinden de artık söz konusu teminatın kaldırıldığını, bu nedenlerle davacının, talep etmiş olduğu bakıcı giderine bağlı tazminat isteğinin muhatabı müvekkil şirket değil ancak Sosyal Güvenlik Kurumu olabileceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerli olduğunu, tazminat sorumluluğu doğacak ise ancak 8 iş gününün geçmesi ile müvekkil şirketin temerrüde düştüğü kabul edilmesi gerektiğini, fakat somut olayda müvekkili Kurum temerrüde düşmediğini, davacının faiz isteme hakkı doğmadığını, tüm açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin ... Hesabı’na yapıldığı, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine karar verilmesini, Yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. ... Eğitim Araştırma Hastanesi, ... Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ve ilgili Emniyete müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenerek mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; 27/09/2021 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeni ile davacının sürekli bakım ihtiyacına düçâr olup olmadığı, davalı yanın 13/05/2022 tarihindeki 430.000,00-TL tazminat ödemesi ile teminat limitinin son bulup bulmadığı, davalı ... hesabının sürekli bakıcı gideri maddi tazminat istemi yönünden tazmin sorumluluğunun yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun sunmuş olduğu 11/03/2025 tarihli rapordan özetle; "...Mevcut belgelere göre; Sedat oğlu 02.10.1993 doğumlu, ...’nin 27.09.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar, a)Tablo 4.1, Kategori 4-Ağır, engellik oranı %80 olduğu, b)Tablo 4.3-Üriner Sistem/Mesane fonksiyon bozukluğu-Ağır, engellik oranı %60 olduğu, Balthazard formülüne göre kişinin engel oranı %92, olduğu, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %92 (yüzdedoksaniki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu oy birliği ile mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişi ... ile bilirkişi ...tarafından hazırlanan 01.06.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ".....27.09.2021 tarihinde meydana trafik kazasında; ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'nin 025 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu trafik sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle davalının 9675 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı, ...'nin; Ömür boyu bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının 10.349.044,65 TL. Olduğu, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/14845 Esas sayılı kararında özetle “..Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gereği, ZMSS Genel Şartları'nın A.5-c maddesine göre bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı; sürekli bakıcı gideri zararının, AYM iptal kararı da dikkate alınarak Dairemizin önceki yerleşik uygulamaları gereği, tedavi giderleri teminatında yer aldığı hususları hep birlikte ele alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmenin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır..” demekte olup, buna göre; davacının tedavi/sağlık gideri teminatı kapsamında olan bakıcı gideri zararı poliçe limitini aştığından ömür boyu bakıcı gideri zararı nedeniyle; davalının sorumluluğunun 430.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı, Sakatlık teminatı limiti kapsamında davacıya yapılan ödeme nedeniyle bakıcı gideri zararından bir indirimin söz konusu olmayacağı, Başvuru tarihine göre temerrüdün 17.11.2021 tarihinde gerçekleşmiş olacağı, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildi; davacı tarafından araç sürücüsü aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile de sürekli iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri zararı ile manevi tazminat talepli açılan davaya ilişkin hukuki durumun takdirinin sayın mahkemeye ait bulunduğu...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. Davacı vekilinin 06.11.2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; "...08.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ile belirli hale gelen alacak kalemi bakımından işbu davada talebimizi artırma zorunluluğu hasıl olmakla, Bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul anlamına gelmeyerek müvekkilin ömür boyu bakıcı gideri zararı 10.349.044,65 TL olarak hesaplanmıştır. Her ne kadar raporda 10.349.044,65 TL olarak hesaplanmış olsa da kaza tarihindeki azami teminat limiti 430.000,00 TL olduğundan Daha sonra arttırılmak üzere 1000 TL olarak talep ettiğimiz ömür boyu bakıcı gideri talebimizi 429.000,00 TL arttırarak, fazlaya ve fazlanın faizine ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 430.000,00 TL’nin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi şeklinde arttırıyoruz. Fazlaya ve fazlanın faizine ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; ömür boyu bakıcı giderine ilişkin olarak 1.000,00 TL olarak talep ettiğimiz ömür boyu bakıcı gideri talebimizi 429.000,00 TL arttırarak, 430.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi..." şeklinde bedel artırım talebinde bulunmuştur. Huzurdaki davada ... plakalı motosiklet ile dava dışı ...'in sevk ve idaresinde bulunan adına kayıtlı ... plakalı motosiklet arasında 27.09.2021 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davacı motosiklet sürücüsü ...'nin sürekli bakıcı giderleri tazminatı kapsamında davalı ... hesabından tazminin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... hesabının davacı tarafa dava açılmadan önce ödeme yaptığı bu ödemeleri ise sakatlık teminatından yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının kaza nedeniyle %92 oranında engelli hale geldiği noktasında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davalının bu engel oranına göre sakatlık teminatı kapsamında davacıya daha önce ödeme de yaptığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında da ATK raporunun alındığı göz önünde bulundurularak davacının engel oranının belirlenmesi hususunda yeniden hastaneye sevkinin gerekli olmadığı anlaşılarak davacının mevcut sağlık raporları dosya içinde celp edilmiştir. Davalı tarafça 13.05.2022 tarihinde ödeme yapılması neticesinde davacının bakıcı giderleri tazminatı talep edemeyeceği, teminat limitinin tüketildiği iddia edilmiş ise de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarını bedensel zararlar klozundan, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Buna göre, bakıcı gideri davalı ... hesabının tedavi giderleri klozu içinde sorumluluğu dahilinde olduğundan, bu taleplerin ilgili klozdan karşılanması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2024/5317 Esas, 2024/6478 Karar). İstanbul 8. Hukuk Dairesi 2023/597 Esas, 2023/1129 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalı tarafça yapılan ödemenin bedensel zararlar klozuna ilişkin olduğu davacının talebinin ise tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmesi gereken sürekli bakıcı giderleri arasında olduğundan teminat limiti kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda mahkememizce alınan hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarına göre davacının kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu karşı taraf motosiklet sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu, davalının olay tarihinde sorumlu olduğu tedavi giderleri teminat limitinin 430.000,00-TL olduğu, davacının ömür boyu bakıcı giderleri nedeniyle oluşan maddi zararının kusuru nispetinde 10.349.044,65-TL olduğu ancak davalının 430.000,00-TL üzerindeki miktardan sorumluluğunun bulunmadığı, temerrüt bakımından yapılan değerlendirmede KTK.’nun 99/1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta teminatı sınırları bulunan tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrütün gerçekleşeceği, davacı tarafından 04.11.2021 tarihinde davalıya bakıcı giderleri talebini ilettiği, usulüne uygun olarak davalıya başvurulduğu, bu hali ile davalı yönünden temerrütün 17.11.2021 tarihi itibari ile oluştuğu anlaşılmıştır. Kazanın motosikletle yapılmış olması nedeniyle de hükmedilecek faiz türünün yasal faiz olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından bakıcı gideri tazminatına ilişkin açılan DAVANIN KABULÜ ile; 430.000,00-TL(azami teminat limiti 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminatın 17.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 29.373,30 peşin harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

3-Dosyada davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan başlangıçta davacı tarafça yapılan 212,50 TL tebligat ve yazışma giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Dosyada davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan adli yardım/suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.650,00 TL ATK fatura bedeli, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.410,00 TL tebligat, yazışma ve dosya gidiş dönüş posta ücretleri toplamı 20.060,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 68.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2026

Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/544, K. 2026/39, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-544-e-2026-39-k-16d66f7691fc