İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/227 E. 2026/76 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/227
- Karar No
- 2026/76
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/227 Esas KARAR NO : 2026/76
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ : 16/12/2022 KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇELERİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.01.1996 tarihinde ...'den “...” isimli albümün haklarını devraldığını, ...'nin FSEK m. 35 hükmünde düzenlenen mali haklarının gelirlerini tahsil etme yetkisini münhasıran müzik meslek birliğine devrettiğini, davalı sanatçının müvekkiline ve meslek birliğine ait hakları ...'ye vermeye çalıştığını, müvekkilinin FSEK m 80/B hükmünde tanımlanan fonogram yapımcısı haklarına münhasıran sahip olduğunu, beyanla dava konusu eserler üzerindeki FSEK m. 80/B kapsamındaki haklara müvekkilini sahip olduğunun tespiti ile bu eserlerin dijital mecralarda yayınlanmasının engellenmesi amacıyla FSEK m. 69 hükmü kapsamında olası tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çeşitli şirketlerden devraldığı eser işletme belgelerine dayanarak sanatçılara ait dijital haklara tecavüz ederek haksız gelir elde ettiğini, dilekçe ekinde yer alan kesinleşmiş mahkeme kararları ile dijital hakların sanatçılara ait olduğunun hüküm altına alındığını, müvekkilinin bu sanatçılardan dijital hakları devraldığını, davacının dava ehliyetinin ve taraf sıfatının olmadığını, davacının FSEK m. 80/B hükmünde düzenlenen haklara sahip olmadığını, eser işletme belgelerinin hak ihdas etmediğini, eser işletme belgelerinin kaset ve compact disk gibi fiziki ses taşıyıcılar ile sınırlı olduğunu, eser işletme belgelerinin devir silsilesinin hukuka aykırı olduğunu, Müyap tarafından verilen yazıların hükmünün bulunmadığını, davalı sanatçının cayma hakkını kullandığını, davacının hak sahibi olmaması nedeniyle bu davayı açamayacağını, dava konusu eserler meydana getirildiğinde dijital hakların mevcut olmadığını, bu hakların sanatçının benliğinde doğduğunu, müvekkilinin dava konusu eserlere ilişkin hakları FSEK m. 52 hükmüne uygun olarak devraldığını, eser sahibi lehine yorum yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava konusu eserlerin tüm haklarının müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin fonogram yapımcısı olduğunu, Kültür Bakanlığının taraflar arasındaki sözleşmelere dayanarak değil, muvafakatnameleri göz önünde bulundurarak eser işletme belgelerini tanzim ettiğini, eser işletme belgelerinin albümler üzerindeki hak sahipliğini gösterdiğini, fonogramların fonogram yapımcısının izni olmaksızın tek başına icracı sanatçı tarafından kullanılamayacağını beyanla dava dilekçesindeki taleplerini yinelemiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının fonogram yapımcısı olmadığından ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisi almadığından bağlantılı hak sahibi olmadığını, davacının eser işletme belgelerinin mali hakları kullanma yetkisini verdiği kabul edilecek olsa dahi bunun basit ruhsat olduğunu, eser işletme belgelerinin kurucu nitelikte olmadığını, davacının dijital haklara da sahip olmadığını, icracı sanatçının cayma hakkını kullandığını, meslek birliklerinin üye sanatçılar yerine geçerek hak ve yetki vermesinin mümkün olmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. II.DELİLLER Telif ve Sinema Hakları Müdürlüğü'nden " ..." adlı müzik eserine ait tüm eser işletme belgeleri ve ekleri celp edilmiştir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Fsek uzmanı ..., Müzik sektörü... ve sektör bilirkişi ... 17/04/2024 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Dava konusu edilen müzik eserlerinin (söz yazarı ve bestecisi) hak sahipleri eser sahibi olarak bildirilen kişiler olduğu, ancak eser işletme belgesinde isimleri bulunmadığından bu kişilerin tespit edilemediği ve bu kişilerden dijital umuma iletim hakkını kullanabilmek için yazılı muvafakat veya izin alınıp alınmadığının anlaşılamadığı, Davalı ...'nin FSEK m. 11/1 ve FSEK m. 80/1-A hükmü ile icralar üzerinde komşu hak sahibine tanınan haklara ve kanunun sağladığı diğer haklara sahip olduğu, Dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin fonogram yapımcısı olduğu,...Tic. A.Ş.'ye verilen muvafakatnamenin düzenlendiği tarihte mevcut olmayan hakların ... A.Ş. tarafından iktisap edilmediği, ...A.Ş. ve...Tic. A.Ş.'nin dava konusu edilen mali hakka sahip olmadığından FSEK m. 54/1 hükmü gereği bu hakkı (FSEK m. 25) davacıya devredemeyeceği, ... A.Ş. ile davacı arasında imzalanan ... 7. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ses kasedi ve compact dise ile ilgili hakları davacıya devret Davacının meslek birliği üyesi olmadığından bu birliklere devredilmiş bir hak bulunmadığı, kanaatine ulaşılmıştır. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; İcracı sanatçısının davalı ... olduğu, "..." adlı 1 müzik albümünün; FSEK 80. maddesi kapsamında fonogram yapımcısı haklarına davacı şirketin sahip olup olmadığı, davacının yazılı izni olmaksızın dava konusu müzik albümlerinin davalılarca dijital platformlarda yayınlanmasının tecavüz teşkil edip etmeyeceği, dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK 69. maddesi kapsamında olası tecavüzün önlenmesi istemi yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir. IV. GEREKÇE FSEK eser sahibine sahip olduğu hakları devretmesine olanak tanımıştır. Eser sahibi ve mirasçıları eser üzerinde aslen iktisap yolu ile herhangi bir hukuki işleme ihtiyaç duymaksızın hak sahibi iken (FSEK m. 48/1), diğer kimseler ancak bir devir işlemine ihtiyaç duymaktadırlar (FSEK m. 48/1). FSEK eser üzerindeki hakların devrini düzenlerken şekil şartları öngörmüştür. Buna göre “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır” (FSEK m. 52). Kanun devir sözleşmesinin yazılı olmasını ve hakların ayrı ayrı belirtilmesini aramıştır. Madde metninde yer alan şarttır ifadesi ile hükmün emredici nitelikte olduğu vurgulanmıştır. Nitekim “Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın “kurulan sözleşmeler“ hüküm doğurmaz.” TBK m. 12/2 gereğince anılan hükme aykırılığa bağlanan sonuç geçersizliktir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)’nun 52. maddesine göre, mali hakların devri sözleşmesinin ve buna ilişkin tasarrufların yazılı olması şarttır. Anılan hükmün emredici nitelikte bir hüküm olduğu maddede yer alan "şarttır" ifadesinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle taraflar, aksine bir anlaşma yaparak, yazılı şartı bertaraf edemezler. Aksi takdirde mali hakkın devri sözleşmesi ve lisans sözleşmesi mutlak butlanla sakat olur (TEKİNAY, Selahattin Sulhi /AKMAN, Sermet/BURCUOĞLU, Haluk/ALTOP, Atilla: Borçlar Hukuku Genel Hükümler,. Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 6. Bası, İstanbul, 1988, S. 102). Bu maddede belirtilen şekil şartı bir ispat şartı olmayıp geçerlilik şartıdır. Yazılı şartın geçerlilik şartı olmasının amacı, eser sahibinin haklarını korumak, onu haklarını devrederken daha dikkatli düşünmeye sevk etmektir. Yazılı şeklin adi yazılı şekilde mi yoksa noterce düzenleme şeklinde mi yapılacağı belirtilmediğinden adi yazılı şekilde yapılması yeterlidir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmamışsa, sözleşmenin geçersizliği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, anılan geçersizlik hakim tarafından da re’sen gözönüne alınmalıdır (ERDİL; Engin: İçtihatlı ve Gerekçeli Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Şerhi, Kanunlar, Yönetmelikler, Tüzükler, Tebliğler, Bakanlar Kurulu Kararları, Uluslararası Anlaşmalar, Beta Yayınevi, 1. Bası, Nisan 2005, İstanbul, S. 451). FSEK 'in 52. maddesi ile sözleşmenin yazılı olarak yapılması, sözleşmenin geçerlilik şartı olarak belirtilmiştir. YHGK., E. ...K.... T. 21.10.2015. FSEK m. 49 hükmü bir mali hakkın devredilmesine veya bu hakkın ruhsata konu edilmesine olanak tanımaktadır. Kanun ruhsatı basit ve tam ruhsat diye ikiye ayırmıştır. Buna göre; “Ruhsat; mali hak sahibinin başkalarına da aynı ruhsatı vermesine mani değilse (basit ruhsat), yalnız bir kimseye mahsus olduğu takdirde (tam ruhsat)tır” (FSEK m. 56/1). Yargıtay 11. H.D.'nin ...E....K. Ve 20/11/2007 tarihli “Davacı, FSEK'nun 68. maddesine dayalı olarak tecavüzün ref'i ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Bu madde uyarınca talep hakkı eser sahibine veya eser sahibinden mali hakları devralan kişiye aittir. Ruhsat verilmesi yoluyla mali hakları kullanma yetkisine sahip olan kişi ise zararının karşılanmasını sadece FSEK'nun 70/2. maddesi uyarınca açacağı maddi tazminat davasında isteyebilir. Bu durumda, davacının kanundan kaynaklanan ruhsat sahibi sıfatıyla FSEK'nun 68. maddesine dayalı tecavüzün ref'i ve tazminat davası açamayacağından dolayı davanın husumet yönünden reddi gerekirken, davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.” şeklindeki kararı ile belirtildiği üzere basit ruhsat sahibi FSEK 68. Maddesini göre tazminat davası açamamaktadır. FSEK m. 80 hükmü eser sahibinin hakları ile bağlantılı hakları düzenlemektedir. İcracı sanatçılar, fonogram yapımcıları ve radyo televizyon yayıncıları eser sahibinin haklarına komşu haklara sahiptirler. Kanun metninde açık bir şekilde ifade edildiği üzere icracı sanatçıların bu maddede tanımlanan haklara sahip olmasının ön koşulu; bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir şekilde yorumlamış olmasıdır. Bu şartlar sağlandıktan sonra icra sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran sahip olur. Fonogram yapımcısının komşu hak sahibi olabilmesi izin ise; bir icra ürününü, ilk defa tespit etmesi, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması gerekmektedir. Kanun icracı sanatçının eser sahibinden izin almasını yeterli görmemekle ayrıca fonogram yapımcısının da eser sahibinden izin alması gerektiğini düzenlemiştir. Fonogram yapımcısı tüm bu izinlerle birlikte icracı sanatçının muvafakatini aldıktan sonra tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi veya yasaklama haklarına ve münhasıran tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda hak sahibi olmaktadır. Kanun koyucu eser sahibinin ve icracı sanatçının izninin var olması gerektiğini FSEK m. 80/1-B hükmünde aramış, aynı koşulun aranması gerektiğini 80/1-B,1 hükmünde tekrarlamıştır. Fonogram yapımcısı icrayı ilk tespit eden kişi olmakla beraber, eser sahibinden ve/veya icracı sanatçıdan mali hakları devralmakla ve onların verdiği izne dayanarak bu iznin kapsamına dahil icralar üzerinde mutlak nitelikte kullanma hakkına sahip olur. T.C. Kültür Bakanlığının 19.01.1996 tarih, 96/60 sayılı “Müzik Eseri İşletme Belgesi” incelenmiş, “...” isimli albümün icra sanatçısının ..., Yapımcı- Üreticisinin...Tic. A.Ş., eser işletme belgesinin ses kasetine ilişkin olduğu, çoğaltma sayısının yer almadığı, albümün kullanım hakkının 01.12.2011 tarihinde davacı ... A.Ş.'ye devredildiği görülmüştür. T.C. Kültür Bakanlığının ...tarih, ... sayılı “Müzik Eseri İşletme Belgesi” incelenmiş, “...” isimli albümün icra sanatçısının ..., Yapımcı- Üreticisinin ... Tic. A.Ş., eser işletme belgesinin compact diske ilişkin olduğu, çoğaltma sayısının yer almadığı, albümün kullanım hakkının 01.12.2011 tarihinde davacı ...Tic. A.Ş.'ye devredildiği görülmüştür. ... Birliğinin ...arihli yazısı incelenmiş, ...'nin adı geçen meslek birliğine üye olmadığı görülmüştür. ... Birliğinin ... tarihli yazısı incelenmiş, ...'nin adı geçen meslek birliğine üye olmadığı görülmüştür. Davalının hak sahipliği incelendiğinde; dosyada bulunan ... ile ... arasında imzalanmış bulunan ... tarih, ... numaralı sözleşme incelendiğinde dava konusu eser üzerindeki davaya konu mali hakların ...'na devredildiği görülmüştür. ... ile davalı arasında imzalanan 25.05.2015 tarihli sözleşme ile de bu hakların davalıya devredildiği görülmüştür. ... ile ... arasında imzalanan sözleşmenin madde 5 hükmü ile ...'na devir hakkı verildiği görülmüştür. FSEK m. 11/1 hükmü “Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.” şeklindedir. Bu sebeple dava konusu edilen müzik eserlerinin (söz yazarı ve bestecisi) hak sahipleri eser sahibi olarak bildirilen kişilerdir. Davalı ... dava konusu albümlere ilişkin eser işletme belgelerinde icra sanatçısı olarak belirtilmiş olup yukarıdaki açıklamalar kapsamında FSEK m. 80/1-A hükmünde düzenlenen komşu hakların sahibidir. Dolayısıyla davalı komşu hak sahibine tanınan haklara ve kanunun sağladığı diğer haklara sahiptir. Dava dışı ... Tic. A.Ş. eser işletme belgelerine istinaden dava konusu albümlerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcısıdır. Dolayısıyla FSEK m. 80/1-B hükmünde düzenlenen komşu haklara sahiptir. Şu kadar ki, düzenlenen muvafakatnamelerde plak, kaset, compact disk veya herhangi bir ses ve görüntü taşıyıcı vasıtasıyla sayı süre ile sınırlandırılmamış biçimde yayınlanması, çoğaltılması, dağıtılması ve devir haklarının tüm dünyada söz konusu firmaya ait olduğunun belirtildiği göz önünde tutulduğunda gerek FSEK m. 48, m. 52, m. 80/1-B ile “Bir icracı sanatçı ile yapımcı arasında yapılan sözleşmeyle çoğaltma, kiralama, icranın telli ve telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da temsili yolu ile faydalanma hakkı uygun bir bedel karşılığında yapımcıya devredilmişse, icracı ve yorumcu sanatçıların yazılı izni aranmaz. Ancak, bu haklardan belli bir kısmının yapımcıya devredilmesi halinde, devredilmeyen hakların kullanımı söz konusu olduğunda bunlar için icracı sanatçılarla eser sahibinin yazılı izninin alınması gereklidir.” şeklindeki Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği'nin m. 8/1 hükmü gereği muvafakatnamede yer almayan haklar davalı ...'ye aittir. Muvafakatnamede yer alan “...bu muvafakatin verildiği tarihte mevcut ya da muvafakatname tarihinden sonra geliştirilecek herhangi bir ses ve görüntü taşıyıcısı vasıtasıyla...” ifadesi FSEK m. 51/1 hükmü gereğince batıldır. Dava konusu eserler üzerindeki mali haklarının devir tarihi (davalı sanatçı tarafından düzenlenerek...Tic. A.Ş.'ye verilen muvafakatnamelerin) 16.01.1996'dır. Davalı ... tarafından ...Tic. A.Ş.'ye verilen muvafakatnamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun gereği dava konusu edilen kullanımlara ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve bu hakların 2001 yılında yapılan değişiklikle tanındığı göz önünde tutulduğunda gerek kanunların esasa ilişkin hükümlerinin geriye yürümemesi, bu tarihte dava konusu edilen hakka davalı ...'nin de sahip olmaması ve gerek FSEK m. 20, 51, 53 ve 54/1 hükümleri gereği bu hakkın davalı ... tarafından ...Tic. A.Ş.'ye devri mümkün olmadığından ...Tic. A.Ş. bu hakları iktisap etmemiştir. ... Tic. A.Ş. dava konusu edilen mali hakka sahip olmadığından “Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salâhiyetli olmıyan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.” şeklindeki FSEK m. 54/1 hükmü gereği bu hakkı (FSEK m. 25) davacıya devretmesi mümkün değildir. Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescil Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin geçici madde 1 hükmüne göre “3257 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde hak sahiplerine verilmiş bulunan kayıt-tescil belgeleri ile eser işletme belgeleri, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yeniden düzenlenir. Bu belgelerin geçerlilik süreleri, şartları ve yeniden düzenlemelerine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir Tebliğ ile düzenlenir. Yeniden düzenleme yapılıncaya kadar, hak sahiplerinin elinde bulunan belgeler geçerliliklerini korur.” 3257 sayılı kanunun kaldırılması ve FSEK'in 2001 yılında 4630 sayılı kanun ile değişmesinden sonra eser işletme belgelerinin yenilenmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan ... Tic. A.Ş. ile davacı arasında imzalanan ... 7. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile hakların davacıya devredildiği görülmektedir. Davacının meslek birliği üyesi olmadığından bu birliklere devredilmiş bir hak bulunmamaktadır. Meslek Birliklerine Verilecek Yetki Belgesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin hak sahiplerinin haklarına kullanmasını engellemediği düşünülmektedir. 2001 yılından sonra yapılan değişiklikle ortaya çıkan mali hakların kullanım yetkisine davalı ... de kalmıştır. Tüm bu açıklamalar kapsamında; Davalı ...'nin FSEK m. 11/1 ve FSEK m. 80/1-A hükmü ile icralar üzerinde komşu hak sahibine tanınan haklara ve kanunun sağladığı diğer haklara sahip olduğu, ... Tic. A.Ş.'nin fonogram yapımcısı olduğu,... Tic. A.Ş.'ye verilen muvafakatnamenin düzenlendiği tarihte mevcut olmayan hakların... Tic. A.Ş. tarafından iktisap edilmediği, ...Tic. A.Ş. ve ... Tic. A.Ş.'nin dava konusu edilen mali hakka sahip olmadığından FSEK m. 54/1 hükmü gereği bu hakkı (FSEK m. 25) davacıya devredemeyeceği, ...Tic. A.Ş. ile davacı arasında imzalanan ... 7. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ses kasedi ve compact disc ile ilgili hakları davacıya devrettiği, fakat davacının dijital umuma iletime ilişkin yazılı muvafakat veya izin almadığı anlaşılması ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken eksik kalan 651,30 harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra resen yatırana iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır