İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/496 E. 2026/80 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/496
- Karar No
- 2026/80
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/496 KARAR NO : 2026/80
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/08/2021 KARAR TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: ... A.Ş. 1996 yılında kurulduğu, sektöründe faaliyet gösteren önde gelen firmalardan olduğu, 1996 yılından bu yana ...'in yanı sıra, Yurtdışı Türev Piyasalar, Faktoring, Hisse Senetleri ve ... piyasalarında da hizmet veren, Türkiye'nin prestijli ve tanınmış bir markası olan "..." 1997 yılında müvekkili şirket adına ...sınıfta tescil edildiği, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde müvekkili şirket ... A.Ş. adına tescilli "..." ibareli birçok marka bulunmakla birlikte "..." markasının marka tescilinden doğan haklar kapsamında her türlü fikri ve sınai haklarına sahip olduğu, ... A.Ş. ilk olarak "... A.Ş." ticaret ünvanı ile başka işletmelere iştirak etmek üzere faaliyetlerine başladığı, daha sonra ... tarih ve ... sayılı resmi gazetede ilan edilerek "... A.Ş." ticaret ünvanı ile başarılı faaliyetlerini sürdürdüğü, ... A.Ş. Ticaret ünvanlı şirket, ... tarihli ... sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edilerek müvekkili şirket ... A.Ş. Tarafından birleşme yoluyla devralındığı, dolayısıyla müvekkili ... A.Ş. Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... A.Ş. adına tescili bulunan markaların, marka tescilinden doğan fikri ve sınai haklar kapsamında gerçek hak sahibi olduğu, davalının davaya konu markalarının 36.sınıfta yer alan hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, müvekkili şirket ... A.Ş. markaları ile davalının ....sınıfta "finansal ve parasal hizmetlerde" tescilinin bulunduğu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, tescilli bir marka sahibine münhasır hak sağlandığı, bu doğrultuda marka sahibinin üçüncü kişiler tarafından markasının izinsiz kullanımını önleme hakkı bulunduğu, bu önleme hakkı yayın tarihi itibariyle hüküm kazandığı, somut olayda da müvekkili şirket ... A.Ş. adına ....sınıfta "..." tescilli "..." asli unsurlu markalar ile davalının iltibas teşkil eden ...tescil numaralı ... ve ... tescil numaralı ... ibareli marka tescilleri arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun açık olduğu, davalının "..." ibareli markalarında, küçük harf kullanılarak hiçbir ayırt ediciliği bulunmayan ve sektöre ilişkin nitelendirmeyi içeren "..." ve "..." gibi tali unsurlar içeren kullanımları iltibas teşkil ettiği, zira markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar asli unsur nazara alınarak tespit edildiği, somut olayda markaların baskın unsurları dikkate alındığında finansal ve parasal hizmetleri bakımından tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve öncelik hakkı sahibinin müvekkili şirketi olduğu, ...A.Ş. tarafından kullanılmamalarına rağmen TPMK nezdinde kötü niyetli olarak tescil edilen markalar ile müvekkili şirket ... A.Ş.'nin birleşme yoluyla devraldığı ... A.Ş.'nin de marka tescil başvurularına aynı şekilde haksız olarak engel olunduğu, davalının sigorta, finansal ve parasal, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi, gümrük müşavirliği hizmetlerinde faaliyeti olmadığı, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın kurum tarafından iptal edileceği düzenlendiği, davalı birtakım markalarında haksız ve hukuka aykırı olarak 36.sınıfta yer alan "Sigorta, Faktoring, Finansal ve Parasal, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdaresi, Gümrük Müşavirliği" hizmetlerde hiçbir faaliyet bulunmaksızın marka tescilleri yaptığı, söz konusu marka tescilleri ile belirtilen hizmet sınıflarında gerçekten faaliyet gösteren yahut göstermek isteyen kişilerin marka tescili yapmasının önü kapatılması istendiği, davalının iptalini talep ettiği markaları ile ....sınıfta yer alan "Faktoring, Finansal ve Parasal, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdaresi, Gümrük Müşavirliği" hizmetler yönünden tescil edildiği tarihlerden bu yana hiçbir faaliyeti bulunmadığı, neticeten; davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki, ...tescil numaralı "...", ...tescil numaralı "...",... tescil numaralı "...a.ş. ... şekil", ... tescil numaralı "...",... tescil numaralı "..." ibareli markalarının ....sınıfta yer alan "Sigorta, Finansal ve parasal, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi, Gümrük müşavirliği" hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne, mahkeme aksi kanaatte ise ...sınıfta yer alan "Sigorta, Finansal ve parasal, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi, Gümrük müşavirliği" hizmet sınıfları yönünden iptal hallerinin doğduğu tarihten itibaren iptaline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ..., 1983 yılında sınai haklar alanında hizmet vermek amacıyla kurulduğu, müvekkilinin sunduğu hizmetlerin temelini, sınai haklara konu olan marka, patent, tasarım vekilliği ve danışmanlığı oluşturduğu, ancak müvekkili şirket bunlarla sınırlı olarak hizmet vermemekte ve detaylı bir şekilde izah ettikleri üzere, bilgi ve birikimin gücüyle tescil ve koruma işlemleri yanında araştırma, takip, yorumlama, analiz, karşılaştırma, değerleme, sistem kurma ve geliştirme, eğitim vb. birçok farklı konuda hizmet verdiği, sınai haklar alanında global bir marka olma hedefini benimseyen ..., 1995 yılından beri Türkiye liderliğini sürdürmüş ve dünyada özellikle uluslararası marka tescilinde en çok tercih edilen ilk 10 patent firması arasında yer alarak uluslararası arenada başarısını kanıtlamış tek Türk vekillik firması olduğu, müvekkilinin 1983 yılından bu yana "..." ibaresini ticaret ünvanı ve marka olarak nizasız ve fasılasız şekilde kullandığı, müvekkilinin "..." ve "..." esas unsurlu TPE nezdinde çeşitli sınıflarda tescilli 30'dan fazla markası bulunduğu, müvekkili şirket büyük ölçekli bir şirket olduğundan piyasada oldukça bilinen ve dolayısıyla da taklit edilen ve tanınmışlığından faydalanılmak istenen şirketlerden olduğu, ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... Esas ve ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarından verilen kararlar ve bu dosyadaki bilirkişi raporları ile de müvekkiline ait markanın sektörel tanınırlığı sübut olunduğu, söz konusu "..." ibareli markalar müvekkili şirket adına tescilli olduğu, müvekkili şirketçe de tescil edildikleri tarihlerden itibaren aralıksız olarak aktif bir şekilde kullanıldığı, müvekkili şirket, işbu markalarının tanıtımı ve geliştirilmesi için çok büyük emekler harcadığı, çeşitli çalışmalar, reklam ve yatırımlar yaptığı, işbu markaları nihai tüketici nezdinde meşhur, maruf ve ayırt edici hale getirdiği, bu emeğin doğal sonucu olarak müvekkili hizmet sektöründe işbu markaları üzerinde münhasır hak sahibi olduğu, davaya konu "..." ana ibareli markalar bakımından gerek tescile gerekse kullanıma dayalı öncelik hakkı müvekkili şirkete ait olduğu, "..." ibareli esas markalar üzerinde gerçek hak sahibi müvekkili şirket olduğu, müvekkili şirket davalıların faaliyete girmesinden çok evvel sektöre atıldığı ve bu doğrultuda ilerleme kat ederek tanınmış hale geldiği, davacı yanın müvekkili şirketin markaları ile gerçekleştirdiği faaliyetlerden haberdar olduğu, uzun bir süre sessiz kalmasının ardından ikame ettiği işbu davanın reddi zorunlu olduğu, müvekkilinin bunca zaman içinde markasına yaptığı yatırım ve emekler göz önüne alındığında davacının marka hükümsüzlüğü hakkındaki iddiaları kabul edilmemesi gerektiği, davacı yanın müvekkili şirketin markaları ile gerçekleştirdiği faaliyetlerden haberdar olup, uzun bir süre sessiz kalmasının ardından ikame ettiği işbu davanın reddi zorunluğu olduğu, SMK 25/6 maddesinde sonraki tarihte tescil edilen markanın kullanımına karşı sessiz kalan önceki tarihli tescil sahibinin, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayacağı hüküm altına alındığı, müvekkili şirket 1983 yılından bu yana sınai mülkiyet alanında danışmanlık hizmetleri verdiği, davacı yan müvekkili şirketin markaları ile sektörde gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgi sahibi olduğu, davacının müvekkili şirketin markalarının hükümsüzlüğünü istemesi bu sebeple kötü niyetli olduğu, kötü niyetli durumunda dahi sessiz kalma yoluyla önceki tarihli tescil sahibinin hak kaybına uğrayacağı hüküm altına alındığı, müvekkilinin bu kadar süre içerisinde markasına emek ve sermaye koyduğu ortada olup davacının hak sahibi olduğu yönündeki kötü niyetli iddiası müvekkilinin emek ve birikiminin yok olacağı anlamına geldiği, somut olayda davacılar tarafından daha önce aynı konuda açılmış bir dava bulunduğu, davacılar haksız ve hukuka aykırı olarak ... 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde kullanmama nedeniyle iptal talepli dava ikame ettikleri, davacılar daha evvel açmış oldukları dava ile müvekkili şirket adına tescilli ... sayılı "... a.ş., ... şekil", ... tescil numaralı "...", ... sayılı "..." ibareli markaların kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesine talep ettikleri, davacıların ... 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/04/2017 tarihli kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş olması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi ...Esas...Karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararını kaldırdığı ve dosyanın yeniden incelenmek ve görülmek üzere yerel mahkemeye iadesine karar verdiği, BAM'ın verdiği karar henüz yerel mahkemede henüz dosya incelemeye alınmamış ve bu sebeple yerel mahkeme kararı kesinleşmediği, yerel mahkeme kararı kesinleşmeden ikame edilen haksız davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiği, bu husus dahi davacıların kötü niyetli olduklarını açıkça ortaya koyduğu, müvekkili şirket "..." esas ibaresinin gerçek hak sahibi olduğu, davalıların hükümsüzlük talep etme imkanları bulunmadığı, davaya konu "..." ana ibareli markalar bakımından gerek tescile gerekse kullanıma dayalı öncelik hakkı müvekkili şirkete ait olduğu, "..." ibareli esas markalar üzerinde gerçek hak sahibi müvekkili şirket olduğu, müvekkili şirket davalıların faaliyete girmesinden çok evvel faaliyetlerine başladığı ve bu doğrultuda ilerleme katederek tanınmış hale geldiği, müvekkili şirketin gerçek hak sahibi olduğu markasına karşı davalıların hükümsüzlük talebinde bulunmaları kabul edilebilir olmadığı, fazlaya ilişkin tüm hakları ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, "..." esas ibaresi üzerinde müvekkili şirketin gerçek hak sahibi olması nedeniyle davalıların bu alandaki kullanımlarına karşı itirazlarını saklı tuttuklarını, "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olan ve tanınmış marka niteliğine haiz müvekkili markalarına karşı davalıların hükümsüzlük talebinde bulunmaları mümkün olmadığı, bir markanın 6/1 maddesi uyarınca benzer kabul edilebilmesi ve hükümsüz kılınabilmesi için marka başvurusunun önceki bir marka ile yanı veya benzer olması, başvuru kapsamında yer alan mal/hizmetlerin önceki markanın tescilli olduğu mal/hizmetlerle aynı veya benzer olması, söz konusu benzerlikler nedeni ile halk arasında karıştırılma ihtimalinin var olması gerektiği, davacı tarafın tescilli markalarına bakıldığında ...sınıfta yalnızca "finansal ve parasal hizmetler" emtiasında markalarını tescil ettirdiği görüldüğü, davacı ile müvekkili şirketin faaliyet alanlarının birbirinden bağımsız olduğu ve "..." ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olması sebebiyle karıştırılmaları mümkün olmadığı, bu sebeple davacı ile müvekkili şirket markaları arasında iltibas bulunmadığı, bu doğrultuda müvekkili markalarının hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceği, müvekkili şirketin seri marka ailelerinden biri markalarının esas unsuru ... ibaresi olan markalar olduğu, müvekkilinin "..." ve "..." esas unsurlu TPE nezdinde çeşitli sınıflarda tescilli 30'da fazla markası bulunduğu, müvekkili şirket "..." ibaresini markalarının esas unsuru haline getirerek seri marka ailesini oluşturduğu ve TPMK nezdinde de koruma altına alındığı, "..." ibareli seri marka ailesi tüketici nezdinde tanınır bilinir bir hale geldiği, müvekkili şirket markalarının TPMK'dan celp edilmesini talep ettikleri, müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu iddialarına itibar edilmesi mümkün olmadığı, müvekkili tarafından "..." ibareli markalarını hukuka uygun şekilde kullandığı, davacı tarafından isnat edilen kötü niyetin ve haksız eylemlerin ispat külfeti kendilerine ait olduğu, müvekkili şirketin kötü niyetli olduğuna ilişkin iddialar salt iddia boyutunda kaldığı ve karşı yanca bu iddialar somut şekilde ispatlanamadığı, kötü niyetin tespitinde dikkate alınacak zaman, marka tescil başvurusunun yapıldığı zaman olduğu, bu itibarla tescil başvurusundan sonraki olaylar değerlendirme dışında kalacağı, kötü niyet iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla asıl olan iyi niyet olduğundan kötü niyetin karşı tarafça ispatlanması gerektiği, davacılar müvekkilinin sektörde faaliyet göstermesini gerekçe göstererek müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia ettiği, davacının kötü niyet iddiası ispat etmeye yeterli delil sunamadığı ve müvekkili şirketi kötülemek adına bu yönde açıklamalarda bulunduğu, somut olayda SMK'da öngörülen markanın iptali şartları gerçekleştiremediği, davanın açıldığı tarih 2021 olup SMK9.madde uyarınca 5 yıllık sürenin başlangıcı 2016 olduğu, SMK 9.madde uyarınca markanın iptaline karar verilebilmesi için 5 yıllık sürede diğer bir deyişle 2016-2021 tarih aralığının tümünde ciddi ve yoğun şekilde marka kullanımı bulunmamalı olduğu, Sınai Mülkiyet Kanununun yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl geçmemesiyle nedeniyle işbu davacının açılması mümkün olmadığı, müvekkili şirketin ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "..." markaları bakımından 5 yıllık süre henüz tamamlanmadığı, müvekkili şirketin "..." ibareli markası ...tescil numaralı "..." ibareli markası ise 2017 yılında tescil edilmiş olup kullanmama nedeniyle markanın iptali için gereken şartlara oluşmadığı, marka sahiplerinin 5 yıl içinde kullanma zorunluğu, SMK'nın yürürlüğünden itibaren başlamak koşuluyla 5 yıl geçmesi ile uygulanabileceği, SMK yürürlüğe girdikten sonra açılan kullanmama nedeniyle iptal davasında,... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi davanın reddine yönelik karar verildiği, ... tescil numaralı markalar yönünden kullanma zorunluluğuna ilişkin süre SMK'nın yürürlüğe girdiği 10/01/2017 tarihinde başlamış olup, henüz 5 yıllık süre dolmadığı, davacının hukuki yararı bulunmadığı, hukuki menfaat yokluğunun, tanınmış markalar açısından mutlak olarak ele alınması gerektiği, müvekkili şirket huzurdaki davaya konu markaları ile uzun yıllardan beri faaliyet gösterdiği, müvekkili şirket davaya konu "..." ana ibareli markaları ile şirket değerleme ve marka değerleme hizmetleri verdiği, müvekkili şirket marka ve patent varlıklarının satışını yapmakta, menkul değerler hizmetlerini sattığı, marka, şirket değerleme, marka hizmetleri ile davaya konu olan markaları ....sınıfta yer alan emtialar kapsamında gerçekleştirdiği, müvekkili şirket adına TPE nezdinde tescilli olan markalarının tamamını aktif olarak kullandığı, bunun yanında müvekkilinin internet sitesi olan ... incleendiğnde söz konusu sitede yer alan "Hizmetlerimiz" sekmesinden, Marka Değerleme, Şirket Değerleme başlıklarının bulunduğu davaya konu olan ....sınıf kapsamında düzenli ve sürekli bu hizmetleri verdiği açıkça görülebileceği, delil dilekçelerinde sunacakları müvekkili şirketin ilgili mal ve hizmetlerdeki ciddi kullanımlarını gösterir delilleri ile davacının işbu davayı kötü niyetli olarak açtığı sübuta ereceği, açıkladıkları nedenlerle müvekkili şirketin, adına tescilli markaları üzerinde davaya konu ....sınıfta kullanımı ve yatırımı söz konusu olduğu, mahkemeye sunacakları müvekkili şirket adına kayıtlı dava konusu markaların kullanımını gösteren belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tescilli markalarını ....sınıfta marka değerleme ve şirket değerleme ile ciddi bir şekilde kullandığı, davacıların huzurdaki davacının bu yönüyle re reddi gerektiği, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkili şirket markasını gerek yurtiçinde gerek yurt dışında kullanmakta ve markası için ciddi anlamda yatırım yaparak reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunduğu, müvekkili şirket davaya konu markalarını ....sınıf kapsamında marka değerleme, şirket değerleme ve marka satışı gibi hizmetlerle uzun zamandır ve kesintisiz olarak kullanmakta olduğundan, müvekkili şirketin asıl faaliyet alanının farklı olduğu şeklindeki mesnetsiz ve haksız iddialarla açılan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, TPMK nezdinde ... tescil numaralı "... a.ş., ... şekil" ibareli müvekkili markası ...sınıftaki Menkuller için değer biçme (kıymet takdiri) hizmetlerinin sunacakları delillerle yoğun olarak kullanıldığı görüleceği, bilindiği üzere marka hakkı menkul mal niteliğinde olup markanın değerleme işlemleri menkul malların değer biçme hizmeti kapsamında değerlendirilebildiği, davacı taleplerinin hukuki bir dayanağı bulunmadığı, davacılar dava dilekçesinde SMK m.27/2 gerekçe göstererek iptal kararının iptal halinden itibaren hüküm ifadesini talep ettiği, davacıların dilekçesi açıklama muhtaç bir halde olduğu, markanın kullanılmaması nedeniyle iptali gününde ilgili mahkemede dava ikamesi edilmesi suretiyle diğer bir deyişle yalnızca mahkeme kararıyla bir markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verilebileceği, davacı yan SMK 27/2 maddesini atıf yaparak iptal halinin doğduğu an ile markaların iptaline karar verilmesini talep ettiği, SMK 26 ve 27.maddesi TPMK tarafından markanın iptaline karar verilmesi hallerine istinaden düzenlendiği, SMK m.192 uyarınca 26.maddede öngörülen, markanın iptaline kurum tarafından karar verilmesi imkanı 10/01/2024 yılı itibariyle mümkün olacağı, davacının talebine dayanak olarak sunduğu SMK 27/2 maddesi kurum tarafından markanın iptaline karar verilmesi halleri iç in öngörülmüş bir düzenleme olduğu, madde bütünüyle değerlendirildiğinde davacının haksız ikame ettiği dava ile taleplerinin dayanağının birbirinden bağımsız olduğu anlaşılacağı, diğer yandan kullanmama nedeniyle markanın iptalinin davanın ikame edildiği tarihten geriye dönük olarak 5 yılın dikkate alınması suretiyle belirlenebileceği açıkça öngörülmüşken davacı B/3 paragrafında tescil tarihi itibariyle markanın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü talepler ve hukuki gerekçeler birbiriyle uyuşmadığı, müvekkili şirketin "..." esas ibareli markaları tanınmış marka statüsünde olduğu, müvekkili şirketin marka tescilinden doğan markalarını tescil ettiren davalının, müvekkili şirket markalarının hükümsüzlüğünü istemesi mümkün olmadığı, ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... Esas ve ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyalarından alınan bilirkişi raporlarında müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış marka olduğu kanıtlandığı, müvekkili şirketin "..." esas ibareli markaları tanınmış marka statüsünde olduğu, müvekkili şirketin marka tescilinden sonra markalarını tescil ettiren davalının, müvekkili şirket markalarının hükümsüzlüğünü istemesi mümkün olmadığı, huzurdaki davaya konu markaların müvekkili şirket adına tescilli olmasına bağlı olarak davacı yanın işbu markaları ve/veya benzerlerini tescil ettirmesi durumu söz konusu olamayacağı, açıkladıkları nedenlerle davacıların işbu davada menfaati bulunmadığı, müvekkili şirkete ait dava konusu markalarını tanınmışlığı ve markasının yoğun bir şekilde kullanıldığı açık bir şekilde ortada iken davacıların ikame edildiği haksız ve hukuka ayrı huzurdaki davanın reddi gerektiği, neticeten; davacının haksız ve hukuka aykırı davasının usulden ve/veya esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 13/10/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle dava konusu marka kayıtları yönünden davalının ...sınıfa uygun bir marka kullanımı bulunmadığı, davacı şirketlerin gerçekleştirdiği iş ve eylemler yönünden faaliyetlerinin ...sınıf tesciline esas nitelikte finansal ve parasal hizmetlere yönelik olduğu ancak davalı şirketin gerçekleştirdiği iş ve eylemler yönünden faaliyetlerinin ...sınıf tesciline esas nitelikte finansal ve parasal hizmetlere yönelik olmadığı, davacının hükümsüzlük talebinde bulunduğu davalıya ait ... numaralı "...",... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ....sınıfta yer alan "Sigorta, Finansal ve parasal, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi, Gümrük müşavirliği" hizmet sınıfları yönünden SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davacının iptal talebinde bulunduğu davalıya ait ... numaralı "...",... numaralı "...", ... numaralı "... a.ş. ... + şekil", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." ibareli markalarının ....sınıfta yer alan Sigorta, Finansal ve parasal, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi, Gümrük müşavirliği hizmet sınıfları yönünden SMK m.9/1 kapsamında iptali şartlarının oluştuğu görüş ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir. 13/06/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle kök raporda belirtilen tespit ve değerlendirmelerinden...numaralı "..." ve... numaralı "..." ibareli markaları açısından kanunu öngördüğü tescil tarihinden itibaren beş yıllık sürenin tamamlanmamış olması nedeniyle iptal koşullarının oluşmadığı yönünden kanaat değişmekte olup diğer hususlarda kanaatlerinin korunduğu görüş ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir. 07/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle; HÜKÜMSÜZLÜK AÇISINDAN SMK m.6/1 anlamında kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, dolayısıyla davalı markalarından; ... tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ...sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ... tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ....sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri ile Finansal ve parasal hizmetler" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ...tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ....sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ...tescil nolu "..." markası açısından SMK m.6/1 kapsamında 36.sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri ile Finansal ve parasal hizmetler" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda SMK'nın 6/1.kapsamında nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, Mevcut durum sessiz kalma yoluyla hak kaybı itirazı açısından değerlendirildiğinde; SMK m.25/6 dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında zamanaşımı açısından ..., ..., ... sayılı markaların tescil tarihleri nazara alındığında, dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davacı açılmış için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olacağı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmiş olacağı, ... sayılı markaların tescil tarihleri nazara alındığında dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davacı açılması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediği, mahkemece davalı tescilinin kötüniyetli kabul edilmesi durumunda, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmayacağı, tespit edilmekte olup, tespit neticesi gerek SMK gerekse de TMK m.2 kapsamında "sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranıp uğranmadığı" noktasında nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olacağı, SMK m.6/9 kapsamında davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararınının mahkemeye ait olduğu, KULLANMAMA NEDENİYLE İPTAL AÇISINDAN Davalı markasal kullanımının ...sınıf kapsamında "Sigortalı hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetleri, açısından mevcut olmadığı, mevcut kullanımın ....sınıf kapsamında yer alan hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil) kapsamında değerlendirilebileceği hususu gerek mali incelemede gerekse de sektörel değerlendirme kapsamında tespit edildiği, belirtilen sebeplerle, ...tescil nolu "... a.ş. ... şekil" markasının tescil edildiği ...sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde"... tescil nolu "destek danışmanlık" markasının tescil edildiği ...sınıf içinde yer alan ...sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde" ... tescil nolu "..." markasının tescil edildiği ....sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde", ...tescil nolu "..." markasının tescil edildiği ...sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde"... tescil nolu "..." markasının tescil edildği ....sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde" hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasların mevcut olmadığı tespit edildiği, tespite ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve iptal hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, BU NOKTADA DAVALININ, 5 YILLIK SÜRE DOLMADAN DAVA AÇILDIĞINDAN DAVANIN MESNETSİZ AÇILDIĞI İTİRAZI DEĞERLENDİRİLECEK OLURSA; ... tescil nolu "..." markasının tescil tarihinin 19/07/2017 ve ... tescil nolu "..." markasının tescil tarihinin 10/12/2019 olduğu huzurdaki dava tarihinin 25/08/2021 oludğu, söz konusu markalar açısından kanunun öngördüğü süre öncesinde davanın açıldığı görülmekle birlikte rapor tarihi itibariyle markaların iptale konu sınıfta belirtilen hizmetlerde kullanılmadığı hususunun da tespit edilmekte olduğu, dolayısıyla iptal talebi açısından davalının 2 markası açısından usul hukuku kapsamındaki itirazının değerlendirilmesi, hukuki nitelik arz ettiğinden nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olacağı, hükümsüzlük, kullanmama nedeniyle iptal ve diğer tüm taleplere ilişkin karar ve tüm tespit ile değerlendirmelere ilişkin nihai hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 29/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davalı vekili itirazları açısından kök raporda heyet olarak ulaşılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı tespit, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı yer alan kök rapordaki tespit ve değerlendirmelere liişkin görüşlerinin sürmekte olduğunu, dolayısıyla; HÜKÜMSÜZLÜK AÇISINDAN SMK m.6/1 anlamında kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, dolayısıyla davalı markalarından; ... tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ...sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ... tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ...sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri ile Finansal ve parasal hizmetler" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ... tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ...sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ... tescil nolu "..." markası açısından SMK m.6/1 kapsamında ...sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri ile Finansal ve parasal hizmetler" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda SMK'nın 6/1.kapsamında nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, Mevcut durum sessiz kalma yoluyla hak kaybı itirazı açısından değerlendirildiğinde; SMK m.25/6 dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında zamanaşımı açısından ... sayılı markaların tescil tarihleri nazara alındığında, dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davacı açılmış için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olacağı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmiş olacağı, ... sayılı markaların tescil tarihleri nazara alındığında dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davacı açılması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediği, mahkemece davalı tescilinin kötüniyetli kabul edilmesi durumunda, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmayacağı, tespit edilmekte olup, tespit neticesi gerek SMK gerekse de TMK m.2 kapsamında "sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranıp uğranmadığı" noktasında nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olacağı, SMK m.6/9 kapsamında davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararınının mahkemeye ait olduğu, KULLANMAMA NEDENİYLE İPTAL AÇISINDAN Davalı markasal kullanımının ...sınıf kapsamında "Sigortalı hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetleri, açısından mevcut olmadığı, mevcut kullanımın 45.sınıf kapsamında yer alan hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil) kapsamında değerlendirilebileceği hususu gerek mali incelemede gerekse de sektörel değerlendirme kapsamında tespit edildiği, belirtilen sebeplerle, ... tescil nolu "... a.ş. ... şekil" markasının tescil edildiği ....sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde"... tescil nolu "destek danışmanlık" markasının tescil edildiği ...sınıf içinde yer alan ....sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde" ... tescil nolu "..." markasının tescil edildiği 36.sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde",... tescil nolu "..." markasının tescil edildiği ...sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde" ... tescil nolu "destekcoin" markasının tescil edildği ...sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde" hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasların mevcut olmadığı tespit edildiği, tespite ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve iptal hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, BU NOKTADA DAVALININ, 5 YILLIK SÜRE DOLMADAN DAVA AÇILDIĞINDAN DAVANIN MESNETSİZ AÇILDIĞI İTİRAZI DEĞERLENDİRİLECEK OLURSA; ... tescil nolu "..." markasının tescil tarihinin 19/07/2017 ve ... tescil nolu "..." markasının tescil tarihinin 10/12/2019 olduğu huzurdaki dava tarihinin 25/08/2021 oludğu, söz konusu markalar açısından kanunun öngördüğü süre öncesinde davanın açıldığı görülmekle birlikte rapor tarihi itibariyle markaların iptale konu sınıfta belirtilen hizmetlerde kullanılmadığı hususunun da tespit edilmekte olduğu, dolayısıyla iptal talebi açısından davalının 2 markası açısından usul hukuku kapsamındaki itirazının değerlendirilmesi, hukuki nitelik arz ettiğinden nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olacağı, hükümsüzlük, kullanmama nedeniyle iptal ve diğer tüm taleplere ilişkin karar ve tüm tespit ile değerlendirmelere ilişkin nihai hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... numaralı “...”, ...numaralı "...", ... numaralı "... a.ş. ... + şekil ", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." ibareli markalarının ..., sınıfta yer alan "Sigorta, Finansal ve parasal, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi, Gümrük müşavirliği" hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne, Mahkeme aksi kanaatte ise ... sınıfta yer alan Sigorta, Finansal ve parasal, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi, Gümrük müşavirliği" hizmet sınıfları yönünden iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar. 6769 sayılı SMK'nın 5.maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. (2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. (3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. 6769 sayılı SMK'nın 6.maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. 6769 sayılı SMK'nın 25.maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. (2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. (3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. (4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz. (5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez. (6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. (7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar. Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: Mahkememizce itibar edilen hüküm kurmaya elverişli 07/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 29/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda da belirtildiği üzere; Hükümsüzlük açısından yapılan değerlendirmede; davacı ve davalı tarafın davaya konu markaları arasında yapılan karşılaştırmada işaretsel ve sınıfsal benzerliğin söz konusu olduğu, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve SMK m.6/1 anlamında kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, dolayısıyla davalı markalarından; ... tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ...sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ... tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ...sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri ile Finansal ve parasal hizmetler" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ... tescil nolu "..." açısından SMK m.6/1 kapsamında ....sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, ... tescil nolu "..." markası açısından SMK m.6/1 kapsamında ...sınıf içinde yer alan "sigortacılık hizmetleri ile Finansal ve parasal hizmetler" bakımından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, dosya kapsamı dikkate alındığında davaya konu markaların tescilinde davalının kötüniyetli olduğuna dair tam bir kanaate ulaşılamadığı, Mevcut durum sessiz kalma yoluyla hak kaybı itirazı açısından değerlendirildiğinde; SMK m.25/6 dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında zamanaşımı açısından ...,...,... sayılı markaların tescil tarihleri nazara alındığında, dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olacağı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmiş olacağı,...,...sayılı markaların tescil tarihleri nazara alındığında dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davacı açılması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediği, Kullanmama nedeniyle iptal açısından yapılan değerlendirmede; davalı markasal kullanımının 36.sınıf kapsamında "Sigortalı hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetleri, açısından mevcut olmadığı, mevcut kullanımın 45.sınıf kapsamında yer alan hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil) kapsamında değerlendirilebileceği hususu gerek mali incelemede gerekse de sektörel değerlendirme kapsamında tespit edildiği, belirtilen sebeplerle, ... tescil nolu "... a.ş. ... şekil" markasının tescil edildiği ...sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde"... tescil nolu "..." markasının tescil edildiği ....sınıf içinde yer alan 36.sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde" ...escil nolu "..." markasının tescil edildiği ...sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde", ... tescil nolu "..." markasının tescil edildiği ....sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde"... tescil nolu "..." markasının tescil edildği ...sınıf içinde yer alan "Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetlerinde" hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasların mevcut olmadığı, Davalının, 5 yıllık süre dolmadan dava açıldığından davanın mesnetsiz açıldığı itirazı kapsamında yapılan değerlendirmede; ... tescil nolu "..." markasının tescil tarihinin 19/07/2017 ve... tescil nolu "..." markasının tescil tarihinin 10/12/2019 olduğu huzurdaki dava tarihinin 25/08/2021 olduğu, söz konusu markalar açısından kanunun öngördüğü süre öncesinde davanın açıldığı görülmekle birlikte markaların iptale konu sınıfta belirtilen hizmetlerde kullanılmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: 1-.... sayılı markalar yönünden ikame edilen marka hükümsüzlüğü davasının SMK 25/6 maddesi uyarınca reddi ile ilgili markalardan; -... sayılı marka yönünden markanın tescil edildiği .... Sınıf içinde yer alan "sigorta hizmetleri, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idari hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" yönünden kullanmama nedeniyle markanın kısmi iptaline, -... sayılı marka yönünden markanın tescil edildiği .... Sınıf içinde yer alan "sigorta hizmetleri, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idari hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" yönünden kullanmama nedeniyle markanın kısmi iptaline, -.. sayılı marka yönünden markanın tescil edildiği .... Sınıf içinde yer alan "sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idari hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri" yönünden kullanmama nedeniyle markanın kısmi iptaline, 2-... tescil numaralı markanın tescil edildiği .... Sınıf içerisinde yer alan "sigortacılık hizmetleri" bakımından kısmi hükümsüzlüğüne, 3-.. tescil numaralı markanın 36. Sınıf içerisinde yer alan "sigortacılık hizmetleri ile finansal ve parasal hizmetler" yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, 4-İptal ve hükümsüzlüğe konu kararların sicile işlenmesi için kararın kesinleşmesiyle kararın bir örneğinin TPMK'ya gönderilmesine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından peşin olarak alınan 59,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine , 7-Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince alınması gereken 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 37.700,00 TL bilirkişi ücreti, 665,50 TL posta ve tebligat gideri, 17,00 TL vekalet harcı, 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 38.441,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.. 05/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır