İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/205 E. 2026/87 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/205
Karar No
2026/87
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/205 KARAR NO:2026/87

DAVA:İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/02/2018

BİRLEŞEN .... FSHHM'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA:FSEK - ALACAK DAVA TARİHİ:18/02/2020 KARAR TARİHİ:18/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekilleri dava dilekçesinde özetle; 05.02.2018 tarihli dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 12.12.2015 tarihli yayıncı- yazar sözleşme başlıklı sözleşmeler imzalandığını, bu sözleşmeler ile eserlerin adının ... ve ... olduğunun belirtildiği ve yazar olarak davalının kabul edildiğini, daha sonra bu iki kitap için 22.06.2017 tarihinde ek sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile de kitapların en son yayıma çıkacağı tarih ve prova baskı çalışmalarının matbaaya verileceği tarihlerin dahi kararlaştırıldığını, müvekkili davacının anlaşmadaki tüm şartları yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve kendi üzerine düşen sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, kitapların baskı provalarının dahi çıkmadığını, kitapların yayınlanmadığını, davalının üzerine düşen yükümlülüklerin hiçbirisini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, sözleşmeye her aşamasında aykırı davrandığını, sözleşmelerde belirtilen davalının uyması ve kitaplarda özen gösterilmesi gereken hususlardan bazılarına uygun çalışma yapmadığını, davalıya sözleşmede yapılması gereken tüm hususları yerine getirmediği ve ödemiş olduğu bedelleri belirten e-postanın davacı tarafından 06.10.2017 tarihinde gönderildiğini, bu mail ile tüm hatalı işlemler ve yapılması gereken çalışmalardan yapılmayanların belirtildiğini ve sözleşmenin haklı olarak tek taraflı fesih edildiğinin bildirildiğini, bu mail yazısında cevap vermeyen davalıya .... Noterliğinin 12.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin fesih edildiğinin, bugüne kadar basılacak kitaplar için ödenen 33.210 TL bedelin 30 gün içerisinde ödenmesinin istendiğini, davalının bu ihtara da olumlu ya da olumsuz bir cevap vermemesi üzerine ....İcra Müdürlüğü’nün 2017/... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalının alacağın %20'siden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın gerçekleri mahkemeden gizleyerek, çeşitli farklı bahanelere sığınarak maalesef ki haksız bir dava açtığını, davanın ve uyuşmazlığın gerçek konusunun, kesinlikle sözleşme maddelerine uymamaktan kaynaklanmadığını, davanın ve uyuşmazlığın gerçek konusunun kitabın kalıp maliyetinin kimin tarafından karşılanacağı konusunda oluşan uyuşmazlık olduğunu, bu konuda haksız olduğunu çok iyi bildiğinden dolayı dava esnasında davacının uyuşmazlığın gerçek nedenini mahkemeden özellikle gizlemekte olduğunu, yayınevi ve çalışanlarının tam iki yıl boyunca bazen mesai bitiminde akşam saatlerinde bile sürekli hizmet verdikten, çalışma üzerinde belki yüz kez belki iki yüz kez değişiklik ve düzeltme yapıldıktan sonra nihayet davacı ...'ın çalışmanın baskıya gitmesine onay verdiğini, çalışmanın düzenlemelerinin tamamlanmasının ardından davacı ... ve eşi ...'ın çalışmanın baskıya gitmesine onay vermelerine rağmen, baskı öncesinde ve kitap basılmadan önce matbaa ile birebir görüşerek kitaplarının hangi matbaada basılacağını öğrenmek istediklerini, bunun üzerine bir yayıncı olarak hiç de mecbur olmadığı halde son derece iyi niyetli bir davranış sergileyerek kitabın basımının gerçekleşeceği matbaaya kendilerini götürerek matbaa sahipleri ile kendilerini bizzat tanıştırdığını, bu arada davacının çalışmalarını vereceği matbaanın Türkiye'nin en büyük matbaalarından biri olduğunu, en üst düzey makinalara sahip olduğunu, yani davacının kitaplarını en iyi matbaalardan birinde bastırmak üzere planlama yaptığını, ... adlı matbaa ile tanışma esnasında matbaanın büyüklüğü, görsel güzelliği, matbaa sahibinin Koç grubuyla çalışmalar yapmış olduğuna dair sunumların davacı ...'ı fazlasıyla etkilediğini, sözleşmesi olduğunu unuttuğunu, kibirli tavırlar sergilemeye başlayarak matbaa sahibi ile bizzat kendisinin görüşmeye devam edip baskı çalışmalarını eşiyle birlikte kendisinin devam ettireceğini söylediğini, burada davacının sözleşmeye ne derece sadık biri olduğunu belirtmek amacıyla matbaa sahibinin söylemine göre davacı ...'ın, kendisini aradan çıkartarak kitabını bastırıp bastıramayacağını sorduğunu, matbaa sahibinin "biz sadece basım yaparız, satış yapamayız" demesi üzerine bu düşüncesinden vazgeçtiğini, davacı ...'ın davalıya attığı mailde kitaplarının basılacağı matbaa ile tanıştırmanın ardından yazılı olarak bundan sonraki matbaa ile ilgili süreci eşi ...'ın devam ettirmesi isteğinde bulunduğunu, olayda asıl kusurlu olan, olayların buralara gelmesine sebep olan, ekstra kalıp maliyetinin ortaya çıkmasına sebep olan kişinin de bizzat davacı ...'ın baskı sürecini kendisinin takip etmesini istediği eşi fotoğrafçı ... olduğunu, mesleği fotoğrafçılık olan ...'ın kitapta bulunan fotoğraflardaki izleri temizlemediğini, o şekilde matbaaya teslim ettiğini, süreci kendisinin takip ettiğini ve kitabın basımına kendisinin onay verdiğini, davacı ...'a daha öncesinde kitabın numune baskısını 3-4 kez teslim etmiş olmalarına rağmen herhangi bir sıkıntının oluşmaması açısından yayınevinin talebiyle kitabın basımını gerçekleştirecek matbaada bir numune baskı yapıp kendilerine teslim ettiğini, davacı ... ve eşi ...'ın numune baskıyı da gördüklerini ve çalışmanın baskısına onay verdiklerini, kitabın baskı aşamasında matbaa çalışanı ... Hanım'ı aradığını, yayınevinin tasarımcısı ... Hanım'ın da davacı ...'ı aradığını, "Baskıya onay vermişsiniz, ama baskı aşamasında çalışmanız, tüm süreci kendiniz takip etmek, kendiniz sonuçlandırmak istediğiniz için yanlış bir iş çıkmaması için ... Bey başında dursun isterseniz" diye de uyarıda bulunduğunu, davacı ...'ın eşi ...'ın bu uyarıdan sonra baskı aşamasında olan kitapları için ... isimli matbaaya gittiğini ve kendisine sunulan sayfalarda kendi hatasının, fotoğraflardaki izleri temizlemediğinin farkına vardığını ve baskıyı o esnada durdurduğunu, davacı ...'ın eşi ...'ın talebiyle durdurulan baskı sonrasında davalının da matbaaya gittiğini ve olayların gelişiminin kendisine tek tek anlatıldığını, ... adlı matbaanın davacı ...'ın eşi ...'ın talebiyle baskıyı durdurduğunu, kitapları fotoğraf izleriyle basmadığını, fakat ortaya kitabın bir kalıp maliyetinin çıktığını, ... adlı matbaanın bu kalıp maliyetini 13.000 TL olarak belirlediğini ve ödemenin yapılmasının ardından kitabın tekrar baskıya girebileceğini kendilerine bildirdiğini, defalarca örnek baskı almasına ve matbaadan da bir örnek baskı almasına rağmen fotoğraflardaki izleri silmesi gerektiğinin farkına varamayan ...'ın bizzat kendisinin onayıyla basılan hatalı kalıpların maliyetini matbaanın istemesinin son derece doğal olduğunu, fakat burada ... adlı matbaanın da oldukça yüksek bir meblağ talep ettiğini, davacı ...'ın hiç de gerek yokken matbaa sahibine aralarındaki anlaşmanın detaylarını anlattığını, kendisine ödeyeceği miktarı söylediğini, bunun da matbaa sahibinin payın daha fazlası neden yayınevi alıyor, ben alıyorum gibi bir düşünceye sevk ettiğini, yayıneviyle davacı ... arasında kalması gereken bu bilgilerin matbaa ile paylaşılması sonucu matbaanın da bundan faydalanarak 5.000-6.000 TL olması gereken kalıp maliyetini 13.000 TL olarak belirttiğini, yayınevi sahibi olarak kalıpların gerçekten basılıp basılmadığını kontrol etmek amacıyla ... adlı matbaaya gittiğini, kalıpların gerçekten basılmış olduklarını gördüğünü, fakat 5000-6000TL yerine 13.000 TL gibi yüksek bir meblağ istendiğini, gerçek meblağın 5000-6000 TL olması gerektiğini kendisinin her iki tarafa da bildirdiğini, bütün iyi niyetiyle davacı ... Hanım'ın eşini alıp çalıştığı başka matbaalara da götürüp, kendisini başka matbaa ile de tanıştırıp isterlerse kitabı başka bir matbaada basabileceğini de belirttiğini, bu esnada o güne dek davacı ...'dan sözleşme bedeli olan 60.000 TL'nin 32.000 TL'sini aldığını, bunun 14.000 TL'sini baskı işlemlerine başlamaları için ... adlı matbaaya ödediğini, yani kitabı sözleşmeye istinaden baskıya ivedilikle soktuğunu, fakat davacının eşi ...'ın hatası sonucunda oluşan kalıp maliyeti sebebiyle kitabın basımının bizzat davacı ... tarafından durdurulduğunu, kitabın yeniden baskıya girmesi için ödemesi gereken 28.000 TL'yi ödemeyen davacı ...'ın sözleşme maddelerine uymadığı gibi bir de üstüne kendisine dava açarak haksız fesih işlemini gizlemeye kalktığını, davacı ...'ın kendisine ödemesi gereken 28.000 TL'yi de ödemeyerek sözleşme maddelerine öncelikle kendisinin uymadığını, davacı ...'ın eşinin hatasından kaynaklanan kalıp maliyetini ödemeyi reddettiğini, değişiklikler yaparak kitabın baskıya verilmesini, bu değişiklikler için de hiçbir ödeme yapmayacağını söyleyerek, ardından da olayları tamamen çarpıtarak ve mahkemeden gizleyerek haksız bir dava açmış olduğunu, bu olaylar içerisinde en ufak bir kusuru bulunmadığı gibi davacının bizzat kendisinin sözleşme şartlarına uymaması sonucunda kendisine ödenecek 28.000 TL'nin ödenmemesi sonucu baskı işlemlerinden sonra kendisine kalacak 3.000 TL kardan mahrum bırakıldığını ve kitabın satışlarından elde edeceği yüzde 60 oranındaki kardan da mahrum bırakılarak önemli oranda zarara uğratıldığını, avukatıyla yapacağı istişare sonucunda en kısa sürede, haksız fesih sebebiyle kitapların basılmaması sonucunda kaybettiği 3.000 TL bedelin ve yine kitabın satışlarından elde edeceği kitabın satış fiyatı olarak belirlenen 250 TL'nin yüzde altmışı olan 150 TL'nin, 150 x 1000 = 150.000 TL'nin davacı ...'dan talep edeceğini, sözleşme bedeli olan 60.000 TL'nin 28.000 TL'sini ödemeyerek sözleşme maddelerine kendisi uymayan, ardından da uyuşmazlık konusunu çarpıtarak dava açan davacı ...'ın açtığı haksız davanın, haksız fesih sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının taraflar arasındaki Yayıncı - Yazar sözleşmesi hükümlerine uymaması, sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshi nedeniyle yoksun kalınan karın (kitap satış geliri) tahsili ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile 12/12/2015 tarihinde Yayıncı - Yazar Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin imzalandığını, sözleşmeye konu kitap isimlerinin "..." ve "..." ve yazarının müvekkili olduğunu, daha sonra bu iki kitap için 22/06/2017 tarihinde ek sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile de kitapların son yayına çıkacağı tarih ve prova baskı çalışmalarının matbaaya verileceği tarihlerin kararlaştırıldığını, müvekkilinin anlaşmadaki tüm şartları yerine getirmesine rağmen davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve üzerine düşen sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, kitapların baskı provalarının dahi çıkmadığını, kitapların belirtilen sürelerde hazır olmadığını, açılan haksız davanın reddini beyan etmiştir. II.DELİLLER HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen ... tarafından 27/01/2022 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Davacı yazarın, kitaplarından birine yayın onayı verdiği dolayısıyla ... adlı zaten evleviyetle masraflarına katlanma yükümlülüğünde olduğu, Davacı yazarın, ... Kitabının basımına onay verdiği ancak sonrasında hatayı fark ederek basımı durdurduğu, TBK md. 493 kapsamında kalıp bedeli olan 13.000 TL. ifa etmesi gerektiği, keza bu durumda kalan bakiye bedel olan 28.000 TL. yi de ifa etmesi gerektiği ve Toplam Bakiye Bedelin 41.000 TL. Olacağı, Davacı taraf her ne kadar FSEK 68 çerçevesinde telif bedelinin 3 katının kendisine ödenmesi talebinde bulunmuş ise de taraflar arasında sözleşmesel ilişki söz konusu olmakla FSEK 68’in sözleşme dışı ihlaller için uygulanacak olması nedeniyle Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla FSEK 68 çerçevesindeki tazminat talebinin yerinde olmadığı, Karşılık Dava yönünden ise yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Yoksun Kalınan Kar Talebinin Yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen ... tarafından 27/10/2022 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Davacı itirazında belirtilen FSEK md. 68 değerlendirmesinin Esas raporda sehven belirtildiği ve bu açıklamanın kök rapordaki görüşleri ve heyet görüşündeki sonucu değiştirmediği Asıl dava açısından 18.000 TL. yönünden takibin devamına Karşılık dava açısından her ne kadar 13.000 TL. kalıp masrafının , karşılık davalı tarafından ödenmesi gerekmekte ise de , karşılık davacı talebi yoksun kalınan kar yönünden olduğundan, yoksun kalınan karın söz konusu olmadığı, nihai takdirin Sayın Mahkemede bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen..., ..., ...ve...tarafından 11/06/2023 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Asıl Dava Yönünden; Davalının itirazının haksız olduğu, Davacının alacağının 32.000 TL olduğu, Karşı Dava Yönünden; 1. Davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, 2. Davacının yoksun kalınan kârı talep edemeyeceği, 3. Kalıp masrafının davacıya ait olduğu, kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen ... tarafından 16/02/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında özetle; Kök raporda değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen ... tarafından 05/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Basın ve yayın faaliyetleri açısından eser hazırlığı, sözleşme yükümlülükleri ve içerik üretimi süreçlerinde profesyonellik ilkesine riayet edilmediği görülmüş, bu dürümün davacının” sözleşmeyi feshetmesinde haklı gerekçelere zemin oluşturduğu Sonuç olarak, basın ve yayın faaliyetleri açısından yapılan değerlendirmede, eser sahipliğinin korunması, içerik üretiminde emeğin gözetilmesi ve kaynak gösterme yükümlülüğüne riayet edilmesinin gerektiği, aksi hâlde hak ihlallerinin gündeme gelebileceği 1. Asıl dava yönünden; davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmesinin Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla haklı olacağı, davacının haklı fesih sebebi ile davacıya ödediği bedellerin iadesini isteme hakkının bulunduğu, asıl davada davacının davalıya sözleşme kapsamında yaptığı; 21.12.2015 tarihinde 18.000 TL, 12.07.2017 tarihinde 14.000 TL, 06.01.2017 tarihinde ... ... (davalı çalışanı) numune kitap için 590 TL, 24.04.2017 tarihinde ... ... (davalı çalışanı) numune kitap için 620 TL olmak üzere toplam 33.210,00 TL'nin iadesini talep edebileceği, 2. Birleşen dava yönünden, sözleşmenin feshine yayınevinin sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesinin sebep olması nedeniyle birleşen dava davacısının mahrum kalan kazanca yönelik taleplerinin Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla yerinde olmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 09/09/2021 tarihli duruşmanın 4 nolu celsesinde tanık dinlenildiği anlaşılmakla; DAVACI TANIĞI, ..., ..., ... oğlu, 1956 doğumlu, TANIK BEYANINDA; "Davacı ... eşim olur. Ben fotoğrafçılık işi ile uğraşıyorum. Fotorenkler isimli iş yerim vardır. Olay hakkında bilgim ve görgüm anlatacaklarımdan ibarettir. Eşime ait "..." ve "..." isimli kitapları bastırmak için birlikte davalının iş yerine gittik. Davalı ... ... Yayınları isimli iş yerinin sahibidir. Yapılan sözleşme ile işe başlandı. Davalı eşimden 18.000 TL kapora istendi. Kaporayı bir kaç gün sonra ben kredi kartımdan hatırladığım kadarı ile ... kartımdan davalıya banka kanalı ile gönderdik ve 18.000TL davalı tarafından çekildi. Bu işlemden sonra ben ve eşim davalıyı defalarca telefon ile aramamıza rağmen telefonumuza cevap verilmedi ve bize geri dönüş yapılmadı. Davalının iş yerinde çalışanı olan ... Hanım, iş yerine ilk gittiğimizde bize gerekeni en iyi şekilde yapacağını söylemesine rağmen gereken maalesef yapılmadı. Davalı tarafından eşime geri dönüş yapılmadığı için eşim "bu iş bana kaldı ben gerekeni yapayım çünkü bu kitabı bekleyen büyükler ve yaşlılar vardır onlara söz verdim" dedi. Eşim kitaptaki düzeltmeleri kendisi yaptı. Davalının iş yerinde yanlış hatırlamıyorsam ... isimli kişi ... Yayınlarına ait bilgisayarı ya da laptop u alarak kaçmıştır. Bu durumu yani ... Bey in olayını davalıya ait iş yerinde bize söylediler. Ayrıca ... isimli şahsa defalarca aramalarına rağmen telefonuna ulaşamadıklarını, telefonlarının açılmadığını, bizim aramamız halinde belki telefonu açabileceğini söylediler. ... isimli şahsın telefon numarasını eşim bir yerden tespit etmiş ve telefon ile ... bey i aramış, "..." ve "..." isimli kitapların bilgisayardaki hali ile kendisine gönderilmesini istemiş. Eşimin araması üzerine ... Bey istenilen bilgileri eşimin özel bilgisayarına e-mail yolu ile gönderdi. Ancak kitaplara hiçbir işlem yapılmadan ham hali geldiğini gördük oysa aradan yaklaşık bir yıl kadar geçmişti yani bizim davalının iş yerine ilk gittiğimiz tarih ile mailin geldiği tarih arasında yaklaşık bir yılı vardı zaten 4 ay kadar ... isimli şahsa ulaşmaya çalıştık. Daha sonra eşim ile davalının iş yerine gittik davalı bize aradan bir yıl geçtiğini, sözleşme süresinin dolduğunu, dolar ve kağıt bedelinin arttığını söyledi. Daha önce eşim ile davalı her şey dahil kitapların düzenlenmesi, çizimlerin düzenlenmesi, fotoğrafların düzenlenmesi gibi bütün hususlar yönünden 32.000TL ye anlaşmıştı ve 18.000TL kapora ödemiştik. Davalı 32.000TL ye artık kitapların basılamayacağını ek sözleşme yapmaları gerektiğini söyledi, bizden 60.000-TL talep etti ve kitap basım adetini binden 500 adete düşürdü. Her iki kitap için daha önce basım adedi ayrı ayrı bin adet iken daha sonra davalı hem bedeli arttırdı hem de bin adeti beş yüz adete düşürdü. Ben ve eşim 60.000TL yi ve her iki kitaptan ayrı ayrı beş yüz adet basılmasını kabul ettik ancak daha önce numuneden çok daha iyi olmasını istedik zira daha önce gösterdikleri örnekte lekeler vardı bu lekelerin ne olduğunu sorduğumuzda "bunlar fotokopi kağıdı, bunlarda leke çıkması normaldir, biz bunu ofset olarak birinci hamur kağıdına bastıracağız. Pırıl pırıl olacak merak etmeyin"dendi. Davalı baskı aşamasında kendi matbaasında basılacağını beyan etti. Biz matbaada baskı olmadan önce bir örnek görmek istediğimizi söyledik bunu istememizin nedeni baskıda hata olup olmadığını görmekti. Ancak bize hiç haber vermeden başka bir matbaada kitaplar baskıya verilmiş. Davalı söylediklerini yerine getirmedi bizi kandırdı. Davalının iş yerine avukat hanım ile gittik yani avukatımız ile gittik ve davalıdan hatasını düzeltmesini istedik. Kendisinden beklenmedik bir tepki ile iş yerinde kovulduk. Kovulma esnasında davalı bize "istediğiniz yere beni şikayet edin, mahkemeye verin bu durum benim işe gelir"dedi. ... isimli kitabin baskısında çizimlerin üzerinde lekeler vardı. Sayfalarda merdane kırışıklığı vardı ve bazı çizimler net değildi. ... isimli kitap ise baskıya girmedi zira biz ... isimli kitaptaki sıkıntıları görünce ... isimli kitabın baskıya girmesine itiraz ettik. Daha sonra yargı yoluna müracaat ettik. Dedi. Davacı vekiline cevaben: Kitap basımına ilişkin sözleşmeyi bir yıllığına yapmamıza rağmen biz davalıya 2015 yılında gittik ancak 2017 yılında ... isimli kitap basıldı. ... kitabına itirazımız üzerine baskı işlemi durduruldu. Ben stüdyo fotoğrafçılığı yapıyorum. Yayın evi fotoğrafçılığına dair bir bilgim ve tecrübem yoktur. Bana kitaplardaki fotoğrafların baskı veya herhangi bir işi verilmedi ben eşime yardımcı olmak amacı ile kitapta kullanılacak fotoğrafları eşime verdim. Eşim bir süre sonra davalının üstlendiği işi yapamayacağını söyleyerek yakınmaya başladı ve kitaptaki bütün düzenlemeleri eşim kendisi yaptı. Bu ham hali ile ... Yayınlarına verdi. Davalıya ait ... isimli iş yerinde çalışan ve müşteri temsilcisi olan ... Hanım ile stajer ... Hanım vardı. ... Hanım sonradan geldi yani davalıya ait iş yerinde ehil çalışan yoktu. dedi Davalıya cevaben: Davalı bize kitapları kendi iş yerinde bastıracağını söyledi ancak daha sonra yaptığımız araştırmada kitapları ... isimli iş yerine bastırdığını öğrendik. Davalının dediği gibi kendisi bize iş yerine gittiğimiz zaman ve sonrasında ... isimli iş yerinde kitapları bastıracağını söylemedi. Hatta ... ile ilgili bir şey de söylemedi ben bu durumu daha sonra telefon ile öğrendim. Daha doğrusu ... isimli iş yerinden aradığını söyleyen ... isimli biri beni iş yerlerine çağırdı zira baskıyı görmemi istedi. Biz eşim ile baskı değil numune görmek istedik. ... isimli iş yerine yanlız gittim ikinci gün toplantı yapıldığında ise ... a davalı da geldi. Eşim, ben, davalı ve ... ın sahibi toplantı yaptık. Bu toplantı kitap basıldıktan sonra yapıldı" şeklinde beyanda bulundu. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Asıl davada dava: Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalıdan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ilişkindir. Birleşen davada dava: Davalının taraflar arasındaki Yayıncı - Yazar sözleşmesi hükümlerine uymaması, sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshi nedeniyle yoksun kalınan kar (kitap satış geliri) niteliğindeki belirsiz alacak talebine ilişkindir. IV. GEREKÇE Dosya kapsamında taraflara ait belgeler, yayın içerikleri, süreli ve süresiz yayın faaliyetleri ile dijital medya unsurları incelenmiştir. İnceleme; 5187 sayılı Basın Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, ilgili mevzuat ve yerleşik yargı kararları çerçevesinde yapılmıştır. Asıl dava yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye davacının fesih yönünde yaptığı müdahalenin, yayın evinin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle haklı nedenlere dayandığı, yayın süreçlerinin gereği gibi yürütülmediği, teslimlerin eksik kaldığı ve yayıncılık standartlarının altında bir performans sergilendiği tespit edilmiştir. Bu sebeplerle yayın evinin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi haklı sebeplere dayandığı kanaati hasıl olmakla davacının yapmış olduğu ödemeleri geri isteme hakkı olduğuna karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede ise; yayın evinin, sözleşmeye uygun biçimde yayımlama faaliyetlerini zamanında ve profesyonel standartlarda gerçekleştirmemesi nedeniyle, sözleşmenin feshiyle sonuçlanan bu süreçte, birleşen dava davacısının mahrum kalınan kazanç iddialarının yerinde olmadığı, zira doğan zararın müsebbibinin bizzat yayınevinin kendisi olduğu teknik olarak tespit edilmiştir. Basın ve yayın faaliyetleri açısından eser hazırlığı, sözleşme yükümlülükleri ve içerik üretimi süreçlerinde profesyonellik ilkesine riayet edilmediği görülmüş, bu durumun davacının sözleşmeyi feshetmesinde haklı gerekçelere zemin oluşturduğu şeklinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak asıl davada taraflar arasındaki sözleşmenin haklı sebeple fesh edildiği, Basın ve yayın faaliyetleri açısından eser hazırlığı, sözleşme yükümlülükleri ve içerik üretimi süreçlerinde profesyonellik ilkesine riayet edilmediği görülmüş, bu durumun davacının sözleşmeyi feshetmesinde haklı gerekçelere zemin oluşturduğu, basın ve yayın faaliyetleri açısından yapılan değerlendirmede, eser sahipliğinin korunması, içerik üretiminde emeğin gözetilmesi ve kaynak gösterme yükümlülüğüne riayet edilmesinin gerektiği, aksi hâlde hak ihlallerinin gündeme gelebileceği, Asıl dava yönünden; davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu, davacının haklı fesih sebebi ile davacıya ödediği bedellerin iadesini isteme hakkının bulunduğu, asıl davada davacının davalıya sözleşme kapsamında yaptığı; 21.12.2015 tarihinde 18.000 TL, 12.07.2017 tarihinde 14.000 TL, 06.01.2017 tarihinde ... ... (davalı çalışanı) numune kitap için 590 TL, 24.04.2017 tarihinde ... ... (davalı çalışanı) numune kitap için 620 TL olmak üzere toplam 33.210,00 TL'nin iadesini talep edebileceği, bu sebeple asıl davada davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, Birleşen dava yönünden, sözleşmenin feshine yayınevinin sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesinin sebep olması nedeniyle birleşen dava davacısının mahrum kalan kazanca yönelik taleplerinin hukuken karşılanmasının mümkün olmadığına takdir edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Yargılama gerçekleştirildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, a) Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 2.284,55.-TL harcın peşin alınan 403,92.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.880,63.-TL harcın asıl dava davalısı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, b) Asıl davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 403,92.-TL harcın asıl dava davalısı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, c) Asıl dava yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 33.443,85.-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-Karşı davanın reddine, a) Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 170,78.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 561,22.-TL harcın birleşen dosya davacısı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, b) Birleşen dava yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine, c) Asıl ve birleşen dosya yönünden asıl dosyada davacı tarafından yapılan 324,00.-TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 35,90.-TL başvuru harcı, 5,20.-TL vekalet harcın olmak üzere toplam 8.365,10.-TL yargılama giderinin asıl dava davalısı ...'dan alınarak asıl davada davacı ...'a verilmesine, d) Birleşen dosyada davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, e) Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avaslarının yatıranlana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, verilen miktar olarak KESİN olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı, hazır olan tarafa duruşma zaptından örnek verildi.18/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/205, K. 2026/87, T. 18.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-205-e-2026-87-k-e79284be00c8