İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/242 E. 2026/79 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/242
- Karar No
- 2026/79
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/242 KARAR NO : 2026/79
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Refi İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Refi İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ödüllü yazar olup "...", "...", "..." , "..." isimli eserlerin sahibi olduğunu, davalıların ilk bölümü 7 Mart 2021 de ve ... logolu ulusal tv kanalında yayınlanan ... isimli televizyon dizisinin yapımcısı ...A.Ş. ve bu dizinin dava tarihi itibariyle yayınlanmaya devam edildiği ... isimli kanal olduğunu, müvekkilinin ... isimli dizinin ilk bölümlerini izlediğinde 2019 yılında umuma arz ettiği ... isimli eseri ve bu eserinin devamı niteliğinde olan 2020 yılında umuma arz edilen ... adlı eserleriyle ana tema, kurgu sıralanışı ve karakter çatışmaları ile karakterlerin kurgu içi biricikliğinin büyük oranda benzerlik gösterdiğini fark etmiş olduğunu, müvekkilinin dizinin ilerleyen bölümlerini izlemeye devam edip araştırmasını derinleştirdiğinde davaya konu dizinin ilk 29 bölümünde esinlenmeyi aşacak nitelikte benzerlikler tespit etmiş olduğunu, eser ve dizide olay kurgusunun ana teması, ... adlı eserin ön kapağında yer aldığı üzere "..." bağlamında olduğunu, bu bağlam üzerinde gelişen olay üçlemesi de (yer, zaman ve mekân) çeşitli zaman aralıklarında birebir benzerlik gösterdiğini, FSEK'e göre davalılardan yapımcı ... tarafından meydana getirilen ve diğer davalı ... tarafından yayınlanan ... isimli televizyon dizisinin hikâye ve konusu müvekkiline ait olan "..." ve "..." isimli kitaplardan izinsiz işleme yoluyla dizi film haline getirilmesi ve müvekkilinin mali hak niteliğindeki "işleme" hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, ayrıca davalıların bu eylemlerinin müvekkilinin, FSEK de belirtilen manevi haklardan "adın belirtilmesi isteme" hakkını ihlal ettiğinin de tartışmasız olduğunu, davaya konu dizinin Türkiye'de en çok izlenen kanallardan birinde yayınlanması ihlalin boyutunu daha da artırdığını, söz konusu hakların ihlali kanun kapsamında manevi haklara tecavüz niteliği taşıdığını, ... logolu ulusal kanalda yayınlanan ... isimli dizinin müvekkile ait ... ve ... isimli kitaplardan izinsiz işleme suretiyle meydana getirilip getirilmediğini, konusunda uzman (fikri haklar uzmanı), akademisyen (iletişim fakültesinden) ve sektörden kişilerden (senaristiyönetmen/yapımcı) oluşan bilirkişi kurulu tarafından bilimsel ve teknik inceleme yapılarak tespit edilmesini, açıklanan sebeplerle müvekkilinin mali ve manevi hakları tecavüze uğramış olup, bu noktada tecavüzün refini, FSEK 68. maddesi uyarınca müvekkili ile davalılar arasında sözleşme yapılması halinde istenebilecek bedel nazara alınarak ihlal nedeniyle hesaplanacak emsal bedelin üç katını ve FSEK 70 maddesi uyarınca müvekkilinin ihlal edilen manevi haklarının tazmin edilmesi için iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalarının kabulünü, FSEK uyarınca tecavüzün tespitini ve ref'ini, FSEK'in 68. maddesi uyarınca müvekkili ile davalılar arasında sözleşme yapılması halinde istenebilecek bedelde nazara alınarak ihlal nedeniyle hesaplanacak emsal veya rayiç bedelin üç katının (fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak) şimdilik 1.000,00 tl.'lik kısmının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, FSEK 70 maddesi uyarınca ihlal edilen manevi haklarına karşılık 250.000 TL'nin olay tarihinden işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, hükmün veya özetinin, masrafı davalıya ait olmak üzere, Türkiye genelinde yayınlanan 3 ayrı gazetede ilanına veya ilgili kurumlara bildirilmesini, ... isimli dizinin jeneriğinde dizinin, ...'ın ... ve ... isimli kitaplarından meydana getirildiğine yer verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Birden fazla kişinin aynı senaryonun kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmış olduğunu, huzurdaki dava ile tamamen aynı iddialara dayanılarak açılmış 3 ayrı davanın mevcut olduğunu, davacının iddialarını hasretmek zorunda olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının "...sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedeli..." mi, yoksa "... bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedeli...” mi talep ettiğini belirtmesi gerektiğini, davacının iddialarının dinlenebilir nitelikte olmadığını, oysa HMK 25.maddesine konu “taraflarca getirilmesi ilkesinin bir gereği olarak konumu itibariyle ne istediğini somut bir şekilde bildirmek zorunda olduğunu, davanın ... dizisinin senaristlerine ihbar edilmesi gerektiği, davacının eserler arasında sadece benzerlikler olduğunu iddia etmiş olduğunu, bu iddiaların son derece soyut olduğunu, ana tema/konu, karakter çatışması gibi unsurlarda görülebilecek olası benzerlikleri hele de bu tür eserler için ayırt edici vasfa sahip olmadığını, davacının kitapları ile dizileri arasında en ufak bir benzerliğin bulunmadığını, davacının kitaplarıyla ilgili internet ortamında yayınlanan tanıtım yazılarına göre dahi bu kitapların ...'i konu edinmiş bir dizi ile alakasının bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu diğer hususlarla beraber açıkladığını davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, ilgili kanunlar uyarınca müvekkil kurumun ikametgahı, işlerinin yönetildiği yer olan ... olduğunu, bu açıdan yetki itirazında bulunduğunu, davacının öncelikle haklarında eser sahipliği karinesi oluşan senaristlere karşı dava açarak eser sahipliğini diğer senaristlere karşı kanıtlaması gerektiğini, bu aşama tamamlanmadan müvekkilli kuruma husumet yönetilmesinin hatalı olup davanın tefrik edilmesi gerektiğini, davacının eser sahibi oldukları kesin olarak hüküm altına alınmadan, doğrudan müvekkili kurum aleyhine dava açmasının usulsüz olduğunu, müvekkili kurum ile diğer davalı ... ile imzalanan sözleşme gereği yapımdan kaynaklanan hukuki, cezai ve mali sorumluluğun tamamının ... Stüdyoya ait olduğunu, müvekkili kuruma yöneltilen davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın taraf eksikliğinden dolayı reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından ikame edilmiş bu davanın ilgili mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları uyarınca, dava konusu senaryoya ilişkin olarak eser sahipliği karinesi oluşan senaristlere yöneltilmesi gerekmekte olduğunu, öncelikli mesele olarak irdelenmesi gereken meselenin davacının senarist olduğunu, diğer bir deyişle eser sahibi olduğunu, diğer senaristlere karşı kanıtlaması gerektiğini, ancak esere yönelik hak sahipliği için senaristlere karşı dava yöneltmemiş olduğunu, FSEK'de fikir ve sanat eserlerinin ihlâli hâlinde açılacak hukuk davalarında zamanaşımına ilişkin herhangi özel bir hüküm yer almadığından, bu konuda Türk Borçlar Kanunu'ndaki zamanaşımına ilişkin genel hükümler (genel zamanaşımı TBK m. 146; haksız fiil TBK m. 72; sebepsiz zenginleşme TBK m. 82) uygulandığını, somut olayda taraflar arasında bir sözleşme yer almadığından, ancak haksız fiil (md.72) hükümleri uygulanabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davacının eserinin izinsiz kullanıldığı varsayılsa dahi, davacının talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu beyan ederek usul yönünden itiraz ettiğini, dava konusu yapıma ilişkin tüm sorumluluğun diğer davalı şirkete ait olduğunu, müvekkili kurum ile diğer davalı ... Org. San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan yapım sözleşmesinin ilgili maddeleri incelendiğinde de görüleceği üzere; diğer davalı yapımcı şirket, kendisi tarafından yapımı gerçekleştirilen dava konusu "..." adlı yapımın tüm haklarının kendisine ait olduğunu, üçüncü kişi hak ve taleplerinden ari olduğunu, herhangi bir üçüncü kişinin başta telif hakkı olmak üzere herhangi bir hakkını ihlal etmediğini, yapıma ilişkin herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığını taahhüt etmiş olduğunu, müvekkili kurumun mali hak sahibi olup davacının müvekkili kurumdan talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, somut olayda fikri mülkiyet hukukuna özgü sessiz kalma nedeniyle hak kaybı ilkesi uygulanabilir nitelikte olduğunu, Yargıtay içtihadı ışığında somut olaydaki uyuşmazlık değerlendirildiğinde davacının aradan geçen uzunca bir zaman sonra ...'nin, eseri izinsiz yayınladığını iddia etmesinin detaylı bir şekilde izah edilen YHGK kararında da belirtildiği üzere sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi gereği dinlenmemesi gerektiğini, davacı tarafından faiz talep edilmişse de davacının esas alacağı bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda faiz talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı ...'a ait olan kitapların içeriğinin ... dizisine benzerliğinden dolayı hak iddialarının asılsız olup hukuka aykırı olduğunu ve davacının kötü niyetli olduğunu, diğer davalı yapımcı firmanın da cevap dilekçesinde belirttiği üzere birden fazla kişinin aynı senaryonun kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmış olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca FSEK 68. maddesine göre tazminat talep edilen davada men ve ref talebinde bulunulması mümkün olmadığını, davacı tarafından, manevi haklarının ihlal edildiği iddia edilerek manevi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak müvekkili kurumun dava konusu yapım üzerindeki kullanımı gerek diğer davalı ile imzalanan Yapım Sözleşmelerine gerekse ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup iddia edildiği gibi benzerlik söz konusu olmadığını, davacının korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmadığını, dava dilekçesindeki"... kitaplardan izinsiz işleme suretiyle meydana getirilip getirilmediği konusunda..." bilirkişi incelemesi istemiyle dava açması da bunun somut kanıtı olduğunu, davacının amacının olası bir hukuki hata gerçekleşirse para kazanmak, bunun yanı sıra halihazırdaki bandrol sayısını bilmedikleri kitaplarının satışını arttırmak olduğunu, hükmün ilan edilmesinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu diğer hususlarla birlikte açıklandığını ve müvekkili kuruma karşı müvekkili kurum ile davacı arasında husumet yokluğu davanın esasına girilmeksizin dava şartı yokluğundan ve yetki ve husumet itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini, zamanaşımı defi'nin ve esasa ilişkin cevaplarının kabulüne, bu haksız ve kötü niyetli davanın tüm talepler yönünden esastan reddini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünden; "...", "..." isimli kitaplara ve "..." isimli diziye ilişkin eser işletme belgeleri istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 18/01/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı ... adlı televizyon dizisiyle Davacı ... ve ... adlı eserler arasında FSEK anlamında herhangi bir hak ihlalinin söz konusu olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 27/06/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacının eserleri ile ... dizisi arasındaki benzerlikler, teknik inceleme sonucunda, sahibinin hususiyetini taşıyan özgün unsurlar olmaktan ziyade, istihbarat/ajan temalı yapımlarda sıkça görülen evrensel motifler ve anonim unsurlar olarak değerlendirildiği, davacının dilekçesinde yer alan analiz raporundaki benzerlikler kategorisel temsili örnekler üzerinden kök raporumuzda detaylı bir şekilde değerlendirildiği için raporda eksik inceleme bulunmadığı, bu nedenlerle, yapılan yeniden inceleme sonucunda 18.01.2024 tarihli kök rapordaki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: FSEK uyarınca tecavüzün tespiti. ref'i, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak FSEK'in 68. maddesi uyarınca emsal veya rayiç bedelin üç katından şimdilik 1.000,00 TL nin olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini, FSEK 70.maddesi uyarınca ihlal edilen manevi haklara karşılık 250.000 TL 'nin olay tarihinden işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, "..." isimli dizinin jeneriğinde dizinin, ...'ın ... ve ... isimli kitaplarından meydana getirildiğine yer verilmesi ve hükmün ilanına ilişkindir. Davalı yan zamanaşımı itirazlarında bulunmuş ise de; Tecavüzün refi kapsamında mali talepler bakımından FSEK m. 68 uyarınca eser sahibinin yazılı iznini almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. Tecavüzün ref’i kapsamında FSEK 68. kapsamında arada sanki bir sözleşme varmış gibi rayiç bedelin 3 katının talep edildiği durumda FSEK m. 70/2 kapsamındaki maddi tazminat talebindeki zamanaşımı süresinden (Haksız fiil - 2 yıl) farklı olarak zamanaşımı süresi de 10 yıl olarak hesaplanacaktır. Türk Borçlar Kanunu m. 72 düzenlemesi uyarınca; tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Mevzuatımızda FSEK’e ilişkin ihlaller kural olarak suç olarak düzenlenmektedir. Bu nedenle 2 yıllık zamanaşımı süresi yerine TCK m. 66 ’daki 8 yıllık süre uygulanacaktır. Ceza hukukunda zamanaşımı fiil/olay tarihinden itibaren başladığından zamanaşımının başlama zamanı itibariyle fiil/olay tarihi esas alınacaktır. Somut olay incelendiğinde ikame edilen dava süresinde açılmış olup, bu yöndeki itirazların reddine karar verilmiştir. Esasa yönelik inceleme; Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporlarında da belirtildiği üzere; dava konusu uyuşmazlıktaki ... ve ... isimli kitapların kurgu hikâye türünde, anlatmak istediği konuyu belli bir sistem dahilinde belirli bir üslup dahilinde anlatan, konuların ve bilgilerin kurgusal bir ilişki içerisinde bir araya getirildiği, bu özellikleri ile hususiyet taşıması nedeniyle FSEK m.2 anlamında “herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan” ilim ve edebiyat eseri olduğu, Dosyada mübrez Kültür Bakanlığı celp edilen belgelerinde ve eklerinde davaya konu kitaplarda davacının yazar olarak belirtilmesi dikkate alındığında davacının davaya konu kitapların FSEK11'deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu ve işbu davayı açma ehliyetini haiz olduğu, Davacının her iki kitabının, kanunda belirtilen kişinin hususiyetini taşıma ve alenileşme bakımından eser kategorisinde olduğu, 193 sayfa olan ... isimli kitabın ...tarafından 2019 yılında basıldığı, davacının diğer kitabı ... isimli kitabının yine aynı yayınevi tarafından 2020 yılında ilk basımı yapıldığı, davalıların televizyon dizisi ... ilk defa ... kanalında 7 Mart 2021 yılında yayınlanmaya başlandığı, rapor yazım tarihinde 88 bölüm olarak yayınlandığı görülen dizinin, senaryosu, kurgusu, oyunculuğuyla tamamen ortaya çıkmış ve alenileşmiş, hususiyet taşıyan sinema eseri olduğu, Davaya konu eserler arasındaki olay örgüsü, ana hikâye, ana karakterler, tema, yan karakterler gibi detaylara ilişkin birtakım benzerlikler ve farklılıklar, çeşitli teknik değerlendirmeler nezdinde yapılan karşılaştırmada; davacının ... adlı kitabında '..' adamlardan bahsedildiği, ... dizisinde ise ay yüzüklü adam yani ... başkanı ...'ın yüzüğünün benzediğinin belirtildiği, ancak davacının kullandığı yüzüğün logosunun ... yüzük ile alakası olmadığı gibi anlam olarak farklılık taşıdığı, ... yüzüğünün Karamanoğullarını temsil ettiği, ... dizisinde benzer bir logo bulunmamakla birlikte, kırmızı zemin üzerine kullanılan ... imgelerinin ... ile ilişkisinin bariz olması sebebiyle bu sembollerin kimsenin kullanım tekelinde olamayacağı, ayrıca ... dizisinin ...'na bağlı resmi istihbarat unsurlarının dizisi olmakla beraber kitapta ... ve içinde bulunduğu ekibe ... dendiği, ... adı geçiyor olsa da farklı bir yapılanmanın olduğu, ...karakteri soy adından da belli olacağı üzere '...' soyundan gelmekte ve ...'inin seçilmiş kişisi olarak adlandırılmakta olduğu, davacı tarafça ... ve ... karakteri arasında bu anlamda bir benzerlik bulunduğu iddia edilmiş ise de; ... karakterinin ...tarafından yetiştirilmiş resmi bir ajan olduğu, ...'ın ise sıradan bir iş adamıyken ... denilen yapılanmaya girdiği, yani bir ajan olarak yetiştirilmediği, ... karakterinin birçok dil bilmesi de benzerlik olarak iddia edilmiş olsa da tüm ajanların birkaç dil bildiği, bunun sadece ... karakterine ait bir özellik olmadığı, ... karakterinin ailesi ... 38 yaşındayken günümüzde öldürüldüğü, ... karakterinin ailesi ise ... beş yaşındayken Naziler tarafından öldürüldüğü, zaman ve duygusal anlamda farklılıklar mevcut olduğu, bunun da olayların gelişimini değiştiren önemli bir unsur olduğu, iki karakter arasındaki ...'ın gözde istihbaratçısı olma durumunun ise bu tarz türler arasında vazgeçilmez klişe bir kavramı olduğu, aksiyon türü yapımlarda bunun kaçınılmaz bir karakter özelliği olduğu, ayrıca ... karakteri evli iken ... karakterinin bekar olduğu, ... nişanlısı ... ile ...'ın kız arkadaşı ... arasında benzerlik olduğu öne sürülmüş ise de; ... hali hazırda sıradan zengin bir eş avcısıyken ..., ...'ın yanına bilerek sızdırılmış üst düzey yabancı bir ajan olduğu, iki karakterin hem aksiyon hem duygusal olarak herhangi bir benzerliğinin bulunmadığı, Her iki eserde diğer karakterlerin benzerliğine dair yapılan değerlendirmede; bir karakterin '... yapmasının, deli dolu olmasının, zekâsı ve sakinliğiyle ön plana çıkmasının, hiperaktif olmasının, babacan olmasının' anonim bir unsur olduğu ve sinema tarihinde pek çok dizi/filmde bu tarz karakterlerin yan rollerde olduğunun pek çok defa görüldüğü, dolayısıyla, tüm bu hususlara istinaden davacının senaryosundaki karakterlerle davalıların dizisindeki karakterler arasında sahibinin hususiyetini taşıyan bir benzerlik unsuru bulunmadığı, Dosyada yer alan her iki eserdeki içeriklerin “istihbarat konulu hikayeler", “ajanlık kurumu” ve “milli duygular” üzerinden temasını oluşturduğu ve tematik olarak her ajan /istihbarat temaya sahip film / dizinin geçebileceği temel mekanlarda ilerlediği görülmekle beraber, yukarıda bahsi geçen tüm bu açıklamaların ışığında, benzerliklerin sahibinin hususiyetini taşıyan detaylar olmadığı ve herkesin kullanabileceği anonim unsurlar olduğu, Her iki eserin içeriğinin sahibinin hususiyeti bakımındaki benzerliğinden söz edebilmek için, dramatik yapı üzerindeki benzerlikten de bahsedebilmek gerektiği, ilgili kitaptan sahibinin hususiyetinin kopyalandığına dair dramatik yapı, karakter, tema, yan karakterler gibi tüm detaylar bakımından herhangi bir unsur tespit edilmediği, Davalı ... adlı televizyon dizisiyle Davacı ... ve ... adlı eserler arasında FSEK anlamında herhangi bir hak ihlalinin söz konusu olmadığı kanaatine varılmakla davanın tüm talepler yönünden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 651,30 TL harcın davacıdan tahsiline, 3- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; -Tecavüzün tespiti, refi istemlerine ilişkin açılan davaya yönelik taleplere ilişkin maktu 55.000,00 TL vekalet ücreti, - FSEK 68. Maddesine dayalı olarak talep edilen maddi tazminat istemine ilişkin olarak dava değeri olan 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücreti, -Manevi tazminat istemli dava yönünden dava değeri olan 250.000,00 TL üzerinden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere; Toplam 111.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil eden davalılara eşit olarak verilmesine( 55.500,00'er TL) 4-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine, 5-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır