İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/833 E. 2024/127 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/833
Karar No
2024/127
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/833 Esas - 2024/127 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/833 KARAR NO : 2024/127 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALILAR : 1- ...

MİRASÇILAR : ... ... 2- ... 3- ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/10/2021 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülen Tazminat (Rücuen Tazminat) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeler gereği davalı şirketlerin davacı tarafın hizmet işlerini yürüttüğünü, söz konusu hizmet sözleşmeleri gereği ve davalı şirketlere bağlı olarak çalışan işçilerden ... isimli işçinin hizmet ilişkisinin sonlandırıldığını, ancak işçinin çalıştığı süreyle alakalı kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacakları için Adana 4. İş Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, mahkemenin 2019/... karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkili kurum tarafından İcra dosyasına 10/01/2020 tarihinde 16.246,64 TL ödeme yapıldığını, dava ve icra takibine konu işçilik alacaklarından davalı yüklenicilerin sorumlu olduğundan bahisle 16.246,64 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı ... Müh. vekili cevap dilekçesi ile, davacının dilekçesinde iddia ettiği hususları ispatlaması gerektiğini, aksine iddiaların soyut iddialardan ibaret olduğunu, delil olarak sunulan belgelerin hiçbirinin iddiaları ispata yeter olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin müvekkili şirkette belirli süreli sözleşme kapsamında 03/02/2013-30/06/2013 arasında çalıştırıldığını, tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, işçinin çalışma süresi nazara alındığında kıdem tazminatı talep hakkının olmadığını, son işveren olunmaması nedeniyle de ihbar tazminatından sorumluluğun doğmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar herhangi bir savunmada bulunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Adana Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/... esas 2023/... karar sayılı kararı ile; muris ...'in 16/11/2022 tarihinde ölümü ile ... ve ...'ün verasetine karara verilmiştir. Dava dışı işçiye ait hizmet sözleşmesi, işe giriş bildirgeleri, devir sözleşmesi, işçiye yapılan ödemelere ait belgeler, belediyenin hizmet alımlarına ilişkin ihale evrakı, teknik şartnameler ve sözleşmeler ibraz edilmiştir. Davacı tarafından bazı birimlerde personel çalıştırılması amacıyla değişik tarihlerde açılan ihaleler davalılar tarafından alınmış ve ihaleyi alan firma ile davacı arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Bu hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışan dava dışı işçi ... tarafından bu sözleşme kapsamında çalıştığı sırada işçilik alacakları nedeniyle ... Genel Müdürlüğü aleyhine alacak talebi ile açılan davada Adana 4.iş Mahkemesinin 2018/... Esas 2019/... Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 2.493,53 TL kıdem tazminatının, 2.168,51 TL ihbar tazminatının, 1.513,32 TL yıllık izin alacağının tahsiline karar verilmiştir. Bu karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiş Adana BAM 11. H.D. 'nin 2020/... esas 2020/... karar sayılı kararı ile; tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile Adana 4. İş Mahkemesinin 2018/... esas 2019/... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası Adana 4. İş Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyası bozma sonrası Adana 4. İş Mahkemesinin 2020/... esas sırasına kaydediği, 2021/... karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 2.493,53 TL kıdem tazminatının, 2.168,51 TL ihbar tazminatının, 1.513,32 TL yıllık izin alacağının tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Adana BAM 11. HD.'nin 2021/... esas 2022/... karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilmiştir. Bu dosyaya 10/01/2020 tarihinde davacı kurum tarafından 16.246,64 TL ödeme yapılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye yapılan ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır. Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine, 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından idarenin sorumluluğu düzenlenmiş isede kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu kanunun 120. md. gereğince halen yürürlükte olan 1475 sayılı yasanın 14'üncü maddesine göre; işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre; kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenin birlikte sorumluluğunun söz konusu olduğu ve sözü edilen hükümde bir değişiklik yapılmadığı halde, Kamu İhale Mevzuatına tabi alt işverenlik sözleşmeleri kapsamında çalışanların kıdem tazminatının salt son kamu kurumunda ödeneceğinin öngörülmesi, işçi açısından seçimlik hakkı bertaraf etmeyeceği gibi davalı asıl işverenin rücu hakkını da ortadan kaldırmayacaktır. Diğer taraftan değişiklik işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte değildir. (Yargıtay 22. HD 2017/582 E. 2020/7597 K. , 9. HD 2017/24649 E. 2020/19067 K., Yargıtay 13. HD. 2016/7178 E. 2016/11227 K., 2016/15019 E. 2018/7581 K. , 23. HD. 2016/4603 E. 2019/394 K. , 2019/2366 E. 2021/227 K.) 7166 sayılı Yasanın 11.maddesi ile, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesine eklenen 6. fıkrasında; " 4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez." hükmü bulunmaktadır. 7166 sy. Kanunun 12. Maddesi ile 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. Maddede ise; 112/6. fıkranın yürüyen davalara etkisi düzenlenmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E: 2019/42, K: 2019/73 Sayılı Kararı ile, 4857 sy. Kanunun 112/6. Fıkrası ve geçici 9. Maddesinin 1. cümlesi iptal edilmiştir. Hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan rücu davalarının temyiz inceleme merci olan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi; Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun olmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden, ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabildiği, bu halde işyeri devri suretiyle işçilerin yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam ettiği ve işçilik alacaklarının da bu doğrultuda hesaplandığı, işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı ve tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı, ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, işveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği (Yargıtay 23 HD 2016/9323 E. 2020/543 K. ,2019/1267 E.2020/1418 K.) İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorunda olduğu, işverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca iş mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulduğundan ve hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de yoksa işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği(Yargıtay 23 HD 2019/1088 E. 2020/2054 K , 2019/523 E. 2020/526 K.) esasları benimsenmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi ... 25/11/2022 tarihli raporunda; dava dışı ...'in 01/06/2011-28/07/2013 tarihleri arası 2 yıl 1 ay 27 gün hizmetinin bulunduğunu, dava dışı işçinin davalı ...-... Mühendislik nezdinde 01/06/2011-02/02/2013 tarihleri arasında gerçekleşen çalışmasından dolayı 8.402,02 TL tam nispette sorumluluk, davalı ... Müh. Nezdinde 03/02/2013-30/06/2013 tarihleri arasında gerçekleşen çalışmasından dolayı 3.200,79 TL tam nispette sorumluluk, davalı ... İnş. Ltd. şti.'nde 02/07/2013-28/07/2013 tarihleri arasında gerçekleşen çalışmasından dolayı 4.643,84 TL tam nispette sorumluluk olduğunu belirtmiştir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Yıllık izinler de kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son işveren olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son işveren sorumlu olacaktır. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ve yıllık izin ücretini ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Şu halde, asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözleşmelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin sonlandırılması nedeniyle işçinin asıl işverene karşı açtığı davada hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde dava dışı işçiye yapılan ödemelerden yüklenicilerin sorumlu olduğunun sözleşmelerin bir kısmında açıkça düzenlendiği, düzenlenmemiş ise işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşıldığından, düzenlenen bilirkişi raporun usule, denetime ve esasa uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı yukarıda açıklandığı üzere davanın taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulüne, 8.402,02 TL'nin 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .../... MÜHENDİSLİK'den, 3.200,79 TL'nin 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... MÜH. İNŞ. TAAH. TİC. LTD. ŞTİ'den, 4.643,83 TL'nin 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... İNŞ.TEM.ELK. TİC. LTD. ŞTİ'den ayrı ayrı alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.109,81TL'den peşin alınan 277,46TL harçların mahsubu ile bakiye 832,35 TL harcın kabul oranlarına göre; 430,50TL 'sinin davalı .../... Mühendislikten, 163,97TL 'sinin davalı ... Müh. İnş. Taah. Ticaret Limited Şirketi'den, 237,88TL 'sinin davalı ... İnş. Tem. Elek. Ticaret Ltd. Şirketi'nden tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 3-Davacının peşin olarak ödediği 277,46 TL harcın kabul oranlarına göre; 143,50TL 'sinin davalı .../... Mühendislikten, 54,66TL 'sinin davalı ... Müh. İnş. Taah. Ticaret Limited Şirketi'den, 79,30TL 'sinin davalı ... İnş. Tem. Elek. Ticaret Ltd. Şirketi'nden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 2.074,55TL yargılama giderinin kabul oranlarına göre; 1.072,96TL 'sinin davalı .../... Mühendislikten, 408,69TL 'sinin davalı ... Müh. İnş. Taah. Ticaret Limited Şirketi'den, 592,90TL 'sinin davalı ... İnş. Tem. Elek. Ticaret Ltd. Şirketi'nden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-AAÜT gereğince hesaplanan 16.246,64TL vekalet ücretinin kabul oranlarına göre; 8.402,76TL'sinin davalı .../... Mühendislikten, 3.200,59TL 'sinin davalı ... Müh. İnş. Taah. Ticaret Limited Şirketi'den, 4.643,59TL 'sinin davalı ... İnş. Tem. Elek. Ticaret Ltd. Şirketi'nden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranlarına göre; 682,704 TL 'sinin davalı .../... Mühendislikten, 260,04 TL 'sinin davalı ... Müh. İnş. Taah. Ticaret Limited Şirketi'den, 377,256 TL 'sinin davalı ... İnş. Tem. Elek. Ticaret Ltd. Şirketi'nden tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalıların yokluğunda 6763 sayılı yasa ile değişik 6100 sayılı yasanın 341.md gereğince miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/833, K. 2024/127, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-833-e-2024-127-k-0e5dce847fea