İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/240 E. 2026/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/240
- Karar No
- 2026/545
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/240 Esas KARAR NO : 2026/545
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2026 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; ...'nin ... sicil numarasıyla kayıtlı olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ... tarihinde resen terkin edildiğini, kurumlarında taşeron firma bünyesinde çalışan İdris Başer isimli işçiye emekliliği sebebiyle kıdem tazminatı ödendiğini, idare ile işçi arasında doğrudan bir iş ilişkisi bulunmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında kurumun sorumluluğunun kanundan doğduğunu, bu ödemenin rücuen tahsili amacıyla Bolu .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan mahkemenin .... tarihli duruşmasında davalı şirketin terkin edilmiş olması nedeniyle taraf teşkilinin sağlanamadığını, bu sebeple mahkeme tarafından davacı idareye ihya hususunda yetki ve süre verildiğini, terkin kararının alacak davasının devamını ve müvekkil idarenin alacağına kavuşmasını engellediğini, davanın görülebilmesi ve alacağın tahsili için şirketin ihyasının zorunlu olduğunu belirterek ...'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ticaret sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; .... tarihinde yürürlüğe giren 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca ticaret sicili müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, müvekkil kurumun TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükümleri çerçevesinde hareket ettiğini, ... sicil numaralı ...'nin adresinin tespit edilememesi üzerine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi ve ilgili tebliğler uyarınca resen terkin edildiğini, ... tarihinde sicil kaydının silindiğini, şirkete gerekli ihtarların gönderildiğini ve ilan prosedürlerinin tamamlandığını, ihtarın ulaşmadığı durumlarda Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilanın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yerine geçtiğini, müvekkilin resen terkin sürecinde hiçbir eksik işlem yapmadığını, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi kararlarında da belirtildiği üzere terkin işleminde usulsüzlük bulunmadığını, müvekkil kurumun mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar tescil etme yükümlülüğü bulunmadığını, şirketin terkin edildiği tarihte müvekkil sisteminde derdest bir davası olduğuna dair bildirim bulunmadığını, müvekkilin derdest davaları tespit etme imkânı olmadığını, Bolu .... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki ... Esas sayılı davanın terkin işleminden sonra açıldığını, bu nedenle müvekkilin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarında da yasal hasım konumundaki ticaret sicili müdürlüklerinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğinin vurgulandığını, mahkemece ihyaya karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, tasfiye memurunun TTK m. 536 şartlarını taşıması gerektiğini, davacı tarafın terkin işleminin usulsüz olduğuna dair somut bir iddia ileri sürmediğini, ..... tarihli ..... sayılı Kanun değişikliğinin müvekkil aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesini engellediğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Ticaret Sicil kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, Bolu .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ...'nin ihyası istemine ilişkindir. İhyası talep edilen ...'ne ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; şirketin sicil kaydının şirketin 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesi ile 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih olmasına veya Sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 5. Maddesi (1-b) bendi uyarınca 18/02/2015 tarihinde resen terkin edildiği, dava dışı ...'ın şirketin münferiden temsile olduğu anlaşılmıştır. Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin .... tarih ve .... E., ...... K. sayılı ilamı, İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/Bahçelievler İlçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ihyası talep edilen şirketin .... tarihinde resen terkin edildiği, dava dışı ...'ın şirketin münferiden temsile olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine, Bolu .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası ile rücuen tazminat davası açılmış olduğu, bu davanın ... tarihli celsesinin ... nolu ara karar gereğince davacı vekiline ihya davası açması yetki verildiği, davacının ihyasını talep ettiği şirketlerde çalışmasının bulunduğunu iddia ettiği, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği, kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile; 1-Davanın kabulü ile .... tarihinde resen terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu ...'nin, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince Bolu .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası özgü olarak taraf teşkilinin sağlanması ve tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine, 2- TTK 547. Maddesi gereğince; tasfiye memuru olarak dava dışı ..... T.C. Kimlik Numaralı ..... doğum tarihli ...'ın görevlendirilmesine, kendisinin ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, 4-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalı yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ve yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 08/07/2026
Başkan ....... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Katip .... e-imzalıdır