İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/731 E. 2026/346 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/731
- Karar No
- 2026/346
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/731 Esas KARAR NO : 2026/346
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/09/2021 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 YAZIM TARİHİ : 20/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ....... 04.07.2016 tarihi saat 16.00 civarında Balıkesir ili, .... ilçesi, .... Mah. .... Yolu'ndan karşıdan karşıya geçmek isterken davalı sigorta şirketi tarafından sigorta edilmiş .... plakalı ticari taksi 30 km hız sınırı bulunan bölgede hız sınırını aşan bir hızla müvekkiline çarptığını ve yaralanmasına sebep olduğunu, trafik kazasında sigortalı aracın ..... araç muyane raporunda kusurlu olduğunun tespit edildiği, müvekkilinin %33 oranında maaluliyetine neden olduğunu, kaza sonucu oluşan zararın giderilmesi için sigortalann aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatına başvurmak gerektiğini, sigortalı aracın süresinin ödeme yapmaktan kaçındığı için sigorta şirketine yazılı olarak başvurulduğunu ancak davalı şirket tarafından maddi ve manevi zararı giderecek tutarda teklifte bulunulmadığını, maddi ve manevi tazminat talebi için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu ancak haklı sonuç elde edilemediğini, müvekkilinin kaza sebebiyle 8 ameliyat olduğunu, etkilerinden kurtulamadığını, müvekkilinde telafisi imkansız manevi zararlara sebep olduğunu, hareket gelişimi ve psikiyatri alanında zarar gördüğünü, ameliyat ve masraflardan dolayı kendisi ve ailesinin birtakım ekonomik zorluklara maruz kaldığını, kaza sonucu bir bacağının diğer bacaına göre kısa kaldığını, gelecekte iş gücü kaybına yol açağını maddi zorluklar çekeceğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. ISLAH : Davacı vekili 21/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, 1.000 TL maddi tazminat olarak açmış oldukları davayı bilirkişi raporu doğrultusunda davamızı 122,398,24 TL olarak ıslah ettiklerini beyan ederek 122,398,24-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiş, ıslah harcının yatırıldığı anlaşılmıştır. Davalı .... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın, HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası mı, yoksa HMK m.109 uyarınca kısmi dava mı olduğunun belirlenmesi adına davacı yanın beyanının alınması gerektiğini, sürekli iş göremezlik zararına ilişkin davacının %7 (yüzde yedi) maluliyet oranı ve sigortalı araç sürücüsünün %25 (yüzde yirmi beş) kusur oranı dikkate alınarak kaza tarihinde yürürlükte olan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca hesaplanan 21.589,66-TL davacı yana ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, kusur ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin tedavi gideri ve geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, aynı zamanda davacı .......'nun öğrenci olduğunu, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması söz konusu olmadığından ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden geçici iş göremezlik zararının oluştuğunun kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından resmi belge sunulmaması halinde gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılması ve teknik faizin %1,8 olarak esas alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketi açısından mükerrer ödemenin söz konusu olmaması ve zarar görenlerin gerçek zararlarının üzerinde sebepsiz zenginleşmemesi adına, 21.589,60-TL'lik ödemenin güncellenmiş değerinin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın müvekkilinin sorumluluğu kapsamında olmadığını belirterek davalı .... Sigorta Anonim Şirketi vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı .... cevap dilekçesinde; sigorta tarafından davacıya ödeme yapıldığını, davanın görülmesinde hukuki yarar bulunmadığını dava, dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacının diğer davalı sigorta şirketi tarafından kendilerine tedavi giderleri için 21.589,66-TL ödeme yapıldığını ikrar ettiklerini, davacının sunduğu ödeme belgelerine göre 10.000,00-TL ve 19.055,00-TL olmaz üzere toplam 29.055,00-TL tedavi masrafı ödendiğinin sabit olduğunu, miktarı belli olan alacakta ihtirazi kayıt olsa bile alınan ödeme tüm borcu sona erdireceğini, ihtirazi kaydın diğer davalı ile davacı arasında yapıldığını, müvekkilinin bir kısmi ödemeye muvafakati bulunmadığını, davacının maddi tazminat bakımından dava açmakta hukuki yararının olmadığını, trafik kazasında 8/6 asli kusurlunun davacı olduğunu, kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kazadan sonra davacının hastaneye yetiştirilmesi için elinden geleni yaptığını, davacının kusur oranının yanında bisiklet sürerken gerekli ekipmanları takmaması sebebiyle durumunun ağırlaşmasına neden olduğu için müterafik kusuru bulunduğunu, tazminata hükmedilecek ise yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları gereği tazminattan %20 ek indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafın manevi tazminat isteminin miktar bakımından hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının elem ve kederini karşılamaktan ziyade haksız zenginleşme niyeti ihtiva ettiğini, fahiş derecede yüksek olduğunu, manevi tazminat, kişinin uğramış olduğu haksız fiil nedeniyle üzüntü, elem duyması, kişilik haklarının zedelenmesi sonucu belli bir meblağ ödenmesi talebi olduğunu, manevi tazminat davalarında hükmedilecek tazminat miktarı, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıdığını, manevi tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmesi gerektiğini, somut olayda zararın ortaya çıkmasında ve zararın ağırlaşmasında ceza yargılamasına göre davacının 8/6 oranında asli kusuru bulunduğunu, davacı tarafın müvekkilinden 150.000-TL gibi yüksek, hatta ve hatta fahiş olarak nitelendirilebilecek bir miktarda manevi tazminat talep etmekte olup maalesef bu talep haksız zenginleşme niyeti ihtiva ettiğini, müvekkilinin Balıkesir ilinin 80.000 nüfuslu Gönen ilçesinde kendi halinde bir taksi şoförü olup şayet davacı tarafın talep ettiği miktarda bir manevi tazminata hükmedilir ise bu karar müvekkili açısından yıkım olacağını, davacının kusur oranı ve durumun ağırlaşmasına sebep olan müterafik kusuru göz önüne alınarak müvekkilinin yıkımına ve davacının zenginleşmesine sebep olmayacak şekilde uygun bir miktarın belirlenmesi gerektiğini belirterek davalı ..... vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü'nün 15.09.2021 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; dava konusu .... plaka sayılı aracın tescil kaydı getirtilmiştir. 2-Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'nün 01.10.2021 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı .......'nun hastanelerde görmüş olduğu tedaviler nedeniyle yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar getirilmiştir. 3-.... Sigorta Anonim Şirketi'nden ..... numaralı poliçe ve ..... numaralı hasar dosyası getirtilmiştir. 4-Gönen İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden davalının sosyal ve ekonomik durum araştırması getirtilmiştir. 5-Gönen Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas, ..... Karar sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirilmiştir. 6-.... Üniversitesi, Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi, Balıkesir Gönen Devlet Hastanesi ve İstinye Devlet Hastanesi'nden davacı tarafa ait tedavi kayıtları getirtilmiştir. 7-..... Sağlık ve Sosyal Tesisler Anonim Şirketi'nden, davacı .......'na ait Hasta İşlem Dökümü getirilmiştir. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan maluliyet ve kusur hususlarında raporlar aldırılmıştır. 24/08/2022 Tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Kusur Raporunda; A) Davalı sürücü ...... idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa yaklaştığında hızını tedbir alabileceği şekilde azaltıp seyrini daha dikkatli biçimde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, mevcut hali ile kavşağa girdiğinde seyir yönüne göre sağ tarafından kavşak müşterek alanına giren bisiklete çarptığı olayda, alt düzeyde tali kusurludur. B) Davacı sürücü ....... idaresindeki bisiklet ile seyir halinde iken olay mahalli T şeklindeki kavşak mahalline geldiğinde yola katılmadan önce bu yol üzerinde seyir halinde olan araçların seyir durumlarını, hız ve mesafelerini kontrol etmesi ve ilk geçiş hakkını bu yoldan düz devam etmek suretiyle kavşağa yaklaşmakta olan davalı sürücü idaresindeki araca vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, yeterli kontrolleri sağlamadan görünürlüğünü kısıtlayacak şekilde mahalde park halinde bulunan aracın önünden yola girerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği olayda, asli kusurludur. A) Davalı sürücü .......’nun %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı sürücü .......’nun %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 12/04/2023 Tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Genişletişmiş Uzmanlar Kurulu Kusur Raporunda; Mevcut bulgulara göre; A. Sürücü ......, olay mahalli üç yönlü kavşağa her ne kadar sağ tarafından gelebilecek sürücülere karşılık olarak ilk geçiş hakkına sahip olarak yaklaşıyor olsa da hızını önceden azaltması gerekirken bunu yapmadığı, yüksek hızından ötürü reaksiyon süresinin uzadığı ve fren tedbirine daha ileri bir mesafede başlayabildiği, yapmış olduğu hız kural ihlali neticesinde kazanın daha yüksek bir enerji aktarımı ile meydana gelmesine sebebiyet vererek kazanın sonucunu da arttırıcı bir etkisi olduğu anlaşılmış gerçekleşen kazada tali derecede kusurlu bulunmuştur. B. Sürücü ......., idaresindeki bisikleti ile kavşak mahalline yaklaşırken düz istikamette giden motorlu araç sürücülerinin kendisine göre ilk geçiş hakkına sahip olduğunu değerlendirip kavşak başında durması, görüşü engelleyici bir araç var ise yolu gözlemleme sorumluluğunu yerine daha özenle getirmesi gerekirken bunu yapmamıştır. Yaklaşmakta olan ve ilk geçiş hakkına sahip olan araç sürücüsünün hareket alanını kontrol yükümlülüğünü de yerine getirmeden kapattığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada yaş ve davranış faktörleri de dikkate alındığında asli derecede etkili olmuştur. A. Sürücü .....'nun %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, B. Sürücü .......'nun yaş ve davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %75 (yüzde yetmiş beş) oranında etkili olduğu kanaatine varılmıştır. 25/02/2025 Tarihli Adli Tıp Maluliyet Raporunda; ..... oğlu 2004 doğumlu .......'nun 04.07.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; Kas İskelet Sistemi; Alt Ekstremite Tablo 3.3 %5, Tablo 3.5: %3, Baltazard Formülü (%5 + %3)= %7.85, Tablo 3.2: %4 olduğuna göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği sonucuna varılmıştır. Mahkememizce Aktüerya ve hekim bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 10/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1) Dosyada ibraname mevcut olmaması hususu ile İstanbul BAM .... HD.’nin ..... E. ..... K. 24/06/2024 T. sayılı kararı birlikte değerlendirilerek ibranamenin geçerli olup olmadığı (ödemenin yeterli olup olmadığı) incelemesine yer olmadığı, 2) Yargıtay .... Hukuk Dairesi E. ....., K. ...., T. 16/03/2022 ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi E. ....., K. ...., T. 06/10/2022 sayılı emsal kararları gereği davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, 3) Davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına dair şartlar oluşmadığından davacı yönünden ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabına yer olmadığı, 4) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 113.304,24 TL olduğu, 5) Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 1.235,25 TL olduğu, 6) Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 8.858,75 TL olduğu, 7) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 31.08.2021 tarihi; davalı sürücü yönünden 04.07.20216 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; kaza nedeniyle maddi zararın bulunup bulunmadığı, tarafların kusur durumu, zarar varsa tutarı, davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, nüfus kayıt örnekleri, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, ceza dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Davacının, davaya konu kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğu, dava tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş olduğu anlaşılmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Dosyamız arasına alınan ve davaya konu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası olan Gönen Asliye Ceza Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasında, yapılan yargılama neticesinde, mahkemenin .... esas, ..... karar sayılı kararı ile, dosyamız davalısı .....'nun davacıya karşı taksirle tali kusurla yaralamaya sebep olma suçu nedeniyle adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 07/06/2021tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Söz konusu ceza dosyasında bilirkişi ..... tarafından hazırlanan raporda, davalı .....'nun 2/8 oranında, davacı .... 6/8 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 27/04/2018 tarihli raporunda .......'nun tali, .......'nun asli kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, 24/08/2022 Tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Kusur Raporunda özetle; "A) Davalı sürücü ...... idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa yaklaştığında hızını tedbir alabileceği şekilde azaltıp seyrini daha dikkatli biçimde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, mevcut hali ile kavşağa girdiğinde seyir yönüne göre sağ tarafından kavşak müşterek alanına giren bisiklete çarptığı olayda, alt düzeyde tali kusurludur. B) Davacı sürücü ....... idaresindeki bisiklet ile seyir halinde iken olay mahalli T şeklindeki kavşak mahalline geldiğinde yola katılmadan önce bu yol üzerinde seyir halinde olan araçların seyir durumlarını, hız ve mesafelerini kontrol etmesi ve ilk geçiş hakkını bu yoldan düz devam etmek suretiyle kavşağa yaklaşmakta olan davalı sürücü idaresindeki araca vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, yeterli kontrolleri sağlamadan görünürlüğünü kısıtlayacak şekilde mahalde park halinde bulunan aracın önünden yola girerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği olayda, asli kusurludur. A) Davalı sürücü ......’nun %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı sürücü .......’nun %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce ceza dosyasında aldırılan kusur raporu ile mahkememiz dosyasında aldırılan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için kusur yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor aldırılmasına karar verilmiş, 12/04/2023 Tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Genişletişmiş Uzmanlar Kurulu Kusur Raporunda özetle; "Mevcut bulgulara göre; A. Sürücü ......, olay mahalli üç yönlü kavşağa her ne kadar sağ tarafından gelebilecek sürücülere karşılık olarak ilk geçiş hakkına sahip olarak yaklaşıyor olsa da hızını önceden azaltması gerekirken bunu yapmadığı, yüksek hızından ötürü reaksiyon süresinin uzadığı ve fren tedbirine daha ileri bir mesafede başlayabildiği, yapmış olduğu hız kural ihlali neticesinde kazanın daha yüksek bir enerji aktarımı ile meydana gelmesine sebebiyet vererek kazanın sonucunu da arttırıcı bir etkisi olduğu anlaşılmış gerçekleşen kazada tali derecede kusurlu bulunmuştur. B. Sürücü ......., idaresindeki bisikleti ile kavşak mahalline yaklaşırken düz istikamette giden motorlu araç sürücülerinin kendisine göre ilk geçiş hakkına sahip olduğunu değerlendirip kavşak başında durması, görüşü engelleyici bir araç var ise yolu gözlemleme sorumluluğunu yerine daha özenle getirmesi gerekirken bunu yapmamıştır. Yaklaşmakta olan ve ilk geçiş hakkına sahip olan araç sürücüsünün hareket alanını kontrol yükümlülüğünü de yerine getirmeden kapattığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada yaş ve davranış faktörleri de dikkate alındığında asli derecede etkili olmuştur. A. Sürücü .....'nun %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, B. Sürücü .......'nun yaş ve davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %75 (yüzde yetmiş beş) oranında etkili olduğu" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce kusur yönünden aldırılan 12/04/2023 Tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Genişletişmiş Uzmanlar Kurulu Raporu, dosya kapsamına, olayın oluş şekline, uygun ve denetime elverişli bulunmuştur. Mahkememiz dosyası dava konusu trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, 25/02/2025 Tarihli Adli Tıp Maluliyet Raporunda özetle; "..... oğlu 2004 doğumlu .......'nun 04.07.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; Kas İskelet Sistemi; Alt Ekstremite Tablo 3.3 %5, Tablo 3.5: %3, Baltazard Formülü (%5 + %3)= %7.85, Tablo 3.2: %4 olduğuna göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği sonucuna varıldığı" bildirilmiştir. Mahkememizce dosya, 1 Aktüerya uzmanı, 1 hekim bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi raporu aldırılmış, 10/09/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; "1)Dosyada ibraname mevcut olmaması hususu ile İstanbul BAM ..... HD.’nin .... E. ..... K. 24/06/2024 T. sayılı kararı birlikte değerlendirilerek ibranamenin geçerli olup olmadığı (ödemenin yeterli olup olmadığı) incelemesine yer olmadığı, 2)Yargıtay ..... Hukuk Dairesi E. ...., K. ...., T. 16/03/2022 ve Yargıtay ...... Hukuk Dairesi E. ....., K. ......, T. 06/10/2022 sayılı emsal kararları gereği davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, 3)Davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına dair şartlar oluşmadığından davacı yönünden ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabına yer olmadığı, 4)Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 113.304,24 TL olduğu, 5)Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 1.235,25 TL olduğu, 6)Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 8.858,75 TL olduğu, 7)Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 31.08.2021 tarihi; davalı sürücü yönünden 04.07.20216 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu", görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; mahkememizce hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 12/04/2023 tarihli raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 04.07.2016 günü saat 16:00 sıralarında sürücü ..... idaresindeki ...... plakalı otomobili ile Şehit Kadir Arslan Caddesi üzerinde ...... istikametinden Gönen yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiğinde aracının sol ön köşe kısmıyla; seyir istikametine göre sağ tarafında kalan 416. Sokak istikametinden gelip kavşak mahalline katılan sürücü ....... idaresindeki bisiklete çarpması neticesi dava konusu .......'nun yaralandığı trafik kazası meydana geldiği, Sürücü .....'nun ifadesinde hızının saatte 70-80 kilometre civarında olduğunu beyan etmesi üzerine kazanın gerçekleştiği mahal şartları özellikleri dikkate alındığında (üç yönlü sokak kavşağı ve görüşü kısıtlayıcı aracın varlığı) sürücünün hızının hem kazanın meydana gelmesinde etkenliğinin olduğu hem de kazanın sonucu üzerinde de etkenliği olduğu, fren izlerinin kavşak mahallinden sonra olması, sürücünün reaksiyon süresinin hızından ötürü uzadığı anlamını taşıdığı, aracın sol ön kısmından hasarlaması da dikkate alındığında bisiklet süren mağdur çocuğun kavşağa girmiş olduğu ve anlık olayın gelişmediği anlamı taşıdığı, mevcut bulgulara göre; sürücü ....., olay mahalli üç yönlü kavşağa her ne kadar sağ tarafından gelebilecek sürücülere karşılık olarak ilk geçiş hakkına sahip olarak yaklaşıyor olsa da hızını önceden azaltması gerekirken bunu yapmadığı, yüksek hızından ötürü reaksiyon süresinin uzadığı ve fren tedbirine daha ileri bir mesafede başlayabildiği, yapmış olduğu hız kural ihlali neticesinde kazanın daha yüksek bir enerji aktarımı ile meydana gelmesine sebebiyet vererek kazanın sonucunu da arttırıcı bir etkisi olduğu anlaşılmış gerçekleşen kazada tali derecede kusurlu olduğu, Sürücü ......., idaresindeki bisikleti ile kavşak mahalline yaklaşırken düz istikamette giden motorlu araç sürücülerinin kendisine göre ilk geçiş hakkına sahip olduğunu değerlendirip kavşak başında durması, görüşü engelleyici bir araç var ise yolu gözlemleme sorumluluğunu yerine daha özenle getirmesi gerekirken bunu yapmamıştır. Yaklaşmakta olan ve ilk geçiş hakkına sahip olan araç sürücüsünün hareket alanını kontrol yükümlülüğünü de yerine getirmeden kapattığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada yaş ve davranış faktörleri de dikkate alındığında asli derecede kusurlu olduğu, sonuç olarak, Sürücü ......'nun %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü .......'nun yaş ve davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, mahkememizce kabul edilmiştir ve bu doğrultuda değerlendirme yapılmıştır. Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere; davacı küçüğün tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, 3 ay süreyle bakıma ihtiyaç duyabileceği sabittir. Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden dava tarihinden önce 31/08/2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından, davacıya 21.589,66-TL ödeme yapıldığı anlaşılmış, davalı sigorta şirketi her ne kadar bu ödeme belgesinin ibraname niteliğinde olduğunu, sigorta şirketinin yapılan ödeme ile sorumluluğunun sonra erdiğini ileri sürmüş ise de, söz konusu belgede davacı adına imzası bulunan Av. ..... tarafından "....... adına vekili Av. ....... fazlaya ilişkin tüm hak ve taleplerimizi saklı tutmak kaydı ile 21.589,66-TL'nin ödenmesini kabul ediyoruz" şeklinde yazıldığı, buna göre söz konusu belgede davacı vekili açıkça fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını bildirdiğinden, belgenin ibraname olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ödemenin yeterli olup olmadığı yönünde inceleme ve araştırma yapılmasına gerek olmadığı, ancak, davacının tespit edilecek maddi tazminat alacağından, söz konusu ödenen tutarın güncel değerinin tespit edilerek mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı, aldırılan raporlar ve hesap bilirkişi heyeti raporu değerlendirildiğinde, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin bakıcı gideri, tedavi gideri, ekonomik geleceğin sarsılması, sürekli iş göremezlik taleplerine ilişkin maddi tazminat talebi olduğu, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı ...... plakalı aracın sürücüsünün kazada %25 kusurlu olduğu, söz konusu kaza nedeniyle davacının tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu ve 3 ay süreyle başkasının bakımına ihtiyaç duyabileceği, davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğundan geçici iş göremezlik maddi zararının oluşmayacağı, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 587.153,27-TL olduğu, dava tarihinden önce davacıya sigorta şirketi tarafından ödenen 21.589,66-TL'nin, rapor tarihi itibariyle güncel değerinin 33.484,08-TL olduğu, davacının %75 kusur oranına göre ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde, raporda ayrıntısı belirtildiği üzere davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 113.304,24-TL olduğu, yine raporda ayrıntıları belirtildiği üzere davacının bakıcı gideri maddi zararının 4.941,00-TL olduğu, davacının %75 kusur oranına göre talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 1.235,25-TL olduğu, davacının tedavi gideri maddi zararının 35.435,00-TL olduğu, davacının %75 kusur oranına göre talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 8.858,75-TL olduğu, buna göre sonuç olarak davacının kendisinin %75, davalının %25 kusur oranına göre talep edebileceği toplam maddi zararın 123.398,24-TL olduğu, söz konusu miktarların davalı sigorta şirketi yönünden sakatlık bakiye teminat limitinin ve tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığı ve teminat kapsamında olduğu, davacının talebini 123.398,24-TL maddi tazminat talebi olarak ıslah ettiği ve ıslah harcını yatırdığı, davalı ..... yönünden haksız fiil nedeniyle kaza tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 31/08/2021 tarihi olduğu anlaşılmakla, maddi tazminat talebi yönünden; davanın kabulü ile; 113.304,24-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.235,25-TL bakıcı gideri ve 8.858,75-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 123.398,24-TL maddi tazminatın, davalı ...... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 31/08/2021 tarihinden, davalı ..... yönünden kaza tarihi olan 04/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, davalı ...... her ne kadar kaza sırasında davacının kask takmadığını ileri sürerek müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, davacının yaralanmasının kalça uyluk kemiği ve yüz bölgesinde olduğu, bu nedenle kask veya başka bir ekipman takılmamasının, kazanın sonucunu ağırlaştırdığına işaret eden bir yaralanma olmadığı, müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, davalının talebi yerinde görülmemiş ve müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır. Manevi tazminat talebi yönünden ise; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olayda, davalı ......'nun sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı ..... plakalı araç ile davacı arasında 04/07/2016 tarihinde trafik kazasının meydana geldiği sabittir. ZMMS poliçesi kapsamında manevi zararın teminat kapsamında olmadığı, bu nedenle manevi zarardan sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır. Mahkememizce olaya ilişkin ceza dosyası ve bu dosyalarda kusur yönünden aldırılan raporlar dosyamız arasına alınmıştır. Ayrıca yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, mahkememizce kusur yönünden raporlar aldırılmış,12/04/2023 Tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Genişletişmiş Uzmanlar Kurulu Raporu, dosya kapsamına, olayın oluş şekline uygun ve denetime elverişli bulunmuş, buna göre davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının %75 kusurlu olduğu, davalının %25 kusur olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Gönen Asliye Ceza Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasında, yapılan yargılama neticesinde, mahkemenin .... esas, ..... karar sayılı kararı ile, dosyamız davalısı .......'nun davacıya karşı taksirle tali kusurla yaralamaya sebep olma suçu nedeniyle adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 07/06/2021tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası dava konusu trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, 25/02/2025 Tarihli Adli Tıp Maluliyet Raporunda özetle; ".... oğlu 2004 doğumlu .......'nun 04.07.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; Kas İskelet Sistemi; Alt Ekstremite Tablo 3.3 %5, Tablo 3.5: %3, Baltazard Formülü (%5 + %3)= %7.85, Tablo 3.2: %4 olduğuna göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği sonucuna varıldığı" bildirilmiştir. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; kazanın meydana gelmesinde davacının %75, davalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve bu doğrultuda değerlendirme yapılmıştır. Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere; davacının tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği sabittir. Somut olayda, davacının manevi tazminat talebi, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu bedeni zarar ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün %25 kusuru ile dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda, davalı araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre, davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacının uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talebi kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca talep haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğundan, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı her ne kadar, manevi tazminat talebini davalı sigorta şirketine karşı da yöneltmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere manevi tazminatın ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, bu nedenle sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmadığı anlaşıldığından, manevi tazminat yönünden, sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin ...... Esas ..... sayılı kararı ile HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat yönünden iptaline karar verildiğinden, talebin reddedilen kısmına ilişkin olarak, davacılar aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; I-Maddi Tazminat Talebi Yönünden; 1-Davanın KABULÜ ile; 113.304,24-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.235,25-TL bakıcı gideri ve 8.858,75-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 123.398,24-TL maddi tazminatın, davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 31/08/2021 tarihinden, davalı .... yönünden kaza tarihi olan 04/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, II-Manevi Tazminat Talebi Yönünden; 1-Davanın, davalı ..... yönünden KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden, manevi tazminat, poliçe teminatı kapsamında olmadığından, bu davalıya yönelik manevi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.844,83-TL harçtan peşin alınan 515,75-TL peşin harç ve 2.210,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.725,75-TL harcın düşürülmesi ile eksik kalan 9.119,08-TL harcın davalılardan müteselsilen alınması ile hazineye gelir kaydına (sigorta şirketinin müteselsil sorumluluğu 6.543,85-TL'yi geçmemesi kaydıyla), 4-Davacı tarafından sarf edilen 515,75-TL peşin harç, 2.210,00-TL ıslah harcı ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.785,05-TL'nin davalılardan müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 13.245,95-TL yargılama gideri (tebligat, posta, bilirkişi vb.) ve 9.887,00-TL adli tıp fatura ücreti olmak üzere toplam 23.132,95-TL masrafın davalılardan müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 6-Maddi tazminat yönünden davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat yönünden davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı.....'ndan alınması ile davacıya verilmesine, 8-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır